Muhammed Suresi 16. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Ne diyoruz yanlış açılanlara? Muhammed suresinin 16. ayet-i kerimesinde yanlış açılan ayet var. Evet. Burada da onların arasında seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara az önce ne demişti diye sorarlar. Bunlar Allah'ın kalplerini mühürlediği heva ve hevese uyan kimselerdir diyor. Demin de söylediğimiz gibi Allah kimsenin kalbini mühürlemez. Onlar kendi kalplerini kendileri mühürlettirdiler. Neyle? İnkarlarıyla. (?) Şimdi Allah yaratıcı. İstediğini yapar mı? Yapar. Şimdi burada Allah kalplerini mühürledi dediği zaman onu sevmedi, onun kalbini mühürledi durumuna gelir.
Bu durumda onu o şekilde değil Allah'ın rahmetim gazabımı aştı (?) dediği dünyayı bile size eşit paylaştırdığım dediği ayet-i kerimesine göre merhameti bol bir padişahın bu şekildeki öküzün altında buzağı arayacak şekilde ayeti açması elbet ki Allahu Teâlâ'ya sıfatlar. Ne diyor burada? Az önce ne demişti diye sorarlar. Bunlar Allah'ın kalplerini mühürlediği heva ve hevesine uyan kimselerdir. Allahu Teâlâ tabi ki yaratıcı. O her şeyi yapar ve kalplerini mühürledi. Bu insanları sevmedi manasına gelir. Halbuki onların arasında seni dinleyenler vardır fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlar az önce ne demişti diye sorarlar.
Bunlar Allah'a kalplerini mühürlettiren heva ve hevesine uyan kimselerdir diyor. Evet.
Şimdi şu ayet-i kerimeyi size biraz daha açayım. Diyor ki onların arasında seni dinleyenler vardır. Seni. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlar. Şimdi diyelim ki ben bir topluma gittim dinliyorum. Dinledikten sonra geliyorum dışarı çıktıktan sonra alimlere. Alim de peygamberin peygamber olduğunu ve hakkı anlattığını bilmesine rağmen ne diyor? Buraya dikkat edin. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlar az önce ne demişti? Yani soruyor şimdi. Peygamber ne anlattı? diye sorarlar. Bunlar Allah'a kalplerini mühürlettiren yani doğruyu bilmesine rağmen hakkı söylemeyen heva ve hevesine uyan kimselerdir. Heva ve hevesine göre kelimeleri çarptırıp söyleyen insanlar.
Evet.