23.09.2025 Tarihindeki Sohbet
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Yazıyoruz oraya bunu.
Orada bir yazı yeri var ya. Yayına başla.
Yanlış yere vurduk gene herhalde. Yok hocam geliyor şimdi.
Selamün aleyküm Gönder diyor değil mi? Şuraya tıklayın hocam. Önce oraya yazıyoruz. Ben yazacağım hocam.
Dersimiz namazdan sonra başlayacak.
tamam gönderdim Bismillahirrahmanirrahim
Eşhedü enne Muhammeden Resulullah. Hayye ale's-salâh, hayye ale's-salâh. Hayye ale'l-felâh, hayye ale'l-felâh. Kad kâmeti's-salâh, kad kâmeti's- salâh. Allahu ekber, Allahu ekber. Lâ ilâhe illallah. Allahu ekber. Elhamdülillahi Rabbil Alemin
Semiallahu limen hamideh. Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber.
Allahu ekber Allahu ekber
Allahu ekber Allahu ekber Bismillahirrahmanirrahim Allahu ekber
Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber.
Allah'a şükürler olsun. Allah'a şükürler olsun. Allah'a emanet olun.
Bakalım soru var mı?
Var.
Bayramiye der ki, selamün aleyküm efendim, mübarek ellerinizden hürmetle öperim. El öpenlerin çok olsun. (?) Allah hayırlı uzun ömürler ihsan eylesin. Benim sorum sayfa 305 Meryem Suresi 19-21 21. ayetleri açabilir misiniz? On dokuzdan yirmi birinci ayet-i kerimeye kadar. Evet.
Meryem Suresi.
Yusuf Nâ Yusuf Meryem Suresi.
On dokuzuncu ayet. Yanlış açılan bir ayet. Yanlış açılan. Bak ne diyor. On dokuzuncu ayette. Melek, melek değil bu. Ben yalnızca sana tertemiz bir erkek çocuğu bağışlamam için Rabbinin bir elçisiyim dedi. Melek kimseye çocuk bağışlayamaz.
Çocuğu bağışlayabilecek tek bir birisi varsa o da Allah. Nasıl ki Hazreti Adem'e ruhundan üfledi ve meleklerle beraber mel'una da secde edin dedi. (?) Melekler secde etti. Meryem lanetlendi. (?) Şimdi demek ki melek ruhu üfleyemez. Bu dediğimi melek olmadığını ruhu da melek diyen o insanların ruhun üflediğini şu ayetle tasdik ederiz. Ayet.
Hazreti İsa'nın yaratılışı Hazreti Adem'in yaratılışı gibidir diyor. Hazreti Adem'e dünyadan kara balçık çamurunu şekillendirip de ruhu üflemesi melek üflemedi. Rabbimiz üfledi. Ve Rabbimiz'den o ruh bir cüz'i olduğu için Allahu Teâlâ o cüz'iye secde ettirdi. O cüz'iye secde Allah'a secdeydi. Anlayamadılar. İşte burada da Allahu Teâlâ derler ki Allah görülmez. Değil mi? Aç. Yanlış açılan ayet. Efendim Maide olacak herhalde. En'am, En'am. En'am olacak. Maide.
En'am Suresi, En'am Suresi 103. ayet-i kerimeye bak (?) En'am Suresi bak şimdi evet 103. ayet gözler onu göremez diyor gözler onu göremez gözler onu görmüyorsa ben görmediğim bir Allah'la mı ahitleştim bana kim ne derse desin ben görmediğim Allah'a ibadet etmem Hz. Ali de aynısını söyler benim dedemdir ben seyyidim
halbuki o gözleri görür doğru söylüyor o bütün gözleri görür o eşyayı pek iyi bilen her şeyden haberdar olandır şimdi öyleyse gözleri onu görürse sen burada Allahu Teâlâ'yı bu alemde nasıl görürsün gayb bir alem ha bu soruyu sorabilirsin (?) bana ben de sana şimdi burada o sorunun cevabını vereceğim bak ne diyor gözler onu ihata yani bu benim Rabbimdir diye görüp de idrak edemez. E buyur. Gözler onu kaplayıp da bu benim Rabbimdir diye bilemez. Ama o bütün gözleri ihata eder. Yani bütün varlıkları ihata kapsar ve görür. Ayetin doğrusu bu. Çünkü Elestü bi-Rabbiküm hitabında da Allahu Teâlâ'dan ahitleştik, gördük. (?) Zaten Elestü bi-Rabbiküm hitabını A'raf Suresinin 172.
