En-Am Suresi 111. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Ayet-i kerimesi herhalde tam manasıyla açılmamış. Şimdi bunu size yanlışıyla, doğrusuyla açacağız. Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı, bu onlara dediği gayrimüslimler. Ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdi. Fakat çokları bunu bilmezler diyor. Şimdi burada, yanlış şurada Allah'ın dilemesinde. Burası yanlış. Halbuki orası yine de onlar dilemedikçe, neyi? Rabbim sen benim Rabbimsin senden başka hiçbir ilah yok demedikçe Allah'a inanacak değillerdir diyoruz. Doğrusu bu. Çünkü irade insanın elinde. Küllü irade Allahu Teâlâ.
Biz irademizle Allahu Teâlâ ile anlaştığımız zaman bizim arzu ve isteklerimizi bize kader olarak yazdı. Hiçbir şekilde bize arzu ve isteğimize mani olmadı. Burada şimdi benim irademi üstünden kaldırıyor. Direkt Allah dilemedikçe diyor. Şimdi burada Allahu Teâlâ'yı birkaç yönüde suçluyorlar. (?) Buradaki çözüm bir tanesi şu.
Biz insanı hatalı yarattık. Eksik yarattık. Eğer biz insanı hatadan ari yaratmamış olsaydık (?) onları helak eder. Hata işleyen kullar yaratırdık diyor. Şimdi bu ayet-i kerimeye göre ben hata işledim de eğer seni inkar ettiysem, beni zaten eksik yarattın. Ben bu eksikliğimle seni inkar ettim. Şimdi sen niçin beni hatalı yaratmana rağmen ben hatayla bu şekilde konuşmama rağmen beni ebedi cehennemlik yaptın der mi insan? Der buna. İşte burada hiçbir şekilde Allah'ı suçlayamazsın. İşte Allahu Teâlâ zatını hiçbir kimse yargılayamayacak şekilde. Allah'ın Allah'lık sıfatı. Hiçbir kimse ona sorgu sualde bulunamayacak.
Çünkü tüm yapacağı soracağı işleri fiili olarak işleyecek ve sorudan kesilecek. İşte burada ne diyor? Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdir. Burada Allah'a bağlıyor. Madem ki ben eksik yaratıldım, ben burada bir hata ettim, beni dile. Ben de diğer insanların yani sevdiğin insanların arasına kat diyebilir. Fakat burada doğrusu yazılıyor. Yine de onlar dilemedikçe Allah'a inanacak değillerdir. İşte fakat çokları bunu bilmezler. Yani bu şekilde inkar edip de dönenler hariç diğer çokları bunu bilmezler. ne güzel ayet ayeti Arapça bilmek kâfi değil benim Arapçam yok ben Arapça bilmem nereden biliyorsun hocam benim dünyada da hocam yok evet iki kelimeye geldik yalnız şunu şöyle söyleyeyim Abdülkadir Geylani hazretlerine Allahu Teâlâ Ya Rabbel Alemin diyor.
Buyur gelenin Rabbi. (?)
Bir insanlar diyor kitap okusa o kitaptan sonra sana gelmeye çalışsa seni diyor bulabilir mi? Beni diyor bulmadan evvela o kitapları okumuş olsa o kitaplarla onun benim aramda perde olur ve beni bulamaz diyor. İşte kitaplar arkada insanların onlara bakıyorlar içlerinde gayrimüslimin ayetleri bozdukları gibi, meallerini ayeti bozamaz meallerini bozdukları gibi onları o bozuk ayetlerle gayrimüslimin inancına aklını ipotek ediyor ve Allahu Teâlâ'yı suçlayarak ayetleri açıyorlar şimdi buyur doğrusu benim yeşille yazdığım mı yoksa kırmızıyla işaretledim mi? Ne diyor? Bir de o ki, eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdir, diyor.
Bu ne demektir? Biz onlarla Kalu Bela'da ahitleştik. Ahdine göre kaderini yazdık. İndimizde bir kitap var ki, Levh-i Mahfuz'da mahfuzdur, ona sonra da ne bir ilave ne bir eksiklik yapılır diyor. Ne demek bu da? Eksik sıfattan münezzeh olan Allah her şeyi insanların söylemiş oldukları yahut arzularına göre, kaderlerine göre alemleri programladın diyor. Artık bu program bir daha değişecek de değil diyor. Burada ne demek Allah dilemedikçe yine de inanacak değillerdir? Yani biz o programlara göre bunları yazdık. Yazdık. İçlerinden bazıları müstesna. Kim bunlar? Fakat çokları bunu bilmezler. Bak. Bazıları müstesna. Ne demek bu?
Kişi aklı başına gelir de dönerse eğer Allah'tan başka hiçbir ilah yok derse bunlar müstesna. Ben affederim diyor. Ne güzel söylüyor. Burada şimdi bu mu doğrusu? Yoksa onlar dilemedikçe Allah'a inanacak değillerdir. Fakat çokları bunu bilmezler. Bu da şu ayet-i kerimeyi simgeliyor. Allahu Teâlâ sizin Rabbiniz benim dediği zaman lahut alemindeki insanlara ruhlarımız orada üç kısma ayrıldı. Ne diyor? Sağcılar, solcular ve orta mukarrebin sınıfı. Ne diyor? Ve eshab-ı meymeneti ma eshab-ı meymene ve eshab-ı meş'emeti ma eshab-ı meş'eme ey sağcılar, ey solcular. Ves sabikunes sabikun, ulaikel mukarrabun, fi cennatin naim. (?) Bu üçüncü cümle sabıkın cümlesi diyor.
Evliya, enbiya, şehitler, şehadeler cümlesi. Orada herkes ahdini verdi. Herkes kendi kaderini yaşayacak ve nasıl bir insan olduğunu ispatlayacak. Evet, bu durumda birçok ayet var bunun hakkında ve devamlı da birbirini teyit eder. Ama böyle yanlış açılışlarla bütün bazı ayetler birbirini tekzip ediyor. Ve Allahu Teâlâ'yı da sıfatlıyorlar bu durumda. Bu ayetlerin meallerine göre bir gayrimüslim bunları inceleyecek olursa bunda da sapıklık vardır. ver yani bunu ya diyor zaten evet (?) şimdi Ömer evladımız bin tane basacak bizim bu yeni açılan ayetlere göre efendim yeni açılan ayetlerin yanında yıldız olacak yıldız yıldızı gördükleri zaman bu nedir demeyecekler Nedir bu?
Bu diğer kitaplarda yanlış açılan ayetin doğrusu diyecekler. Evet zaten baskı olarak da başında onu belirtecek. Değil mi? Evet.