Maide Suresi 20. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
takdirde hesabını soracak.
20. ayet-i kerimede, Maide suresinde 20. ayet-i kerimede yanlış açılmış. Yanlışını okuyoruz. Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti. Ey kavmim! Allah'ın size lütfettiği nimetini hatırlayın. Zira o içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Alemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi. Oh ne güzel.
Açılışa bak açılışa. Bir daha okuyorum. İşte masonluk da buradan çıktı. Biz insanlar üzerine şerefli yaratılmış insanlarız. Biz insanların üstünde bir duruma sahibiz. İnsanlar bizim kölelerimizdir. Bu zihniyet içerisindeler. Ne diyorlar? Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti. Ey kavmim, Allah'ın size lütfettiği nimetlerini hatırlayın. Doğru. Zira o içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Onlar hükümdarlar. Alemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi. Bak hele sen. Ya bu nedir? Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti. Şimdi doğrusunu okuyorum. Ey kavmim, Allah'ın size lütfettiği nimetlerini hatırlayın.
Tabii hepimiz. Yalnız onlar mı? Bütün insanlar. Hatırlayın. Zira o içinizden peygamberler çıkardı. Doğru. İnsanları yarattıkları üzerine insanları yarattıkları üzerine. Burada parantez içerisinde. Ayetin karşılığı değil de insanları yarattıkları üzerine. Hükümdarlar kıldı. Yarattıkları üzerine. Ne diyoruz? Çıkardı. İnsanları yarattıkları üzerine. Yani insanların içerisinden hükümdarlar çıkarttı. Alemlerde hiçbir kimseye vermediğini insanlara verdi. İnsanlara. Şimdi bu nedir? Allahu Teâlâ alemler içerisinde bunu bilseniz zaten bu ayeti bu şekilde açmazlardı. Alemler içerisinde pek Allahu Teâlâ ruhundan insana verdiği için bir cüz'i insan alemler içerisinde en şereflidir.
İşte Allahu Teâlâ bunu anlatmak istiyor, nokta almak istiyor burada. (?) Sizi insan olarak yaratışımızdan dolayı ve size vermiş olduğum ruhumun cüz'ünden (?) dolayı insanlar alemler üzerine şerefli yaratıldı. Burayı sen kalkar da Beni İsrail kavminin üzerine yıkarsan, o da bunu böyle açarsa ben insanların efendisiyim, ben insanlar içerisinde seçkin yaratılmış ve o sütten gelen varlıklarım, insanlar benim kölemdir, onlar bana çalışır, onlar benim uşağımdır. Kelamıyla, masonluk davasıyla, kademe kademe insanlar arasında bir kademe tutturmuşlar. O kademe içerisinde birbirleriyle övünür, övünür dururlar.
Beni İsrail oğulları. Masonluklarıyla. (?) Bilmem kaçıncı derece mason, bilmem kaçıncı derecelerinden mason, ne derece derece. Halbuki insanların derecesi mi var? İnsanlar Allah indinde hepsi eşittir. Fakat kim Allah'a yakınsa o Allah indinde yüksektir. Kim Allah'ın emrini daha güzel yerine getiriyorsa, kim Allah'tan daha çok korkuyorsa, kim Allah'ı daha çok seviyorsa, o derece derece Allah'a yakınlığı vardır. Yoksa Allah bunları şerefli yarattı, alemler üzerine şerefli kıldı. Bunlar hep mason kelamlarının açılışı. (?) Kur'an'dan yanlış açılışlar bunlar. E şimdi zavallı bir insan. Bak ne diyor şimdi. Ben şimdi hiçbir şey bilmesem ve imanlı bir insanım.
Allah'ı da çok seviyorum diyelim. Burayı okuyorum şimdi bu şekilde. Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti. Ne demiş? Ey kavmim Allah'ın size lütfettiği nimetlerini hatırlayın. Zira o içinizden peygamberler çıkardı. Beni İsrail kavmi demek ki çok namlı bir kavim. Namlı, çok şerefli bir kavim. Peygamberler de oradan çıkardı. Şimdi safım ya, temizim ya, imanlıyım ya. İlmim yok. Okuyorum ayeti. Anlayacağım tabii. Ne diyor? Ve sizi hükümdarlar kıldı. Onlar hükümdar o zaman. Kıymetli insanlar. İlmim yok. O şekilde bunu algılayacağım. Bu yazıyı öyle algılayacağım. Efendim, onlar hakikaten yeryüzünün efendileri derim yani.
Alemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi. Öyleyse ben de Allah'ın emrini yerine getireceğime göre ona itaat edeceğim. Ne derse onun dediğini yapacağım. Ya bu sığar mı şimdi Allahu Teâlâ'nın adaletine? Öyle bu insanları koruyacaksın. Nasıl koruyacaksın? Bu şekilde yazıyla değil. Ya bak şimdi bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti ey kavmim. Allah'ın size lütfettiği nimetleri hatırlayın. Öyle ya. Beni senin şeyin Firavun'un zulmünden kurtardı. (?) Size Kızıldeniz'i efendim yardı yol yaptı karşı tarafa geçirdi. Sizi Tih sahrasında bıldırcın efendim etiyle cennet taamlarıyla besledi. (?) Bu nimetleri hatırlayın.
Zira o içinizden peygamberler çıkardı. Doğru. İnsanları yarattıkları üzerine insanları yarattıkları üzerine yani insanlar kendi ahdi üzerine. Hükümdarlar, onları hükümdarlar kıldı. Yarattıkları ahitlerin üzerine onlar hükümdarlar kıldı. İnsanlar, yalnız onlar değil, bütün insanlar. Ertuğrul'un hükümdarı yok mu? (?) Hükümdarlar kıldı. Alemlerde hiçbir kimseye vermediğini insanlara verdi. Evet.