ayet-i kerimesini kapattıklarından bütün yanlışlıklar buradan çıktı. Bu Kur'an'ın omurgası. Kur'an'ın omurgası. 172. ayet A'raf Suresinin. Orayı özellikle kapattırdılar. Eğer orayı açacak olursan seni tasavvufçu diyor. Tasavvuftan biraz ileri gidersen sana kaderici diyor. Kaderde biraz ileri gidersen sana Mutezile, kâfirsin diyor. (?) Ya kaderin ne olduğunu sen biliyor musun? Bilsen zaten söylemezsin bunları. Kader, insan Allahu Teâlâ'dan ne istemişse ahiret aleminde Rabbimiz onun tüm isteğini kendisine kader olarak yazmış. Fakat kişi kaderinin bir saniye sonra hayattayken ne yapacağını bilmez.
Kader geleceği bilmez. Kader geçmişi bilir. Benim kaderimmiş ben bunları yaşadım diyorsun.
Öyleyse 172. ayet-i kerimeyi açmak kaderi açmak demek değildir. Allahu Teâlâ ile ahitleşmektir birebir. Hem de onu görerek.
Evet. İlk lahut aleminde gördük. Sizin Rabbiniz benim dediği zaman orada üç bölüğe ayrıldık. Sonra ikinci defa Allahu Teâlâ belli bir makamında herkesi çağırıyor, herkesi birebir onunla arzu ve isteğini kendisine kader olarak yazıyor. Buraları insan bilmiş olsalar bu yanlışlıklara düşmezlerdi. Öyleyse bura belli bir zümrenin kasıtlı olarak kapatılması ve Kur'an'ın esasının Siyonizme göre açılması. Başka bir diyecek yok. Çünkü Siyonizmin esasına göre açıldığını şunundan ispat ediyoruz. Sen şu Kur'an-ı Kerim'de bir tane suç Allah'a bul, beni suçla. Hep Allah onların nurunu söndürdü. Allah onların ışığını kapattı, karanlıklarda bıraktı.
Allah onların kalplerinin fitnesini arttırdı. Allah cehennemi insanların ve cinlerin birçoğu için yarattı. Ya günahtır be. Allah'a bu iftiralar olmaz ya. Hayret bir şey ya. Sen nasıl Kur'an'ı yazıyorsun böyle? Nasıl Allah'ı böyle isnat ediyorsun? Demek ki belli bir zihniyetin Kur'an'ın açılışını belli bir zihniyetin temeline ödülmüşler. (?) Buna da Kur'an'ın esası demişler. Kur'an'ın esası Allahu Teâlâ'ya zerre kadar bir adaletine herhangi bir şekilde halel gelmeyecek şekilde ne olursa ne ol tövbe kapısının açık olduğunu can boğaza dayanana kadar tövbe kapısının açık olduğunu ve kim ne yaparsa yapsın döndüğü zaman Allahu Teâlâ'nın affı mağfiretine uğrayacağını birçok ayetlerle sana ispat edelim.
Allah Tevvab'dır, tevbeleri çokça kabul eder diyor. Çokça kabul eder. Eğer biz siz yaptığınız hatalardan dolayı sizi hemen yakalasaydık dünyada gezen bir canlı bulamazdın diyor. Ya sen nasıl Allah'ı böyle isnatla suçluyorsun? Tövbe estağfurullah. Yanlış açılmış ya.
Bak ne diyor. Sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler diyor. Doğru, buralar doğru. Böylece biz her ümmete kendi işlerini cazip gösterdik diyor. Nerede cazip gösterdin her ümmete? Öyleyse niye kafire onlara işlerini cazip gösterdin de kafir ettin onları? Allah kulları arasında ayrım mı yapar? Hani Allah'ın adaletini bulunan kaldırmış oldun ortadan. (?)
Ondan sonra da ben Kur'an'ı atıyorum. (?) E sen Kur'an'ı açar da bu insanlara bu şekilde aşılarsan bu insanlar Allah hakkındaki düşüncesini sen yargıla.
