Kasas Suresi 82. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 22 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Kasas Suresi 82. ayeti kerime; (Yanlış açılmış şekli)- Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler; Demek ki, Allah rızkı, kullarından dilediğine bol veriyor, dilediğine de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay! Demek ki inkarcılar iflah olmazmış! Demeye başladılar. (Doğru açılış şekli)- Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler; Demek ki, Allah rızkı, kullarından dileyene bol veriyor, dileyene de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay!

Videonun metni

nezzehtir ve şanı yücedir. Ayetin manası bu.

Kasas suresinin 82. ayet-i kerimesinde bir yanlışlık var. Oraya da bakalım nedir bu.

Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler hemen başta söylüyor. Herhalde Karun olacak herhalde, bu Karun'u yerle bir etti ya Allahu (?) Teâlâ. Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler, demek ki Allah rızkı kullarından dilediğine bol veriyor, işte burada yanlış var, dilediğine de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay diyor, demek ki inkarcılar iflah olmazlarmış demeye başladılar. Şimdi burada dilediğine fazla rızık verir, dilediğine de az rızık verir. Şimdi burası yanlış. Niye yanlış? Şimdi bunu zahiri ilimlerle ayırt etmek bu ayetleri mümkün değil. Bunu ayırt edemezsin.

İlla ahitleşmeyi göreceksin. Bu ahitleşmeyi görmedikten sonra bu ayetleri bu türümde yapamazsın, açamazsın. (?) Ancak böyle açıyorlar işte. Allahu Teâlâ zaman zaman sana devirleri gösteriyor. Devirleri hangi zamanda geleceksin? Senin kendi akıl yapına göre, imanına göre kendi arzu ve isteğine göre iraden sende. Sen iradene karışmıyorsun. (?) İstediğin devri seçiyorsun. Ve oradaki duyguların, oradaki arzu isteklerin hepsini biliyor. Ve sana yardımda bulunuyor. Gel sen şu zamanda gel git. Ahdimi söylüyorum şimdi. Gel şu zamanda gel git. Yani insanların az olduğu tarlada çift sefer vurulduğu bir zaman bundan 200 sene (?) evvel mi, 300 sene evvel mi, 400 sene evvel mi artık ya.

Bilemiyorum orayı. Ben de bu zamanı ne güzel olduğunu biliyorum. Kadınların çıplak olduğunu, bilmem ne olduklarını hepsini biliyorum ben. Bu zamanda gelirsen diyor, kayarsın. Eğer kayacak olursam rahmetinle beni koru, kaymadan da canımı al dedim. Buraları bilmeyen insanlar bunları açamazlar. Ne diyor şimdi burada? Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler. Demek ki Allah rızkı kullarından dilediğine bol verir, dilediğine de az sayır. (?) Allah diyor. Az verir. Ki burada Allah'ın dilemesi yok. Senin arzu ve isteğine göre neler yapabileceğini seni çok güzel biliyor. Senin rızkını ona göre ayarlıyor.

Eğer sen hakikaten çalışacak bir patron olacaksan bir yerin ilericisi olacaksan (?) yahut bir yerin amiri olacaksan, sana o şekilde arzu isteğin, görüşün aklın o şekilde ise ona göre sana bütün hasletleri veriyor ve o işi becerebilecek tüm hasletleri verdiği gibi o önüne çıkacak olan olaylarda sana zamanı geldiği zaman hepsini önüne sokuyor bu işleri. Yaparken hem kendini ispat ediyorsun hem de hiçbir şekilde Allah'ı sıfatlayamıyorsun. Bana şunu verseydin de ben böyle olurdum. Bana bunu verseydin de ben böyle olurdum diyemezsin. Hepsi oradaki anlaşmaya bağlı.

Onun için insanlar buraları bilmezse bu ayetleri açamazlar.

Şimdi doğrusunu okuyoruz. Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler. (?) Demek ki Allah rızkı kullarından dileyene bol veriyor. Dileyene de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı bizi de yerin dibine geçirir. Vay, demek ki inkarcılar iflah olmazmış demeye başladılar. Burada dileyen Allah değil, dileyen insan. Dileyen Allah olsaydı kulları arasında ayrım yapmış olurdu. Adalete sığmazdı. Allah'ın adaletine sığmazdı. Çünkü yaratıcı. Kulları arasında ayrım yapmaz. Kulları arasında ayrım yapmayan Allah dünyayı kullarına eşit dağıtırken de adaletsizlik yapmadı. Dünyayı da diyor size eşit olarak dağıttık diyor.

Hayır. Evet.