Zümer Suresi 52. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Zümer suresinin 52. ayeti kerimesi yanlış açılmış. Bilmiyorlar mı ki Allah dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ibretler vardır. Şimdi Timuçin'in efendim (?) hiçbir durumu yok. Garip.
Hızırında trilyonları var. (?)
E şimdi bu garip olan ona imrenmez mi? İmrenir. Benim de olsun o kadar der. (?)
Allah bana da verseydi ben de yapardım der. Ben zamanımı efendim ancak çalışarak çalıştın mı çocuğumu geçindirmek için efendim Çalıştım, sana da eyvah demedim der. (?) Der bunu ya.
Bu nasıl bir mantık, nasıl bir ayet açılması?
Halbuki bize bu alemleri gösteriyor Allahu Teâlâ. Zaman zaman herkes kendi arzuladığı yaşayacağı alemi kendisi seçiyor. Yani beni Allah bu zamanda kendisi gönderdi diyemez. Herkes bu zamanı kendisi istiyor. Bizden sonrakileri de onlar kendileri istedi. Bizden evvelkileri de onlar kendileri istedi. Nereden biliyorsun? Ya ben şahidim. Neden? Ya ben, Rabbim bana. Hangi zamanda gideceksin? Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz zamanında açlık, harp, o zamanda çekiniyorum. Halbuki sana şimdi desem ki ya Peygamber Efendimiz zamanında gitmek istemez misin? Ooo giderim. Kulağımın arkasını anlat. (?)
Usta ondan sonra diğer zamanları gösterdi. (?) Ben de bu zamanda çıplaklık var ya, açıklık var, hoşuma gidiyor. Ben bu zamanda geleyim diyorum. (?) Bir yandan da Allahu Teâlâ'dan utanıyorum. Ya bak olduğu gibi yaşantımı söylüyorum. Oradaki yaşantımı. Yalan yok. Kendimi de söylüyorum. Kalbinden Rabbim benim içimi de biliyor diyorum. Tanıyorum böyle. Hem de. Fakat o kadar yumuşak, o kadar mülayim bir halde gel sen diyor. (?) Şu zamanda gel git diyor. Bir avam gibi gel git diyor. Tarlada çift çift sürüldüğü zaman. Ben de benim dedim derece mişak olsun da Rabbim ben bu alemde geleyim dedim. (?) Ama dedi kayarsın bu alemde.
Kayacak olursam rahmetinle beni koru. Kaymadan da canımı al dedim. İşte ahitleşme bu. Herkes böyle ahitleşti. Herkes kendi muradını yaşıyor. Herkes kendisi istediği zamanda kendisi istediği zamanda gönderildi. Kimse Allah'ı sıfatlayamaz.
Herkes kendi iradesiyle serbest. Herkes kendi yaptığıyla hesaba çekilecek. İşte onun için bu alemleri yarattı. Eksik sıfattan münezzeh olan Allah bizlerin yaptığıyla bizleri hesaba çekecek.
Sen gördün mü de o alemi? Ruhun diyorsun bir karınca, arı gibi, bir iki gram, gördün mü de o alemi söylüyorsun? He, evet. Hayret bir şey ya, bilmediği yere basarsa bir insan, orada ateş var, ateş yanar. Rahmetli Hızır vardı ismi Hızır'dı Ankara'da bana o da maneviyat ehliydi.
O öyle söyleyince, ben de ona daha derinden söyleyince böyle yaptı. Orada ateş var dedi, ben oraya giremem, oraya parmağımı basamam dedi.
Evet. Bilmediğin yere parmak basarsan senin kalbini dağlarlar. Evet.
Ne diyoruz burada? Bilmiyorlar mı ki Allah sizlerden dileyene kaderleri içerisinde rızkı bol bol verir, dileyenden de kısar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ibretler vardır. Ben burada fabrika çalıştırıyordum. Şu karşıda komşu, yanımda çalışıyor fabrikada. Ona dedim ki bak sen burada çalışıyorsun bir makine daha al onu da çalıştır. Yok ben buna razıyım dedi. Daha fazla. İki kişinin işçiliğini vereceğim ona. Peki dedim sen buradasın bari buraya bekçilik yap. Ben gidip geliyorum dedim. Burayı koru dedim. Yok ben yapamam dedi.
Rızkı o kadar. Veriyor Allah. Alan yok.
Her