Halbuki doğru açılışını söylüyorum şimdi.
Şimdi de burada bak sonunda ne diyor? Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık o ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir diyor. Ne yaptıklarını. Bu sefer suçu insana yüklüyor. Bak burada. Ne yaptıklarını. Evvela Allah onları bu şekilde programlıyor. Ondan sonra da sen yaptın diyor. Olaya bak sen. Suçu üzerinden atıyor. Bak böyle Allah mı olur ya?
Neresiydi? En'am Suresinin kaçıncı ayetiydi o? 103. 19-21, evet. Evet. Önemli. Gözden kapandı. Şimdi burada doğrusunu açıyoruz. Sayfa 140 hocam. Kaç? 140. 140. Nasıl efendim? 140. (?) Evet. 140 da değil.
Bu şey kapanınca 19-21. Burası 6. Şey hocam, Meryem Suresi mi hocam? Meryem Suresi bu. Meryem Suresi.
19-21 305 değil hocam.
Evet.
Oraya.
20 18'e geçmişiz. 19 Allah Allah. Nereye gitti bu ya?
Meryem Suresi 19'da 21. ayet diyor. 19'da 21. ayet. 305. sayfa. 21. ayet. 305. sayfalı hocam. 305.
Nereye geçtik? Niye biz oraya geçtik? Başka bir yere geçtik anlatıyorduk. Mevzu herhalde oraya gitti. Evet hocam. Değiştirdik En'am mevzuyu. Gözler onu ihata ederek şey yapamaz demişti. Gözler onu... İki kişi değil, iki kişi değil. Bir kişi konuşsun. En'am Suresi yüzüncü ayeti destekleyecek şekilde açtık burayı. (?) Evet destekleyen. Evet. Tamam. Benim kulağımda kulaklıklar var. İki kişi konuştuğu zaman ikinizinkini de anlamıyorum. Yazık, zamana da yazık oluyor. Şimdi, melek öyledir dedi. Rabbim buyurdu ki, bu bana kolaydır. Burada da bak Rabbim buyurdu ki, bu bana kolaydır. Çünkü biz onu insanlara bir delil ve kendimizden bir rahmet (?) kılacağız diyor. Ne demek bu kendimizden bir rahmet kılacağız?
Ona ruhumuzdan vereceğiz diyor.
Bu hüküm ve karara bağlanmış, ezelde olup bitmiş bir iştir diyor. İşte insanlar yaratıldığı zaman, A'raf Suresinin (?) 172. ayeti, Kur'an'ın omurgası, insanlarla ahitleşti Allahu Teâlâ. Onların ahdine göre dünyayı, bu kainatı kıyamete kadar programladı. Bütün bu yaşantılar kıyamete kadar bir programın içerisinde. Öyleyse Allah'a sen umulur ki kelamını da kullanamazsın. (?) Allah'a sen filancıyı kalbini mühürledi diye de kullanamazsın. Hocam sen ayeti inkar mı ediyorsun? Mühürledi ya. Ya mühürlettirdi. Allah'tan başka bir ilah yok ki o kalbini başkasına mühürlesin. Kişi Allah'ı tanımamazından ihsan ettiği için, ısrar ettiği için (?) gözlerine perde nedir bu?
Hakkı görmeme perdesi. Kulaklarına tıkaç yani hakkı işitmeme sesleri, kelamları ve kalbini de mühürletip bil de hadi sana dönmem kelamı. (?) İşte bu şekilde yaşayanlar Allah'ı inkar ederek yaşar. Yapmış olduğu fiili icraatlarla da ahiret aleminde hesaba çekilir. Kendi yaptığıyla. Allahu Teâlâ yalnızca insana yol gösterir. Evet. Şimdi doğrusu onlar melek diyor, biz ruh diyoruz. Ruh.
Öyledir dedi. Rabbim buyurdu ki bu bana kolaydır. Şimdi burada Rab dediği zaman yaratıcı orada kendisini de kasteder. Zatından bir cüz'i de gönderir. Gene kendisi. Kainatın her yerinde hazır ve nazırsa kainatın her yerinde hazır olanlar bunu görebilirse yani bir görülme olsa ki hazır ve nazırım diye her yerde bir görme olsa herkes görecek demek ki. Orada da buna görünmüşse bu melek değil. Ama Hz. Meryem bunun Allah olduğunu bilmiyor. Görüyor da bilmiyor. İşte En'am Suresinde, Maide Suresinde, En'am'da mı açtık? (?) En'am'da. 103. ayet-i kerimesinde açtık. Görür idrak edemez. Bu tecelli ediyor zaten.
