Bakara Suresi 26. ayeti kerime

A. Metin Saruhan · 6 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Bakara Suresi 26. ayeti kerime: (Yanlış çevrilişi) 26- Şüphesiz ki Allah; sivrisinek ve ondan ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez iman etmişlere gelince onlar böyle misallerin Rab’lerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır. Birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fasıkları saptırır. (Doğru Çevrilişi) - Muhakkak ki Allah; sivrisinek ve ondan büyüğü ile Hak’kı açıklamak için misal getirmeyi terk etmez. Artık iman edenler bunların Rab’lerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Amma kâfirler Allah bu misal ile neyi murat etmiştir? derler. Cenabı Allah’ın böyle misalleri ile bir çoğu şaşırır ve yine bir çoğu hidayete erişir. Bunlarla ancak fasıklar şaşırır.

Videonun metni

Bu Bakara Suresi'nin yirmi birinci ayet-i kerimesinin yanlış açılış şeklini düzelttik. Yirmi altıncı ayet-i kerime yanlış açılmış. Yirmi altıncı ayet-i kerime. O da nerede yanlış açılmış ona da bakalım. Efendim, şüphesiz ki Allah sivrisinek ve ondan ötesinde birbirliği misal getirmekten çekinmez. (?) Doğru buralar. Yani sizin en cahiliniz de en cahiliniz de en âliminize misal getirmekten, teşbih getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince onlar böyle misallerle Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler.

Kafir olanlara gelince Allah böyle misal vermekle ne murad eder derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır. Allah muhafaza. Burada şimdi Allahu Teâlâ'yı sıfatladı. Allah kimseyi saptırmaz. (?) Allah bir kimseyi saptırırsa ondan intikam alıyor demektir. (?) Allah'ın şanına yakışmaz. Evet. Bu durumda her nefis kendi vermiş olduğu ahdinin senaryosunu Elestü bi-Rabbiküm hitabında Allahu Teâlâ ile ahitleştiği zaman yazdırdığına göre, kaderini orada kendisine yazdırdığına göre, insan kaderinin de dışına çıkamayacağına göre kendi ahdini, kendi fiili icraatlerini, kendi hür düşüncesiyle, kendi iradesiyle işlemiş olduğu fiili icraatlerle kendisinin nasıl bir insan olduğunu ispatlar.

Bu durumda haşa Allah kimseyi saptırtmaz. Eğer Allah saptırtmış olsaydı, ve mâ erselnâke illâ rahmeten li'l- âlemîn. Alemlere rahmet gelen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de Kur'an-ı Kerim'i alemlere göndermezdi. Yani Allahu Teâlâ insanlarla dalga mı geçiyor? Kur'an'ı sen al, sana gönderdim ama, efendim sen ne yaparsan yap, ben senin hesabını düreceğim. Ya böyle Allah olur mu? (?) Allah, Allahu Teâlâ vazifesini yapıyor. Ne diyor? Rahmetim gazabımı aştı. Öyleyse, alemlere rahmet gönderdiği Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de Kur'an-ı Kerim'i alemlere gönderiyor. Ama diyor, sen benden ahitleştin ama, sen efendim ahdini yaşayacaksın. Sırf bana peygamber ve kitap göndermedin.

Ben seni zatım gibi gördüm. Bu durumda zatını göndermediğin bir aleme beni gönderseydin ben sana orada ibadet (?) ederdim demeyesin diye. İşte ben sana diyor peygamberler ve kitaplar gönderiyorum. Hadi şimdi hodri meydan diyor. Hodri meydan. Evet. Allahu Teâlâ kimseyi saptırmaz.

Birçoklarını da doğru yola yöneltir diyor. Öyleyse bu kadar dua eden insanlar var. Allah'ım diyor İslam kanını akıttırma. Allah'ım Müslüman diyarlarını kurtar. Allah'ım şöyle yap. Allah'ım böyle yap. Kimse bir şey olmuyor. Niye olmuyor? Yahu irade sende. Sen kendi fiili icraatında kendini nasıl bir insan olduğunu ispatlayacaksın. Alemleri Allahu Teâlâ kıyamete kadar gelecek olanları programlamış. Bu programın dışına da kimse çıkamayacağına göre her vatandaş, her insan kendi iradesi içerisinde yapmış olduğu fiili, icraatlarla kendini ispatlayacak. Bu kadar basit. Allahu Teâlâ'ya böyle kalkar, sıfatlarsan, yok kimini saptırttı, kimisini doğru yola iletir. Allahu Teâlâ'ya sen sıfatla de, niye bizi o zaman gönderdi?

