Bakara Suresi 214. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 15 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Bakara Suresi 214. ayeti kerime; (Yanlış açılmış şekli)- Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki mü’minler Allah’ın yardımı ne zaman! Dediler. Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır. (Doğru Açılmış Şekli)- Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber’e beraberindeki iman edenler; Allah’ın yardımı ne zaman! Dediler. Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır

Videonun metni

214. Ayet-i kerime 214. Ayet-i kerime 214. (?) Ayet-i kerime de burada yanlış açılmış. 214. ayet-i kerime, 214. ayet-i kerime yanlış açılmış burada.

Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Şimdi güzel söylüyor. Bu ayet hangisini destekliyor? Bu ayet-i kerime hangi ayeti destekliyor? Kesinlikle bakayım. Hangi ayeti destekliyor? Yoksa siz sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız diyor. Siz biraz mallarınızla biraz canlarınızla imtihan olursunuz diyor. Ya, yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler Allah'ın yardımı ne zaman dediler? Ne zaman dediler? Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.

Evet. Şimdi doğrusunu okuyoruz. Yoksa siz sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki nihayet peygambere, beraberindeki iman edenlere.

Burada durduk. Niye durduk?

Burada bir kelimede şey var. Nihayet peygamberle beraberindeki müminlere.

Nihayet Peygamber'e ve beraberindeki iman edenlere.

Birinde müminler geçiyor, birinde iman edenler geçiyor.

Müminler dediği zaman şimdi burada İslam'la mümin arasında bir ayrım yapıyor. Mümine Allahu Teâlâ bu kadar sıkıntı veriyor, İslam'a vermiyor. Adam o zaman mümin olmaz, yani İslam olur. Yani nefs-i mutmainneye çıkmaz.

Kelimenin bir tek kelimesinin manasını görüyor musun? Bir tek kelime.

Burada mümin geçiyor mu mümin? Bakalım bu mümin geçiyor mu burada? 214. ayet-i kerime. Efendim. En tedhule'l-cennete ve lemmâ ye'tiküm. (?) Meselü'llezîne halev min kabliküm. Messethümü'l-be'sâü ve'd-darrâü. Ve zülzilû hattâ yekûle'r-resûlü ve'llezîne âmenû meahû metâ nasrullâh, elâ inne nasrallâhi karîbun. Var mı? Mümin yok. İman edenlerdir. Âmenû oluyor. Uydur uydur söyle akla göre. Uydur uydur söyle. Uydur uydur söyle. Halbuki o müminle İslam'ın ayırt edebileceğini bilseydi burada, o müminle İslam'ın ayırt edilebileceğini ve iki zümre arasında ne gibi bir farklar olacağını bilseydi bu yanlışlığa düşmezdi.

Evet. Allah'ın yardımı ne zaman dediler? Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.

Bu ayet-i kerime de hangisini destekliyor?

Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.

Evet. Bu da şu ayet-i kerimeyi destekliyor. Bir peygamber kızım sana söyleyeyim, gelinim sen anla. Aynı manaya geliyor. Bir peygamber Allah'tan ümidini keseceği zaman Allah'ın rahmeti ona yetişir diyor. Ben bunu yaşadım birçok kez. Ümit kesilmez Allah'tan. Ancak kafirler ümidini keser. Artık herhalde vade doldu. Biz gidiyoruz diyoruz. Öyle ya. Artık daha varsa rızkın dünyada kalacaksın. Yahut da önün açılacak. Artık son an herhalde dedik. Bakıyorsun ki Allah'ın rahmeti yetişiyor arkadan önlerine açılıyor. Evet.

İnsanlar, Allahu Teâlâ bizi ayetler üzerine yetiştirdi ama bizatihi de yaşatarak yetiştirdi. Evet. Sen gel de bunları ayıkla. Bu müminlerin İslam'ı ayıkla şimdi burada. Evet.

Allah ıslah eylesin. Bunlar Kur'an ayetlerini açtılar.