Bakara Suresi 87. ayeti kerim
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Dikkat etmek lazım.
87. ayette yanlış açılmış, yanlış açılan bir ayet. Ant olsun ki biz Musa'ya kitabı verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik. Ve onu Ruhu'l-Kudüs Dikkat edin şimdi. Ruhu'l-Kudüs. Parantez açmışlar. Cebrail ile destekledik.
Ya hangi melek insandan üstün olacak ve hangi melek Allah'ın peygamberini öğretecek, destekleyecek? Bu Allah'ın şanına yakışmaz. Şimdi Allah peygamberinin hocasıysa, Cibril onun yanında ancak Allah'ın emirlerini ona bildirmeye gelir. Arada bir vasıta olarak. Yoksa ne onu öğretebilir ne de onu yetiştirebilir. Ne diyor zaten burada? Zaten bunlar Ruhu'l-Kudüs'ün ne olduğunu bilmiyorlar. Kimisi ruhu Cebrail diyor. Kimisi Kur'an diyor. Kimisi bir şeyler uyduruyorlar. Var bende dört tane şey var. Kimisi de Allah'tır diyor.
Dörde bölmüşler. Şimdi Allah'tır diyen parmağı basmış. Evet. Kül ruh Allahu Teâlâ'dır.
Ruhu'l-Kudüs, mukaddes ruh Allah'tır.
Madem ki Allahu Teâlâ ruhundan bir cüz'i peygambere veriyor. Peygamberden bir cüz'i peygamberlerin ruhlarını yaratıyor. Peygamberlerin ruhlarından da kavimlerinin ruhlarını yaratıyor. Adem babamızın bedenini çamurdan yarattığı zaman, ruhumdan üflediğim zaman secde edeceksiniz diyor. Peki bu ruh devamlı böyle geçmesine rağmen burada ruh Cebrail mi? Resulullah Efendimiz'in nurundan yaratılan melekler nurdan yaratılmışlardır. Sen nuru ruha nasıl karıştırıp da mukaddes ruhu, Ruhu'l-Kudüs'ü sen Cebrail diye hitap ediyorsun.
Hiç mi Kur'an ilmin yok?
Evet. İşte bu saçmalıklarla ayetleri birbirleriyle çelişkili açmışlar.
Ondan sonra hakkı yazınca biz bu adam kim diyorlar? Bu adam bu şekilde yazmış. Efendim, çünkü kendi yazdıkları insanlar şan şöhret peşinde ya, falancının kitabı ismini söylemeyeceğim, falancının yazarı, falancının tefsiri diye isim var ya, o isimle beraber kendileri yanlışlıkları meydana çıkınca bunlar nefsani duygunun esiri olarak hakkı görmesine rağmen ki onlar görüyorlar. Allahu Teâlâ'nın ayet-i kerimesinde batılı hakkın üzerine atıp gölgelendirmek istiyorlar. Bunlar da nefsani duygularına, nefsani duygularının esiri olup şeytanın boyunlarına takmış olduğu boyunduruğun peşinde Allah'ın hak kelamını nefsani duygulara karşı kendisini üstün görüyor.
Demiyor ki ey arkadaş gel buraya sen bunu böyle yazdın biz de bunu böyle yazdık gel bize bunu anlat bakalım niye böyle yazdın mademki alimdi niye çağırmadın mademki diyanetsin mademki alimsin bu şekilde bu adam bunu yazıyor da niçin bu adamı çağırıp da sen niçin böyle yazıyorsun dini İslam'a hangi selahiyetle yazıyorsun demiyorsun bunu. Diyecek takatları yok. Ona karşı bir ilimleri yok. Gittiğimiz zaman da hakkı anlattığımızda ne istiyorsun bizden verelim sana diyor. Evet, şahitler var. Peki benim istediğimi bana verme.
Ben benim istediğimi almak için sana gelmedim. Ben Allah'ın emrini bu insanlara duyurmak için sana geldim. Sen niye bana demiyorsun ki oturalım da burada Arapça bilenlerin çok güzel gramerleri bilenleri de var. Hep beraber Allah için bir kitap yazalım. Niçin demiyorsun?
