Bakara Suresi 155. ayeti kerime ;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
yazılar. Bir de yüz elli beşinci ayet-i kerime yirmi üçüncü sayfada yüz elli beşinci ayet-i kerime de yanlış açılmış.
Ne diyor? Yanlışını okuyoruz. Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden bir azaltma, fakirlik ile deneriz diyor. Bak hele. Allah bilemedi de deneyecek. Allah bilemedi. Neyi deneyecek? Fakirlikle deneyecekmiş. Yani bizim ne yapacağımızı bilmiyor Allahu Teâlâ. İnsan Allah'ı, insanı imtihan için, kendisini nasıl bir insan olduğunu ispatlaması için onu efendim biz sizi bazen varlarınızla bazen canlarınızla imtihan ederiz dediği biz nasıl bir insan olduğumuzu ispatlamadan öleceğinizi mi zannettiniz ayet-i kerimesine karşı. Bizi kendimizi kendimize şahit tutturması için bizi imtihana çekmesi burada bizi denemesi oluyor. Bak onu öyle anlıyor o.
Deneyecek beni. Bakacak ki ben nasıl bir insanım. Ha iyilik yaptım. Ha bu adam iyi. Ama ben halk aslında kötü bir insanım. (?) Sonra kötülük yapacağım. Sonra kötülük yaptığın zaman ya sen şu zaman iyilik yapmıştın ama şimdi kötüsün. Sen defol git mi diyecek ona. Hayret bir şey ya. Allah'ı kendi kafasına sığdırarak nasıl da böyle sıfatlıyor. Halbuki andolsun sizi kendinize şahit tutmak için, imtihan edeceğiz diyor, imtihan. Kendimizi kendimize saytmak için. (?) Biraz korku, biraz açlık, biraz mallardan, canlardan, meyvelerden yana eksiltmekle sabredenleri müjdele diyor. Ne güzel söylüyor. Sabredenleri müjdele.
Evet. Ne diyecek? Ben bir gün bir arkadaşı ziyarete gittim. Bu da fabrika sahibi.
Baktım ki yeri süpürüyor, biraz PVC tozlarını elemeye çalışıyor. Ne yapıyorsun sen dedim. Dedi ki eve ekmek götürecek param yok dedi. Ekmek götürecek. Bu İstanbul'da hala yaşıyor.
Bayrampaşa'da kalıpçı Nizam Efendi ismini de söylüyorum. Efendim zamanında ben de bir ev verdim buna. 25 lira bana 25 bin lira kapara vermişti. Dedik vazgeçince dedi yirmi beş bin lira sende olsun, seni bu kadar oyaladım dedi. Ben de onu kasaya koydum parayı. Sen dedim hakikaten şimdi eve gidecek dedim paran yok mu üstünde? Ne dolmuş paran var ne de eve bir de ekmek götürecek paran var dedi. Bunu dedi basacağım dedi, makinede bu PVC'leri basacağım da biçip tabansa yaparsam (?) dedi. Bunların da parasını alacağım da işte ekmek götüreceğim eve dedi. Telefon ettim bizim evlada. Oradan yirmi beş bin lirayı aldı geldi, verdim kendisine, sapsarı kesildi.
Sapsarı. İşte dedi dost bu dedi.
İşte Allah bizi böyle dener ve sabrederiz. İsyan etmeyiz biz. Evet.