Mülk Suresi 2. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Mülk Suresi'nin ikinci ayet-i kerimesi: O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için. Bak bak bak, Allah bilmiyor bizi. Hani bu ayetleri nasıl bu şekilde söylüyorlar? Hem Allahu Teâlâ'nın ayeti açık, sarih. Kıyamete kadar gelecek tek bir canlı yok ki ne yapacağını bilmeyelim. Arkadan kıyamete kadar diyor, bir ağacın, yaprağının benden izinsiz kıpırdaması mümkün değil diyor. Yaprak kıpırdaması. Şimdi bu durumda Allahu Teâlâ A'raf Suresi'nin 172. (?) ayet-i kerimesinde insanlarla ahitleşmişti. Bunlar bunu nereye, bu ayetleri nasıl saklamışlar da o ki hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır diyor.
Ta suresinin 4. kerimesini saklıyor. (?) Efendim, Allahu Teâlâ bizlerden ahitleştiği zaman ne yapacağımızı bilmesine rağmen, eksik sıfatta münezzeh olan Allahu Teâlâ gayb alemi olan bu dünyayı yaratıyor ve bizi kendimizi kendimize ispat, etrafa ispat, Allah'a ispat ettiriyor.
O ki hanginizin daha güzel davranacağını kendinize ispatlattırması için Allahu Teâlâ kendimize ispatlattırıyor. İspatlattırması için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O mutlak galiptir. Çok bağışlayıcıdır. İşte A'raf Suresi'nin 72. ayet-i kerimesinin manası. (?) İşte efendim, kalplerinizin esrarını bilirim. Ayet-i kerimesinin manası. Hepsi bunun içerisinde. Hep ayetler birbirini teyit eder. Tekzip etmez. Evet.
Diyanet bundan evvela biz Almanca İngilizce Kur'an bastırıyoruz dediği zaman diyordum ki benim içim yanıyor içim. Benim içim yanıyor. Böyle hurafelerle basarsan tabii ki benim içim yanar. Evet. Ama şimdi biliyorum ki uyandılar. Onu biliyorum. Uyandılar. Nefislerine kanmasalar. Bulundukları makamın yüceliği karşısında ona layık olmaya çalışsalar çalışırlar inşallah. Bu ellerine vermiş olduğum kitapta doğrularla beraber oturup istediklerini yazsınlar.
Bana bir kelime söylediler.
Benim bana o kelime iftira.
Şimdi o kelimenin iftira oluşunu size açacağım.
İsmini söylemeyeceğim muhterem kişi, efendim, o da samimi bir insan. Sen hep ben ben diyorsun diyor.
Bana aynen öyle söylüyor. Sen hep ben ben söylüyorsun diyor. Adam diyor onu o şekilde anladı, o şekilde açıyor diyor. Ben de kendisine tatlı bir dille, ben hep ben demiyorum, Allah'ın ayetini açıyorum. Allah söylüyor doğruyu. O kişi Allah'ın ayetini yanlış açıyorsa, o onun fikri manasına gelip de kimse o onun fikridir demez. Allah böyle söyledi der. Çünkü Allah'ın kelamını açıyor. Ben şimdi size desem ki, Ahmet Efendi'yi buraya çağırdım desem, kişi de benim bu Ahmet Efendi'yi buraya çağırdığımı şöyle söylese, Mehmet'i buradan kovdu dese, acaba ben öyle mi söyledim? Ne yapacak? Onu o şekilde okuyan insan da, ha, hoca efendi Ahmet'i çağırmamış, Mehmet'i kovmuş der.
Kime isnat ediyor bu yalanı? Hoca efendi isnat ediyor. (?) İşte yanlış açılan ayetlerde Allah'a isnat edilir. Ben demiyorum Allah muhafaza. Benlik şeytandandır ve şeytan benlikten lanetlenmiştir. Şimdi herhalde bu da güzel anlaşıldı. Ta o zamandan beri bu benim içimde bir sıkıntıydı. Bunu da söyledim inşallah. Duymuşsa efendim ki dinlerler inşallah bunu da söylediklerini pişman olurlar inşallah.