Rum Suresi 41. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 22 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Rum Suresi 41. ayeti kerime; (Yanlış açılmış şekli)- İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde fesad zuhura geldi ki, Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın. Belkide (tuttukları kötü yoldan) dönerler. (Doğru açılış şekli)- İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat zuhura geldi ki, Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın. Ta ki (içlerinde imana dönecek olanlar tuttukları kötü yoldan) dönsünler.

Videonun metni

Der ki, Allah razı olsun hocam ellerinizden öperim diyor. El öpenlerin çok olsun. Allah'a emanet olun. Evet. Rum suresinin 41. ayet-i kerimesinde de yanlışlık var.

İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden bak ne güzel söylüyor. Kendi işledikleri yüzünden. Şimdi öbür ayete ters düşmüyor mu bu? Allahu Teâlâ dilediğine burada ne diyor insanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat zuhura geldi ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın belki de tuttukları kötü yoldan dönerler diyor evet belki de Allah ne yapacaklarını bilmiyor ahitleşmelerine gitti dedik ya, A'raf suresinin ayet-i kerimesini ortadan (?) kaldıramıyorlar. Onu küllemişler, üstünü kapatmışlar. Ve buraya da girmemek için insanları da buraya sokup da uyandırmamak için buraya girene sen kaderiyecisin diyor.

Kaderiyeci. Ne demek? Kader hakkında kimse konuşamaz. Bir saniye sonrasını bilemez. Ben bir saniye sonra ne olacak bilebilir miyim? Bir anda altı dolu her taraf gider. (?) Şimdi madem ki bir saniye sonrasını bilemiyoruz geleceği hiç bilemeyiz. Bu söylediklerim şu ayet-i kerimenin karşılığı gaybın anahtarları Allah'ın elinde diyor. Öyleyse gaybın anahtarı Allah'ın elinde ise biz de gaybı bilemiyorsak A'raf suresinin 172. ayet-i kerimesi Allahu Teâlâ'nın ahitleşmesini biz anlatıyorsak kadere girmek midir bu? Kaderimi söylemektir. (?) Daha ileri girerse o kişi Mu'tezilî diyorlar ona. Ne demek bu? Dinde sapık diyor.

Evet. Niye söylüyor bunu? Hem de bunu kimler söyleyebiliyor musun?

Şeriatı çok güzel biliyorum deyip de şeriatın ş harfinden anlamayan ve reddiyeleri yazanlar reddiye diye.

Allah onları da ıslah eylesin. (?)

Evet.

Batılı hakkın üzerine sermeye kalkan insanlar. Halbuki Allahu Teâlâ ayet-i kerimesinde hak geldi, batıl zail oldu. (?)

Bu kadar reddiye yazacağına, insanlara hurafelerle beraber nefsani duygularını tatmin edip de insanları rencide edip, gurur kibirle, bende ilim var deyip hurafeyle ürüneceğine, (?) Resulullah Efendimiz'in şu hadis-i şerifine kulak ver. İlim Çin'deyse gidin alın. İlme kulak ver, ilme.

Evet.

Doğrusunu okuyoruz. İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat zuhura geldi ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın. Ta ki içlerinde imana dönecek olanlar tuttukları kötü yoldan dönsünler. Ne demek? Yanlışında belki de diyor tuttukları kötü yoldan dönerler. Şimdi burada lealle kelimesini leallehüm (?) diyor zaten. Leallehüm yerciûn. Yani lealle kelimesini şu ki böyle ki umulur ki kelamını kullanıp ta ki kelamını kimse kullanmıyor. Niye? Çünkü gelecekten hani haberleri yok ya gelecekten haberi olursa yanlışa gideriz. Yahu senin gelecekten haberin yok zaten. Benim de gelecekten haberim yok.

Ama alemleri yaratanın gelecekten haberi olmaz mı? Alemleri programlamış. Bizim ömrümüzün sonuna kadar kalplerimizde bilim olup da bilemediğimiz kalplerimizin esrarını bilen Allah. Hiç Allah gelecekten habersiz olur mu? Kıyamete kadar gelecek tek bir yaprak diye benim iznim olmadan sallanmaz. (?) Tek bir yaprak. Ağaçları düşün. Ağaçların yapraklarını düşün. O yapraklar tek biri diyor. Şimdi bu durumda ta ki'yi niye kullanıyoruz? Bak burada ne diyor şimdi? Ta ki'yi onun için kullanıyoruz. Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın tattırsın ta ki o kavimler kavimlerin içerisinde hakka dönecek olanlar.

Cehalet devresi yaşayıp da onlarla beraber görünenler.

Allahu Teâlâ onları çok güzel biliyor. İşte o bu ta ki işaret zamiri kişilere işaret. Ta ki onlar onlara vermiş olduğu bir zaman birini içerisinde onlar dönecekler. Onlara vermiş olduğu zaman fırsatı.

Şimdi Allahu Teâlâ'yı nasıl sıfatlamışlar ve Allahu Teâlâ'nın nerelerden haber olduğunu nasıl Allahu Teâlâ biliyor ve Allahu Teâlâ'nın yüceliğini nasıl ispatlanıyor ayetleriyle.

Evet.