Hud Suresi 119 ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Sağdan mı başlayalım, soldan mı? Sağdan başlayalım. O Hud Suresinin 119. ayet-i kerimesi yanlış açılmış. (?) Ne diyor? Ancak Rabbinin rahmet ettikleri müstesnadır.
Yani niye gözümü böyle yapıyorum? Onu da anlatayım da bir misalle, ondan sonra. Zenginin bir tanesi, bir maymun. tutmuş maymun. Efendim benim evime hiçbir hırsız giremez demiş. Hırsızların piri de. Ben demiş ki sana yüz lira, yüz altın. Adam zengin adam. Sen de yüz altın yok. Ben diyor yüz altınım yok diyor. Bir altın koyayım diyor. Bir altın koyacağım. Ben de sana on altın vereceğim diyor eve girersen.
Şimdi maymun da kuşu çırptırmıyor evin etrafından. (?) Hırsız ne yapıyor? Maymuna aşağıdan o duvar üstünde. Duvarlarla da çevrilir. Aşağıdan muz atıyor maymuna. Maymunların çok sevdiği muz. Muzu yiyor. Atıyor muzu yiyor. Maymunla arkadaş oluyor. Duvara çıkıyor. Ona muz veriyor. Oynuyor falan. Derken içeri giriyor. Yatak odasında hanımının söyleme sahip de külotunu (?) alıyor. Geliyor. Ertesi gün o sözleştiği gün içerisinde adam da geliyor. Ne oldu diyor. Vakit doldu diyor. Alabildin mi diyor.
Ona gizliden hanımının külotunu gösteriyor. Efendim al diyor on altını. Geliyor maymuna güzel bir dayak atıyor. Öyle bir dayak atıyor ki maymunu akıllandırıyor. Demiş ki hadi bir daha demiş gel sen bir altın koy ben de yüz altın koyayım demiş.
Tamam demiş o da hırsızdan. Neyse gene maymunla arkadaş ya maymuna efendim muz atıyor. Maymun alıyor muzu yiyor yukarı çıkarken şey yapıyor. Ya biz arkadaşlık diyor. O bir defaydı diyor.
Evet.
Ayeti anlatıyorduk. Dur bakalım şimdi. Biz de şimdi bak. Ne diyoruz? Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır.
Rabbin onları, insanları bunun için yarattı. Rabbinin ant olsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağını sözü de yerini buldu diyor. İyi dikkat edin. Rabbin ant olsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağını. Şimdi biz doğrusunu yazıyoruz. Ancak Rabbinin merhametine sığınanlar müstesnadır. Bak ne dedik? Burayı maymunun şeyini vermiştik. Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Öyleyse Allahu Teâlâ Ahmet'i seviyor ama içkide kumarda olsun onu seviyor ya, ona rahmet edecek. Sen hadi geç ben seni seviyorum. Sen böyle yapıyorsun ama hadi git buradan. Hadi cennete git. Öyle değil.
Allahu Teâlâ o hakimlerin hakimi. Öyleyse ancak Rabbinin merhametine sığınanlar müstesnadır. Yoksa ancak Rabbinin merhameti, merhamet ettikleri müstesnadır değil yani. Ayet yanlış açılmış burada. Allahu Teâlâ'yı sıfatlamışlar burada. Allahu Teâlâ bütün eksik sıfatlardan münezzehtir. Zaten Rabbin onları, insanları bunun için yarattı. Rabbine hamd olsun ki cehennemi günahkarların tümüyle insanlar ve cinlerle (?) dolduracağım. Orada ne diyor? Cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağım diyor. Hiçbir cennete giren olmayacak. Halbuki burada günahkarları parantez içerisine açacaksın bunları. Günahkarların tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağını, dolduracağım sözü de yerini buldu diyor. Yerini buldu.
Yani ahiret aleminde Allahu Teâlâ vaadinden vazgeçmeyeceği için kim Allah kadar sözüne sadakat gösterir ayet-i kerimesine göre orada Allah'a arkalarına dönenler efendim bu durumda cehennemi satın almış olan insanlar durumuna düşecekler. Şimdi burada Allahu Teâlâ ayet-i kerimesinde, 17. ayet-i kerimesinde şöyle söylüyor zaten. Burası da çok mühim. Burayı güzel bilmeniz lazım. Yanlış açılan ayeti okuyorum. Onların, münafıkların durumu, karanlık gecede yakan bir ateş misalidir. Efendim, gayrimüslim münafıklar, karanlık gecede ateş yakacak. Mümkün mü bu ateş yakması? Mümkün mü? Şimdi ateşin manası nedir?
Karanlık nedir bilmiyorlar. Karanlık nedir, ateş nedir? Şimdi onları da açacağız. Ateşe etrafını, ateş etrafını aydınlattığında Allah hemen onların aydınlığını giderir ve onları karanlıklar içerisinde bırakır. Böyle bir Allah olur mu ya? Allah bu Kur'an-ı Kerim'i alemlere rahmet göndermedi mi? Sen eğer aydınlık içerisindeysen sen hiç bu karanlığa gömülür müsün? Aydınlık nedir? Şimdi İbrahim Suresinin İbrahim Suresinin birinci ayet-i kerimesini okuyalım. Bakalım burada ne diyor?
Bak ne diyor İbrahim Suresi.
Evet, geliyor şimdi İbrahim Suresine.
Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa.
Karanlık nedir şimdi açacağım size.
Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa. Yani her şeye galip ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna çıkarmak için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Aydınlık budur aydınlık. Alemlere aydınlık. Biz önümüzü görmeyecek kadar karanlıklar içerisindeydik. İşte Allahu Teâlâ peygamberler ve kitaplar gönderdi. İnsanların önünü aydınlattı. Hangi müşrik, hangi efendim kafiroğlu kafir karanlıkta ateş yakacak. İşte bunun doğrusu şu. Onların yani münafıkların durumu karanlık gecede yanan bir ateş misalidir. Karanlık gecede. Yani biz insanlar dünyaya geldik ne yapacağımızı bilmeyecek kadar önlerimiz karanlıklar içerisinde.
İşte Allahu Teâlâ o karanlık durumunu bizim önümüzde aydınlatmak için Kur'an'ı gönderiyor. Kur'an'ı. Yanan bir ateş misalidir. Ateş etrafını aydınlattığında ateşi söndürenler ateşe arkalarını dönenler kendilerini karanlıklar içerisinde bırakırlar artık görmezler. Ey insan! Sen Allah'a nasıl sıfat diyorsun böyle? Nasıl açmışsın bu ayetleri böyle? Evet. Onun için Kur'an Kur'an'da değişiklik olmaz. Ayette de değişiklik olmaz. Kur'an'ı biz indirdik diyor. Kıyamete kadar bekçisi biziz diyor Allahu Teâlâ. Onun tek bir harfinde ne tahrifat ne de tahribat olur. (?) Bu durumda Kur'an'ı değiştiremedikleri için ayetleri değiştirmişler.
Yani manalarını değiştirmişler. Allahu Teâlâ'yı sıfatlamışlar. Allah senin aklına sığar mı? Hangi akılla sen? Bu ayetleri bu şekilde açıyorsun insanlara Allahu Teâlâ'yı sıfatlayarak. Dünyanın beş kuruşluk köklüğüne tenezzül ederek (?) Allah'ın yarın ahirette onun huzurunda hesaba çekileceğini efendim hesaba katmadan ahiret alemini zindana çeviriyorsun. Evet.