Şimdi her Kadir gecesinin Ramazan'da 27. gecesinde olmayabilir de Kadir gecesinde diyelim, 20'sinden sonra tek gecede arayın diyor ya melekler ve ruh diyor iner. Tenezzelü'l-melâiketü ve'r-rûhu. Nereye iner? Ruh da gelir. Rabbin yarattığı alemleri boş bırakmaz.
Allah bu alemin yarattığı dünyayı da hadi siz ne yaparsanız yapın diye başıboş mu bıraktı burayı? Öyleyse yaptıklarımız da niye bizi hesaba çekiyor? Ayetleri ve Allah'ı çok güzel tanımak bilmek lazım.
Ne diyoruz? Ruh 19. ayet bir dakika benim gözlerim biraz sakat. Burada bazen yaşlar geliyor görmüyorum. Yaşlandık artık, yaş 87-88'e girdik, bu kadar olacak. Genç gibi değiliz.
gözlerinde sakatlık var. Birisine sol tarafa mercek koydurduk. Sağ tarafa da katarakt var ama idare ediyoruz.
Şimdi kişiler yanlış anlamasın diye söylemek mecburiyeti hasıl oluyor. Diyor ki Hoca Efendi bazısı ağlıyor diyor. Ağlamak başka. Ağlamıyorum. Gözlerimden rahatsız olduğum için yaş geliyor. Evet.
Ruh ben yalnızca sana tertemiz bir erkek çocuğu bağışlamam için Rabbinin bir elçisiyim dedi. Bak bağışlamam için elçi olarak geliyor. Ve Hazreti Meryem'e Hazreti İsa'yı üflüyor, veriyor. Ya bunu melek yapabilir mi be? Hiç mi ilmin yok?
Melek kadına gelmez.
20'ye geliyoruz. Meryem bana bir insan eli değmedi. İffetsiz de olmadığım halde benim nasıl çocuğum olur dedi. Doğru söyledi. Nasıl çocuğu olur?
Ruh öyledir dedi. Yani bu Rabbim buyurdu ki bu bana kolaydır. Allah buyurdu. Ona tanıtmıyor kendisini. Çünkü idrak edemeyecek. Hz. Musa'ya bile tanıtmadı. Ona ateş şeklinde göründü. (?) Ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e tanıttı. Nerede? Miraç'ta. Dünyanın dışında. Yalnız dünyada kayıttı aleme. (?) Miraç'ta tanıttı. Ve tanıttığını şu ayetle ispat ediyor. Sidre-i Müntehâ'da onu ilk gördüğü şekilde bir kere daha gördü diyor. İlk yaratılış şekliyle. Bir kere daha gördü. Ben de ilk gördüğüm zaman lahut aleminde onu ilk bize yarattığı şeklini biliyorum. Ondan sonra bilemezsin. Çünkü devamlı şekil değiştirir.
Beni nasıl bilirseniz ben onun da bir zıttı, Onun da bir zıttı, onun da bir zıttıyım diyor. Sebebi ne? Ben insanlara tecelli ettiğim zaman beni gördüğü şekilde sıfatlarsa tapınırlar diye devamlı şekil değiştirir. Evet.
Şimdi yanlış olan 21. ayeti okuyoruz. Melek öyledir dedi. Rabbim buyurdu ki bu bana kolaydır. Çünkü biz onu insanlara bir delil ve kendimizden bir rahmet kılacağız. Bu hüküm ve karar bağlanmış, ezelde olup bitmiş bir iş idi. Yine melek dediği için yanlış diyoruz. Ruh öyledir dedi. Gerisi aynı kelam. Burada ruhla meleği ayırt edemedi. Ve bu şekilde Kur'an-ı Kerim'de çok yanlışlıklar var. Şunu bizzat bildirmek istiyorum. Biz dipnot çıkartmıştık dipnot. Bunların yanlış olup olmadıklarını neye göre yanlış olduklarını yazmıştık. Şimdi ikinci bir dipnot çıkartıyoruz. Yanlış yazdıklarımız yani yanlış yazılanları doğru ayetlerle açtığımıza rağmen açtıklarımızı ayetlerle ispat ediyoruz.
