Rad Suresi 11. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Rad Suresine kadar geldik elhamdülillah.
Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler, melekler vardır. Doğru. Bir toplum kendindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Ne güzel söylüyor. Doğru. Allah bir topluma kötülük diledi mi artık onun için geri çevirme diye bir şey yoktur. Allah Allah, Allah bir topluma kötülük dileyecekmiş bak. Halbuki rahmetim kadar bu maaşı ayet-i kerimesinde Allah (?) insanlara zulüm murad etmez, siz kendi nefislerinizle zulüm edersiniz ayet-i kerimesinde nasıl ters düşüyor, nasıl ters düşüyor buralar. Evet, artık onun için geri çevirme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur. Hüsvarı doğru tabii. (?) Şimdi doğrusunu okuyoruz.
Her bir insan için onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler, melekler vardır. Burada onun önünde diyor. Arkasında ve önünde. Önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler, melekler vardır. Burada her bir insan için parantez içerisinde. Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler, melekler vardır. Bir toplum kendindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Bu da doğru.
Biz eğer Allahu Teâlâ'ya muti olsak, onun verdiklerine karşı şükretsek ve Allah'ın emirlerini yerine getirsek, Allah da bize zulüm murat etmez. Şimdi şöyle bir düşünecek olursak düşünecek olursak atalarımız zamanında yani babalarımız zamanında yahut da yakın zamana kadar Türkiye'de musibetler yoktu.
Bu musibetler gayrimüslimlerin ülkelerindeydi. Yani biz onlara senede üç yahut iki musibet veririz diyor. Onlar birbirlerine yardımlaştığı gibi bari bana da ne bir yardım da isteselerdi ya diyor Allahu Teâlâ. Şimdi bu durumda biz gayrimüslimlerin yaşantısını geçtik. Göbeklerimiz açık. Efendim memelerimiz dışarıda. Pantolonlarla edep yerlerimiz dışarıda. Şortlarla gezersek, kafir bendesini geçersek ne yaptık? (?) Biz efendim kendi özelliklerimizi değiştirdik. Özelliklerimizi, kültürümüzü değiştirdiğimiz zaman Allahu Teâlâ'nın adalet sıfatı zuhur eder ve onlara verdiği musibetler de bize gelir. Dikkat edin.
Yağmurlar normal yağmıyor. Bunların her biri bir musibet olarak, bir felaket olarak veriliyor. Ne yapıyor Allahu Teâlâ? Dolular, seller, felaketler, yıkımlar meydana (?) geliyor, yıldırımlar meydana geliyor, zelzeleler meydana geliyor, yanardağlar meydana geliyor. E bu, bunlar felaket değil mi? Biz kendimizi niye toparlayıp da bu bize bir musibettir, bu bize bir ikazdır, bizi yaratan bizden ne istiyor? Bizi başı boş mu bıraktı? Bizi böyle hayasızca, edepsizce dışarıda gezmemizi mi istedi? İşte karşımıza çıkıp da ben sizi yarattım, siz benim emrimi dinlemediniz deyip de onları ikaz mı edecek? Ayet-i kerimesinde beni insanlar görüp de idrak edemez diyor.
Biz sizi kayıp bir aleme gönderdik. (?) Öyleyse bu kayıp bir alemde, Rabbimizin görünmediği bir alemde onun emirlerinin dışında hareket edersek Allah'ın tokatını böylece yeriz. Allah'ın tokatını yeriz. Bu bize Allah'ın, Rabbimizin bir tokatıdır. İnsanlar ayırabilse de bilebilse, ayırabilse. Evet.
Ne diyor? Allah'tan bir toplum kötülük diledi mi? diyor. Bir toplum. Allah'tan bir toplum kötülük diledi mi? Halbuki burada ne diyor? Allah bir topluma kötülük diledi mi? Halbuki Allah'tan bir toplum kötülük diledi mi? Ya insan Allah'tan kötülük diler mi? E sen şeytanı başına mürşit edindin. Onun gösterdiği yolda çırılçıplak soyuldun. Hazreti Adem'e ve Hazreti Anamız'ı cennette soyduğu gibi sakın sizi de soymasın. (?) Ayet-i kerimesine karşılık Allahu Teâlâ bizi ikaz etmesine rağmen biz şeytanın peşine takılır, şeytanı başımıza mürşit edinir ve onun dediğini yaparsak lanetli bir şeytanın yolunda gidersek tokadı yeriz.
İşte ne diyor? Allah onlarda bulunan değiştirmez. Allah'tan bir toplum kötülük diledi mi Allah'ın emri çıktığında artık onun için geri çevirme diye bir şey yoktur. Evet, Allah'ın emri çıktığında işte böyle seller, işte böyle zelzeleler, işte böyle yanardağlar işte böyle fırtınalar alır götürür.