Ahzab Suresi 4. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 22 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Ahzab Suresi 4. ayeti kerime; (Yanlış açılmış şekli)- Allah bir adamın içinde iki kalp yaratmadığı gibi zihar yaptığınız eşlerinizi de analarınız yerinde tutmadı. Ve evlatlıklarınızı da öz oğullarınız olarak tanımadı. Bunlar sizin ağızlarınıza geliveren sözlerden ibarettir. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola O eriştirir. (Doğru açılış şekli)- Allah bir adamın içinde iki kalp yaratmadığı gibi zihar yaptığınız eşlerinizi de analarınız yerinde tutmadı. Ve evlatlıklarınızı da öz oğullarınız olarak tanımadı. Bunlar sizin ağızlarınıza geliveren sözlerden ibarettir. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yolu O gösterir.

Videonun metni

Secde suresi de burada bitiyor. (?) Ahzab suresine geldik. Ahzab suresinde dördüncü ayet-i kerimede yanlışlıklar var.

Allah bir adamın içinde iki kalp yaratmadığı gibi zihar yaptığınız eşlerinizi de analarınızın yerinde tutmadı diyor. Doğru.

Araplarda karısını boşayacağı zaman senin sırtın benim anamın sırtına benziyor dediği zaman o boş olurdu. İşte böyle birisi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e geliyor ağlayarak.

Eski Araplardan kalma usulle bu şekilde hanımını boşamak istiyor sahabeden bir tanesi. Allahu Teâlâ bu ayet-i kerimeyi gönderince, kadın da ağlayarak gelince çağırıyor kocasını. Bu ayeti ona okuyor. ne diyor Allah bir adamın içinde iki kalp yaratmadı yaratmadığı gibi zihar yaptığınız eşlerinizi de analarınızın yerinde tutmadı diyor kalp iki tane var mı öyleyse iki tane olmadığına göre ananın sırtı ayrı senin sırtına ayrı ve evlatlarınızı da öz oğullarınız olarak tanımadı evlatlarınızı da evlatlıklarınızı da değil evlatlarınızı değil evlatlıklarınızı da öz oğullarınız olarak tanımadı. Doğru. Bunlar sizin ağızlarınıza ağızlarınıza geliveren sözlerden (?) ibarettir.

Hani onları öz oğulları gibi bilirlerdi. Evlatlıklarını.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin evlatlığı vardı Zeyd. o amcasının kızıyla evliydi Zeynep derhaldi ismi Resulullah (?) Efendimiz onu boşattı Zeynep'i kendisi aldı

şimdi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz amcasının kızına göz mü dikti de evlatlarının elinden aldı. Arap kanunlarını yıkmak için. Aslında o bir kanun formülü. O kanunların formülünü oturtturmak için Allahu Teâlâ sebepler halkettiriyor.

Amcasının kızı Zeynep'i, Zeyd'e kendi eliyle verdi.

Boşadığı zaman Zeyd devamlı Zeynep'ten şikayet (?) ederdi.

Resulullah Efendimiz'e şöyle söylerdi Zeynep Zeynep bana devamlı ben asil bir aile derim. Sen sekülensin. (?) Ben sana işte peygamberimiz sana vermeseydi seninle olmazdım falan. Bunun gibi benim ağırıma giden laflar söylüyordu. Sabret diyordu ona. Sabret. Bu ayet gelince işte onunla evlendi ve ortadan evlatlık öz oğullardan kalktı. Öz oğul değil. Evet.

Bunlar sizin ağızlarınızın geliveren sözlerden bir ibarettir. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola o eriştirir diyor. Bakın sonunda eriştirir dediği yanlış işte. Doğru yola o eriştirir. Allah doğru yola o eriştirirse kulları arasında ayrım yaparak eriştiriyor. Halbuki Allah kulları arasında ayrım yapmaz. Ne dedik? Daha evvel de insanların Elestü bi-Rabbiküm hitabında Allahu (?) Teâlâ ile ahitleştiği zaman herkesin kendi muradını kendisine kader olarak yerdi. (?) Senaryoları yazıldı. Siz nasıl bir insan olduğunuzu ispatlamak için diyor. Biz sizi gayıp bir aleme göndereceğiz ve siz orada yapmış olduklarınızla sizi hesaba çekeceğiz diyor.

Şimdi bunu bilmeyenler öyle bir ayet var mı der. Gayıp bir aleme nereden gönderdi? Öyle bir ayet var mı? Taha suresinin 134. (?) kerimesini ne diyor? Biz onları yani kafirleri Kur'an'dan önce bir azap ile helak etseydik şöyle söylerlerdi diyor. Bize kitaplar ve peygamberler gönderseydi şu aşağılık yüz feyliyeye düşmeyecek (?) düşmeyecek olmasa diyecek olmasalardı diyor. Evet. Şimdi niye böyle söylüyor? Bunun manası ne? Bunun manası Elestü bi-Rabbiküm hitabında Allahu Teâlâ ile ahitleştikleri zaman daha evvelden lahut aleminde ruhlarımız yaratıldığı zaman Allahu Teâlâ sizi ben yarattım dediğinde herkes Allahu Teâlâ'yı görüyor.

Allahu Teâlâ da insan suretinde tecelli ediyor. Çünkü ruhundan bir cüz'i vermiş zat suretleriyle. Bu durumda o yalancı kafirler dediği insanlar yaratanını görmesine rağmen inkar ettiler. Kendi hayallerindeki Rabbi beklediler. Bu durumda Allahu Teâlâ da onlara yalancı kafirler dedi. Kendisine yaratanı inkar ettikleri için. Şimdi bu da ne diyor? Allah işte gerçeği söyler ve doğru yola o iletir, o eriştirir. Bu durumda Allahu Teâlâ onlarla ahitleşti. Herkes ahdi karşılığında dünyaya geldi. İşte dünyada öyle bir alem yarattı ki Allahu Teâlâ zatının görünmediği bir alem yarattı. Ne yaratmış? Zatının görünmediği bir alem yarattı.

Bu durumda insan bu alemde kendi fıtratını yaşar ve arzu ve isteğiyle önüne gelen sebeplerle fiili icraatları işleyerek sevap ve günah alır. Öyleyse Allah kimseyi doğru yola eriştirmez. Ya ne olur? İnsan Allah'ın gönderdiği kitabın doğru yoluna kendisi gider. İradesiyle. Burada ne demişiz? Allah ise gerçeği söyler ve doğru yolu o gösterir. Değil mi? Doğru yolu Allah gösterir. Neyle? Kur'an-ı Kerim ne? Kur'an-ı Kerim bize hakkı gösteriyor. Doğruyu gösteriyor. Evet.