açılan ayetleri ayetlerle ispat ediyoruz. Bunu da çok yakında başlatacağız. Ve bu kitap Kur'an'ın daha evvel Diyanet Başkanı başkanlarının bu 100 sene evvel yazılmış bir kitap. Bunun yenisini basalım dedikleri zaman hala daha basmadıkları Kur'an-ı Kerim'inde eğer bildiği şekilde bunlar kendi bildikleri şekilde basarlarsa yine aynı ayetlerin biraz daha değişik şekilleriyle aynı manaları açacaklar. Çünkü birçok insan Kur'an yazmış. Kötü kişi. Birisi Ahmet buraya gel demiş. (?) Birisi buraya gel Ahmet demiş. Birisi Ahmet bana geliyordu buraya gel dedim. Birisi Ahmet oradan geçiyordu ben onu çağırdım buraya gel dedim.
Hepsi çeşitli çeşitli yollardan manalar değişmeden aynı manaları insanlara yutturmuşlar. Evet. Ve ben Diyanet'e yine sesleniyorum buradan. Tuttuğunuz yol, öğrenmiş olduğunuz bu ayetler ne Allah'ı hak olan yere götürüyor ne de siz Allah'ı doğru dürüst tanıyorsunuz. Eğer Allah'ı tanısaydınız, Allah insanları denemez. Denemek demek insanları tanımıyor da, bak insanları tanımıyor da, onları deneyerek insanları tanıyacak. Peki, şu ayet nereye sakladın? Biz sizin kalplerinizin esrarını biliriz. Bunu neye sakladın? Allah insanların ışıklarını söndürür. Allah'ın adaletini ortadan kaldırdın. Biz kâfirleri çetin bir azaba sokacağız gene Allah'ın tövbe sıfatını ortadan kaldırdın kafirliğe devam edenleri de o şekilde ahirete intikal edenleri de aç Kur'an'ı muallak bırakma evet şimdi Bayramiye, Allah razı olsun.
Senin sorularını cevapladık. Tekrar bayramımızdaki hocam bu ayetleri ayetlere ruh ve Rabbin geçiyor. (?) Bunları açabilir misiniz? Ruh ve Rabbin geçiyor. Hocam bu ayetlerde ruh ve Rabbin geçiyor. Bunları açabilir misiniz? Açayım sana. Bir ayetle açacağım. Aç Nahl Suresinin 102. ayet-i kerimesi. Kaçıncı sayfada? Nahl Suresi.
102. ayet-i kerime. İsra, Taha, Enbiya. Aç Nur. Kaçıncı sayfada? Bakıyorum hocam. Bak. Şuradan ben bakarım şimdi. 277. 266 ile bak. 277 sayfada. 277 mi? Evet. 277.
Bak ne diyor? De ki onu, Kur'an'ı Müslüman olmaları ve doğru yolu bulmaları bularak müjdelenmesi için mukaddes ruh olan Rabbin neymiş? Ruh ve Rabbin geçiyor diyor burada. Mukaddes ruh olan Rabbin kendi katından hak olarak indirdi. Evet. Tatmin oldun herhalde. Mukaddes ruh da Allah. Ruhu'l-Emin de Allah. Daha birçok sıfatları var.
Bu durumda Allahu Teâlâ küllü ruh Allahu Teâlâ'dır. Ruh nerede geçiyor? Rabbimizin zatındandır. Ama nasıldır bilemem. Zatındandır.
Şimdi mukaddes, bak dedi, mukaddes ruh olan Rabbin daha ne desin sana?
Sen de ne diyorsun burada? Hocam bu ayette ruh ve Rabbin geçiyor. Bunları açabilir misin? Nasıl açalım? Ruh da Allah, Rabbim de Allah.
Evet.
Bayramiye eğer senin de bir bildiğin varsa lütfen yazıver.
Tatmin olamazsan, ben şöyle şöyle biliyordum hocam, buna ne dersin diye bana sorunu sorabilirsin.
