Kehf Suresi 17. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 21 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Kehf Suresi 17. ayeti kerime; (Yanlış açılmış şekli)-(Rasul’üm! Orada bulunsaydın) Güneşi görürdün; Doğduğu zaman mağaralarının sağına meyleder; batarken de sol taraftan onlara isabet etmeden geçerdi. (Böylece) Onlar (güneş ışığından rahatsız olmaksızın) mağaranın bir köşesinde (uyurlardı). İşte bu, Allah"ın ayetlerindendir. Allah kime hidayet ederse işte o, Hak"ka ulaşmıştır. Kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek bir dost bulamazsın. (Doğru açılış şekli)- (Rasul’üm! Orada bulunsaydın) Güneşi görürdün; Doğduğu zaman mağaralarının sağına meyleder; batarken de sol taraftan onlara isabet etmeden geçerdi. (Böylece) Onlar (güneş ışığından rahatsız olmaksızın) mağaranın bir köşesinde (uyurlardı). İşte bu, Allah"ın ayetlerindendir. Allah"tan kim hidayet dilerse işte o, Hak"ka ulaşmıştır. Kim de hidayet dilemezse, artık onu doğruya yöneltecek bir dost bulamazsın.

Videonun metni

17. Ayet-i kerime Kehf Suresinde yanlış açılmış. Resulüm, orada bulunsaydın güneşi görürdün, doğduğu zaman mağaralarının sağına meyleder, batarken de sol taraftan onlara isabet etmeden geçerdi. Böylece onlar güneş ışığından rahatsız olmaksızın mağaranın bir köşesinde uyurlardı. Doğru. İşte bu Allah'ın ayetlerindendir. Tabii. Yani istediğini yapar Allahu Teâlâ. Efendim, Allah kime hidayet ederse burada yanılıyor işte. Allah kime hidayet ederse işte hakka ulaşmıştır. Kime de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek bir dost bulamazsın. Bu son şeyleri Allahu Teâlâ'ya sıfatlıyor. (?) Efendim, İbrahim Fakirullah Hazretleri olacak herhalde onun talebesi (?) ne yapıyor? Erzurum'da güneşin doğuşundan batışına kadar kulede öyle bir ayna yerleştirilmiş ki hocasının baş ucuna vurduruyor doğuşundan batışına kadar.

Kulede zelzelelerden biraz derece kaybedince bir türlü onu kıvamına oturtturamıyorlar. Evet. Doğrusu da Resulüm orada bulunsaydın, güneşi görürdün, doğduğu zaman mağaralarının sağına meyleder, batarken de sol taraftan onlara isabet etmeden geçerdi. Böylece onlar güneş ışığından rahatsız olmaksızın mağaranın bir köşesinde uyurlardı. İşte bu Allah'ın ayetlerindendir. Allah'tan kim hidayet dilerse işte o hakka ulaşmıştır. Kim de hidayet dilemezse artık onu doğruya yöneltecek bir dost da bulamazsın.