Nahl Suresi 101. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 21 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Nahl Suresi 101. ayeti kerime; (Yanlış açılış şekli)- Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir. Sen ancak bir iftiracısın dediler. Hayır onların çoğu bilmezler. (Doğru açılış şekli)- Biz bir ayeti başka bir ayetle takviye ettiğimiz zaman ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir. Sen ancak bir iftiracısın dediler. Hayır onların çoğu bilmezler.

Videonun metni

Nahl Suresi'nin 101. ayet-i (?) kerimesi. Yanlış açılanı okuyorum şimdi. Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman, ooo ne güzel. Niye ne güzel dedim? Kim buna karşılık bir ayet söyleyecek? Biz evvelde ne dediysek ebedde de odur diyor. Şimdi bak. Bir ayet daha var. Kim söyleyecek?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hakkında o boştan konuşmaz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz boştan konuşmuyorsa Allahu Teâlâ burada bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman öyleyse ya o evvelki ümmete zora koştuysan sonra anladın ki o ümmet zorlandı. Hata ettiğini anladın. Sonra hatadan döndün. Tecrübe sahibi oldun. Ayetini değiştirdin. Ayetini değiştirdin. Bize böyle bir ayet getirdin. Ne oldu? Nesh var diyor buna göre. Kur'an'da nesh yoktur. Adamlar anlamadığı için nesh diyorlar. Diyor ki siz Ehl-i kitap ile evlenirsiniz. Ama müşrikle evlenemezsiniz diyor.

Bak diyor. Allahu Teâlâ bu ayeti bununla değiştirdi diyor. O insan Allah'ın ayetinden habersiz, gafil ve cahil. Allah'ın ayetinin manasını anlamıyor. Ehl-i kitap Allah'ı biliyor. Peygamberi biliyor. Fakat Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i inadın bilmediği için inkar ettiğinden Hazreti İsa'yı Allah'ın oğlu Meryem'i de Hazreti Meryem'i de hanımı dediğinden dolayı kafir duruma geliyor. Peki müşrik kim müşrik? Ne Allah'a inanıyor ne kitaba inanıyor ne peygambere inanıyor. İşte Allahu Teâlâ siz müşriklerle evlenmeyin müşrikler sizi diyor ateşe çağırır, Rabb'in ise sizi diyor cennete çağırır diyor.

Ya o ayetler sarık mübadak sen hangi ayete hangi ayetle nesh etti diyorsun. (?) Sen ayetin manalarını anlamıyorsan, sen ayetten habersizsen, sen nasıl diyorsun ki Allah nesh etti. Kendi kelamını kendisi çelişkiyle beraber değiştirdi. Yazıklar olsun yahu. Yazıklar olsun hakikaten. Ondan sonra da elbette ki gayrimüslim şeyde de hurafeler var diyecek. Din-i İslam'da da hurafeler var diyecek. Zaten gayeleri o.

Evet. Biz bir ayeti yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilir. Neyi indireceğini çok iyi bilir. Sen ancak bir iftiracısın dediler. Gayrimüslimler. Hayır, onların çoğu bilmezler diyor. Şimdi biz bir ayeti başka bir ayetle takviye ettiğimiz zaman diyor. Değiştirmiyor bak. Takviye ediyor. Ne demek bu takviye? Söyle bakalım. Birbirini destekler mahiyette gönderdiğimiz zaman. Birbirini destekler mahiyette gönderdiğimiz zaman anlamında. Ayetler birbirine Allahu Teâlâ insan aklına göre ayetlerini gönderiyor. İnsan aklına göre. Hz. Musa'ya gönderdiği on emir, Hz. Davud'a gönderdiği Zebur, Hz. İsa aleyhisselama gönderdiği İncil, insanların zamanına göre onlara ayetleri gönderiyor. Aynı ayetin daha açılış şekli, zamana göre insanların o akıllarının gelişmesine göre ayetleri aynı ayetin başka manalarıyla daha gelişme şekliyle gösteriyor.

Aynı ayetlerin hepsi Kur'an-ı Kerim'in içerisinde. Ne yapıyor? Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizle beraber Hatem-i Nebi olarak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i gönderdiği zaman gönderdiği zaman bir daha peygamber göndermeyeceğine göre akıllar devreye girmiş kıyamete kadar insan artık Kur'an-ı Kerim'i idrak edecek durumda. Allahu Teâlâ bütün ayetlerini en gelişmiş bir şekilde Kur'an'dan gönderiyor. Şimdi Tevrat burada, Zebur bunun içerisinde İncil, bunun içerisinde var mı ayetlerin birbirine tersi? Yok. Öyleyse nesi var? (?) Ona on emir veriyor. Buna elli emir veriyor.

O buna iki yüz emir veriyor. Bize de bütün şer'i hükümleriyle beraber medeniyet ilerlemiş çünkü yapacağımız şekli çekemeyeceğiniz yükü sırtınıza vurmayız ayet-i (?) kerimesinin karşılığında Allahu Teâlâ ayetlerini zamana göre insanlara göndererek bir sonrakine göre daha açığını daha netini daha takdeli olarak (?) gönderiyor. Onu anlayamayan insan ne diyor? Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman hangi ayeti Allah unutturdu da bize başka bir ayet getirdi. Yazıklar olsun yahu.

Peki eğer öyleyse bir ayeti, biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman dediği zaman hangi ayete ters düşer bu kelam?

Allah'ın ezelden böyle kanunu budur. İndimizde bir kitap var ki Levh-i Mahfuz'da mahfuzdur. Ona asıl ondan ne bir ilave ne bir eksiklik yapılır.

Bütün ayetler birbirini destekler yavrum. Buna hangi akla hizmet ederek bu şekilde ayetleri yanlış açmışlar?

Ama ne güzel söyledik değil mi orada? Siz dedik sorumlusunuz. Beni kimse tanımaz. Ama 72 milyon sizin ağzınıza bakar.

Biz istiyoruz ki sizin ağzınızdan çıkan kelam birbirini tekzip etmesin. Evet. Madem ki Allahu Teâlâ'nın yeryüzünde en yüksek makamını makamına gelmiş insanlarsınız o zaman hakkı duyduğunuz yerde hakkı yazmaya mecbursunuz. Mecbur.

Yoksa sorumlusunuz. Evet.