Karşılıklı bir konuşmadır. Burada şan, şöhret, gurur, kibir, benlik, azamet, dünya hevası yok. Karşılıklı istişare var.
Sen de bildiğini bana söyle.
sayfa 306 Meryem Suresi 35 açalım sayfa 306 323 122 302 304 306 Sayfa 306 Meryem Suresi 35 Allah'ın bir evlat edinmesi olur şey değildir diyor. İhlas Suresi (?) Onun çocuk edinmesi mümkün değildir. Çünkü çocuk edinmek hatun kişi edinmek eksikliktir.
Allahu Teâlâ biz sizi bir erkek bir dişiden yarattık birbirinizi tamamlarsınız diyor. Birbirinizi tamamlarsınız. Ayet-i kerimede kadın sizin için bir örtü erkek de kadın için bir örtüdür diyor. Allah'a bunları yakıştıramaz.
O bundan münezzehtir. Açıyor zaten. Söylemeden ben açıyorum onu.
Bir işe hükmettiği zaman sadece ol der, o da oluverir.
Burada şimdi şunu soruyor. Ol der, o da oluverir soruyor aslında. Hiçbir şeye ol der de olmaz. Bak, hiçbir şeye ol der de hemen olmaz. Hemen ama. Sesle harfle olmaz. biz kainatı altı günde yarattık iki gün dünya iki gün gökte ikisi de aralarındakiler demek ki bir zamana taalluk ediyor. İmam-ı Gazali Hazretleri
Allah dedi de oldu olmaz sesle harfler olmaz diyor. Bir zamana taallük eder diyor.
Onun bu konuşmasını ben tasdik ediyorum.
O İmam-ı Gazali nefsin yedinci hali sırrın sırrına vakıf olmuş kişi. Ben de sırrın sırrına vakıf olan bir kişiyim.
Onun için ol dedi de olmadı. O kadar söyleyebiliriz yani. Başka açamayız. Burası sır.
Evet.
Ya misafir anlatır, söyler. Selamün aleyküm hocam. Akşam namazı hariç diğer vakit namazlarında sünnetleri farzdan önce kılmamızın bir hikmeti var mıdır? İnsan bir an sonra ömrü var mı bilmiyor. O yüzden sünnetin farzdan önce yapılmasını tam idrak edemedim diyor. (?) Sünnetler ne işe yarar? Evvela bunu öğrenelim. Sünnet. Geçmişte namaz kılamayanların kazalarının yerine geçer. Sünnet namazları. Öğle yine 4 rekata 4 rekat, ikindiye (?) 4 rekata 4 rekat, akşama 3 rekata 2 rekat, çünkü kıyamet akşam namazı kopacak. (?) Yatsıya da 4 rekata 4 rekat. Bunlar geçmişte kaza namazlarının yerine geçer. Farz namazı da vakte ulaşmanın şükür namazıdır.
Şükür namazı şimdi vakte ulaşmanın şükür namazı kılacağın yerde sünneti kılmak bence diyorsun farzı evvel kılmak lazım değil mi? Vakte ulaştın. Şimdi ameller niyete bağlı sen geçmişteki kaza namazını kılıyorsun o vakte ulaşmışsın bak o vakte ulaşmışsın o vaktinde kaza namazını kılacaksın. Emri hak vaki oldu sünnette gittin. Geçmişteki sünnetten bir tane kazan gitti.
Ayrıyetten sen ameller niyete bağlı olduğu için o vakte ulaştığından dolayı onun karşısından farzı kılacağından dolayı Rabbinin rahmetinden o farzı da kıldın kabul eder. Bu bakımdan Resulullah Efendimiz iki vakti birden sana şey yapıyor.
Tatlı getirmiş oluyor. İki vakti. (?) Hem geçmişten bir rekat sildiriyor. Dört rekatını sildiriyor. Hem de zamanını kılmasan bile, emri hak vaki olsa bile sana Allahu Teâlâ'nın ameller niyete bağlı kıldığı kabul ediyor. Karıncaya ne diyorlar? Nereye gidiyorsun? Hicaz'a Mekke'ye gidiyorum diyor. Ya o çölleri nasıl aşacaksın? O yolda da ölemem mi diyor. Ne güzel söylüyor.
Evet.
