27.09.2025 Tarihindeki Sohbet

A. Metin Saruhan · 28 Eylül 2025 · 2025

Videonun metni

İstersem vermem.

bak bu da ne diyor selamün aleyküm hocam benim size bir sorum var Fatiha suresi 2. ayetinde hamd alemlerin Rabbi olan Allah'adır ayet-i kerimesindeki alemler kelimesi ne demek istiyor yani bu dünyanın dışında başka hangi alemler var diğer alemlerde de bizim gibi insanlar mı var gibi sorular aklıma takılmıştı sizden dinlemek istedim o zamanlar efendim bu tarzda çok var diyebilen o oranlar o (?) ayetlerin karşılığını söyleyince bana aramaya dediğiniz zaman (?) dünyada yalnız insan bir aylık Allah (?) 17-18-i halen yarattı On yedi bin, on sekiz bin (?) alem derler bunlar. Kurt da bir alem, karınca da bir alem, köpek de bir alem, aslan da bir alem, kaplan da bir alem.

Bu neydi? On yedi, on sekiz bin alem var.

Ama alemlerin sahibi Allah'a dediği zaman bu yarattıkları içerisinde. Ve zikretse mava ve yarattığı melekler de dahil hepsi Allah'ı zikreder. (?) Hamd Allah'adır.

Ondan sonra bunun dışında senin dediğin gibi başka bir soru sorarsan o zaman o sorunun cevabını verirsin. Ama bu sorunun cevabı bu. Bu da hamd Allah'a dediği zaman La İlahe İllallah'a da simgeler bu. Çünkü bütün bu yedi kat semavatın içerisinde yaratılan bütün maddeler Allah'ın (?) yarattıkları olduğu için onların rızkını temin ettiği için ondan başka bir ilah olmadığından dolayı bu alemleri yaratan, tüm alemi yaratan Allahu Teâlâ'ya hamd ondan başka bir ilah olmadığını isim verir. (?) Her kelam Allah'ın tek bir isim verir. (?) La ilahe illallah isim verir. (?)

Sorunu eğer güzelse burada sor.

Ne olursa olsun.

Buradan sor. Bana ne? Sana ne diyorsam onu sor. En ufak bildiğin şeyden millet istifade edecek.

Tabii. Unutsan sana göre ufaktır ama millete göre ufak değildir. (?)

Şimdi.

Evet. Buraya yazmışlar. Selamün aleyküm der. Dersimiz akşam namazı nedeniyle 19.10'da başlayacaktır. 19.10 değil de 19.15'i de bulabilir. Akşam namazı burada 19. 7'de mi? Evet 7'de. Yani 19'da okunuyor. 19'da okunan namazda işte duasıyla falan 15 dakika gene bulur. Ama ne kadar erken bitirirsek o kadar erken geleceğiz. Dersimize başlayacağız. yazakalı (?) sor soruyu bana derste sor tamam mı bana soruyu derste sor Millet de öğrensin. Tamam mı? Orada oturursun. Pek senin sorduğunu anlayamıyorum. Anladığım kadar sen gene bana söylersin. Anlayamadığımı o bana anlatır.

Kulağımda iki tane kulak var. Tamam mı? Biraz sesli konuşursan ben anlarım.

Evet. sakallı mahzun olma sevin uyandığına sevin uykuda olabilir insan senin imanından imanından ve dinine düşkünlüğünden yahudiden de gıcık aldığından hoşuna gider ördü (?) olmasını istersin. Ama bir yerde hakkı öğrenmek daha güzel.

Bak şimdi size bir şey anlatayım. Almanlar Yahudilere, Ruslara, Rus esirlerine bir çukur kazdırıyorlar. Çukur.

Yahudileri de çağırıyorlar Almanlar çukura dolduruyorlar kürekleri de Rus esirlerinin eline veriyorlar bunları toprağa gömün diye Rus esirleri küreklere atıyor gömüyorlar çıkartın diyor Yahudileri oradan çıkartıyorlar Rusları hendeğin içerisine koyuyorlar Kürekleri Yahudilerin eline veriyor gömün bunları diyor Yahudiler hemen küreklere sallanıyor gömmeye başlıyor Ne zaman ki boğazına kadar geliyor Yahudilere diyor ki durun Duruyor Çıkarın onları oradan diyor. Çıkarttıktan sonra Ruslara diyor ki işte bunların adiliğini görüyor musun diyor. Siz insanlık yaptınız diyor. Bunlara diyor gömmediniz ama bunlar diyor sizin yaptığınız insanlıktan anlamaz diyor.

