Yunus Suresi 88. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 21 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Yunus Suresi 88. ayeti kerime; (Yanlış açılış şekli)- Musa dedi ki: Ey Rab’bimiz! Gerçekten sen Firavun ve kavmine dünya hayatında ziynet ve nice mallar verdin. Ey Rab’bimiz! (Onlara bu nimetleri) İnsanları senin yolundan saptırsınlar ve elem verici cezayı görünceye kadar iman etmesinler, diye mi (verdin)? Ey Rab’bimiz! Onların mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver. (Doğru açılış şekli)- Musa dedi ki: Ey Rab’bimiz! Gerçekten sen Firavun ve kavmine dünya hayatında ziynet ve nice mallar verdin. Ey Rab’bimiz! (Onlar bu nimetlerle) İnsanları senin yolundan saptırıyorlar. Elem verici cezayı görseler de ta ki (içlerindeki hakkı bulacak olanlardan başkası) iman etmezler. Ey Rab’bimiz! Onların mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver.

Videonun metni

Kendi iradesiyle insan kendisini mühürlettirdi. Evet.

Yunus Suresi'nin 88. ayet-i kerimesi de yanlış açılan bir ayet. Musa dedi ki: Ey Rabbimiz, gerçekten sen Firavun ve kavmine dünya hayatında ziynetle nice mallar verdin. Ey Rabbimiz, onlar bu nimetler insanları senin yolundan saptırsınlar ve elem verici cezayı görünceye kadar iman etmesinler diye mi verdin diyor. Bak Allahu Teâlâ'ya şikayette bulunuyor böyle.

Ya kim bunu söyleyebilir Allah'a? Hz. Musa'ya nasıl yalan uyduruyorlar? Ey Rabbimiz onların mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver. Ve Allahu Teâlâ'ya efendim akıl veriyor yani. Evet.

Halbuki Musa dedi ki: Ey Rabbimiz, gerçekten sen Firavun ve kavmine dünya hayatında ziynetle nice mallar verdin. Bak ziynetle nice mallar verdin. Halbuki burada ne diyor? Gerçekten sen Firavun ve kavmine dünya hayatında ziynetle nice mallar verdin. Dünya hayatında nice mallar verdin. Ey Rabbimiz onlar bu nimetleri, insanları senin yolundan saptırsınlar ve elem verici cezayı görünceye kadar iman etmesinler diye mi verdin diyor. Devam ediyoruz şimdi burada. Kralın ve kavmine dünya hayatında ziynetle nice mallar verdin. (?) Ey Rabbimiz onlar bu nimetlerle insanları senin yolundan saptırıyorlar. Allah da biliyor bunu. Saptırıyorlar.

Elem verici cezayı görecek, elem verici cezayı görseler de ta ki içlerindeki hakkı bulacak olanların olanlardan başkası iman etmezler. Ta ki onlar. Ne diyor?

Ne diyor?

Ey Rabbimiz, onlar bu nimetleri, nimetlerle insanları senin yolundan şaşırıyorlar, saptırıyorlar, doğru. Elem verici cezayı görseler de, ta ki içlerindeki hakkı bulacak olanlardan başkası iman etmezler. Ey Rabbimiz, onların mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver. Evet, burada bütün umumumu aldattırıyor içeriye yani onların nimetleri insanları (?) senin yolundan saptırsınlar ve elem verici cezayı görünceye kadar iman etmesinler diye mi verdin diyor. Yani Allahu Teâlâ'ya bir soru soruyor böyle. ama ki burada ey Rabbimiz onlar bu nimetlerle insanları senin yolundan (?) saptırıyorlar. Elem verici cezayı görenler de ta ki elem verici cezayı görseler de elem verici cezayı görseler de ta ki içlerindeki hakkı bulacak olanlardan başkası iman etmezler.

O da biliyor. Ne güzel söylüyor. Peygamber bu. Kimin iman edilip etmeyeceğini elestü bi-Rabbiküm hitabında Allahu (?) Teâlâ'ya güzel ayet verenlerin onların içerisinde yaşadıklarını ve onların da imana (?) geleceklerini bilmiyorlar mı? Bir peygamber bu. Evet. Elem verici cezayı görseler de ta ki içlerindeki hakkı bulacak olanlardan başkası iman etmezler. Ey Rabbimiz onların mallarını yok et. Kalplerine sıkıntı ver diyor. (?) Onlara beddua ediyor yani böyle. Evet.