En-Am Suresi 165. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Durum böyle.
165. ayet-i kerime, En'am Suresinde 165. ayet-i kerime yanlış açılmış. Bu da yanlışını okuyorum. Sizi yeryüzünün halifeleri kılan... Ne güzel söylüyor. Halife nedir? Halife bir kişinin yerine bir yeri bırakıp onun başına tayin ettiği kimseler halife. İşte Allahu Teâlâ ruhundan insana verip, ruhundan mürcizliyle insanı yaratıp yeryüzüne indirdiği zaman onu hür (?) iradesiyle yeryüzünde yarattıklarının halifesi kıldı. Yani bütün yeryüzündeki varlıkların sorumlusu, başı. Onun için siz israf etmeyin, gereksiz yere canları dövdürmeyin diyor Allahu Teâlâ. (?) Halife bu. Hür insan. Hür irade. Ne diyor? Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği nimetler hususunda sizi denemek için.
Şimdi bak burada olmuyor. Denemek. Allahu Teâlâ'nın hiçbir kimseyi denemeye ihtiyacı yok. Çünkü o ne yapacağımızı biliyor. Onun için yeryüzünde bizi kendi irademiz içerisinde serbest bıraktı ve yapmış olduğumuz fiili icraatlarla yarın kıyamette yapmış olduğumuz sevap ve günahlarla bizi hesaba çekecek. (?) Onun için bizi denemeye ihtiyacı yok. Ne diyor? Sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerine üstün kılan odur. Haydi. Şimdi bak. Kimimizi kiminizden derecelerine üstün kılmış. E şimdi ben de derdim ki benim suçum neydi? Beni de sen diyenlerinden üstün kılsaydın. (?) Öyle ya. Sen yaratıcısın.
Yarattıklarına zulmetmezsin. Senin merhametin rahmetin kainatı kapsamıştır. Rahmetim diyor gazabımı aştı. (?) E bu durumda. Niçin? Birimizin birbirimizden üstün kıldın. Bak ne güzel. Soru bu. Ne diyecek Allahu Teâlâ bu soruma karşı hiç? Devam ediyoruz şimdi.
Kimimizi kimimizden derecelerle üstün kılan odur. Şüphesiz Rabbin cezası çabuk olandır. Hem birbirimizi üstün kılıyor hem de aşağıdakilerimizi cezalandıracak. Ve gerçekten o bağışlayan merhamet edendir. Bu sefer de bağışı bol. Birbirini tutmayan kelimeler. Tabii ki bu şekilde bu ayetler açılırsa akl-ı selim olan insan da İslam dininde böyle şey... diyor. O da hurafelerle dolu diyor. Hurafelerle. Şimdi doğrusunu açıyoruz. Sizi yeryüzünün halifeleri kıldı. Evet. Bizi hür yarattı. Hiçbir insan yeryüzünde köle olarak yaratılmadı. Size verdiği nimetler hususunda, bize verdiği nimetler hususunda kiminiz kiminizden dereceler bakımından üstündür.
Neye göre? Allahu Teâlâ'ya vermiş olduğumuz ahdimize göre, ona sevgi bağımıza göre, onu efendim Rab olarak bilmemize göre, o kalbimizin esrarını bildiği için bizim derecemize göre bizim kaderimizi bize yazıyor. Yani senaryomuz ahiret aleminde vermiş olduğumuz dereceye göre, ahde göre senaryomuz yazılıyor. Ne diyor burada da? Bir daha okuyalım. Size verdiği nimetler hususunda kiminiz kiminizden dereceler bakımından üstündür. Tabii kimisi yemek yer, ya ne biçim yemek bu der, ya bu işte yemek mi? Kimisi aşkı muhabbetle oturmuş sevgilisiyle yemek yer, onun verdiği yemeğe, ikramıyla kendi nefsini o adama satar, efendim, kimisi de Allahu Teâlâ'nın verdiği nimetleri yediği zaman şükreder, Rabbim sana hamdü senalar olsun der. Kimisi de yemek yerken o denizlerde boğulan, aç açıksız gezenler aklına geldiği zaman Rabbimizin kişiye vermiş (?) olduğu nimetler karşısında yemek boğazına dikilir, gözlerinden yaşlar akar. Rabbim sen her şeye kadirsin, bize verdiğin gibi o mazlumları da, senin kulların, onlara da ikramda, efendim sonsuz ikram eden, onlara da nail eyle ya Rabbim der ve şükrünü böyle eder. Bak derece derece bunlar, derece derece. Evet.
Yoksa Allah kimseyi derecelendirmedi. Evet. İnsan kendi kendini derecelendirdi. Ne diyoruz? Sizi yeryüzünün halifeleri kıldı. Size verdiği nimetler hususunda kiminiz kiminizden dereceler bakımından üstündür. Bu durumda birbirinize, birbirinizle denenirsiniz. Birbirinizle biz deneniriz, nasıl insan olduğumu çıkartırız. Deneme birbirimizle. Allah bizi denemez. Biz birbirimizle imtihan oluruz. İmtihan. Deneme de o evde, imtihan da öyle. (?) Birbirimizle. Şüphesiz Rabbin cezası çabuk olandır. Sürsüleri cezalandırır. (?) Ve gerçekten o bağışlayan merhamet edendir. Eğer kişi Allahu Teâlâ'ya zarar, af-ü mağfiret dilerse bağışlaması Rabbimizin boldur. (?) Evet.