Tevbe Suresi 24. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 21 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Tevbe Suresi 24. ayeti kerime; (Yanlış açılış şekli)- De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Rasul’ünden ve Allah yolunda cihat etmekten daha sevgili ise, Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez. (Doğru açılış şekli)- De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Rasul’ünden ve Allah yolunda cihat etmekten daha sevgili ise, Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Fasıklığa devam eden topluluklar Allah’ın hidayetine eremezler.

Videonun metni

Sen rüya tabiri söylememelisin. Evet. 24. ayet-i kerime. Tevbe Suresi'nin. De ki, eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler, size Allah'tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez. İşte deminki gibi fasıklar topluluğu o hal üzere devam ettiği müddetçe Allah'ın hidayetine erilmez. Söylüyor, söylüyor, söylüyor. Sonunda bir kelimeyle Allahu Teâlâ'yı sıfatlıyorlar. Biz de onları, ayetleri olduğu gibi yanlış olarak işaretliyoruz.

Sonunda da diyoruz ki, de ki eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşlerimiz, hısım akrabamız, kazandıklarımız, mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler, size Allah'tan, Resulünden, Allah yolundan cihad etmekten daha sevgiliyse, Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Buralar hep doğru. Onlarla beraber. Fasıkla devam eden topluluklar Allah'ın hidayetine eremezler. (?) Ne güzel. Hep insanın kendisinde yapmış olduğu irade-i cüziyesiyle vermiş olduğu kararlarla ahdinin senaryosu ahirette yazılmış, artist olarak (?) burada oynuyor o senaryoyu. Niye Allah onun senaryosunu değiştirsin?

Eğer onun senaryosunu değiştirirse benimki ne değiştirsin, onunkini ne değiştirsin, kafirinkini ne değiştirsin? Halbuki Allah ne diyor? Ayet-i kerimede biz dilemesek siz dileyemezsiniz diyor. Ne demek bu? Bunun manasını da bilmiyorlar ki. Biz sizlerle ahitleştik. Bu ahdin kaderini size yazdık. Bu senaryoyu, bu kaderi değiştirecek bir kuvvet varsa o da benim diyor. Bunu ancak ben değiştirebilirim. Ama benden de bir söz vaki oldu diyor. Cennet ve cehennem. İndimizde bir kitap var ki levh-i mahfuzda mahfuzdur. Ona sonradan ne bir ilave ne de bir eksiklik yapılır diyor. Buyur. Yazılan yazılmış, biten bitmiş.

Allah'ı niye suçluyorsun? Kendinde niye aramıyorsun bunu? Niçin kendini suçlamıyorsun? Niçin şeytanın söylediği iğvaya kapılıyorsun, onun kemendini boynuna takıp peşinde sürükliyorsun da sürükleniyorsun da Allah'ın kelamına niye sırtını dönüyorsun? Allahu Teâlâ aduvvî ve aduvvekum diyor. (?) Nedir bu? Sizin düşmanlarınız ve Allah'a düşman olanlar. Bunu da yanlış çözüyoruz. Allah düşmanı, Allah'ın düşmanı diyor. Allah (?) kimseye düşman değil. Allah benim aklıma sığmaz, senin aklına da sığmaz. Allah, eleysallahu bi-ahkemi'l-hâkimîn. Herkes yaptığından hesaba çekilecek. Bu durumda. Benim düşmanım kim?

Ya düşmanım bende, bende. Üç tane düşmanım var benim. Nefsim bir. Nefsim. Dünya iki. Beni aldatır. Şeytan üç. Üç tane düşman da bende. Üç tane dost da bende. Aklım var. Akıl bir. Allah'ın sana verdiği ilham var. Bu iki. Üçüncüsü de aklıma gelmedi.

İmanın var. İman. Üç. İman. Akıl. İlham. İlham. Şimdi. Üç dost da. Üç düşman. (?) İrade sende. İstersen düşmanın safına geç. İstersen hakkın safına geç. Sen Allah'ı niye suçluyorsun?

Evet.