Bakara Suresi 64. ayeti kerime
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
64. Ayet-i kerime, Bakara suresi. Şimdi o kadar yanlış açılıyor ki bu yanlış açılmaların kökeni A'raf suresinin 172. ayet-i kerimesinde Rabbimizin bize bildirdiği gibi Efendim, burada 172. ayet-i kerimesinde Allahu Teâlâ, ve iz ehaze, ehaze, ahitleşti, bak, ve iz ehaze. Rabbüke min beni Ademe, Rabbin Adem'le.
Adem'in zürriyetinden zuhur edeceklerle ahitleşti diyor. Adem'in zürriyetinden zuhur edeceklerle. Şimdi burada bu zuhurun kelimesini Adem'in derinden çıkartıyor. (?)
Adem dünyaya geldikten sonra Hz. Adem dünyaya geldikten sonra acaba dünyada mı ahitleşti?
Yoksa ana rahminde mi ahitleşti? Yoksa ahirette mi ahitleşti? Muallak diyor. Efendim bunun daha geniş tefsiratı falan yerde yazıyor diyor. E o da bilseydi, o yazıyı da okumana rağmen söylerdim. (?) Efendim, Elmalılı Hamdi Yazır'ın, efendim, tefsirine bakın diyor. E sen de onu okuduğuna göre demek ki o da bilememiş nerede ahitleştiğini. Şimdi ayet çok sarih. (?) Bak ne diyor ayette. Bir daha okuyalım. Bir daha okuyalım. Ayet çok sarih. (?)
Ve ahitleşti Rabbüke min beni Rabbin Rabbin ne diyor?
Adem'in zürriyetinden zuhur edeceklerle. Şimdi Adem'in zürriyetinden zuhur edecekler. Kimler bunlar? İlk insan dünyada Adem. Onun zürriyetinden zuhur edecekleri kim?
Bütün lahut aleminde Allahu Teâlâ'nın ruhlarımızı yaratıp kıyamete kadar gelecek olan insanlar. Peki Allahu Teâlâ bir daha dünyada bizi gayb bir aleme gönderip de zatının görünmediği bir alemde bizden ahitleşmeyeceğine göre bize de görünmeyeceğine göre bu nerede oluyor? Bu ahit nerede oluyor? İşte Adem'in zürriyetinden zuhur edeceklerle yani lahut aleminde biz sizi yarattığımız zaman sizlerle ahitleştik, sizi berzaha kaldırdık, sizin ne olduğunuzu biliyoruz. Siz dünyaya Adem'in zürriyetinden zuhur edeceklerle ahdinizi yazdık, senaryonuzu size kader olarak yazdık ve karakterleri size yerleştirdik.
Bir daha kimse bunun sözünden dışarıya çıkamaz. Neymiş? Sözü bozmuşlar. Sözü bozmuşlar. Bak hele sen. Bak. Bak. Ne diyor? Ondan sonra sözünüzden dönmüşsünüz. Vay canına. Hani indimizde bir kitap var ki Levh-i Mahfuz'da mahfuzdur. Ona sonra da ne bir ilave ne bir eksiklik yapılır dediği ayet-i kerimesine göre yaş ve kuru Kur'an-ı Kerim'de olduğuna göre bir daha hiçbir kimse bu ayet-i kerimelerine göre ahdini bozamayacağına göre, hiçbir kimse bu ahdin dışına çıkamayacağına göre sözünü nasıl bozdu bu? Hayret bir şey, hayret.
Ayet-i kerimeye bu kadar ters olur mu ya?
Bu kadar bilinçsizlik olur mu?
Evet.
Şimdi bunun devamını tamamen okuyalım. Bu kadarı açtıktan sonra bir de doğrusunu açalım. Bakalım nasıl olacak. Yanlışını okuyoruz size. Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Eğer sizin üzerinizdeki Allah'ın ihsanı ve rahmeti olmasaydı muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz diyor. Şimdi doğrusunu okuyoruz. Sonra dünya hayatında yanıldınız. Dünya hayatında yanıldınız. Sözünüzden döndünüz demiyor. Yanıldınız. Niye yanılır? İnsanın cehalet devresi var. Allahu Teâlâ insanı eksik yarattı. Eksik yarattığı zaman eğriyi doğru bilebilir. İnsan yanlış yola girebilir. Yoksa sözünden dönemez. Vaadinden dönemez. Ahdini çiğneyemez.
Sonra dünya hayatında yanıldınız. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın ihsanı olmasaydı muhakkak ki zarara uğrayanlardan olurdunuz. Hani ne diyor daha evvelki ayet-i kerimeden? Biz sizi bir yıldırımla helak ettik. Ki içinin sonuna sizi dirilttik. (?) İçinizden şükredenler için. Bak ayetler nasıl, ne güzel birbirini teyit ediyor burada. Nerede sözünden döndü? Nerede ayet-i kerimeye göre hep tekzip edilmiş ayetler? Yalan yanlış açılmış ayetler? Allah muhafaza. Eğer ben de yanılıyorsam, beni de bir bilen varsa, bana hakkı anlatmıyorsa, benim de hakkım onun üzerinde kalsın. Eğer ben doğruyu anlatıyorsam, onlar da bu doğruyu bilmesine rağmen, hocam, hakikaten sende güzel bir ilim var, gel şu Kur'an-ı Kerim'i beraber yazalım, bende de güzel Arapça var, deyip, beraber, zamana göre, Kur'an'ın aslıyla, metniyle, bir (?) Kur'an yazmak için faaliyete geçmezlerse, Ben de onları Allah'a havale ediyorum.
Ben vazifemi yapıyorum.
Onlar da vazifelerini yapsınlar. Vazifeliler de vazifelerini yapsınlar. Hakkı bulduğunuz yerde alın diyor. İlim Çin'deyse gidin alın diyor Resulullah Efendimiz. Evet.