Al-i İmran Suresi 110. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Evet.
Yüz onuncu ayet-i kerimede kaldık diyor. Al-i İmran Suresi'nin yüz onuncu ayet-i kerimesinde.
Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. Sen bul bunu şimdi. Hatayı nerede? Ne diyor? Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a inanırsınız. Ehli kitap da inansaydı elbet bu kendileri için çok iyi olurdu. Gerçi içlerinde iman edenler var fakat çoğu yoldan çıkmışlardır diyor. En başta hocam çıkarılmış ümmetsiniz diyor ya. Evet. Maşallah. Güzel. Şimdi niye? Bir de bunu bulmak lazım. Niye çıkarılmış da yanlışlık var? Bir çıkarılmış kelimesi. Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.
Kim tarafından çıkartıldık? Çıkarılmış deyince bu ayet. Ayetse Allahu Teâlâ siz insanlar için ve iyiliği için ortaya çıkarılmış dediği zaman bir başkası tarafından da çıkarılmış manasına gelir. Burada siz insanların iyiliği için ortaya çıkmış, çıkmış deyince bak çıkarılmış, ayrı, çıkmış, ayrı. Şimdi çıkmış dendiği zaman Allahu Teâlâ'nın Kur'an-ı Kerim'i alemlere gönderiyor, alemlere. Alemlerde Kur'an'a inananlar yani Allah'ın ayetlerine inananlar, o safta yerini alanlar insanlara iyiliği emreder, kötülüğü men eder. İnsanlara iyiliği, siz insanların iyiliği için ortaya çıkmış en hayırlı ümmetsiniz durumuna geliyor. Ama siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış deyince bu sefer sanki tek tek seçme durumları da oluyor, yani insanlardan ayrım durumu da oluyor, birçok manalara gidiyor. Ama çıkmış manası dendiği zaman kesin emir bu.
Birçok yerlerde hata ediliyor. Mesela Elestü bi Rabbiküm'de de hata var. Ne hatası? Elestü kesin bir emir. Sizden Rabbinizim diyor. (?) Bak. Elestü bi Rabbiküm. Sizden Rabbinizim. (?) Şimdi Rabbiniz değil miyim diye geçiyor bütün. Rabbiniz değil miyim dediği zaman burada bir tamamen o alemin etkisi altında kendi kafasına göre şümünlendirip söylediği bir kelam var. (?) Nedir bu? Kişinin Allahu Teâlâ'nın ruhlarımızı orada yaratıp da birdenbire can verip, birdenbire adamlar 23 yaş civarlarında efendim, üst bölük halinde, hepsi sizin Rabbiniz benim dediği zaman birdenbire karşılarında (?) Allahu Teâlâ'yı ve Peygamber Efendimiz'i görüyorlar.
Bu durumda ben sizin Rabbinizim diye hitap ediyor Allahu Teâlâ. Ben sizin Rabbinizim. Şimdi Rabbiniz değil miyim dediği zaman, Allahu Teâlâ ruhlarımızı yaratırken biz ona şahit olacağız, şahit. Şahit olduktan sonra biz Allah'ı inkar edersek, Allah'ı inkar edersek, o zaman ben sizin Rabbiniz değil miyim? Yani sizi ben yaratıcı değil miyim? Sen kendine de şahit olmadın mı? Manasına gelir. Şimdi bu söylediğimi ayetten destekleyeceğim. Böyle oluşunu ayetten destekleyeceğim. As Taha Suresi'nin 134. ayet-i kerimesi. (?) Taha Suresi 134. ayet-i kerimesi bunu ispatlıyor. Bir de Kasas Suresi de bunu ispatlıyor.
Şimdi burada size söyleyeyim. Dersin biraz dışına çıkıyoruz ama olsun. Burada öğreneceğiz inşallah.
Bak. Kasas Suresi'nin 47. ayet-i kerimesi. Bizzat kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir musibet geldiğinde Rabbimiz ne olur da bize bir peygamber gönderseydin de ayetlerine uysak müminlerden olsaydık diyecek olmasalardı seni göndermezdik diyor. Peygamber Efendimiz. Yani bizi bu alemlere göndermezdi. Şimdi Taha Suresi 134. ayet-i kerimesi. Eğer biz bundan Kur'an'dan önce yani insanlar dünyaya gelmeden daha lahut aleminde biz bundan Kur'an'dan önce onları bir azap ile helak etseydik. (?) Yani biz sizin ne olduğunuzu biliyorduk. İnkarcı yahut mümin. Yahut Müslüman. Ne olduğunuzu biliyorduk. Eğer sizi biz bir azap ile helak etseydik şöyle diyecekleriz. (?) Ya Rabbi bize bir elçi göndersen de şu aşağılık resifeler düşmeden önce ayetlerini (?) uysaydık. İşte birdenbire orada yaratılışını hisseden (?) insan karşısında da kendisi gibi insan suretinde Allahu Teâlâ'yı görünce gurur ve kibrinden Allah'ı inkar ediyor.
Kendi hayalindeki Rabbi bekliyor. İşte Allahu Teâlâ da eksik sıfatlardan münezzeh olduğu için bu alemleri yaratıyor ve bizi görünmeyen, zatının görünmediği bir aleme gönderiyor. İşte şimdi burada Elestü'de değil miyim mi mühim, değilim mi mühim, değil miyim (?) ayeti inkar ettiriyor. Ayeti hurafelere sokuyor, manasını değiştiriyor ayetin. Burada da bir kelime, çıkmış, çıkarılmış, yani çok mana değişiyor burada. Burada kelam ilmine dikkat etmek lazım. Kelam ilmi olmazsa ezelmezsiniz zaten. O (?) ilimleri bileceksiniz. Evet, ne diyorsanız gerçi içlerinden iman edenler var. (?) Fakat çoğu yoldan çıkmışlardır diyor.
Efendim doğru. Çoğu diyor çünkü burada. Sonuna kadar burası doğru. Efendim