Fetih Suresi 10. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Fetih suresinde, bakalım hangi ayetlerde yanlışlık var? 10. ayet-i kerimede yanlışlık var. 10. ayet-i kerimede. Ne diyor? Muhakkak ki sana ibadet edenler, şey biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Evet. Şimdi ayet, hadis-i şerifte el var elin üstünde arş-ı alaya kadar (?) diyor. Nedir bunun manası? Bunu öğrenelim. Ondan sonra ayet-i kerimeyi daha güzel anlarız. El var elin üstünde arş-ı alaya kadar. Resulullah Efendimiz Miraç'a çıkmıştır. Miraç'ta yüksek ufukun yüksek ufuk. Ufuk nedir? Ufuk gökle yerin yani havayla yerin birleştiği yere ufuk diyoruz. Ufukta mesela. Diyoruz ki denizde mesela.
Diyoruz ki ufukta bir gemi göründü. Efendim ahirette de zaman ve mekanın bittiği yerle zaman ve mekanın olduğu yer. Yüksek ufuk. Yani artık daha oradan ötesi yok. Zaman ve mekanın dışına çıkıyor. Allahu Teâlâ ile orada görüşüyor. Ve Allahu Teâlâ'dan el alıyor. İşte el var elin üstünde arş-ı alaya kadar dediği hadis-i şerifin sırrı da bu. Resulullah Efendimiz Miraç'a çıkmıştır. Allahu Teâlâ ile görüşmüştür. Ondan el alıp Resulullah Efendimiz dünyada ona biat edenler Allah'a biat etmişlerdir. Zaten öyle söylüyor. Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir.
Oh ne güzel işte açtık burayı. Bütün eller elden ele, elden ele Peygamber Efendimiz'e Peygamber Efendimiz'den Allah'ı tanıyor. Kim Allah'ın, kim ahdini bozarsa ki burası yanlış açılmış kimse (?) ahdini bozamaz. Efendim ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükafat verecektir diyor. Hiçbir kimse ahdini bozamaz ve ahdinden dışarıda çıkamaz. Yani bu nedir? Allahu Teâlâ insanlarla Elestü bi-Rabbiküm hitabında ahitleşti. Onların arzularını ve isteklerini kendilerine senaryo olarak yazdı ve her birine karakter olarak işledi. Hiçbir kimse kendi karakterini değiştirmeye yetkili değildir. Ne diyor Allahu Teâlâ?
Ayet-i kerimede biz dilemezsek siz dileyemezsiniz diyor. Bu ne demektir? Biz dilemezsek siz dileyemezsiniz. Ancak sizin kaderlerinizi değiştirmek diyor benim gücüm içerisinde. Ama biz de diyor sizin iradenize efendim el atıp asla size karışmayacağız. Çünkü bütün alemleri sizin arzu ve isteğinize göre programladık ve indimizde de bir kitap var ki Levh-i Mahfuz'da mahfuzdur. Ona göre de diyor biz bu kitapta ne bir eksiklik vardır ne de bir fazlalık vardır. Bizden de bir söz vaki oldu. Nedir bu? Cennetle cehennem. Artık herkes hiçbir kimse ahdini de değiştiremez. Ahdinin dışına da çıkamaz. Ahdinin dışına çıkamadığı olayı şöyle insanlar değerlendiriyor ki bu değerlendirme değil, hakikattir.
Onlar diyor bir tuzak kurarlar. Allahu Teâlâ da biz de bir tuzak kurarız diyor. Fakat biz tuzak kuranların en hayırlısıyız diyor. İşte nedir bu? İnsan kaderi dışında bir tuzak kurmaya çalışır. O kaderi dışında tuzağı kuracağı zaman bir başkalarının kaderine zarar vermiş olacak. İşte kainatta bu şekildeki insanların kurmuş olduğu kaderi dışındaki tuzakları Allahu Teâlâ bozar, kendi kaderi içerisine, o insanların kendi kaderi içerisine sokar. İşte biz de bir tuzak hazırlarız ama bizim hazırlamış olduğumuz tuzak daha hayırlıdır dediği hiçbir insana karışmadan kendi kaderleri içerisinde insanların ömürlerini sonuna kadar yaşatıp onların nasıl bir insan olduklarını yapmış oldukları fiili icatlarla kendilerine ispat ettirecek ahiret aleminde.
Şimdi burayı tekrar bir daha okuyalım bu kadar açtıktan sonra. Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların elleri üzerindedir. Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükafat verecektir diyor. Buraları yanlış açılmış ayet-i kerimeler. Şimdi doğrusunu okuyoruz. Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim Allah'ın ahdine sırt çevirir cayarsa ancak kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah'ın sözlerine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükafat verecektir.
Şimdi burada kim Allah'ın ahdine sırrını sırt çevirir cayarsa ahdi neredir? Allahu Teâlâ'ya Elestü bi-Rabbiküm hitabında sen benim Rabb'im değilsin o kendi hayalindeki Rabb'i bekledi. İşte Allahu Teâlâ da ayet-i kerimesiyle biz diyor eğer bulutlardan diyor meleklerle (?) beraber sarkardık diyor onlara secde ettirirdik diyor. Ne demek bu? Biz onların kendi iradesine karışmadık ve onları kendi iradelerinde serbest bıraktık. İşte burada ne diyor? Kim Allah'ın ahdine sırt çevirir. Yani ben sizin Rabbinizim dediği zaman ona sırt çevir de kendi hayalindeki Rabb'i bekliyorsa ve Allah'ın hak yolundan cayarsa ancak kendi aleyhine caymış olur.
Kim de Allah'ın sözlerine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükafat verecektir.