Bakara Suresi 7. ayeti kerime
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Bu arada sorularınız olursa sorularınızı sormaktan imtina etmeyin.
Bakara Suresi'nin 7. ayet-i kerimesi, Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir perde gerilmiştir. Ve onlar için dünya ahirette büyük azap vardır diyor. Şimdi, burada mana çelişkili. Mana çelişkili. Burayı yanlışlıkla işaret ettik. Çünkü belirsiz burası. Doğruya da çekersin, eğriye de çekersin. Halbuki Allahu Teâlâ'nın ayetleri direkt hitap eder. Direkt. Şimdi ben burada size iki mana söyleyeceğim. Ne diyor burada? Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Doğru. Hatemallâhu alâ kulûbihim ve alâ sem'ihim ve alâ ebsârihim gışâveh, ve lehüm azâbün azîm.
Doğru. Mühürlemiştir. Fakat burada mühürlemiştir yerine mühürlettirmiştir kişi. Kişi mühürlettirmiştir. Şimdi burada mana şöyle oluyor. Onların gözlerine bir perde, kulaklarına bir tıkaç, kalplerini de mühürledi. Niye onları mühürledi diye soru sorarım. Niye mühürledi? Ne diyor şimdi? Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için dünya ve ahirette büyük bir azap vardır. Niye mühürledi diye sorarım. Ama doğruyu şöyle açarsak soru ortadan kalkar. Bak doğrusu nedir? Elestü bi-Rabbiküm hitabında, parantez içerisinde parantez. Elestü bi-Rabbiküm hitabında Allah'ı inkar ettiklerinden kalplerini orada Allah'a mühürlettirmişlerdir.
Kulaklarına ağırlık koydurmuş. Gözlerinin üzerine de perde çektirmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır. Bak ne güzel. Kulaklarına tıkaçlar. (?) Gözlerine de perde çektirmişlerdir.
Yoksa Allahu Teâlâ direkt onların kalplerini mühürlemiyor. Onlar kendileri mühürlettiriyor. Neyle? Allahu Teâlâ, lahut aleminde ruhlarımızı yarattığı zaman işte bunları bilinmediği için buralar yanlış açıyorlar ayetleri. Bilinmediği zaman lahut aleminde ruhlarımızı yarattığı zaman sizin Rabbiniz benim diyor. Elestü bi-Rabbiküm. Kesin bir emir. İşte orada insan üç sınıfa ayrılıyor. Ne diyor? Bütün ezber birbirinden gelmeyiz sınıf. (?)
Lahut aleminde oluyor bu. Lahut aleminde. Nedir bu? Ey sağcılar size müjdeler olsun. Ve ashâbül meş'emeti mâ ashâbül meş'eme. (?) Ey solcular size yazıklar olsun. Ves-sâbikûnes-sâbikûn, ulâikel mukarrabûn, fî cennâtin naîm. (?) Bir üçüncü cümle sabıkın cümlesi. Bunlar evliyalar, enbiyalar, şehitler, şühadeler cümlesi. Orada ayrıldık. Orada üç sınıfa. Nasıl ayrıldık? İnkarlarımızla veyahut da imanımızla. Tasdikle, Allah'ı tasdikle. Orada ayrıldık. Peki burada ne diyor şimdi burada? Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir diyor. Niye mühürledi? Niye mühürledi? Niye başkalarını mühürlemedi de onları mühürledi?
Ya Allahu Teâlâ onları o şekilde hani dilediğini cennete, dilediğini cehenneme diye yazıyorlar ya acaba yarattıklarının dilediğini cehennemlik için mi yarattığı için de mühürledi? Ya saygı gelir bunlar. (?) Ama bu şekilde söylersen, benim anlattığım gibi söylersen akıllardan tüm istifhamlar kalkar. Ne diyoruz? Elestü bi-Rabbiküm hitabında Allah'ı inkar ettiklerinden kalplerini orada Allah'a mühürlettirmişlerdir. Kulaklarına ağırlıklar koydurmuş, gözlerinin üzerlerine de perde çektirmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır. Evet. Şimdi ne güzel açılıyor değil mi burası? Anlaşılıyor yani. Yoksa öbürü gibi muallak yok muallak.
Allah'tan muallak yok.