Al-i İmran Suresi 33. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Al-i İmran Suresi'nin 33. ayet-i kerimesi, yanlışını okuyorum gene: Şüphesiz Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmran ailesini seçip alemlere üstün kıldı diyor. Bu yanlışı, bu yanlışı, şüphesiz Allah Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmran ailesini seçip alemlere üstün kıldı diyor. Şimdi Allahu Teâlâ yine bir ayet-i kerimesinde biz sizi insan olarak alemler üstüne şerefli yarattık diyor. Alemler üstüne. Şimdi insan olarak madem ki şerefli yaratıldık, niye şerefli yaratıldık onu da söyledik. Allahu Teâlâ ruhundan yalnızca insana verdiği için insan şereflidir. Ama insan haddini bilmez, yerinden habersiz, Allah'a arkasını dönmüş inkar ile ömrünü geçirirse ve kötü yollara tevessül eder, hayvanların yapmadığı pislikleri kendi nefsani duyguların içerisinde yaparsa onlar yeryüzünde gezen diyor hayvanlardan da adidir diyor.
Dört ayaklı gezenlerden de adidir diyor. Evet. Onlar yaptıkları hareketlerle insandır. Hatta bazı hareketleriyle hayvandan da adidir diyor. Bu durumda şimdi yalnızca Nuh İbrahim ailesiyle İmran ailesini seçip alemler üstüne kıldı. Bizim de üstümüzde yani biz de alemler üstündeydik ya bizim de üstümüzde kıldı. Allahu Teâlâ onları seçti. Halbuki ben de derim ki, Rabbim onları niye seçtin de beni de seçmedin? Bir iradem var. İrade-i cüz'iyem var. Sen de diyebilirsin Allahu Teâlâ'nın Allah'lık sıfatı var. Nedir bu Allah'lık sıfatı? Hiçbir kimse ona sorgu, sual soramayacak. Sebebi bizi korkuttuğu için mi?
Yok. Bize ceza vereceği için mi? Yok. Bizi cehenneme atacağı için mi? Yok. E niye? Heh niye?
Her nefis yapmış olduğu fiili icraatlerle mahkeme-i kübrada şu ayet-i kerimeyi unutma. Bugün hiçbir nefse zulüm edilmemeksizin herkesin kazandığı kendisine tastamam olarak verilecektir dediği ayet-i kerimesine göre. Bu ayet-i kerimeye göre şimdi doğrusunu açıyorum: Şüphesiz Allah indinde Adem, Nuh, İbrahim hanedanı ve İmran ailesi alemler içerisinde seçkinlerdendir. Seçkinlerden. Evet, seçkinlerden. Yaptıkları fiili icraatlerle, o imanlarıyla seçkinlerden. Evet. Hiç bak Allah insanlarda ayırım yapıyor mu? İnsanların kendi arzu ve (?) isteklerine göre onları yükseltiyor. Evet. onun için ayetler öyle Arapça bilmeyle açılmaz Allahu Teâlâ'nın yetiştirdiği kulları var.
Alimlerin mirasçıları yani peygamberlerin mirasçıları var. Alimlerin değil, peygamberlerin mirasçıları var. Bunları bizzat Allahu Teâlâ yetiştirir. Nerede? Nefs-i raziyede. Nefsin beşinci halinde. İlmelyakin durumunda. Bunu Allahu Teâlâ yetiştirir o insana. Senin Arapçan fayda etmez burada. Evet. Onun için İbrahim Suresi'nin dördüncü ayet-i kerimesinde Allahu Teala bak benim bu söylediğimi ne güzel tasdik ediyor. Ayetle.
Onu da burada okuyalım.
Dördüncü değil. Birinci ayet-i kerimesinde ayrı. (?) Şimdi dördüncü ayet-i kerimesini okuyorum.
Evvela yanlışını mı okuyayım? Yanlışını okuyayım. Allah'ın emirlerini onlara iyice açıklasın diye bak ne güzel söylüyor bak. İyi dinleyin. Kelama dikkat edin. Allah'ın emirlerini onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnızca kendi kavminin diliyle gönderdik diyor. Burası doğru olan yerler. Yanlışı: Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola yöneltir. Var mı böyle bir Allah, dilediğini saptırsın? Dileyen doğru yola gider, dileyen de eğri yola gider. İşte demek ki Arapça fayda etmiyor, Arapça kafi gelmiyor. Fayda etmiyor demeyelim, kafi gelmiyor. Onun için Allahu Teâlâ hangi kavme, hangi peygamberi, hangi lisanla göndermişse o lisanla onunla konuşup ona vahyedip ayetlerini gönderiyor.
Ve bir daha peygamber gelmeyeceğine göre nefs-i raziyede Allahu Teâlâ peygamber varislerini ayetler karşılığında ilhamla ayetlerin karşılığını ona bildirir, verir ve o da doğruları ayetler karşılığında açar.
Evet. Neymiş? Demek ki Arapça bilgisi bu ayetleri açmaya kâfi gelmezmiş. Zaten kâfi gelseydi hem Araplar hem de bizim doktora yapmış ilim yapmış efendim insanlarımız bunları birbirinden kopyalı olarak Allahu Teâlâ'yı sıfatlayarak bu yanlış olarak ayetleri açmazlardı.
Ayetler yanlış değil dikkat edin. Öküzün altında buzağı aramayın. Ayetleri yanlış olarak açmazlardı. Evet.