Al-i İmran Suresi 154. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 16 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Al-i İmran Suresi 154. ayeti kerime; (Yanlış açılış şekli)- Sonra o kederin arkasından Allah size bir güven indirdi ki, (bu güvenin yol açtığı) uyuklama hali bir kısmınızı kaplıyordu. Kendi canlarının kaygısına düşmüş bir gurup da, Allah’a karşı haksız yere Cahiliye devrindekine benzer düşüncelere kapılıyorlar. Bu işten bize ne diyorlardı. De ki! İş ( zafer ve yardım herşeyin karar ve buyruğu) tamamen Allah’a aittir. Onlar, sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. Bu işten bize birşey olsa idi burada öldürülmezdik diyorlar. Şöyle de; Evlerinizde kalmış olsaydınız bile öldürülmesi takdir edilmiş olanlar, öldürülüp düşecekleri yerlere kendiliklerinden çıkıp giderlerdi. Allah, içinizdekileri yoklamak kalplerinizdekileri temizlemek için (böyle yaptı) Allah içinizde ne varsa hepsini bilir. (Doğru Açılış Şekli)- Sonra o kederin arkasından Allah size bir güven indirdi ki, (bu güvenin yol açtığı) uyuklama hali bir kısmınızı kaplıyordu. Kendi canlarının kaygısına düşmüş bir gurup da, Allah’a karşı haksız yere Cahiliye devrindekine benzer düşüncelere kapılıyorlar. Bu işten bize ne diyorlardı. De ki! İş ( zafer ve yardım herşeyin karar ve buyruğu) tamamen Allah’a aittir. Onlar, sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. Bu işten bize bir şey olsa idi burada öldürülmezdik diyorlar. Şöyle de; Evlerinizde kalmış olsaydınız bile öldürülmesi takdir edilmiş olanlar, öldürülüp düşecekleri yerlere kendiliklerinden çıkıp giderlerdi. Allah, içinizdekileri bildiğinden kalplerinizdekilerini temizlemek için (böyle yaptı) Allah içinizde ne varsa hepsini bilir.

Videonun metni

Alasan sormuş bunu Çağlasan. (?) Maşallah. Evet.

Al-i İmran Suresi'nin 154. (?) ayet-i kerimesi. Burada çok şey doğru bir yerde bir yanlışlık yapılmış. Onun için kırmızı ile işaretlemişiz. Evvela yanlışı okuyalım. Sonra o kederin arkasından Allah size bir güven indirdi ki bu güvenin yol açtığı uyuklama hali bir kısmınızı kaplıyordu. Kendi canlarının kendi canlarının kaygısına düşmüş bir grup da Allah'a karşı haksız yere cahiliyet devrindekine benzer düşüncelere kapılıyorlardı. Bu efendim Medine-i Münevvere'de Uhud'da uğramış olduğu bozgunun kazanılmış olan zaferi bozguna çevirttirdi. Emri dinlemedikleri için. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in emrini onlardan nasıl dinlemedi?

O zaferin sarhoşluğu içerisinde onlar da onun peşine düşünce Resulullah Efendimiz'in şu atlardan gözünüzü ayırmayın ve onlar hareket etmedikçe siz yerinizden sakın kıpırdamayın diyor.

Resulullah Efendimiz'in bu emrine aykırı gelince onlar da arkadan Halid bin Velid Hazretleri sonra da Müslüman oluyor. Kazanılmış harbi. Kendi lehlerine çeviriyorlar. (?) Yani kafir, o zaman putperest durumdaydılar. Onlar kendi lehlerine çeviriyorlar. Ne diyor şimdi Allahu Teâlâ? Cahiliyet devrindekine benzer düşüncelere kapılıyorlar. Bu işten bize ne diyorlardı? De ki, iş zafer, yardım, her şeyin karar ve buyruğu tamamen Allah'a aittir. (?) Buralar hep doğru zaten gelmiş. Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. Bu işten bize bir şey olsaydı burada öldürülmezdik diyorlar.

Şöyle de evinizde kalmış olsaydınız bile öldürülmesi takdir edilmiş olanlar öldürülüp düşecekleri yerlere kendiliklerinden çıkıp giderlerdi. Allah içinizdekileri yoklamak kalplerinizdekini kalplerinizdekileri temizlemek için böyle yaptı. Allah içinizde ne varsa hepsini bilir. Bu son cümle Allahu Teâlâ'ya sıfatlar ve birbirine çelişkili bir kelam var burada. Yani bir yerde beyaz bir yerde kara diyor. Şimdi bunu açalım. Nerede beyaz diyor nerede kara diyor.

Allah içimizdekileri yoklamak. Allah bilmiyor şimdi onların ne olduğunu kişiyi deniyor. Ne yapacak? Buraya dikkat edin şimdi. Yokluyor onu. Yani ne yapacak? İyi mi davranacak, kötü mü davranacak? Onu yokluyor. Yoklamak. Kalplerinizdekilerini temizlemek için. Kalpleri temizlemek için. Diyelim ki hadi yokladı da adam iyiydi de, efendime söyleyeyim, kalbini temizleyecek. Şimdi arkasındaki kelime, bak, böyle yaptı diyor. Allah içinizde ne varsa hepsini bilir. Öyleyse niye yokladı? Yani tez (?) kelimeler Allah'ın kelamı böyle vurduk bayrağı Allah gayra düz yolda (?) sapıttırır mı? Ya, aklına göre açıyorsun bunu.

Orayı nasıl açacaksın? Allah içinizdekileri bildiğinden kalplerinizdekilerini temizlemek için böyle yaptı. Bak. İçinizdekileri bildiğinden kalplerinizdekilerini temizlemek için böyle yaptı. Allah içinizde ne varsa hepsini bilir. Tamam içinizdekini zaten biliyor. Onu temizlemek için yapıyor. Ama yoklamak nereden çıkıyor?

Evet. Yani uydur uydur söyle. Ya insan açarken biraz yani bu Allah'ın kelamı ya. Bu Allah kelamı.

Aklına göre bunu açamazsın.

Evet.