Ama yeryüzünde Allahu Teâlâ'nın en yüksek makamına gelmişsin. Orada vazife yapıyorsun. Peki sen Allahu Teâlâ'ya karşı sorumlu değil misin? Ben yanlışsam benim yanlışımı düzeltmekle mükellef değil misin?
Evet. Sen burada Ruhu'l-Kudüs'ü Cebrail diyorsun.
Senin ilmin Arapçan kendi hafızana mı bağlandı? Yahut kendi anlamına mı bağlandı?
Sizin gibi alim olursa bu insanlar sizin aynanız. Bugünkü açılan insanlar sizin aynanız.
Evet. Hakkı söyleseydiniz kimseden çekinmeseydiniz korkulacak biri varsa o benim diyor Allahu Teâlâ. En çok sevilecek biri varsa o da benim deyip kalbinizde Allah'ın nuruyla bu şekilde Allah'a ibadette yaklaşmaya çalışsaydınız insanların bu duruma düşmesi efendim kendi ahitleri karşısında ama biraz daha hiç olmazsa gecikirdi.
Ne diyor şimdi burada? Ruhu'l-Kudüs Cebrail ile destekledik. Cebrail kimle destekliyorsun? Sen Cebrail ile nasıl destekliyorsun? Hazreti İsa ölüleri diriltti. Ölüleri. Ya Cebrail'in ölüyü diriltme hakkı ilimi var mı?
Kum biiznillah dediği zaman ne demek bu? Allah'ın izniyle diril.
Kum bi Cebrail mi diyor burada? Peki bunları da idrak edemeyecek kadar sen ayetleri böyle yanlış açarsan insanlar da bu durumda ne seni dinler ne de sana itaat eder. Allah'ın onunla ahitleşmiş olduğu onur o kalbinde yaşar (?) onunla gider ama sorumlusu sensin. Duyuramadığın için sorumlusu sensin. Ha ben sorumlu değil miyim? Ben de sorumluyum. Ben de bak bütün dünyaya sorumluyum. Senin gibi bir televizyonla belli bir yere değil. Ben internetle dünyaya yayın yapıyorum. Dünyaya. Vazifemi elimden geldiği kadar yapıyorum.
Allah'tan başka hiçbir kimseden çekinmiyorum. Allah'ın ayetlerini tıpatıp insanlara şer'i hüküm olarak anlatıyorum. Şer'i hüküm. Allah'ın ayetleri. Şer'i ne demek? Şeriat ne demek? Yahu Arapça'da kanun demek yahu. Arapça lisanıyla ben Allah'ın kanununu insanlara, insanlardan çekinmeden anlatıyorum. Hadi hodri meydan. Hadi meydan. Varsa yanlışım. İslam, İslam'ın kardeşiyse gel sen beni düzelt. Ben de bu televizyonları kapayım. Allahu Teâlâ'dan bir özür dileyim. Bir affı mağfiretini dileyim. İnsanlardan da bir özür dileyim. Bana Allah'a ısmarladık diyeyim, gideyim. Bunu yapar mıyım? Vallahi yaparım.
Ben Allah'a aşık olan bir insanım. Ben Allah'ın bana verdiği vazifeyi yerine getirmekle vazifeliyim. İfa etmek mecburiyetindeyim.
Hiçbir alim, hiçbir insandan korkmaz. Evet. Ha, idam ediyorlar. Fethi Hoca mıydı idam ettiler? Alim, Çorumlu, efendim, Atıf Hoca, Akif Hoca değil mi? Evet. Hiç çekinmedi. Ya, dediler, ne olur, bir şapkaya dediler, kalk koy dediler ya. Bir şey olmaz yani canını bağışlayacaklar. İkna ediyorlar. Tamam diyor.
Ertesi gün o gece Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz rüyasında ya Akif bize gelmeye diyor. İmtina mı ediyorsun deyince sözünden vazgeçiyor. İdama gidiyor. Evet.
Yani Biz istiyoruz ki Kur'an birbirini tekzip etmeyen kelamlarla insanlara duyurulsun.
Benim içim yanıyor.
Bu Kur'an'ı böyle açmışlar. Hadi bizde iman var. İngilizce basıyorlar aynı ayetleri.
Almanca basıyorlar aynı ayetleri. Benim içim yanıyor, içim.
Biz de İngilizce yazdırdık. Onu da bastıracağız. Almanca da yazdırdık. Bu şekilde onu da bastıracağız. Biz de vazifemizi böyle yapıyoruz.