Evet.

Lanetli bir kavim.

Ezan oluyor herhalde değil mi? Okunuyor mu ezan? Okunuyor. Biz şimdi akşam namazını kılacağız. Namaz okunsun.

Arkasından Allah nasip ederse 15 dakika sonra dersimize başlarız. Biz de dersimizi 10-15 dakika uzatırız. Evet.

Hadi imam namaza. İyiyim bakayım cübbeni. (?) Geç kalmayın.

Semiallahu limen hamideh, (?) Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber.

Allahu Ekber

Allahu Ekber

La ilahe illallah ve aleyhi ve seyyidina Muhammedin ve (?) aleyhi ve seyyidi ve aleyhi ve seyyidina Muhammedin. Allahümme sallallahu aleyhi ve sellem.

Beden Böylesi Tamam değil Beni kötü konuşturmayın Dinleyecekseniz dinleyin Konuşacaksınız dışarıya. Konuşmayın demiyorum. Konuşun. Ama burada değil.

Dilara evladımız söyler. Selamün aleyküm hocam. Benim size bir sorum var. Fatiha suresi 2. ayetinde. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'adır. Ayet-i kerimesindeki alemler kelimesinde ne demek istiyor? Yani bu dünyanın dışında başka hangi alemler var? Diğer alemlerde de bizim gibi insanlar var mı?

Gibi sorular aklıma takılmıştı. Sizden dinlemek istedim diyor. Evet.

Allahu Teâlâ insandan başka nurdan yaratılmış melekler var. insandan başka. Ve insandan başka dünyada mahlukatlar var. Alemler dediği zaman yedi kat semavat ve bu semavatla çevrili Arşullah da dahil bütün bu Arşullah'ın içinde kalan varlıkları yaratan ondan başka bir ilah daha olmayan herkesin rızkını veren onları gözetip koruyan hamd Allah'adır. (?)

Allahu Teâlâ Kur'an'da yaş ve kuruyu hepsini Kur'an-ı Kerim'e yazmış, dökmüş.

Allah insandan başka ruhunu verip de zatına muhatap tutan hiçbir varlık yaratmamıştır. Bu bakımdan ve insanı en güzel surette yarattım buyuruyor. Bu durumda insan yalnızca esfele safilin olan yani aşağıların aşağısında olan dünya alemine göndermiş burada insanın kendisinin nasıl bir insan olduğunu kaderi içerisinde yaşayıp bizzat kendisinin nasıl bir insan olduğunu ispatlaması siz nasıl bir insan olduğunu ispatlamadan öleceğinizi zannettiniz şimdi alemlere gelince bir rivayette on yedi bin, on sekiz bin alem yaratılmış. Kedi bir alem, köpek bir alem, karınca bir alem, kurt bir alem, aslan bir alem, kaplan bir alem. Böyle on yedi bin, bir rivayette de on sekiz bin alem diyorlar.

Bu on sekiz bin alemi yaratan Allah ondan başka bir ilahın daha olmadığını bu yarattığı Arşullah'ın içerisinde bulunan yedi kat semavatın içerisindekilerin tümünü, Allahu Teâlâ'nın yarattığını ve şükür de hamd da Allah'a olduğuna göre ondan başka bir ilahın daha olmadığını simgeler. Bu da tevhidi, La ilahe illallah'ı meydana çıkartır. Evet. İlahi ver evladım. (?) Fakat duyduklarımıza göre bugünlerde kurefa olarak efendim ne (?) diyorlardı onlara ya UFO'lar UFO'lar var diyorlar UFO yok ileri bilmem durumda yok şöyle yok böyle (?) insandan başka yaratılmış bir varlık varsa o da melekler UFO'lar bufolar (?) hepsi gayrimüslimin uydurması şimdiye kadar ufo yoktu da şimdi mi başladı bu durumda bu UFO'lar dediği insanların medeniyette, ilimde, teknolojide ilerlemesiyle bu daire şeklindeki görünen bazı cihazların devletler arası bazı bilgileri elde etmek için kullanılan malzeme.

Bunu da UFO'lar bahanesiyle seni aldatmaca oynuyor.

