Bakara Suresi 213. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 15 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Bakara Suresi 213. ayeti kerime; (Yanlış açılmış şekli)- İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak Peygamberleri gönderdi. İnsanlar aralarında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitaplar da gönderdi. Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller geldikten sonra, aralarında olan ihtirastan dolayı dinde anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenlere, üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği, Allah izni ile gösterdi. Allah dilediğini doğru yola iletir. (Doğru Açılmış Şekli) - İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak Peygamber’leri gönderdi. İnsanlar aralarında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitaplar da gönderdi. Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller geldikten sonra, aralarında olan ihtirastan dolayı dinde ayrılığa düştüler. Bunun üzerine Allah’a iman edenler, üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği, Allah’ın izni ile gördüler. Allah’tan dileyene Allah, doğru yolu gösterir.

Videonun metni

213. ayet-i kerimesi de (?) yanlış açılan bir ayet. İnsanlar bir tek ümmet idi, doğru. İnsanlar bir tek ümmet idi. Bu çok derine gider. Bu derin. Bir tek ümmet, ilk Allahu Teâlâ kimi yarattı? Resulullah Efendimiz'i yarattı, nurundan. Sonra ona ruhundan verdi. Öyleyse ondan peygamberleri yarattı. Peygamberlerin ruhlarından da kavimlerin ruhunu yarattı. Eğer geriye doğru gidecek olursak bütün peygamberlere ve oradan da geri gidecek olursak, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in ruhuna oradan da geri gidecek olursak ta ki her birimiz Allahu Teâlâ'dan bir cüz'i olarak yaratıldığımıza kadar gider.

Zaten yalnızca ruh insanda olduğuna göre ruh. Her kedi de köpek de şurada burada değil bu. Yalnızca insanda olduğuna göre, alemler üzerine şerefli yaratıldığına göre bütün insanların birbirine benzememesi, her ne kadar ikizler de birbirine benzerse onlarda da bir ayrılık meydana geldiğine göre Allahu Teâlâ küllü sıfat, küllü şekil (?) değiştirdiğine göre her birimiz Rabbimizden biriciyiz. (?) İyi. Onun için insanlar cennet ve zihninde baki. (?) Fakat burada bazı kafasızlar ve beyinsizler diyeceğim. İnsanları da La Mevcude İllallah diyelim de onları efendim devamlı Allahu Teâlâ'yla beraber eşit tutarlar.

Haşa. Biri yaratan. Biri yaratanın sıfatından meydana gelen. Biri de yaratılan. Şimdi yaratılan sen onu şeyle beraber, Allahu Teâlâ'yla beraber hükmü içerisinde onunla kıyas yapamazsın. Çünkü yaratan kendine has bazı formülleri kendine tutmuştur. Mesela yaratma sırlarını Allahu Teâlâ insanlara söylememiştir. (?) Birçok olaylar. Mesela insan hafızasını kısıtlı yapmıştır. Yüzde on ikisini insan hafızası kullanabiliyor, aklı kullanabiliyor. Bu durumda insanları Allah'la beraber kaim dediği, efendim bu ne diyorlardı ona o (?) insanlara, Allah'la kaim olanlara, efendim bir şey söylüyorlardı. (?) Şimdi aklıma gelmiyor. Ramazan'da Ramazan tekellemesi yapmayalım. (?) Bu durumda yaratılan hiç yaratanla denk tutulur mu?

Bu durumda ne diyor burada? İnsanlar bir tek ümmet idi. Ta Allahu Teâlâ'dan bir cüz'i olmasına kadar gitmesine rağmen ondan bir cüz'i olarak yaratılması. Şimdi bunun her şeyin dünyada bir şeyi var. Dünya ahiretin benzeri ve gölgesi. Acaba bunun da dünyada bir benzeri var mı? Öyle ya bir cüz'i yaratıldığımıza göre. Var tabii ya. İnsanın bir devletin resiminde 80 tane, 80 milyon insan hücresi var. (?) 70-80 milyon hücresi var. Bu hücrenin bir tanesi ana rahminde fotoğrafın enstantane bir an açıp kapaması gibi kapması ve orada o hücrenin meydana gelmesi. Şimdi o hücreyi bu insan mı yarattı? Kendinden üreyen. Kendi kendine var olan.

