Gafir Suresi 15. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Evet, Gafir Suresinin 15. (?) Ayet-i Kerimesi, ben bir üste bakmışım.
Dereceleri yükselen, yükselten Arş'ın sahibi Allah, kavuşma günüyle korkutmak için kullarından dilediğine iradesiyle ilgili vahyi indirir, diyor.
Evet, beyler.
Bu da yanlış nerede? Pide dine diyorsun. (?) Ama ne diyor? Vahyi indirir diyor. Vahyi de peygambere indiriyor. E olsa doğru. (?) Değil mi?
İhtiyar ve ihtiyine. Yok. (?) İhtiyar değil. Aslında doğru gibi görünüyor ama yanlış. Niye yanlış? Allahu Teâlâ ilk Resulullah Efendimiz'in nurunu yaratıyor. Onu yetmiş sekiz bin yıl ibadete tabi tuttuktan sonra onu, nuru sorgusu hale tutuyor. (?) Onun sorgusu halinden nuru terliyor. (?) O nuru kısadan anlatacağım. Dörde bölüyor.
Birinden yeri yaratıyor. Birinden gökleri yaratıyor. Birinden aralarındakini yaratıyor. Diğer birinden de suyu yaratıyor. Ve su üstünde karar kıl diyerek bütün canlılar zaten sudan yaratılmıştır. Sonra ona ruhundan veriyor. Onun ruhundan dünyaya ne kadar peygamber gelecekse onların ruhlarını Resulullah Efendimiz'in ruhundan yaratıyor. Ve onlara soruyor. Soruyor. Ben sizi kavimlerinizin kavimlerinize bir baba, bir büyük olarak göndereceğim. Ve size arkadan gönderdiğim peygambere elindeki kitaba tabi olmak için, tabi olmaya bana söz veriyor musunuz? diyor. Onlar da evet, söz veriyoruz diyorlar. Ben de sizlerle beraber şahit olanlardanım diyor.
Öyleyse dilediğine değil oradan ayırdığı ruhlara bir de soruyor. Onlar da Allah'a tabi oluyorlar. Sözlerine kaç şey yapıyorlar. (?) Ahdine vefa gösteriyorlar. Ve Allahu Teâlâ da onlara vahyi gönderiyor. Yine dileyen oluyor bunlar. Hazreti Yunus Aleyhisselam kavminden kaçtığı zaman dileyen olduğunu ispatlayacağız burada. Kavminden kaçtığı zaman denize atıyor. Denizde Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez zâlimîn. (?) Ben nefsime zulmettim Allah'ım beni bağışla diyor. Yani ben sözüme sadakat gösteremedim Allah'ım beni bağışla. Ve onu karaya çıkartıyor. Eğer ben de sizden beraber şahit olmasaydım diye seni ıssız bir diğeri atardım. (?) Kıyamet hakikaten orada kalırdım. (?)
Öyleyse dilediği değil, dileyen gene. (?)
Ne diyor burada? Arş'ın sahibi Allah kavuşma günüyle korkutmak için kullarının iradesiyle dileyene Rableri emrini bildirir. Evet.
Öyle değil mi Emel? Ayetler sarı. (?) Bir ayete göre hükmedemezsin. Ayetler hep birbirini destekleyecek. Kendi aklına göre bazı yollara tevessül edebilirsin. Bazı ayetlerde akıl gösterdiği yolu değil, ayetlerin gösterdiği yolu birbirine bağdaştıracak. İşte herkes fetva veremez. Fetva makamı bugün kalıplaşmış bir vaziyette. Kişinin anlatmış olduğu hangi kalıba giriyor? Hangisine yaklaşıyorsa ona doğru cevap veriyor. Halbuki onun içerisinde diğerinin de var, diğerinin de fetvası var. Ona göre fetva vermesi lazımken fetva makamı çok büyük vebaldedir. Fetvayı doğru vermesi lazım. Evet.