Maide Suresi 52. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 16 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Maide Suresi 52. ayeti kerime; (Yanlış açılmış şekli)- Kalplerinde hastalık bulunanların; başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz diyerek, onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki; Allah bir fetih, yahut katından bir emir getirecek de onlar, içlerindeki gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır. (Doğru açılış şekli)- Kalplerinde hastalık bulunanların; başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz diyerek, onların arasına koşuştuklarını görürsün. Ta ki; Allah bir fetih, yahut katından bir emir getirdiğinde onlar, içlerindeki gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır.

Videonun metni

52. ayet-i kerime. Kalplerinde hastalık bulunanların başımıza bir felaket gelmesinden korkuyoruz diyerek onların arasına koşuştuklarını onların arasına koşuştuklarını görürsün. Kimlerin? Gayrimüslimlerin. Hani Müslüman olursak korkuyoruz ki başımıza bir musibet gelir. Gayrimüslimden korkmuyor da Müslümandan korkuyor.

Umulur ki Allah bir fetih yahut katından bir emir getirecek ve onlar içlerindeki gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır. Şimdi burada her şey doğru bir kelime yanlış. Bu Allahu Teâlâ'yı sıfatlar bu kelime. Bu durumda da insan efendim Allahu Teâlâ'yı kendi ahir (?) kapasitesinde görerek onunla yani kendi duygusunu duygusuyla Allahu Teâlâ'yı duygulandırıp, kendi yanlışıyla Allah'a isnat ederek sıfatlar. Neresi o? Neresi? Umulur ki. Şimdi hiçbir zaman Allahu Teâlâ umulur ki kelamını kullanmaz. Niye kullanmaz? Umulur ki kelamı Allah'a sıfatlar. Neye göre sıfatlar hocam? Ne dedik her zaman? Kıyamete kadar gelecek tek bir canlı yok ki Allahu Teâlâ onun ne yapacağını bilmesin.

Başka ayet var mı hocam bundan başka? Var. Nedir bu? Allahu Teâlâ bizlerden ahitleştiği zaman bizim aklımızı, muradımızı kendimize senaryo olarak yazdı ve o senaryoyu kader olarak bize işledi, karakterler olarak bizleri dünyaya gönderdi. Efendim, bu durumda Allahu Teâlâ eksik sıfatlarda münezzeh olduğu için hiçbir zaman umulur ki kelamı kullanılmaz. (?) Başka ayet var mı hocam? Bak. Taha Suresi'nin 134. ayet-i kerimesi. Ne diyor? Biz onları bir helak ile, bir azap ile helak etseydik, şöyle derlerdi diyor. (?) Yani ne demek bu? Yani Kur'an'dan önce biz onları bir azap ile helak etseydik. (?) Yani ne demek bu? Biz sizi dünyaya göndermeden evvela sizlerden ahitleştiğimiz zaman sizin ne olduğunuzu biliyoruz.

Ama biz sizi Müslüman ve itaatkar ve itaatsiz olarak ayırmış olsaydık, sizi cehennem ehli yaratmış olsaydık, yani cehenneme atsaydık, siz şöyle derdiniz. Şimdi açarak söylüyorum burayı. Ayeti açarak söylüyorum. Ben seni zatım gibi gördüğüm için sana inanamadım. Şimdi o duygu içerisinde ayete geçiyorum. Bu durumda biz sizi zatımın görünmediği bir aleme göndereceğim, size peygamberler ve kitaplar göndereceğim. Efendim ve Allahu Teâlâ bu durumda eksik sıfatta münezzehliğini zatının görünmediği bir alemde insanı dünya aleminde efendim anne ve babadan gelmesi suretiyle göndermesi, gönderme şartıyla ahitliğimizi daha evvelki ahdi kapayıp bizi dünya alemiyle kendi kaderimiz içerisinde baş başa bırakıp kendimizin nasıl bir insan olduğumuzu burada ispatladıktan sonra işte bizim Allahu Teâlâ'ya karşı söyleyeceğimiz hiçbir kelam kalmaz.

Bu durumda umulur ki kelamı olmaz. Ya ne olur? Ha oraya ta ki kelamını kuracağız. (?) Yani ta ki nedir? O kavim içerisinde Müslüman olanlara efendim biz zaman biriminin fırsatının verilmesi. Bu işaret zamiridir. Ta ki. Çünkü Allahu Teâlâ yarattığı kullarının ne olduğunu biliyor. Onların İslam yahut kafir olduğunu biliyor. İşte onların içerisinde ta ki bu insanlar zaman içerisinde hakkı bulacaklar ve dönecekler. Ta ki kullanıyor Allahu Teâlâ. Evet ne diyoruz burada? Kalplerinde hastalık bulunanların başınıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz diyerek onların arasına koştuklarını görürsün. Ta ki Allah bir fetih yahut katından bir emir getirdiğinde onlar içlerindeki gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır.

Kimler bunlar? O takiler. Yani o inanmayacak olanlar. Orada işaret ediyor onları. Evet.