Maide Suresi 48. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Efendim, ne diyor 48. ayet-i kerimede?
Evet.
Sana da daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak kitabı, Kur'an'ı gönderdik.
Artık aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Buralar doğru. Yanlışını okuyorum, yanlış açılan ayeti okuyorum. Tabii buralar doğru. Zaten öyle bir noktada Allah'ı sıfatlıyorlar ki şimdi o noktalarda zaten biz sizi açıyoruz.
Artık aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet doğru. Sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma bu da doğru. Her birinize bir şeriat ve bir yol verdik doğru. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı doğru. Fakat size verdiğinde yol ve şeriatlerde sizi denemek için böyle yaptı. Sabıt. Allah şimdi bilmiyor da bize vermiş olduğu yollarda bizi (?) denemek için böyle yapmış. Şimdi Allahu Teâlâ burada öyle bir sıfat diyor ki, halbuki neyi inkar ediyorlar burada? Denemek için Allah bizi bunu yapıyorsa kıyamete kadar gelecek tek bir canlı yok ki biz ona ne yapacağını bilmeyelim diyor Allahu Teâlâ.
Bu alemler kıyamete kadar programlı. Şimdi bu durumda deneme nereden çıkıyor? Deneme. Deneme ne demek? Bir insanın ne yapacağını bilmemek ve onu deneyerek onun haleti ruhiyesine vakıf olmak demek. Onun durumuna az buçuk vakıf olmak demek. Denemek budur.
Evet. Ne diyor şimdi burada? Fakat siz size verdiğinden, yol ve şeriatlerden sizi denemek için böyle yaptı. Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'a aittir. Artık size üzerinizde ayrılığa düştüğünüz şeylerin gerçek tarafını o haber verecektir. Evet, ayrılığa düştüklerinin hepsini Allahu Teâlâ onlara haber verecekse, Burada deneme demek ki kelimeler şimdi burada çelişkiye düşüyor. Hani deneyecektin beni nasıl bir insan olduğumu söyleyecektin. Bir de ayrılığa düştüğümüzü bize haberini vereceksin. Burada şimdi bak dikkat et. Bunun doğrusu nasıl? Sana sana da daha önceki kitabı doğrulamak yani Tevrat, Zebur ve İncil'i doğrulamak ve ona onu korumak üzere hak olarak kitabı yani Kur'an'ı gönderdik. Artık aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet.
Adaletle hükmet. Sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. Bu Allahu Teâlâ'nın Habib-i Kibriya Temenni Nebi Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi (?) ve sellem Efendimiz'in insanlara uymayacağını, insanları Allah'ın şeriatına davet edeceğini bilmiyor mu? Biliyor. Öyleyse niye Peygamber Efendimiz'e bunu söylüyor? Her zaman dedik ki Allahu Teâlâ kızım sana söylüyorum. Gelinim sen anla. O kibar bir kelamla. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizi örnek göstermek suretiyle. Uymayacak ya. Bakın işte uymadı. Görüyor musunuz? Hep Allah'ı hatırlattı size. Yani insanları gönüllerini kırmayacak şekilde.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden konuşması insanlığa hitabı. Evet.
Onların arzularına uyma. Her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yaratırdı. Tabii programlardı. Biz tek bir ümmet ona itaat ederdik. Fakat size verdiğimizde yol ve şeriatlerde kendinizin nasıl bir insan olduğunu kendinizde ispatlamanız için böyle yaptık. Burası. Mananın giriş şeklini, Arapça kelamı Türkçe karşılığında olmadığı için açıkladık. Parantez içerisinde yol ve şeriatlerde kendinizin nasıl bir insan olduğunu kendinize ispatlamanız için böyle yaptık. Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Düştüğünüz o şeylerin gerçek tarafını Allah size haber verecektir. Yani o haber verecektir diyor.
Evet.