Hatta bu UFO oyununu bir herhangi bir yere yansıtmak suretiyle de gösterebiliyorlar.

İstanbul'da, Fener Tepe'de, askeriyenin üzerinde geçmiş yıllarda, yılını hatırlayamıyorum, aynen bu UFO şeklinde bir işin sonra (?) kayboluyor. Bunlara UFO diyorlar. Fakat bunlar bir sırdır, o sırrı ifşa etmiyorlar. size söyleyeceğim UFO hakkındaki tek kelime Allahu Teâlâ ayeti kerimesinde bazı cinler insanlara, bazı insanlar da cinlere diyor tabi oluyorlar, bunlara ne oluyor diyor, ne oluyor cinlerin de bu şekilde görünüşleri olabilir. Onun için yedi kat semavat dediğin zaman şerefsiz olan insan esfele safilin olan (?) dünya aleminde ondan başka da Allah'a yakın ve yeryüzünün halifesi olarak yaratılmış hiçbir varlık yoktur.

Efendim Sedat üye der ki selamün aleyküm efendim hayırlı akşamlar hesap günü ruh uyandırıldığında Rabbi ile olan ahdini bilerek hatırlayarak mı uyanacak? ayette ne diyor eyvah diyor biz bugüne inanmamıştık bu hakikatmiş diyor ne demek bu hatırlayacak demek ki hatırlayacak bu durumda kendi yaptığı bütün fiili icraatları Allahu Teâlâ'nın önünde bir sinema şeridi gibi geçince söyleyecek bir anı kalmayacak Müslümansa cennetine günahı ve kafirse Allah'ı inkar ederek gittiyse cehenneme şimdi değil mi bu alemin birkaç saatlik hayatı için debdebe şaşaa, gurur, kibir, benlik, efendim büyüklenme yalan söyleme insanları kandırma Allah'ın emirlerini dışında çırılçıplak gezme birkaç saat düşün ahiret alemini Sonsuzluk bir hayat Ölüm yok Öyleyse Orada senin ruhun uyandığında Bunları hatırladığında eyvah para etmeyecek Allah'ım bizi tekrar geri gönder diyecek Az Secde suresinin 12. (?) ayet-i kerimesi Baksana, Secde suresinin 12.

ayet-i kerime Bak ne diyor orada Geldik, gördük. Var mı dünyaya bir daha dönüş diyor.

Eyvah diyecek zaman para etmez.

Orada senin servetin de para etmez.

Bak ne diyor. O günahkarların Rableri huzurunda başlarını öne inerek Rabbimiz gördük, duyduk. Şimdi bizi dünyaya geri gönder ve iyi işler yapalım. Artık kesin olarak inandık diyecekleri zamanı bir görsen.

Şimdi dünya hayatı elimize geçmez büyük bir hazine. Ömrümüz zaman içerisinde büyük bir hazine. Bu ömrümüzü güzel kullanırsak Allah'ın emrini, bizi yaratan Rabbimizin emrini yerine getirmeye gayret eder. Elimizden geldiği kadar Rabbimizin emrinden dışarı çıkmasak ahiret alemimizi imar etmiş oluruz. Evet. Onun için ahiret aleminde şöyle söyleyecekler. Keşke kaybolsaydık. Ölseydik. Yani çıkmasaydık. Bizi kim uyandırdı diyecek. Kim uyandırdı? Seni ilk yaratan uyandırdı. Sana dünyada da bu durumları bildirdi. Ama sen inanmadın. Aklını kullanmadın. Çünkü Allahu Teâlâ ayet-i kerimesinde siz hiç aklınızı kullanmaz mısınız? Siz hiç tefekkür etmez misiniz?

diyor. Yani sen nereden geldin? Seni kim yarattı? ve anneni babanı babanın babasını ta Adem babamıza kadar onu da kim yarattı Allahu Teâlâ nereden biliyorsun sana ayetler söylüyor dünyadan bir balçık getirtiyor daha evvelden Lahut aleminde ruhlarımızı yaratıyor ruhlarımızı ne zaman ki zamanı geliyor insanların dünya üzerinde yaşamı yaşam zamanına dünya hazırlanıyor Adem babamızın bedenini şekillendirdikten sonra ona ruhumdan üfleyince secde edeceksiniz diyor.