Allahu Teâlâ efendim insan vücudunda üreyen bir nesne bu. İnsan kendisi mi üretti bunu? Şimdi Allahu Teâlâ da zatından böyle bir cüz'i ayırdığı zaman efendim bu Allah'a denk mi gelecek? Ama insanda, yeryüzünde insan fabrikası kurulduğu için, o insanlar kendilerine nasıl bir insan olduklarını ispatlamaları için Allahu Teâlâ bu fabrikayı kurmuş, insan fabrikasını kurmuş. Yoksa zatında tek Allahu Teâlâ ve bütün tek bir ümmet dediği zaman da ta oraya kadar gider. Fakat zahiri ilimde de zahiri ilimde de Adem babamıza ilk insan olarak dünyaya gelir ve ondan üreme olduğu için tek bir ümmetti. Adem babamıza kadar gider.

Sonra Allah müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberleri gönderdi. Peygamberleri gönderdi. İnsanlar arasında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için onlarla beraber hak yolu gösteren kitaplar da gönderdi. Ancak kendilerine kitap verilenler apaçık deliller geldikten sonra aralarında olan ihtirastan dolayı dinde anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenlere üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği Allah izniyle gösterdi. Allah dilediğini doğru yola iletir diyor. Burada da gene dilediği geçtiği için biz bunu yanlış yaptık. Bu zamana kadar hep doğru doğru doğru en sonunda ayeti bozuyor.

Dilediğine diyor. Ne diyor? Allah iman edenler üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği Allah'ın izniyle gösterdi. Tabi neyle? Peygamberleriyle, kitaplarıyla her şeyi gösterdi. Sonra Allah dilediğini doğru yola getirdi. Halbuki burada hakkı göstermesine rağmen hala inkara giden, sapanlar Allah'a arkalarına dönenler ne yapıyor? Kendi arzusuyla, istekleriyle kendi dilemeleriyle küfre gidiyorlar. Burada Allah'ın dilemesi nerede?

İnsanlar bir tek ümmet idi. Doğrusunu okuyor şimdi. Sonra Allah müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberleri gönderdi. Zaten hepsi doğru burada sonuna kadar. İnsanlar aralarında anlaşmazlığa düştükleri hususta hüküm vermeleri için onlarla beraber hak yolu gösteren kitaplar da gönderdi. Ne güzel. Bütün insanlara eşit peygamberler gönderiyor. Hak yolu gösteren kitaplar gönderiyor şimdi. Allah bu. Buraya kadar hep doğru. Bunu hiç idrak edemiyor musun da sonunda ayrılığa düşüyorsun buradan? Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller geldikten sonra aralarında olan ihtirastan dolayı dinde ayrılığa düştüler.

Aralarındaki ihtiras nedir? Biz Allah'ın evlatlarıyız. efendim yakınlarıyız. Efendim Hz. Uzeyr Allah'ın oğludur. Hz. İsa Allah'ın oğludur. Uzeyr Allah'ın oğludur derler. Ve bu şekilde kendilerini insanların üstünde tutarlar. Bu durumda da efendim ihtilafa düşerler. Benim dinim doğru, senin dinin doğru. Allahu Teâlâ onlara ayrı yani her gelişen bir beyin yapısına, her gelişen teknolojiye göre onların kaldıracağı kitaplar gönderdiği zaman efendim bu sebep hayır biz onu kabul etmeyiz. Biz eskiyle beraber hüküm edeceğiz dediklerinde bunlar küfre gidiyorlar. Çünkü Allah'ın göndermiş olduğu peygamberlerine inanmıyorlar.

Veyahut onları inkar ediyorlar. Veyahut işlerine gelmiyorlar. Kendilerini üstün gördükleri için de bir ihtirasa kapılıyorlar. Bu peygamber niye bizden gelmedi? Bizden gelse inanırdık gibilerden. Evet.

Bunun üzerine Allah'a iman edenler üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği Allah'ın izniyle gördüler. Allah'ın izniyle gördüler. Allah'tan dileyene Allah doğru yolu gösterir. Dileyene. Kur'an indi. (?) İndi. Dilediysen Kur'an'dan doğru yolu göreceksin. Onun ilminden, peygamberinden doğru yolu göreceksin. Dilemiyorsan onların arkasına, arkanına dönersin ve Allah'ın emrine aykırı düştüğün için alemlerin sahibi mutlak hakiki hakim olan, eleyse Allah'ı hakiminin üzerinde (?) hesap verirsin. Evet.