Zuhruf Suresi 32. ayeti kerime;

A. Metin Saruhan · 22 Şubat 2022 · Yanlış Çevrilen Ayetler

Açıklama

Zuhruf Suresi 32. ayeti kerime; (Yanlış açılış şekli)- Rab’binin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rab’binin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır. (Doğru açılış şekli)- Rab’binin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimi ötekilerden derecelerle üstündür. Rab’binin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.

Videonun metni

Hayırlı işler nasip eylesin, amin inşallah hep birlikte efendim, Allah razı olsun diyor evet 32. ayet-i kerimede Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? kimse Allah'ın rahmetini paylaştıramaz kimse kimseye de rahmette bulunamaz rahmet Allah'ın adına yağar sen gökten yağmur yağdırabilir misin ama Allah yağdırıyor rahmetini herkes istifade ediyor İşte Allah'ın rahmeti yağar böyle herkese. Burada ne diyor? Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar ne güzel söylüyor dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık diyor ne güzel birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık.

Burada yanlış var.

Burayı A'raf Suresi'nin 172. (?) ayet-i kerimesini bilemedikleri için akıllarına göre Allahu Teâlâ'yı da dünya aklına göre yorumlayıp bu şekilde yazıyorlar. Burayı açıyoruz. Ne diyor burada? Birbirlerine işi gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık diyor. O zaman der ki beni sen üstün kılsaydın da o da benim yanımda çalışsaydı. Der mi? Der. Ben söylerim. Ama Allah'a kimse bir tek söz söyleyemeyecek.

Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır diyor. Şimdi bak orayı nasıl açıyoruz? Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimi ötekilerinden derecelerle üstündür. Kimi ötekinden derecelerle üstündür. Burada ne diyor?

Kimi ötekine derece biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık diyor. Yani bunu Allahu Teâlâ kıldı. Biz burada ne diyoruz? Kimi ötekinden derecelerle üstündür. Neye göre? Arzu ve isteğine göre. O öyle istemiş, bu da böyle istemiş. Öyleyse sen bunun yanında çalışacaksın, rızkını alacaksın. O da sana kumanda edecek, seni çalıştıracak, oradan rızkını alacak. İsteklerini arzularına göre vermiş. Kimse sen beni de böyle yapacaksın diyemiyor. Dünyaya kör olarak gelenler de körlüğü kabul ederek geliyor. Dünyaya sakat olarak gelenler de sakatlığı kabul ederek geliyor ve onlar da birbirleriyle en güzel şekilde ana baba imtihan oluyor ve birbirlerine imtihan olup kendilerinin nasıl bir insan olduklarını bu şekilde ispatlıyorlar.

O körün gözlerini açsan kabul etmez burada. Hocam o senin fikrin, benim fikrim değil. Almanya'da Ayhan vardı. Gözleri az görürdü. Belki duymuşsunuzdur. Eskilerden. Ben bunu anlattığım zaman vallahi hocam doğru söylüyorsun dedi.

Ben bu halimi seviyorum çünkü çok şeylerden öyle geçiyoruz, pas geçiyoruz diyor. Hoşuna gidiyor. Oradaki ahitlerine göre. Oradaki ahitlerine göre. Yoksa Allah kimseyi bu dünyada kör olarak göndermez. Herkes kendi arzu ve isteğine göre geliyor buraya. Ama bir ayet-i kerime var.

Ve hani o zahirciler bize aklı almadığı için sen tövbe et diyorlar ya, ayet-i kerime de dünyada kör olan ahirette de kördür diyor ya. Geliyor zahiri manaya dünyada kör onlar da orada kör olarak gelecek diyor. Allah sizi ıslah eylesin. Allah size güzel bir anlayış ihsan eylesin. bu körlük, hatemallahu ala kulubihim ve ala sem'ihim ve ala ebsarihim gışave ve lehüm azâbün azîm ayet-i kerimesi dünyada ahirette Allahu Teâlâ'ya inkarcı olarak ahdini verdiyse ve bu dünyada Allah'ı buna bin defa yüz bin defa da anlatsan bu Allah'a dönücü değildir, çünkü kalbi mühürlüdür, gözlerinde perde, kulaklarında tıka vardır. İşte böyle insanlar dünyada bu şekilde (?) ahirete intikal ettiğinde orada Allah'ı görmesine rağmen hala da kördür.

Hala daha bu beni yarattı diyemez. Çünkü onlar kalplerinde verdikleri ahitte, ahdinde kendini yaratan Allah'ı bekleyecek. Cehenneme girdiği zaman da ya Malik Allah'ına, Rabbine söyle de biraz üzerimizden azabı hafifleşsin diyor. Bak Rabbine söyle de diyor Rabbimiz diyemiyor ve onlarda şu duygu var kendilerinin taptığı o hayaline göre (?) taptığı Allah, ilah gelecek, kendilerini yaratan Allah'tan intikam alacak ve bunlar da oradan çıkacak Allah'ı yok edecekler bu duyguyu dünyada da yaşadım kulaklarımla Mardinli birisi şeytana tapıyor. Biz Allah'tan intikam alacağız diyor.

Aynı duyguyu burada bana yaşatıyor Allah. (?) Biz intikam alacağız. Kulaklarımla şahidim buna.

Bitirdim değil mi? Evet.

Ve sonunda ne diyor? Rabbinin rahmeti onların biriktirdiklerinden, biriktirdikleri şeyden daha hayırlıdır diyor. Doğru. Orada dünyayı biriktir, biriktir, biriktir. Arkanda hepsini de burada bırak. Benim dediğin şeylerin hiçbirisinden sahip olmadan ahirete git. Ama dünyada yaptığın sevaplarla onun biriktirdiğinden daha hayırlı.

Senin biriktirdiğinin tümünü hayırsız demiyor. Onlardan yapmış olduğun o birikintilerden hayırlı var. Eğer sen o birikintilerin hepsi hayırsız deseydi hiçbir işe yaramazdı. Çünkü ondan zekat da veriyorsun, hayır yasın ediyorsun. (?) Ama o birikintinin daha hayırlı olması için o birikintinin sonuna kadar tam hakkını vereceksin. Birikinti yapma demiyor çünkü zekat var işin içinde. Ve o birikinti yapma demiyor çünkü çocuklarının sana vermiş olduğu rızk da onun içerisinde.

Ne güzel söylüyor, ne kibar söylüyor. Ne diyor Rabbinin rahmeti onların biriktikleri şeylerden daha hayırlıdır diyor. Tabii rahmetle hayırlı.