Sizce daha güzel bir açıklamanız varsa bize yazabilirsiniz. Öyle ya. Bir de sizin açıklamalarınızı görelim. Hocam açıklamam olsa zaten sana yazmam. Ha yazarsınız bazıları da denemek için yazıyor. Acaba hoca da bunu biliyor mu? Siz de bunları biliyorsunuz da üç hakları bize açtırır. (?) Hoca bakalım ne diyecek burada. Evet. Beni dinleyenlerin hepsi dinleyenlerin ama can kulağıyla dinleyenler diyelim bir de dinleyen var mı? Bir kulağından girer, bir kulağından çıkar.
Kullu ruhun Allah olduğunu, (?) mukaddes ruhun Allah olduğunu, Rabbimizin Allah olduğunu bilir. Fakat tasdik ister. Bize tasdik gönderdik. Onun için, belki de hakikaten bilmiyor, bilmiyorum. Ama biz, ister bilsin, ister bilmesin, ister deneme yapsın, isterse denemesiz öğrensin, hepsini anlatmak mecburiyetindeyiz. Evet, misafir. Yine misafir 458 üyemiz söylüyor. Selamün aleyküm hocam. Sad Suresi 34. (?) ayeti. Hazreti Süleyman aleyhisselam'ın tahtına bırakılan bir cesetten bahsediliyor. Bundan kastı nedir? Allah razı olsun. O cesedi geçen hafta anlattık. Bir imtihan için. Hazreti Süleyman atları çok severdi.
Tek tırnak üzerinde atlar çok gösteriş yaparlardı. Bu durumda Allah'tan ben diyor varlığı Allah'ı anmak için istedim diyor. Sana Allah'ı anmak için aslına ben varlık verdim. Peki varlığının dışında sana bir ceset bıraksam ne yapacaksın diyor. Allah biliyor bunu denemek için. Sonra Hazreti Süleyman o imtihanı kazanıyor. Ve cesette diriliyor. Cesette tek tek diriltiyor. Bir imtihandı. Bayramiye diyor ki selamün aleyküm efendim. Mübarek ellerinizden hürmetle öperim. Benim sorum, Meryem Suresi, sayfa 306-35. ayet. Okuduk mu onu? Açtınız hocam. Peki ben nereye gittim böyle? Açabilir misiniz? Burada sayfa 319, Taha Suresi 124-125-126'yı açabilir misiniz? Olmadı.
Bu Taha Suresi şimdi. 125.
Burasını okumadık. 306-35. ayette Meryem Suresi 306'da 35. Bakacağız şimdi. Bakayım anlattık mı? 306'da 35.
Meryem Sıraç'a onu söyledik. (?) 35. Allah bir evlat edinmiş. Bunun devamı bu.
Sayfa 319. Bak şimdi. 319.
Taha Suresi 24, 25, 26 diyor. 319'dan başlıyor. Sayfa üstüne 124, 125, 126 Evet, 118 124, 125 Arka da 126 Açabilir misin? diyor. Taha Suresi 124 Okuyalım. Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz diyor. Kör olarak. Bu ayet direkt olarak gayrimüslimleri söylüyor. Gayrimüslimler. Bu ayet. Şimdi şu ayeti şu ayette teyit edeceğiz. Teyit, her kelime. Niçin? Gayrimüslimleri söylüyor. Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak. Onların kalpleri huzursuz ve dağınıktır. Ayet-i kerimesinin karşılığı.
Kim bunlar? Gayrimüslimler.
Devam ediyoruz. Biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz diyor. İşte onların gözlerinde bir perde. Burada beni tanımadılar ahitleştiğimiz zaman. Beni inkar ettiler. Dünyaya gönderdim diyor. Kayıp bir alemde. Orada da inkar ettiler. (?) Burada da diyor gözü kör. Artık daha ben onların diyor seni gördüm, tanıdım manasında. Senin söylediklerin diyor bana fayda vermez. Niye? Çünkü senin tohumun inkarcı. Beni burada gördün azabı da görünce beni kandırmaya mı çalışıyorsun diyor. İşte onlar orada da körler.