Evet.
Allah'tan korkun. Ruhu'l-Kudüs'ü Cebrail diye söylemeyin. Yok falanca alim öyle diyor. Yok filanca alim böyle diyor. E filanca alim de diyor ki Allah yani Kudüs ruh Allah'tır diyor. (?) Niye onun dediğini kabul etmiyorsun da öbürlerininkini kabul ediyorsun?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz zamanında eshab-ı kiram Allah'ın elinin olduğunu ortaya koymamışlar. Sıkıntı geçmişler. (?)
Tabi bir kısmı Allah'ın eli yoktur demiş. Bir kısmı da sükut etmiş.
Sükut eden Allahu Teâlâ'nın elinin olduğunu biliyor, söylemiyor.
Elin yoktur diyen de aklına göre fetva veriyor.
Veyahut onlar, tabiiler gedik açılmasın diye o şekilde kapatmaya çalışmışlar. Kim gibi? Mesela İmam Malik Hazretleri Hacı Resvet için (?) Allah'ın eli diyorlar. Allah'ın eli yoktur diyor. İmam-ı Gazali Hazretleri de şöyle söylüyor ona.
İmam Malik de biliyor ki diyor Allahu Teâlâ'nın elinin olduğunu. Yalnız diyor dediğin fazla açlık da diyor. (?) İnsanlar birbirlerinin arasında bir hurafe girmesin diye onu diyor efendim bu şekilde kapatmaya çalıştı diyor.
Peki İmam-ı Gazali Hazretleri ne için böyle söylüyor? Biz de niçin Allah'ın eli vardır diyoruz? Ya ayette söylüyor. Putlar için onların konuşan dili mi var, tutan eli mi var, yürüyen ayağı mı var, gören gözü mü var. Nesi var diyor ya? Ve Allah kendisi söylüyor. Rabbimiz kendisi söylüyor bunu. E sen nasıl bu ayeti de inkar ediyorsun da Allah'ın eli yoktur diyorsun?
Hayret bir şey ya. Hayret. Evet. E bu ayeti inkara gitmiyor mu? Bizi ne kurtarıyor biliyor musun bunları? İmanları. Bilerek inkar etmedikleri için. Evet.
Allah ıslah eylesin dememizden başka elimizden bir şey gelmiyor.
Yanlışlığı bir de okuyoruz da anlattığımızda nasıl olsa anlattık. Ayeti okuyalım yanlış ayeti. 87. ayet-i kerime bu. Ant olsun biz Musa'ya kitabı verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik. Kim diyor bunu? Allah diyor değil mi? Allah diyor. Mucizeler verdik. Ve onu Ruhu'l-Kudüs, Cebrail ile destekledik diyor. (?) Cebrail diyor. Ruhu'l-Kudüs'le destekledik. (?) Biz de Ruhu'l-Kudüs, Rabbimiz onu destekledik diyor. Onu destekledik. Ne var ki gönlünüzün arzulandığı şeyleri söyleyen bir elçi geldikçe size gelen peygamberlerden bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz diyor.
Burada bir satır atlamışız. Ne var ki gönlünüzün arzulandığı şeyleri söyleyen bir elçi geldikçe ona karşı büyüklük tasladınız. Burada arzuladı değil de arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi geldikçe ona karşı büyüklük tasladınız. Size gelen peygamberlerden bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz. Şimdi doğrusunu okuyorum burada.
Celalim hakkı için biz Musa'ya Tevrat'ı verdik. Ve Musa'dan sonra da birbirine ardınca peygamberler gönderdik. Meryem'in oğlu İsa'yı ölüleri diriltmek gibi açık mucizeler verdik. Ve onu Ruhu'l-Kudüs ile zatımla kuvvetlendirdim. Ve size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle bir peygamber geldikçe kibirlendiniz ve inat ettiniz. Peygamberlerden bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürdünüz. Zekeriya, Yahya, Şahit gibi. (?) Parantez içerisinde burada. Öbürüne benziyor mu şimdi? Yanlış açılışına benziyor mu? Burada bizzat Allahu Teâlâ'nın gönderdiklerine karşı bunların yaptıkları burada da Cebrail mebrail karıştır da karıştır.
Evet.