Allah'ım beni doğru yola ilet. E ilet de, eğer sen suç istiyorsun, bana suç işletti mi? E sen niye geldin dünyaya? Ben seninle niye ahitleştim? İşte bunları idrak edemedikleri için ayetleri kendi kafalarına göre açmışlar. Bu durumda Allahu Teâlâ'yı sıfatlamışlar. Evet.

Ne diyor? Birçoklarını da doğru yola iletir. Verdiği misallerle Allah ancak fasıkları saptırır. Bak hele sen. Bak. Allah saptırırmış onları. Ama şimdi doğrusunu okuyoruz. Saptırır değil. Fasıklar saparlar. Yani kendi iradeleriyle. Hani Allah nurunu gönderdi ya, alemleri aydınlattı ya. O aydınlığa arkalarını dönenler kendilerini karanlıklar içerisinde bırakmadı mı? Bakara Suresi'nin 17. ayet-i kerimesinde açtık ya bunu. İşte aynı ayetler. Allahu Teâlâ hiçbir zaman kulları üzerinde ne intikam alır, ne onları doğru yola iletir, ne de onları saptırır. (?) Ha, doğru yolu gösterecek kitap, peygamberler, âlimler gönderir.

Doğru yolu gösterecek. Çünkü ahiret aleminde insanların söylediği gibi bizi zatının görünmediği bir aleme gönderseydin, peygamberler ve kitaplar gönderseydin biz sana orada ibadet ederdik demeyesiniz diye bu alemlere yarattık diyen Allahu Teâlâ, Taha Suresi'nin yüz otuz dördüncü ayet-i kerimesi. (?) Açın orada en güzel şekilde bu anlattığımı Allahu Teâlâ ayet-i kerimesiyle söylüyor. Ne diyor? Onları yani kâfirleri bir azap ile helak etseydik yani vermiş (?) oldukları ahde göre biz sizi dünya alemine göndermeden orada helak etseydik, bize peygamberler de kitaplar gönderseydin de şu aşağılık rüsvaylığa düşmeyecek demeyecek olsaydınız diyor, sizi bu alemlere göndermezdim.

Sırf Allahu Teâlâ'nın Allahlık sıfatı. Kimse ona sorgu soramayacağı için Allahu Teâlâ her şeyi yazmış, dökmüş, insanların kendi iradesine bırakmış, insanların kendi iradesiyle yapmış olduğu fiili icraatlarla ya kendini şaki yahut da müttaki olarak ilan edecek. Nefsinin hareketleriyle yapmış olduğu fiili icraatlarla sevabıyla günahıyla beraber (?) ömrü dolduğunda ahirete intikal edecek. Sonra mahkeme-i kübrada Allahu Teâlâ işte sen buydun diyecek. Hadi bakalım sen buraya, sen de bu tarafa. Evet. Şimdi biz bu ayet-i kerimenin doğrusunu okuyalım. Muhakkak ki Allah sivrisinek ve onları ondan daha büyüğüyle hakkı açıklamak için misal getirmeyi terk etmez.

Kur'an-ı Kerim'de öyle. Yani en düşüğünüzde yani aklı çalışmayanına en aklı çalışana teşbih etmekten, misal getirmekten çekinmez. Evet.

Artık iman edenler bunların Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Ama kafirler Allah bu misal ile neyi murad etmiştir derler. Cenab-ı Allah'ın böyle misalleriyle birçoğu şaşırır. Yani bu vermiş olduğu misallerle bu gayrimüslimler yahut da ahiret aleminde şaki olarak, solcu olarak ahdini verenler ne diyor? Allah'ın böyle misalleriyle birçoğu şaşırır ve yine birçoğu hidayete erişir. Bunlarla ancak fasıklar şaşırır. Ne güzel. Biz Allahu Teâlâ'ya suçluyor muyuz? Allahu Teâlâ suçlanır mı? Allah muhafaza. Alemleri yoktan var etmiş. Bizi bütün bir ilimle donatmış. Yoktan var eden Allah'la, senin uçucu bir aklınla sen Allah'ı bu ayet-i kerimeye göre sıfat şey...

Belirleyin. Sen Allah'ı nasıl sıfatlarsın ya? Bilmiyorsan sus, seni âlim bilsinler. Biliyorsan anlat, sana âlim desinler. Biliyorsan anlat ama bilmiyorsan sus. Seni âlim bilsinler diyor. Evet.