En-Am Suresi 18. ayeti kerime:

A. Metin Saruhan · 20 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

En-Am Suresi 18. ayeti kerime: (Yanlış Açılmış Şekli)- O, kulları üzerinde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden haberdardır. (Doğru Açılış Şekli)- O, kulları üzerinde her türlü hallerine vakıftır. O, hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden haberdardır.

Videonun metni

Yanlışını okuyoruz, o kulları üzerinde her türlü tasarrufa sahiptir.

Ne güzel. Şimdi, ya bu kadar saçma açılmaz ya ayet. İşte dini hurafeye çevirmişler, hurafeye. Bak, tek bir cümle bak ne diyor. Şimdi bak bu tek cümleyi açacağım şimdi ben.

O kulları üzerinde her türlü tasarrufa sahiptir.

Benim üzerinde her türlü tasarrufa sahipse bana adam öldürttürür, bana namaz kıldırttırır, her işi Allahu Teâlâ yapmış olur. Yaptırmış olur. E burada beni niye mahkeme-i kübrada hesaba çekecek (?) ki? Benim irademi mi üstümden kaldırıyor? İradem üstümden kalktığı zaman Allahu Teâlâ kendisi beni yönlendiriyor o zaman. Yani ben Allah'ın uydusu oluyorum. Allah bana istediğini yaptırıyor. Sonra gel bakalım sen niye bunu yaptın diyor. Ya bu aklı selimi sana efendim bu şekilde açmaya yakışır mı ya? Hem Allah kulunu istediği gibi efendim yönlendirecek. Tasarruf. Tasarrufa hakim. Onu yönlendirecek. Sonra sen niye bu işi yaptın diyecek.

Ya Allah'ı kendi kafasına sığdırmış. Kendi akılsızlığını Allah'a isnat ettiriyor burada.

Allah Allah. Tabii ki onun manası bak nedir. O kulları üzerinde her türlü hallerine vakıftır. Tamam. Her türlü halimize vakıf. Ne yaptığımızı, ne ettiğimizi. Hiçbirimiz şunu yapamadık diyemeyeceğiz. Benim bu suretim bir fotoğraf makinesinde karta yansıyorsa ve o kartta benim suretim çıkıyorsa ve benim bu suretim dijitallerle bütün alemde yansıyıp da videolarda seyrediliyorsa bu videolarda bantlarda sabit kalıyorsa benim suretimi çocukluğumdan, akıl baliğinden ölene kadar suretimi döndürüp bir video gibi benim karşımdan geçirttiremez mi Allah? İlim sahibi. Evet.

Her türlü halime vakıf. Hiçbir kaçamak yönümüz kalmayacak. Hepsini önümüze dökecek böyle. Şimdi, burası ayrı, onların yazdığına bak ayrı. Ne diyor? O kulları üzerinde her türlü tasarrufa sahiptir. Oh ne güzel. Ama o kulları üzerinde her türlü hallerine vakıftır. Ayrı. O bütün ve, o hüküm ve hikmet sahibidir Allah. Hüküm. Eleysallahu bi ahkemil hakimin. Hakimlerin hakimi. O hüküm sahibi her şeye, her şeyden haberdardır. İşte bak, bunun karşılığı ne diyor? O kulları üzerinde her türlü hallerine vakıftır. O hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden haberdardır. Bak ayet nasıl geliyor güzel güzel. Burada ne diyor?

O kulları üzerinde her türlü tasarrufa sahiptir. O hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden haberdardır. Evet. O insanların üzerinde Allahu Teâlâ hiçbir hükmü yoktur. Tekrar ediyorum. Bizim üzerimizde Allahu Teâlâ'nın hiçbir hükmü yoktur. Niye yok? Eğer bizim üzerimizde hüküm sahibi olsaydı bizi irade sahibi yapmazdı. Biz kendi iradelerimizle Allahu Teâlâ'dan arzu ve isteğimizi istedik. O da bizim oradaki arzu ve isteğimize göre senaryomuzu yazdı. Muradımızı kader olarak bize işledi ve artık onu bir daha da değiştirecek yoktur. Çünkü o kaderlerimize göre alemler programlandı, biz de programlandık. Bizim kıyamete kadar insanların gelecekleri, neler yapacakları, ne edecekleri saniye saniye Allah indinde bellidir. Bu durumda alemler programlıdır, o program üzere devam edecek. Hani Allahu Teâlâ bu söylediğime şu ayet-i kerimeleri getiriyor.

Ne diyor? Onlar bir tuzak hazırlar, biz de bir tuzak hazırlarız ama biz tuzak hazırlayanın en hayırlısıyız diyor. Ne demek bu? Biz bu alemleri programladık. İnsanlar bir tuzak hazırlarlar, o tuzak içerisinde benim bu alemleri programımın dışına çıkarlar veyahut da kendi kaderlerini dışına çıkarlar. Bu durumda biz hazırlamış olduğumuz tuzaklarla onları kendi kaderleri içerisine sokarız. Niçin? Siz nasıl bir insan olduğunuzu ispatlamadan öleceğinizi mi zannettiniz? Ayet-i kerimesine göre. Kişi eğer Allahu Teâlâ tuzak hazırlayıp da kişiyi kendi kaderinin dışına çıkacak şekilde ona bir müsaade etmiş olsaydı, kişi derdi ki ben senden böyle bir şey istemedim.

Dünya aleminde ben böyle bir hisse kapıldım. Bunu yaptım. Sen de beni durumumun içerisine soksaydın der. Doğru mu? Doğru. Evet. Şimdi bu neye benziyor? Bu neye benziyor? Okyanusta bir gemi gidiyor. Geminin pusulası sapıttı. Yolu değişti. Ne yaptı? Kişinin elinde telefon var. Telefonla beraber uydudan efendim gideceği yerin yol haritasını çekti. Kendisini gene yola soktu. Evet. İşte Allahu Teâlâ da pusulasını şaşıranları böyle yola sokar.