Yusuf Suresi 110. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 21 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Yusuf Suresi 110. ayeti kerime; (Yanlış açılmış şekli)- Nihayet Peygamber’ler ümitlerini yitirip de kendilerinin yalana çıkarıldıklarını sandıkları sırada onlara yardımımız gelir ve dilediğimiz kimse kurtuluşa erdirilir. (Fakat) Suçlular topluluğundan azabımız asla geri çevrilmez. (Doğru açılış şekli)- Nihayet Peygamber’ler ümitlerini yitirip de kendilerinin yalana çıkarıldıklarını sandıkları sırada onlara yardımımız gelir ve dileyen kimse kurtuluşa erdirilir. (Fakat) Suçlular topluluğundan azabımız asla geri çevrilmez.

Videonun metni

Evet. Yusuf Suresinin 110. ayet-i kerimesinde de yanlışlıklar var zaten. Hep yanlışlıklar, Allahu Teâlâ'nın çoğu yanlışlıklar hep Allahu Teâlâ'nın dilemesine bırakmışlar, yani şurayı nazara, dikkate almamışlar. İrade iki: külli irade ve cüz'i irade. Cüz'i iradenin arzu ve isteğini Allahu Teâlâ kendisine kader olarak yazdığı için, onun muradını kader olarak yazdığı için efendim burada yapılan bütün işlerin insanın kendi fiili icraatı olduğunu ve bu fiili icraatı içerisinde yapmış olduğu sevap ve günahlarla hesaba çekileceğini kâle almadan bütün şeyleri dilemeleri insan üzerinden iradesini kaldırıp Allah'a yüklemişler.

Sonra da işin içinden çıkamamaya çıkamamışlar. Niye çıkamamışlar işin içinden? Çünkü artık birbirini tutmayan kelimeler hâsıl oluyor. Allahu Teâlâ dilediği zaman yaratır, doğru, ama insanın dilemesiyle Allah'ın dilemesini ayırt edememişler. Bu durumda da Kur'an-ı Kerim'in ayetleri yanlış açılmış. Allahu Teâlâ'yı sıfatlamışlar.

110. ayet-i kerime, nihayet peygamberler ümitlerini yitirip de kendilerini yalana çıkarıldıklarını sandıkları sırada onlara yardımımız gelir, doğru. Allahu Teâlâ sonuna kadar insanları kendi bilgileri içerisinde, bilimleri içerisinde şahit tutar. Ve artık peygamberler de artık kendilerinin yalana çıkardıklarını anladıklarında ümitlerini keseceği bir zamanda kendilerini yitirip de kendilerinin yalana çıkardıklarını sandıkları sırada onlara yardımımız gelir ve dilediğimiz kimse kurtuluşa erdirilir. Burada göre dilediği kimse diyor. (?) Dileyen kimse kurtuluşa erdirilir. Fakat suçlular topluluğunda azabımız asla geri çevrilemez.

Şimdi zaten buradaki dilediğimiz kimse kurtuluşa erdirilir fakat diyor suçlular topluluğundan azabımız asla geri çevrilmez. Suçlular topluluğu. Halbuki doğrusu da nihayet peygamberler ümitlerini yitirirse kendilerinin yalana çıkarıldıklarını sandıkları sırada onlara yardımımız gelir. Burası doğru zaten. Şimdi bundan sonraki yanlış olan yeri düzeltiyoruz ve dileyen kimse kurtuluşa erdirilir. Fakat suçlular topluluğundan azabımıza asla azabımıza geri çevrilmez. Niye? Suçlular topluluğunda azap geri çevrilmez. Çünkü Allahu Teâlâ'nın adalet sıfatı var. Adalet. Suçlular topluluğunda merhametiyle onları da azatlamış olsaydı bu sefer hani bilenle bilmeyen bir olur mu? Yahut da Allah'a itaat edenle etmeyen bir olur mu? (?) Ayet-i kerimelerine ters düşer.

Allah'ın adaletine ters düşer. O zaman biz de suçu işleyelim, işleyelim, işleyelim. Sonra Allahu Teâlâ'nın rahmetine nail olalım. Öyle değil. Suçlular topluluğundan azabımız asla geri çevrilmez. Evet.