Gafir Suresi 35. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
35. ayeti kerimeye geliyoruz. Bu da yanlış açılmış. Bir ayeti kerime. Yanlışını okuyoruz.
Gafir yani Mü'min suresinin 35. ayeti kerimesi. Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı halde Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler gerek Allah yanında gerekse iman edenler yanında büyük bir nefretle karşılanır. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler diyor. İnsanlara göre burada bir şey yok. Evvela yanlışının nerede olduğunu anlatalım. Ondan sonra bunun açılmaya ihtiyacı var biraz. Onun da size biraz açalım. Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı halde Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler, gerek Allah yanında gerekse iman edenler yanında büyük bir nefretle karşılanır.
Doğru. Buralar doğru. Büyüklük taslayan her zorba kalbini Allah'a böylece mühürlettirir. Allah onların kalbini kendi arzu iradesiyle mühürlemez. Burada ne diyor? Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler. İslam'da nice zorbalar var. Nice efendim İslam'dan dönmeyip de zalimler var. Nice mücrimler var. İslam'dan çıkmadığı müddetçe Allah onların kalplerini mühürlemez.
Halbuki burada şöyle diyecek. Büyüklük taslayan her zorba kalbini Allah'a böylece mühürlettirir. Kim bunlar? Mühürlettirenler. Kendisi mühürlettirdiyse. Ve ashabü'l-meş'emeti mâ ashabü'l-meş'emeh. (?) Ey solcular size yazıklar olsun dediği kimseler. Evet.
Şimdi
bunu açmaya dedik ihtiyaç var. Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı halde Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler.
Şeyhi olmayanın diyor şeyhi şeytandır.
Bizim hocam şeyhimiz yok, şimdi şeyhimiz şeytan mı?
Şimdi kişi imanlıdır.
Namazında, niyazında, abdestinde, orucunda devam eder.
Buna ilham zanneder. Şeytan takvadan vurur ayeti kerimesine göre. Buna iğva verir. Bu da ben oldum zanneder.
Ona hak bilir.
Elinde bir delili yok. Ona hak bilir. Eğer bunun hocası olsa, hocasına onu anlatır, onun şeytanın bir iğvası olduğunu ona izah eder ve bu kişi hocası vasıtasıyla (?) şeytanı şeyhlikten def eder. Başındaki şeyhlikten def eder. Ama maalesef hocası olmadığı için ona inanır. Ben oldum der. Şeytan da buna yalan yanlış bazı şeyler anlatır. O da bunları hak bilir. Böyle insanlar yok mu? Çok.
Ben çok rastladım böylesine. Peki bunların durumunu nasıl anlıyorsun hocam? Çok basit.
O hurafeyi anlatır. Hak diye. Sen de onun karşısında ona ayeti gösterirsin. Hak diye. Ayet. O feveran eder. Kızar. Bir kızgınlık geçirir. Yani aklını kullanıp da tefekkür etmez. Eğriyi doğruyu ayırmaya kalkmaz. Kızgınlıkla ne sene duyguları neredeyse senin üstüne yürür. (?) Anlarsın bu şeytani artık. Daha dersin ki tamam hadi eyvallah.
Burada delil nedir? Elinde hiçbir delil olmadığı halde. Benim elimde delilim yok mu? Var. Nedir bu? Ayetler. Delil gelmiş. Kimden? Eğer Allah'ın yetiştirdiyse, bir insansa sana Kur'an ayetlerini verir. Kur'an ayetleri de senin delilin olur.
Evet. Her anlattığınızda ayet getirmek suretiyle sana delilleri söylüyoruz burada.
Evet. Burası bu kadar açılmaya lazımdı zaten. Açılması lazımdı.
Ne diyor? Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler gerek Allah yanında gerek iman edenler yanında büyük bir nefretle karşılanır. Tabii. Boşu boşuna İslam'ın dışında hurafelerle ayetlerin dışında şeytanın iğvasıyla hükümlenip şeytani kelamları insanlara söylemeye kalkar. Ve nefret kusar onlara. Onlar da hadi Allah'a ısmarladık der giderler. Anlamayacaklar. (?) Evet.