Tekvir Suresi 19. ayeti kerime;
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Ayet-i kerimenin manası bu. Efendim, on dokuzuncu ayet-i kerimede yanlış açmışlar. Allah'ın katında itibarlı bir elçinin Cebrail'in diyor, getirdiği sözdür diyor. Ne bu? Kur'an. Efendim, eee Cebrail getirmiş bunu. Cebrail. Şimdi burada da insanlar birçok şeyi bilmiyorlar. Ne diyor? Allah'ın katından itibarlı bir elçinin Cebrail'in getirdiği sözdür. Halbuki doğrusu şüphe yok ki bir kerim elçinin, bir kerim elçinin, Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin getirdiği Allah'ın kelamıdır. Bu Cebrail değil burada, bir kerim elçi. Kim bu? Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in getirdiği Allah'ın kelamı. Şimdi, niçin Cebrail değil de Allah'ın kelamı?
Burada Hazreti Muhammed kastediliyor. Çünkü Allahu Teâlâ Kur'an'ı vahyediyor Resulullah Efendimiz'in kalbine. Vahiy. Yani biz senin kalbine kuvvetlice oturtturmadan sen dilini oynatma diyor. Dilini oynatma. Ayrıca senin kalbine biz kuvvetlice bunu oturtturduğumuz zaman sen bunu hiç unutmayacaksın diyor ayet-i kerimede Allahu Teâlâ. Ayrıca biz senin kalbine bunu verirken melun da ille şeytan ilka vermeye kalkmasın (?) diyor. Ama biz sana bunu vahyi kuvvetlice oturturuz. Şeytanın verdiği ilka bu vahye kuvvetlice çarptığı zaman, bu batıl hakka çarptığı (?) zaman zayi olur diyor. Bu durumda bütün ayetler manalarından saptırılmış ve bu şekilde açılmış.
Allah'ın katından itibarlı bir elçinin duyarını Cebrail getirmiş bunu. (?) Cebrail, evet Cebrail'de getirdiği var da Cebrail nereden getiriyor? Onu da söyleyelim. Allahu Teâlâ Kur'an-ı Kerim'i Ramazan'ın 27. gecesinde Sidre-i Münteha'da Kadir denen yere indirdi. Allahu Teâlâ Resulullah Efendimiz'in kalbine vahyi kuvvetlice oturtturduktan sonra Cebrail Aleyhisselam'a da vahyi verdiği zaman hangi surenin hangi ayetleri ise oradan onu al peygamberime oku derdi. O da oradan o sureleri alır, Resulullah Efendimiz'e okurdu. Hatta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Cebrail'in okuması çok hoşuma giderdi diyor. Cebrail'in okuması.
Bir gün Cebrail'e sorar, ya Cebrail kardeşim bunu sana kim veriyor? Vallahi bir perde arkasından alıyorum ya Resulullah, bilmiyorum diyor kim veriyor. Bundan sonra diyor o perdeyi arala da bir bak diyor. Tekrar vahye getireceği zaman, Kur'an'dan sureler getireceği zaman perdeyi aralıyor. Ve vahye aldıktan sonra, yani ayetleri aldıktan sonra geliyor Resulullah Efendimiz'e okuyor. Diyor ki bunu sana kim verdi? Cebrail aynen şöyle söylüyor: Ya Resulallah, veren de sensin, alan da sensin. Evet. Bu durumda şüphe yok ki bir kerim elçinin, Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin getirdiği Allah'ın kelamıdır.
Evet.
Bak zaten ne güzel söylüyor. Bak şimdi burada. İnnehu le kavlü resulin kerim. (?) Bir kavlin yani kuvvetli bir elçinin emin olan, kerim olan bir elçinin getirdiği. Resul. Cebrail'e resul diyebiliyor muyuz? (?) Resulün kerim. Kerim bir resul. Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem kastediliyor burada. Cebrail'e ne iş var burada? Evet.