Sebe Suresi 6. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Evet, Sebe suresinin 6. ayet-i kerimesinde yanlışlık var. Burada yanlışını okuyoruz. Kendilerine bilgi verilenler, Rablerinden sana indirilenin Kur'an'ın gerçek olduğunu bilir. Burada kendilerine bilgi verilenler dendiği zaman Ahmet'ten, Mehmet'ten alınan bilgiler değil.
Allahu Teâlâ tarafından yetiştirilen insanlar.
Âl-i İmran suresinin yedinci ayet-i kerimesinde Allahu Teâlâ ve'r-râsihûn dediği ayet-i kerimesinde Allah'ın ilmiyle yoğrulmuş dediği insanlar (?) nefs-i râziyede ilme'l-yakîn durumuna gelmiş olan insanlar kendilerine bilgi verilenler Rabbinden sana indirilenin Kur'an'ın gerçek olduğunu bilir. Nereden bilir? Çünkü Allahu Teâlâ onu kendisi yetiştirmiş ve ayetleri duyunca da Allah kelamı olduğunu bilir.
Onu mutlaka galip ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna ilettiğini görürler diyor. Görürler. Şimdi burada sonuna kadar doğru sonunda bir kelam yanlış. Ne diyor? Allah'ın yoluna ilettiğini görürler. Burada şimdi kişinin iradesi kalktı. Diğer irade devreye girdi. Onu yola iletti. Halbuki burada Allah'ın yolunu gösterdiğini görürler. İletmediğini. Allahu Teâlâ insanlara yol gösterir. İletti dediği zaman o manası Allah'ı sıfatlar. Nasıl sıfatlar? Şimdi beni Allah'ın ayetleri iletiyorsa ya da Allahu Teâlâ iletiyorsa ben de ayetlere aykırı hareket ediyorsam o dereceye gelemiyorsam demek ki Allah'ın gücü beni o yöreye iletmeye kâfi gelmedi.
Onun için Allah insanlara yol gösterir. Hiçbir kimseyi hiçbir şeye iletmez. Eğer iletmiş olsaydı ahitleri ortadan kaldırırdı. A'raf suresinin 172. ayet-i kerimesinde Allahu Teâlâ biz Ademoğlunun zürriyetinden zürredeceklere ahitleştik diyor. (?) Efendim, kendilerini nefslerine karşı şahit tuttuk. Şimdi bu durumda her insan Allahu Teâlâ ile ahitleşti. Ahdi insanın kendisine kader oldu. Ahdi içerisinde Allahu Teâlâ hiçbir kimseyi zorlamadı ve onlara da karışmadı. Ancak onlara yardımda bulundu. Gel sen şöyle yap, böyle yap. Ama kişi ne istediyse kişinin istediğini ona murad olarak verdi. Kaderini o muradına göre de kaderini yazdı.
Bir daha da insanlara yeryüzünde asla daha karışmaz. Eğer karışsaydı Allahu Teâlâ bu kadar İslam kanı döken insanları helak ederdi. Evet. Burada efendim, övgüye layık olan Allah'ın yolunu gösterdiğini görürler diyor. Yoksa Allah'ın yoluna ilettiğini görürler diye değil. Hiçbir şey Allahu Teâlâ hiçbir insanı kelamlarıyla hiçbir yola iletmez. Ancak kelamlarıyla insanlara yol gösterir. O Elestü bi-Rabbiküm hitabında Allahu Teâlâ'yla ahitleşen insanlar kendi iradeleri içerisinde kendi iradesini kullanarak Allah'ın ayetleri yolunda kendilerini yetiştirirler. Diğerleri de ayetlerden uzaklaşırlar. İşte buna da bir ayet-i kerime var.
E diyor Allahu Teâlâ, Kur'an müminin imanını mümine şifa olur. Gayrimüslimin de diyor, iftirasını yahut da inkarını diyor, kuvvetlendirir.
Kur'an-ı Kerim'de Allahu Teâlâ müminin imanını arttırır dediği zaman kişi, fe ashâbü'l-meymeneti mâ ashâbü'l-meymeneh, ey sağcılar size (?) müjdeler olsun dediği Allahu Teâlâ'ya güzel ahit verenler işte Kur'an müminin imanını arttırır kafirin de küfrünü arttırır onlarda Rabbiniz benim dediği zaman ve ashâbü'l-meş'emeti mâ ashâbü'l-meş'emeh, solcular size yazıklar olsun (?) dediği insanlar. İşte Kur'an da onların küfrünü arttırır. Evet.