Casiye Suresi 23. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Casiye suresinin 23. ayet-i kerimesi de yanlış açılan bir ayet-i kerime. Heva ve hevesini Tanrı edinen, ne güzel söylüyor Allahu Teâlâ, yanlış açılmış ama doğruları var bunun içerisinde. Heva ve hevesini Tanrı edinmiş. Nefsani gururuyla, kibriyle, benliğiyle, efendim yahut da parasına efendim güvenip de kendisini bir azamet sahibi gören insan kendisini Tanrı'nın yerine koyuyor. Yani dediğini yapacak, dediğini edecek. Dediği olmazsa insanlara zulüm edecek. Allah'ın kendi katından bir bilgiye göre saptırdığı kulağını ve kalbini mühürlediği. İşte buralar yanlış. Bak ne diyor? Allah'ın kendi katından bir bilgiye göre.
İşte o bilgiyi onu o şekilde açmayacak. Bir bilgiye göre dediği zaman Onlar ahitleştiği zaman, onlarla ahitleştiğimiz zaman, onlar hakkı görmemek için gözlerine (?) perde, efendim kulaklarına tıkaç ve kalplerini mühürlettirdiler diyor. Yoksa Allah kendi arzu ve isteğiyle mühürlemedi. Kişinin kendi iradesi içerisinde arzu ve isteğine göre Allahu Teâlâ onları mühürledi. İşte burada da bir bilgiye göre dediği zaman burada hangi bilgiye diye sorar insan. Şimdi bunu açacağız. Saptırdığı halbuki Allah kimseyi saptırmaz. Kişi kendisi sapar. Kulağını ve kalbini mühürlettiği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü diyor.
Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ ibret almayacak mısınız diyor Allahu Teâlâ. Şimdi ilk doğrusunu okuyoruz. Bak, heva ve hevesini tanrı edinen, Allah'ın doğru yolundan sapıtıp da kulağını ve kalbini mühürlettiren, gözünün üstüne de perde çektiren kimseyi gördün mü? Bak ne güzel. Hep kişinin kendi fiiliyeti içerisinde yaptığı icraatlarla hesaba çekilecek zaten. Yoksa Allahu Teâlâ ona efendim kötülük yaptırıp da sen niye bunu böyle yaptın dediği zaman bu Allah'ın şanına yakışır mı ya? Nasıl sen bu ayeti bu şekilde açıyorsun? Nasıl bu ayetleri bu şekilde Allah'a iftira ederek bu şekilde açıyorsun? (?) Bak şimdi doğruyu okuduk.
Şimdi eğriyi bir de okuyalım. Doğruyu daha güzel anlayacaksın. Heva ve hevesini tanrı edinen Allah'ın kendi katından bir bilgiye göre saptırdığı kulağını ve kalbini mühürlediği gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü diyor. Şimdi doğrusunu okuyorum burada. Heva ve hevesini tanrı edinen Allah'ın doğru yolundan sapıtıp da kulağını ve kalbini mühürlettiren gözünün üstüne de perde çektiren kimseyi gördün mü? Bak fiili icraat kişi kendi icraatıyla hesaba çekilecek. (?) Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Allahu Teâlâ isterse kendi fiili icatını kullanırsa, onun üstünden iradeyi kaldırır da kendi iradesini kullanırsa elbet ki Allahu Teâlâ'nın gücü her şeye yeter.
Onu doğruya ancak Allah getirir. Hâlâ ibret almayacakmışsınız diyor. Buradaki hâlâ ibret almayacakmışsınız manası herkes kendi iradesinde serbesttir. İndimizde bir kitap vardır diyor. Levh-i Mahfuz'da mahfuzdur. Ona sonradan ne bir ilave ne de bir iştirki yapılır. (?) Bizden bir söz vaki oldu diyor. Cennet ve cehennem. Artık biz daha bir kimsenin hiçbir kaderine bakmayız. Herkes kendi yaptığı fiili icraatle hesaba çekilecek. İyi işler işleyenler cennete, kötü işler işleyenler cehenneme diyor. Hâlâ bu durumdan iltifat almayacak mısınız diyor. (?) Evet.