En-Am Suresi 39. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 20 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

En-Am Suresi 39. ayeti kerime; (Yanlış açılmış şekli)- Ayetlerimizi yalanlayanlar cehalet ve küfür karanlığında kalmış birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu şaşırtır, dilediği kimseyi de doğru yola iletir. (Doğru Açılış Şekli)-Ayetlerimizi yalanlayanlar cehalet ve küfür karanlığında kalmış birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah’tan dileyen sapıklık üzerine, dileyen de doğru yol üzerinde bulunur.

Videonun metni

En'am Suresinin 39. ayet-i kerimesi, yanlış açılanı okuyorum. Ayetlerimizi yalanlayanlar cehaletle küfür karanlığında kalmış birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Buralar doğru, burada bir şey yok. Allah kimi dilerse onu şaşırtır kulları arasından nasıl ayrım yapıyor, görüyor musun? (?) Evet, kimi dilerse onu şaşırtacak. Peki Allah dilediği kimseyi şaşırtacaksa Allahu Teâlâ da bir kelamıyla diğer kelamını tekzip etmeyecekse, yalanlamayacaksa, Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına göre bütün insanlar da Allah'ın kulu olduğuna göre Allah'tan yalnızca ümidini kafirler keser dediği ayet-i kerimesine göre, bu konuştuğu birbirini tutuyor mu, tutmuyor mu?

Diledi çünkü kimi dilediyse. E senden başka girecek kapı yoksa, Allah'tan başka girecek hiçbir kapı yoksa, Allahu Teâlâ'nın da affetmeyeceği hiçbir günah yoksa şimdi ne diyorsun burada? Allah kimi dilerse onu şaşırtır.

Ben ne kadar o zaman senin kapına gelirsem geleyim, eğer beni şaşırttıysan Allah'ın selameti başıma olsun. Bir daha da beni doğrultacak da değilsin. Yanlışları görüyorsunuz burada. Dilediği kimseyi de doğru yola iletir. İşte bu ayet-i kerimeye göre hocalar Kur'an yalnız İslam'a geldi diyor. Müslümanlara geldi diyor. Bu hoca ha. Kulağımdan duyduğum. Evet. Allah ıslah etsin demekten başka bir çarem kalmıyor. (?)

Şimdi doğrusunu okuyoruz buna. Ayetlerimizi yalanlayanlar cehaletle küfür karanlığında kalmış birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Öyle ya. Ayetlerimizi yalanlayanlar cehalette küfür karanlığında kalmış birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah'tan dileyen sapıklık üzerine, dileyen de doğru yolu (?) üzerinde bulunur diyoruz. Bak dileyen aynı sapıklık üzerine, dileyen de doğru yolu üzerine bulunur. Allah dilediğini şaşırtmaz, dilediğini de doğru yola getirmez. Eğer dilediğini doğru yola getirseydi, dilediğini de şaşırtsaydı, Biz Kur'an'dan önce onları bir azap ile helak etseydik şöyle derlerdi diyor (?) Bize peygamberler ve kitaplar gönderseydin şu aşağılık rüsveyle düşmeyecek demese diyecek olmasa bu alemleri (?) yaratıp da sizi bu aleme gaip bir aleme göndermezdin diyor. Allahu Teâlâ, Allahu (?) Teâlâ eksik sıfattan münezzeh. Bizim Elestü bi-Rabbiküm hitabında Allahu Teâlâ'ya nasıl bir ahit verdiğimizi Rabbimiz biliyor. İşte biz sizi Kur'an'dan önce dediği insanları dünyaya göndermeden evvela sizlerden ahitleştiğimiz zaman, sen cehennemliksin, sen de cennetliksin, hadi bakalım gidin derdi.

Öyle yapmadı. Ne yaptı? Eksik sıfattan münezzeh olduğu için bize dünyaya getirdik, gayb bir aleminde Rabbimizi bilmemizi istedi. (?) Peki bu eksik sıfat, eksik sıfat diyor da buradaki eksik sıfatın manası ne? Bu ayetteki eksik sıfatın manası ne? Kim söyleyecek?

Hepiniz biliyorsunuz da karıyamıyorsunuz. (?) Buradaki eksik sıfatın manası, Allahu Teâlâ Elestü bi-Rabbiküm, sizin Rabbiniz dediği zaman ruhundan bir cüz'ü verdiği insanı zatının benzeri olarak yarattığı için insan Rabbini kendisi gibi gördüğünden dolayı Allah'a inanamadığı hayalindeki Rabb'i bekledi. İşte beni diyor kendiniz gibi gördünüz, bana inanmamış olabilirsiniz. Şimdi diyor ben sizi zatımın görünmediği gaip bir aleme göndereceğim. (?) Size peygamberler ve kitaplar da göndereceğim. Orada yine siz aynı işi işlersiniz diyor. Çünkü sizin fıtratınızda bu var. Ben de sizin arzu ve isteğinizi size hiçbir şekilde korkutmadan, şiddet kullanmadan, tazyik etmeden kendi muradınızı size senaryo olarak yazdım.

Kader olarak da sizi karakterlerle işledim diyor. Kendi arzu ve isteğinizi. Yoksa ne Allah'ın dilemesi var onun üzerinde ne de Allahu Teâlâ dilediğini cennete dilediğini cehenneme sokar. Dileyen cennete gider, dileyen de cehenneme. Alemleri yaratan bu alemlerin sahibi Allah'ı inkar ederse, kendi nefsani duygularının peşine takılır da hakkı görmek istemezse, nefsine uyar, şeytanın boynuna taktırdığı, taktırdığı boyunduruğu, öküzü yahut hayvanı peşinde çektiği (?) gibi şeytanın peşinde giderse, elbette ki Allah'a inanmaz. Yahut inanmak istemez. Evet.