Enbiya Suresi 101. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 22 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Enbiya Suresi 101. ayeti kerime; (Yanlış açılış şekli)-Tarafımızdan kendilerine güzel akıbet takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar. (Doğru açılış şekli)- Tarafımızdan kendilerine güzel akıbet takdir ettirenlere gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar.

Videonun metni

Başka bakalım nerede bir yanlış açılan ayet var. 101. ayet var. Ne diyor? Tarafımızdan kendilerine güzel akıbet takdir edilmiş olanlara gelince işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar diyor. Şimdi burada da Allahu Teâlâ kulları arasında bir ayrım yapıyor. Nerede bu ayrım? Tarafımızdan kendilerine güzel akıbet takdir edilmiş olanlara gelince diyor. Şimdi burada kendilerini güzel akıbetlere takdir ettirenlere gelince, bak kişinin hep kendisinde, yani neye benziyor bu? Elestü bi Rabbiküm hitabında ben sizin Rabbinizim dediği zaman (?) Allah'a güzel ahit verenler insanların Allahu Teâlâ'ya karşı o gönlündeki iman derecesine göre Allahu Teâlâ onu kaderini yazıyor.

Aynı şekilde Allahu Teâlâ ben sizin Rabbinizim demesine rağmen bu Elestü bi Rabbiküm (?) hitabında insanlar da çıkıyor. (?) İstenkarlar. Nereden oluyor sen benim Rabbim diye. (?) O kendi hayalindeki Rabb'i bekliyor. Şimdi bu durumda tarafımızdan kendilerine güzel akıbet takdir edilmiş olanlara gelince diyor. Elbette ki Allah tabii ona tabi olanlara onların durumuna göre güzel ahlaklar takdir edecek. (?) Fakat burada bu umum olduğu için sapık bir kelam haline düşüyor. Ne dedi? Tarafımızdan kendilerine güzel akıbet takdir edilmiş olanlara. Yani burada yarat kullarına ayrım yapıyor burada. (?) Halbuki burada bak kendilerini güzel akıbetlere takdir ettirenlere gelince Allahu Teâlâ kelamını söylüyor.

Bu kelama itaat edenler ayrı. İtaat etmeyenler de ayrılıyor burada. Ve burada ne diyoruz? Kendilerine güzel akıbetlere takdir ettirenlere gelince işte bunlar cehennemden uzak tutuldular. Yani Allahu Teâlâ dini İslam'ı gönderdi mi bize? Peygamberi alemlere rahmet gönderdi mi? Gönderdi. Biz de iman ettik mi? Ettik. İman edenler ne yaptı? Cennete. İman etmeyenler nereye? Cehenneme. Burada kişinin kendi idraki içerisinde değil mi bu olaylar? Burada da Allah'ın idrakına yani onun emrine bağlamış oluyorlar. (?) Halbuki irade iki. Külli irade, cüz'i irade. Cüz'i irade. Kendi arzu ve isteğiyle istediğini, muradını Allahu Teâlâ ona veriyor.

Öbürü de kendi muradını Allah'a bilmeme yönünde veriyor. Bu durumda herkes kendi yapacağı fiili icraatlarla hesaba çekilmesine rağmen burada Allahu Teâlâ'yı sıfatlıyorlar tarafımızdan kendilerine güzel akıbet takdir edilmiş olanlara. Yani sana ben güzel akıbet veriyorum, senleri seviyorum, siz cennetliksiniz. Öbürleri, öbürleri cehennemlik. O manaya gelmiyor mu? Ben öyle anlıyorum. Bak tarafımızdan kendilerine güzel akıbet takdir edilmiş olanlara gelince ama burada kendilerini güzel akıbetlere takdir ettirenlere gelince kişinin kendi arzu ve isteğiyle o güzel akıbetlere efendim arzu ve istek bulup talip olanlar.

Evet.