Ve kısadan söylüyorum şimdi burayı. Yani böylelikle secde edip şeytan da lanetleneceğim.

Cennette diyor şu ağaca yaklaşmayın.

Melun bir sebeple cennete giriyor. Adem babamıza size şu ağaca yaklaşma demenin gayesi sizi burada baki kılacak olan bir meyve diyor. Bir ağaç. Onlar da bundan yiyince edepleri görünüyor. Ağaç yapraklarının dallarından örtülmeye çalışıyorlar. Allahu Teâlâ da ben size demedim mi bu ağaca yaklaşmayı dünyaya gönderiyor. Şimdi güzel bir olay var. Allahu Teâlâ her şeyi bir sebebe bağlamış. Direkt olarak onu dünyaya da gönderebilirdi. İşte Allahu Teâlâ hiçbir sebebi kendi üstüne almıyor. İnsanların yapmış olduğu fiili icraatlarla onları emeline dahil ediyor. Programına dahil ediyor. Programıyla. Dünyada bunlar yaşayacaklar.

Dünyada kendilerinin nasıl bir insan olduklarını ispatlayacaklar ve dünyada beden mezara, ruh berzaha, kabire, berzaha, kabir alemi efendim orada ne zamana kadar kıyamet kopup tekrar başka bir yer gökte başka bir yer gök olduğu zaman dünya da dümdüz olsaya getirildiği zaman Allahu (?) Teâlâ biz sizi bir suyla sulayacağız diyor. O su altıncı katta sırt (?) denizi denen su. O su insan bedeninde bir hücre var. Bu yanmaz, kaybolmaz, kırılmaz, çürümez. İşte o suyla onu sulayacak. Yalnızca o hücreyi oradaki su çözebilecek. Biz de parmak uçlarımıza kadar orada meydana geleceğiz ve siz bir sürücüyle benim huzuruma geldiğiniz zaman diyor.

Bedene ithal ediyor burada. Sürücü beden. Sürücüyle bir huzuruma geldiği zaman. Süren de ruh. Bir sürücüyle huzuruma geldiğiniz zaman. Efendim sizi iki kez diriltiriz, iki kez öldürürüz dediği zaman yani (?) birinci diriliş beden üzerine burada, birinci diriliş ölüm beden üzerine yine burada yani dünyada. İkinci diriliş beden üzerine ahirette ruh üzerine ölüm yok. Dünyada da ruh üzerine ölüm yok. Ruh ölmez. Bak ne diyor? Bütün nefisler ölümü tadacak. Nerede? Dünyada. Ölümü tadacak. Ahirette tatmayacak mı? Onu da şimdi anlatacağım size. Dünyada ölümü tadacak. Efendim, ruh üzerinde ölüm yok. Ahiret aleminde bedenle beraber mahkeme-i kübrada huzura çıktığı zaman ruh diyecek ki, niçin aleyhimde konuşuyorsun?

Beden de diyecek ki, beni konuşturan Allah konuşturuyor. Bu söylediklerim hep ayet. Aklımdan söylemiyorum. Asim Kur'an'ı hep ayet bunlar. (?)

Şehadet bittikten sonra beden ruha diyor ki, siz ilk yaratana döndürülüyorsunuz diyor. İkinci kez beden orada ölüyor.

Ve Allahu Teâlâ ruha dönüyor. Siz ilk ölüm acısından başka ölüm acısı tatmazsınız diyor. Yani ruh, nefis ve can bir kalıyor. Ama o safsatalar var ya melek cennete giren insanlara buraya tertemiz geldiniz diyor. Doğru. Ama niçin tertemiz geldiniz diyor. Cennetin kapısında havuz varmış. Havuzda yıkanıp da tertemiz giriyorlarmış.

Peki bu bedeni nereden buldun da oraya tertemiz soktun?

Beden yok. Ruh, nefis ve can bir. Çünkü bedenden ayrılmıştı.

Bu sefer hiçbir aklın çalışmıyor. İkinci, üçüncü bir bedene girmeden cennete gidiyor bu. Onu nerede yıkatıyorsun orada? Ha ben bedenini değil, kendisini tertemiz yıkattım da soktum içeriye. Sana o zaman tertemizin manasını söyleyeyim. Sen ne kadar günahkar olursan ol, Beytullah'a gider, tavaf eder, Safa'yla Merve'yi sa'y yapar, Makam-ı İbrahim'de de iki rekat namaz kılarsan, Allahu Teâlâ seni anandan yeni doğmuş gibi tertemiz yapar. Tertemiz burada geçiyor. İşte insanlar da cennete girdiği zaman günahsız tertemiz giriyorlar. Tertemiz.