Cehenneme atıldıkları zaman da körler. Gözü kör değil, bakar kör. Bu körlük nedir? Hakkı görmesine rağmen, hakkı işitmesine rağmen, hakka dönmeyen körler. Gözleri dönmüş, perde çırp perdeli. (?) Malik, Rabbine söyle de üstümüzden azabı azaltsın. Orada bile hayalindeki Rabb'i bekliyor. orada azabı gördüğü müddetçe Allah'a kinleri artıyor ve hayalindeki Rabbi gelecek Allah'tan intikam alacaklar ve bundan kurtulamadıkları için gözleri kör kulakları da sağır çünkü nüve öyle nüve başta o şekilde almış o nüveyi ahitleşmede almış onu işte A'raf Suresinin 172. ayet-i kerimesi omurga bu omurga 125. ayet-i kerime O Rabbim beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben hakikaten görür idim der.
Aslında hep mecazi mana. Allahu Teâlâ üç şekilde konuşur Kur'an'da. Bunları iyi bilin. Bir mecazi manada bu şekilde açacağız şimdi bunu da. Bir hakiki manada bir de teşbih getirir. Teşbih. Yani ne diyor? Biz sivrisinekle habiyle teşbih getirmeyi terk etmeyiz (?) diyor. Ya bu nedir? En cahil bir insanın aklına göre de onun anlayacağı şekilde anlatırız. En alimin anlayacağı şekilde anlatırız. En alimi anlattığımız zaman en cahil onu da anlayamazsa ben ona ulaşamamış olurum diyor. Teşbihle ulaşıyor Allahu Teâlâ. Herkese. Her yarattığına. Kur'an böyle yazılmış.
İşte ben niçin kör olarak haşrettin? Yani beni niçin? Ben de seni tanıyordum der. Allah'tı. Efendim. Ama sen onu Hz. İsa'yı oğlu, Hz. Meryem'i hanımı, Üzeyr'i de oğlu dedin. Böyle bir Allah yok. Sen İslam'ı yaşayanları görmedin mi? Onlar yalnızca beni bildiler. Bana hiçbir şeyi istihdad etmediler. (?) İşte biz peygamberinizi diğer peygamberlere, sizi de diğer ümmetlere şahit edeceğiz diyor. Nasıl şahit edecek? Bizim yaptığımız fiili işaretlerle. Allah'ı tek bilip ona kulluk etmemizle. Ehli sünnet ve cemaat oluşumuzla. Bizi diğer ümmetlere gösterecek. İşte siz bu dünyada kör olmasaydınız İslamiyet'i kabul ederdiniz.
Orada da hala körsünüz. İşte sana bir ayet daha. Keşke beni evvelde bilselerdi diyor.
Ayetler dolu. Evet. Geliyoruz şimdi. 26. ayeti kerimeye. Allah buyurur ki işte böyle. Çünkü sana ayetlerimiz geldi ama sen onları yalanladın. İşte bak. Görüyor musun? Mecazi manada olduğunu şimdi burada hakikatsiz söylüyor. (?) Bugün bu senin yalanladığının karşılığıdır diyor. Burada kör olmadığını ispattı işte.
Başka sorunuz varsa anlatacağım. Ne isterseniz sorun. Yediden yetmişe, fıkıhtan, hakikatten, kelamdan, hadisten, ayetten ne istiyorsanız sorun.
Bakalım başka var mı? Yenileyelim.
Bayramiye der ki Allah razı olsun efendim çok güzel açtınız mübarek ellerinizden hürmetle öperim diyor el öpenlerin çok olsun istediklerinizi (?) sorun ben gidersem ahirete arkadan yanarsınız şunu da sorsaydık diye evet İstanbul'da Eyüp Sultan Hazretleri'nin Korutuk Caddesi'nde dükkanımız var. (?)
Asr-ı Saadet yazarı Metin Saruhan'ın vakfı Kitabevi diyor. (?) Orada yalnız açılan ayetlerin dipnotları var. Tefsirimiz var. 8 cilt. Hadislerimiz var. 7 cilt. Karanlık Yolların Nurlu Işığı var.
Mealimiz var. Yanlış açılan, doğru açılan diye. Yolunuz düşerse, kitaplarımıza bakabilirsiniz. Çocukların da hakkı göstermek istiyorsanız, satın da alabilirsiniz. Evet, başka yok konuşan, biz de burada müsaade ederseniz dersimizi bitirelim. Kalın sağlıcakla. Allah'a emanet olun. Lillâhi teâlâ. Fatiha.
Amin.