Neml Suresi 15. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Evet, Neml Suresinin 15. ayet-i kerimesi de yanlış açılmış. Andolsun ki biz Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun dediler.
Ne bakıyorsun? Nerede hata?
Ant olsun ki biz Davut'a ve Süleyman'a ilim verdik. Allahu Teâlâ ilim veriyor. Onlar bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun dediler. Burada şimdi sizin hemen hatırlayacağınız şey Elestü bi Rabbiküm. Herkesin kendi ahdi.
Allah onları üstün kılmadı. Onlar Allah'a gönülden rıza gösterdiler. Peygamberler oldular. İlk yaratılanlar ve bu durumda da efendim bütün salih kullarından bütün peygamberler üstündür. Çünkü peygamberi kimse aynı kıvama gelse de efendim bir peygamber ayarında değildir. Çünkü peygamber direkt Allah'tan vahyi alan, emri alan insanlara bildiren. E şimdi ne kadar insan salih kul olursa olsun Resulullah Efendimiz'in buyurduğu gibi benim ümmetimin menüsü Beni İsrail kaybı peygamberi (?) gibidir dediyse de gibidir ama bak. Dediyse de peygamberin ayarında değil. O bir zaman geçirmiş, bir Firavun'la bir şey yapmış, bir iş tutmuş, bir mucizeler göstermiş. Değil mi?
Ama aynı cenneti paylaşacaklar. Salih kullar onlar da. Aynı cenneti paylaşacaklar. Ama onunki daha süslü olacak. Seninki de süslü olacak ama aynı cennette birbirinden az bir şey farklı olacak işte. Evet. Demek ki bizi
mümin kullarının birçoğundan üstün kılan diyor. Birçoğundan. Demek ki mümin kullarının birçoğu peygamberin üstünde. O manaya geliyor. Öyle değil mi Gülay? Öyle. Peygamberin üstünde kimse yoktur. Peygamber peygamberdir. Evet.
Ant olsun ki biz Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar biz mümin kullarının birçoğundan üstün oluşumuzda Allah'a hamdolsun dediler. Kullarından birçoğundan üstün oluşumuzda. Evet. Çünkü peygamber onlar. Yoksa Allah üstün kılmadı. Onlar kendi arzu isteğiyle yani irade-i cüziyesini kullanıyor insan. İradeyi üstünden kaldırıp da burası sizin şifreniz olsun. Bu sizin şifre. Allah üstünü üstün kıldı Allah bunu bundan üstün dendiği zaman kişinin iradesini kaldırıp o kişi üzerinde Allahu Teâlâ kendi iradesini kullanmış oluyor. Buradaki şifre, kişi hep kendi iradesiyle yapıyor bu işi, kendi isteği arzusu ile yapıyor. Mesela Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ruhundan diğer peygamberler yaratılmasına rağmen Allahu Teâlâ ne diyor?
Ben sizi kavminize bir büyük bir baba, bir elçi olarak göndereceğim. Size başka bir peygamber gönderdiğim zaman ona yardım edecek misiniz? Evet edeceğiz diyorlar. Ben de sizlerle beraber şahit olanlardanım diyor. Bak şahit. Eğer onlardan bir tanesi hayır deseydi, çıkartacaktı onu dışarıya. Yani onu şey yapmayacaktı, peygamber yapmayacaktı. Hepsi evet dediler. Şimdi Hazreti Yunus aleyhisselam da kavminden kaçtı ve seni kavmine dedi kaçmak için mi gönderdim, denize attı. (?) Hazreti Yunus ne dedi? La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin. Allah'ım ben nefsime zulmettim, beni bağışla deyince karaya çıkarttı. Eğer o tövbekar olmasaydı diyor, kıyamete kadar ıssız bir yerde kalacaktı diyor. Eğer ben onunla beraber şahitlik yapmasaydım diyor. Şahit olduğu için Allahu Teâlâ onu dünyadaki hatasından dolayı affediyor.
Bu affı buradan geliyor zaten. Yani zelle hatalar peygamberlerde. Bu zelle hataları geliyorlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin de yanıyorlar. (?) Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizde zelle hata yoktur. Diğer peygamberler gibi onda zelle hata yoktur. Çünkü alemlere rahmet gelmiştir. Beni Rabbim terbiye etti. Güzel terbiye etti. Beni ahlakı yani Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmak için gönderdi. Siz Allah'ın ahlakıyla ahlaklanın diyor. Hazreti Ebu Bekir diyor ki benden kaç tanesi var acaba diyor. Sende diyor ya altısı ya yedisi eksik diyor. Hazreti Ebu Bekir Sıddık'a da. (?) Öyleyse Allahu Teâlâ da onun gelmiş geçmiş ve gelecek bütün günahları bağışlandıysa kime karşı? Alemlere karşı değil ha.
Eğer alemlere karşı olsaydı şu iki ayet birbirine ters düşerdi. Nedir o? Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn. Seni alemlere rahmet olarak gönderdim diyor. Öbür taraftan ne diyor? Gelmiş geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladım. Rahmetin içerisinde günah da işlemiş demek ki. Hangisine necat? Ben onun istediği günahın günah olduğunu bilmiyorum ki ben de onu (?) yapıyorum derim yani. Öyleyse onun zelle hatası yok. Kime karşı? Allahu Teâlâ'ya karşı. Hatalı. Bu bakımdan Rabbimiz de zatına karşı olan hatasını onu görmüyor ve affediyor. Dünyada hatası olmadığına göre onu ikinci bir defa bedenini diriltip de kendisine şahit tutmuyor.
İşte Hazreti Mehdi unvanıyla ikinci defa o bedenle dirilecek ve ikinci defa o beden ölümü tadacak. Ve her taraftan ispatı var bunun.
Safsataların dediği gibi, ben Mehdi'nin dedikleri gibi buydurmaların dedikleri gibi. (?) Ayetleri insanlar güzel bilseler ayetler birbirini tekzip etmez. Hep teyit eder. Evet