Demek ki Evet. Demek ki ruhlarımız ahiret aleminde uyandığı zaman eyvah! diyecek bizi kim uyandırdı? Ayet-i ayet söyledi. Kim uyandırdı? Ondan sonra da Secde suresinin 12. ayet-i kerimesinde ağlasızla yalvar. (?) Ya Allah! Ne olur yani şimdi bilmeyenler öyle söylüyor. Ne olur ya? Bak bunlara bir fırsat daha ver. Bak bunlar tövbe ediyorlar. Dediği zaman Allahu Teâlâ zalim değil ki onlara fırsat vermesin ama bak ne diyor biz sizi bir kez değil birkaç kez daha geri göndersek siz yine aynı işi işlersiniz diyor niye öyle diyor bunlar A'raf suresinin 172. ayet-i kerimesinde Allahu Teâlâ ile ahitleştiği zaman Allahu Teâlâ'yı tanımaz şekilde onu inkar edecek şekilde ahdini yazdırıyor ve kaderi bunun bir daha değişmeyeceğine göre onu bir kez değil bin kez daha dünyaya gönderse yine aynı şekilde işini işler kaderine göre yine çeker gider.

Bir elma tohumunu toprağa diksen elma ağacı olur değil mi? Armudu diksen armut ağacı olur. Kiraz tohumunu diksen kiraz olur. Bunlar da Allah'a isyan ederek kaderini yazdırmışlar. Onlar da kendi kaderi içerisinde iki yoldan biri olan cehenneme gidecek. Başka yeri yok ki. Bu kadar basit.

Oradaki tövbesi Allah'ı kandırma yönüne gitmesi. Kendi aklına göre. Bunlar bir daha tövbe edeceği tövbe etmek için Allah'a dönmeleri için kalben Allah'a teslim olan insanlar değil. Eğer öyle olmuş olsaydı cehennemde Malik'e Rabbine söyle de üstümüzden biraz azabı hafifleşsin demezdi.

Bunlar kendi akıllarına göre orada azap çektikçe Allahu Teâlâ'ya kini artıyor. Kin arttıkça da kendi hayalindeki Allah'ı bekliyor. O Allah gelecek, o ilah gelecek, bunları oradan kurtaracak, Allah'tan intikam alacaklar. Bu duyguların dışına çıkamadıkları için ebedi cehennem hayatı ve sonunda ateş kütükleri olarak kalıyor. Allah muhafaza. Ben şimdi o zaman bu ayetler karşısında bizi yaratanın kelamını size anlatmama rağmen değer mi şimdi dünyanın hayatı Allah'a sırt çevirmek? Değer mi çırılçıplak gezip de kendini güzel gösterip insanların şehevi duygularını uyandırıp hem kendini hem de bir başkalarını günaha sokmak?

Değer mi yani? Ama o şeytan, o nefsin ve dünya sevgisi seni bir bataklığa gönderiyor, çekiyor. Sen dostlarından değil, düşmanınla ortaklık yapıyorsun. Senin düşmanın, anan baban, etrafındaki arkadaşların değil. Senin düşmanın kendinde. Nefsin sana bir düşman. Şeytan sana bir düşman. Dünyada güzel görünümüyle sana bir düşman. E Allah beni düşmandan donatmış. Ben ne yapayım? Ha bak. Sana bir aklın veriyor. Bu aklın senin dostun. Bir iman veriyor. Bu da senin bir dostun. Şeytanın iğvasına göre Allah da senin kalbine bir ilham veriyor. O da senin dostun. Üç dosta, üç düşman. Şimdi kendini hesaba çek.

Hangi taraftasın?

Evet.

Efendim. Misafir der ki hocam selamün aleyküm. Evli bir erkek karısına üç defa boş ol diyerek İslam usullerince boşanıp yine aynı kişiye, kişiyle tekrar karşılıklı rıza ile evlenmesi şartları var mıdır? Ha, sonu güzel bağladın. Şartları vardır. Tekrar nikah kıyarlar. İkinci kez nikah kıyarlar. Yine evlenirler. Ama nikahsız değil ha. Çünkü boşanmış. Tekrar nikah kıyılacak. İkinci kez tekrar şart olsun üç defa sen git babanın evine gittiyse bile kadın boş olur. Efendim, üç defa ben seni boşadım derse yine ikinci defada alma hakkı var.

