İsra Suresi 97. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
97. ayet-i kerimede yanlışlık var.
97. ayet-i kerime. Allah kime hidayet verirse işte burada şaşırmış. Allah kimseye hidayet vermez. Allah bütün insanlara hidayet verir. Bütün insanları hidayete davet eder daha doğrusu. Bütün insanları hidayete davet eder. Allah'ın hidayetinden alan alır, alamayarsa sapık kalır. (?) Evet. Allah kime hidayet verirse işte doğru yolu bulan odur. Kimi de hidayetten uzak tutarsa bak hep Allah'ı suçluyor. Halbuki şimdi bunlar şu Kur'an-ı Kerim'i Allahu Teâlâ alemlere göndermediler. (?) Evet. Bak. Bu Kur'an-ı Kerim'i Allahu Teâlâ alemlere gönderdi. Alemlere. Şimdi burada alemlere geldiğine göre buna kim de hidayetten uzak tutarsa artık onlara Allah'tan başka dostlar bulamazsın diyor. Bu durumda Allah'ı sıfatlıyorlar mı, sıfatlamıyorlar mı?
Aklı olan insan bunu bu şekilde yazmaz. Kıyamet gününde onları kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzükoyun haşrederiz diyor. Burada kıyamet günü onlar hakikaten kör değildir. Hakikaten dilsiz de değiller. Hakikaten sağır da değiller. Burada mecazi manada. Burada körse diyor, ahirette de kördür diyor. Burada kör, körleri kastetmiyor.
Gözlerine perde çekilmiş, kulaklarına tıkastı kalmış, kalpleri mühürlemiş olan (?) insanlar. Gözleri kör, kulakları sağır, kalpleri de mühürlüdür bunların. Burada bu dünyada onlar kör ve sağır ve dilsizse, dilsizse ahirette de aynı şekilde Allah'ı inkar edeceklerinden delaleti bu. (?) Orada da aynı şekildedir. Değişmezler çünkü. Ahdi öyle. Kaderi öyle. Öyle yazılmış. Çanelosunu öyle yazdırmış. (?) Evet. Allah kime hidayet verirse işte doğru yolu bulan odur. Kime de hidayetten uzaklarsa artık ondan onlara Allah'tan başka dostlar olmazken (?) kıyamet gününde onları kör, dilsiz vs. (?) halde yüzükoyun haşredeceğiz diyor.
Onların varacağı yer kalacağı yer cehennemdir ki ateşi yavaşladıkça onu onun alevini arttırırız diyor. Buralar doğru. Şimdi doğrusunu okuyoruz size. Kim Allah'tan hidayet isterse işte doğru yolu bulan odur. Evet. Ben talibim diyorsun. Ne yapacaksın? (?) Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü diyorsun. Allah'ım senden başka hiçbiri yok. Hz. Muhammed senin kulun ve resulün diyorsun. Ben senin kulunum ve sana inandım. Bu alemlerin mutlak sahibi ve hakimisin. Senin emrine boyun eğdim. Ben namazımı kılacağım, orucumu tutacağım, haccıma gideceğim, zekatımı vereceğim diyorsun. Kelime-i şehadet getiriyorsun ve bu şekilde Allah'a kul, Habibine ümmet oluyorsun. Öbürü inkar ediyor.
Şimdi birerle bilmeyen biri oldu mu? (?) İşte burada Allah'ı niye suçluyorsun ki? Kime hidayet verirse, kime hidayetten uzaklaştırırsa diyorsun. Yakışır mı insanın Allah'ı bu şekilde sıfatlamaya? Evet. Kim Allah'tan hidayet isterse işte doğru yolu bulan odur. Kimi de hidayetten uzaklaşırsa o yolu üzere devam ederse o da o yolu üzere devam ederse artık onlar Allah'ın dostluğunu bulamazlar. Kıyamet gününde onlar kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzükoyun haşrederiz. Onların onların varacağı ve kalacağı yer cehennemdir ki ateşi yavaşladıkça onun alevini arttırırız diyor. Evet. Tekrar ediyorum 97. ayet-i kerimeyi.
Allah kime hidayet verirse işte doğru yolu bulan odur. Kimi de hidayetten uzaklaştırırsa artık onları Allah'tan başka dostlar bulamazsın diyor. Kime de? Efendim hidayetten uzak tutarsa artık onları Allah'tan başka dostlar bulamazsın diyor. Kıyamet günde onları kör, dilsiz ve sağır halde yüzükoyun. Haşrederiz diyor. Halbuki buradaki mecazi manada buradaki körler orada kör değil. Burada efendim mecazi manada söylüyor Allahu Teâlâ. Bu körler dediği insanlar. Yani gözlerine perde çektirmişler. Körler. Hakkı göremezler. Kulaklarına tıkamışlar. Hakkı duymak istemezler. Ve hakkı konuşmak istemezler. İşte bunlar sağırlar. Dilsizler de körlerdir.
Efendim, aynı şekilde bunlar kendi kaderlerine o şekilde yazıldığı için dünyada neyse ahirette de odur. Ve onlar da orada dilsiz de, kör ve sağır olarak haşr (?) olacaklar. Evet. Şimdi burada doğrusunu okuyoruz. Kim Allah'tan hidayet isterse işte doğru yolu bulan odur. Kim de hidayetten uzaklaşırsa, o yol üzere devam ederse artık onlar Allah'ın dostluğunu bulamazlar. O da bak kim o yol üzere devam ederse Allah'ın dostluğunu bulamazlar. Kıyamet gününde onların onları kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzükoyun haşrederiz. Onların varacağı ve kalacağı yer cehennemdir ki ateşi yakmaya başladıkça onun alevini artırırız diyor.
Evet. Aynı şekilde insanlar da orada. Allahu Teâlâ'ya dünyada verdikleri ahitleri de orada değiştirmeyecekler. Her ne kadar orada Rabbimiz geldik gördük var mı? (?) Bir daha dünyaya dönüş dediği zaman onlar ancak Allah'ı kandıracaklarını zanneden zavallı insanlar. Efendim çünkü onların kaderleri o şekilde yazılmış karakterler o şekildedir. Şimdi bir elma kendi ona efendim can versen akıl versen bir elmaya elma efendim kesileceğini bilse yahut da ateşe atılıp yanacağını bilse ona da dil versen Ateşe girmek için ne der? Sen armutsun. Efendim ben armudum der mi? Yani İslam'ı da armut kabul et. (?) Efendim ben armudum der mi demez mi?
Armudum der. Ama kim inanır buna? Kendisi elma. Belli artık daha. Değişmeyeceğine göre. Demek ki bu yalan söylüyor. Çünkü elma, fıtratı da elma, tadı da elma. Bu durumda o Allah'ı kandıracağını zannediyor. Yani beni tekrar dünyaya gönder de bak ben sana nasıl iman edeceğinden. (?) Biz sizi bir kez değil birkaç kez daha dünyaya göndersek siz yine aynı işi işlersiniz diyor Allahu Teâlâ. Evet.