Araf Suresi 163. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 21 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Araf Suresi 163. ayeti kerime; (Yanlış açılış şekli)- Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani! Onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü cumartesi tatili yaptıkları gün, balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi. Cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz, yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihan ediyorduk. (Doğru açılış şekli)- Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani! Onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü cumartesi tatili yaptıkları gün, balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi. Cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. Onların yoldan çıkmalarından dolayı (kendilerinin nasıl bir insan olduklarını kendilerine şahit tutmak için) imtihandan geçiyorlardı.

Videonun metni

Yüz altmış üçüncü ayet-i kerimede yanlış açılan ayet-i kerime ne diyor? Onlara deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Cumartesi ahalisi, bunlar maymuna çevirdi suretlerini. Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. (?) Çünkü cumartesi tatili yaptıkları gün balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi. Cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihan ediyorduk diyor.

Şimdi burada cumartesi ahalisi Allahu Teâlâ'ya işçende (?) bulunuyor. Allahu Teâlâ da onlara bir ceza veriyor. Ceza. Yola gelsinler diye. Cezası der ki cumartesi günü avlamayacaksınız. Diğer haftanın altı gününü avlanacaksınız.

Haftanın altı günü denizde balık yok. Cumartesi günü balık, deniz kaynıyor. Denizde balık kaynıyor. İçlerinden bir tanesi diyor ki siz dalgakıran yapın. Balıklar cumartesi günü gelince, diyor, dalgakıranı kapatın. Diğer günler burada avlanın. Bir rivayette de şeytanın öncülüğü, bunlara heva verilmesi. Bu durumda (?) insanlar dalgakıran yapmaya başlıyor. Papazları da bunlara geliyor, nasihat ediyor. Bu sizin yaptığınız ilahişedir. (?) Allahu Teâlâ sonra sizi cezalandırır. Siz bundan vazgeçin. Bakıyor ki vazgeçmiyorlar. Bunlar da ne yapıyorlar?

Papazlar kendi aralarında bu insanlarla bir set örmeye başlıyorlar. Set. Set örüyor. Set örülene kadar da bunlara devamlı nasihat ediyorlar. Fakat insanlar bu nasihatten ders almıyorlar. Onlar dalgakıranı tamamlıyorlar. Papazlar da onlarla kendi aralarındaki seti tamamlıyorlar. Ve soruyorlar papazlara diyorlar ki siz niçin bu seti yapıyorsunuz. (?) Ola ki diyor Allahu Teâlâ onlara bir musibet verirse biz onlardan ayrılalım diye bunu yapıyoruz diyor. Ve nihayet cumartesi günü deniz balık kaynayınca bunlar dalgakıranından denizi (?) kapıyorlar. Diğer günler avlanınca Allahu Teâlâ bunların suretlerini maymuna çeviriyor.

Evet. Papazlar da şehre geliyorlar. Bakıyorlar ki şehirde maymunlar dolaşıyor. Gözlerinde de yaşlar akıyor. Üç gün daha yaşamışlar. Ve orada helak olmuşlar. İşte Darwin'in insan maymundan geldi dediği iskelet de bu iskelet. Yani cumartesi ahalisinin maymuna çevirişinin iskeleti. Evet.

Doğrusunu okuyoruz. Onlara deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. (?) Çünkü cumartesi tatili yaptıkları gün balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi. Cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. Onların yoldan çıkmalarından dolayı kendilerine nasıl bir insan olduklarını kendilerine şahit tutmak için imtihandan geçiyorlardı. İmtihandan. Yoksa onlara kendilerini nasıl vereceği, onlara nedir işte (?) böylece biz yoldan çıkanlardan dolayı onları imtihan ediyorduk diyor. Yani Allahu Teâlâ onları bilmiyor ne olduklarını.

Onları imtihan ediyor. O imtihan neticesinde onları cezalandıracak. Halbuki Elest bezminde Allahu Teâlâ insanlarla ahitleştiği zaman onların ne (?) yapacağını da biliyor. Öyleyse bu da parantez içerisinde kendilerine nasıl bir insan olduklarını kendilerine şahit tutmak için parantez kapalı imtihandan geçiyorlardı. Evet.