Yine nikah kıyarsın, alırsın. Üçüncü defada eğer sen boşsun deyip boşarsa bu sefer alamazsın. Kadın senin oyuncağın değil.

Allah kadına da bir şeref vermiş. Bu sefer o kadın bir başkasıyla evlenecek. O evlenen adam da boşarsa işte o zaman sen onunla evlenebilirsin. Buna da hülle diyorlar. Evet. Bu durumda insan karısını kolay kolay bir başkasıyla evlendirip de tekrar alması insanın da midesini bulandırır. Onun için hanımlarınıza güzel davranın.

Şimdi insanlar gökdendiğinde melek değil yahut da programlı (?) kozasına sadakat gösterecek bir (?) yazılımla programlı değil. Herkesin kendi bir kaderi var. Ama erkeklere nazaran kadınlar biraz daha haşin oluyorlar. Şimdi bir darb-ı mesel var. (?)

Adamın bir tanesi Hazreti Ömer'e geliyor, derdini anlatacak. Kapıyı çalıyor. Hazreti Ömer bahçede hanımıyla konuşuyor. Hazreti Ömer kapıyı açmıyor. Tekrar kapıyı çalıyor. Yine açmıyor. Üç defa çalma hakkı var. Bir daha çalıyor. Yine açmayınca adam bir müddet durduktan sonra geçip gidiyor. O sırada Hazreti Ömer kapıyı açıyor. Bakıyor ki adam karşı yolun kenarından gidiyor. Hey arkadaş dur diyor. Niye biraz beklemedin? Diyor ki ben soracağına bir soru soracaktım diyor. (?) Sorumun karşılığını aldım diyor. Ben beklememe lüzum kalmadı diyor. Ne soracaktım diyor. Hanımımı sana şikayet edecektim diyor.

Baktım ki senin hanımın benimkinden daha beter diyor.

Evet. Onun için erkekler daha sabırlı olacak.

Ne yaparsanız yapın ilk hanımızdan hanımınızdan vazgeçmeyin. Nefsinize uyar hanımlarınıza kötülük etmeye kalkarsınız. Bak şimdi bir kadın nasıl boşanır fahişelik yaparsa bir hırsızlık yaparsa iki kocasının iki yakasını bir araya getirmeden çarçur ederse bu üç şart bu da boşama hakkım var ama ben hanımımı hiç boşamadım o benim tek iki yakamı bir araya getirmez durumu hasıl olsa da ben maddeye bakmadım. Siz de maddeye bakmayın. Eğer hanımınızı boşarsanız gelen hanımın da çocuğu olursa ömür boyu huzursuz olursunuz. Huzursuz. Siz Firavun'un hanımı Asiye anamız gibi bir kadın mı bulacaksınız? Onun için hanımlarınıza sahip olun.

Evet. Başka soru var mı? Bakalım. Efendim. Şurada.

Yenileme yeri yok burada. Neresi buradan? Yeniliyor. Durdur diyor.

Biz yanlış yaptık orayı değil mi? Şurası değil mi? Kafamız daldı. Dalar.

Dalar.

Tahsin misafir der ki selamün aleyküm efendim. Meryem suresi 75. ayeti açıklar mısınız? Ellerinden öpelim. Hayırlı akşamlar. Diyor. Meryem suresi 75. ayet-i kerime yanlış açılan bir ayet.

Bak ne diyor şimdi? Yanlışını okuyorum.

De ki kim sapıklıkta ise çok merhametli olan Allah ona mühlet versin.

Nihayet kendilerine vaat olunan şeyi ya azabı, müminler karşısında yenilgiyi veya kıyameti gördükleri zaman mevkii ve makamı daha kötü ve askeri daha zayıf olan kim olduğunu öğreneceklerdir diyor.

Ne anladınız burada?

Bir daha okuyorum bak.

De ki kim sapıklıkta ise çok merhametli olan Allah ona mühlet versin. Bu Allah'a yakışmaz. onun bir ömrü var. Sapıklıkta olana mühlet verecek, sapıklıkta olmayanı da çok sevecek, ona alacak. Manası da çıkar buradan.

Onun için herkesin bir ömrü var.

Sapıklıkta kalana Allah mühlet veriyorsa demek ki onun affını bile kabul etmeyecek. Halbuki Allah çokça affeder. Affedersin. Afları kabul eder. (?) Tevvab'dır Allahu Teâlâ. Şimdi doğrusunu okuyorum. Bak burada. De ki kim sapıklık değilse çok merhametli olan Allah ona insanlara (?) ömür içerisinde mühlet verir. (?) Ömür içerisinde.

Ömrü ne kadarsa. Burası öyle. Nihayet kendilerine vaat olunan şeyin azabı veya kıyameti gördükleri zaman mevkii makamı daha kötü ve askeri dair dair falan kim olduğunu öğrenecekler diyor. (?) İşte tövbe edip de geri dönmezse o sapıklığı içerisinde Allahu Teâlâ'yı inkar ederek ahirete gidecek olursa Can boğaza dayanana kadar Tövbe ederse Bu insan Yine Cennete gider Günahı ne kadar olursa olsun Günahı kadar cehennemde kalır Fakat bir kafire hazırlanmış olan Ateşin etrafına bile gidemez Mecazi manada ateş Allahu Teâlâ'ya şöyle söyler. Senin bu kulunun iman nuru bendeki ateşi söndürüyor. Bunu benden uzaklaştır diyor.

Yine bizim bilmediğimiz Allahu Teâlâ'nın ona vereceği ceza içerisinde cezasını çekecek. Hatta bir gayrimüslim diyecek ki sen Müslümandın. Niye geldin buraya? o cezalı müslüman da diyecek ki iman nuru var kelime-i şehadetle gitmiş ben senden aşağı bir harekette bulunmadım ki belki senden de daha kötü bir harekette bulundum onun için bu ceza bana az bile diyecek her yerde hazır ve nazır bütün konuşmaları bilen Allah kalplerimizin esrarını bilen Rabbimiz orada senin iman zaten keman buldu çık oradan diyecek. (?) Alıp gene cennete gönderecek.

Ama gayrimüslim orada imana gelmediği için devamlı orada kalacak.

Evet. Bu durumda evet o kişi o kişi onu insanlara ömrü içerisinde mühlet verir. Yani o sapıklık değil ya, onu ellemez.

İyi işler yapana da sırtını sıvazlamaz. İyi işler yapana sevap, kötü işler yapana şer. Yazılır. Fe men ya'mel miskale zerretin hayran yerah, ve men ya'mel miskale zerretin şerran yerah. Ve hesap günü var. Bunlar ahiret aleminde Allahu Teâlâ'nın huzur-u ilahiyyesinde mahkeme-i kübrada Rabbimizin iki dudağı arasından çıkacak kelimeye bağlı.

Bak ben bunu ısrarla söylüyorum. İki dudağı arasında diye. Israrla söylüyorum. Çünkü Rabbimiz bizzat insan suretinde, lahut aleminde. Sizin Rabbiniz benim dediği zaman insan suretinde göründü. Artı Allahu Teâlâ insanları zat suretinde yarattı.

Artı ruhundan bir cüz'i olarak insanı yarattı. Zatını Zatına Mirat edindi Zatını Yarattığı insanda görmek için yarattı Bunu da Mevlid-i Nebi'de Süleyman Çelebi mi diyor Evet O söylüyor Zatımı zatına mirat edindim diye Madem ki ruhundan bir cüz'i verdi aklımızı kullanacak olursak okyanusları kabul et. Rabbimizin küllü ruhu kabul et. Okyanusları. Bir damla al. O damlayı hangi okyanustan aldıysan onu kimyagere analiz yaptırdığın zaman aynı o okyanusun hassasını taşır. (?) Evet. Onun için insanların Allah'ı çok ulvi görüp hurafelere kapılmaları evet Allah çok ulvi tabi. Bizim aklımıza sığmaz. Ama bu hurafelere kapılacağız manasına gelmez.

Ne diyor? Cennette şöyle bir sönük ışık gibi göreceğiz. Yok, görülmez diyor. Yok, Allah bu alemde bu gözden görülmez. Kayıp bir alem burası. Kayıp dediği zaman insanların kaybolduğu bir alem değil. Allahu Teâlâ'nın görünmediği bir alem bu gözlerle.

Size bir atasözü söyleyeyim.

Her gününü Hızır bil, her kapına geleni de diyor. Hızır bil Hızır'ı öne sürülüyor (?) Acaba senin karşına kim geliyor Sen Rabbimizin tecelliyatına vakıf oluyorsun Kalp gözüyle Geliyorsun ve mümin oluyor Mümin müslümandır Mümin olmayan Müslümanlar müslümandır, mümin değildir. Mümin olabilmesi için kelime-i şehadet getiren insan müslümandır. Nefs-i emmarededir. Namaz kılarsa nefs-i levvamededir. Takvaya yönelirse nefs-i mülhimededir. Kerametler kapısı. Tecelliyata vakıf olursa nefs-i mutmainnededir. Fecr suresinin 27 ile 30. (?) ayet-i kerimelerinde ey mutmain olmuş nefis. Rabbin senden, sen de Rabbinden razı olarak gir kullarımın arasına gir cennetime dediği insanlardır.

Ondan da yukarı çıkarsa nefs-i raziye. Nedir bu? Allah'ın ilmiyle yoğrulmuş Âl-i İmran suresinin 7. ayet-i kerimesinde ver-rasihun dediği insanlar. (?) Alimler. Ondan da yukarı çıkarsa nefs-i marziyye. Nedir bu? Her yüz senede bir gelen alim. Kur'an'ı her yüz senede bir insanlara göre açıklar.

Ondan da yukarı çıkarsa nefs-i safiye. Nedir bu? Dinden batılları çıkartan kişi. Aynı zamanda şu ayet-i kerimenin karşılığında olan insan. Biz bu alemleri yaratırken kitlemle yarenini kendimize (?) şahit tutmadık diyor. Ben şahit olanlardanım.

Evet. Onun için inanan inanır. İnanmayana biz bir şey söylemiyoruz. Bana inanmazsa kimse bir zarar çekmez. Ben peygamber değilim.

Bir zarar çekmez. Ama ben hakikatleri söylüyorum. Görmediğim bir şeyi asla söylemem.

Zamanın bir yerinde bende altmış küsur tane atim var. (?) Medine'de yok Mekke'deyim. Bir telefon geliyor gece rüyamda.

Emanetleri ver diyor.

Ben de telefonda karşındakine diyorum ki, bende emanet yok, yalan söyleme diyor, aynen böyle bir yalan atıyorum. Ben dedim, yalanı çoktan bıraktım dedim, ben yalan söylemem dedim, güldü, gülüyor, var var dedi, emanetler var dedi, onu ver dedi.

Telefon kapandı.

Düşünüyorum şimdi. Çocuklara da anlattım orada. Göktürk de var, şahit de var burada. Bende emanet yok dedim. Ya ne emaneti bu? Biz burada da bu olacak iş değil. Biz kalktık gittik Arafat'a. Arafat'ta beni kaldırdılar. Bir vurdular yere. Top gibi kalktım. hatta yere vurmadan da beni görenler de adam havada duruyor demişler böyle sırtışın durmuşum böyle siz herhalde gördünüz onu bilmiyorum vurdular kalktılar benim ihram üzüldü saklıyorum onu hatıra olarak Allah Allah dedim ya bir şey de olmadı lastik top gibi kalk yukarıya Neyse Çıktık Çöğür mağarasına (?) Çöğür mağarasında da Ziyaret ettikten sonra Az bir şey ayrıldım 50-60 metre falan Orada da gene lastik top gibi vurup kaldırdılar Orada şöyle bir Duvarın Duvar demeyeyim de tepenin şöyle bir Gölgelik bir kısmı vardı Yattım orada aşağıya düşünmeye başladım. Bu bende bir şey var ama ne?

Dedim.

Ayıldım. Bende altmış tane küsur haydım var dedim ya. (?) Hani Medine'de verecektim, Esevri'de verecektim, Cebilemercişehir'de verecektim, (?) Beytullah'ın dört köşesinde verecektim. Hemen döndüm geriye başladım. Haydım vermiyor. (?)

Yani Niye söyledim bunu? Ben görmediğim bir şeyi anlatmam ve yalan da söylemem. Yalan söylersen yalan, bütün kötülüklerin menbaı yalandır. Eğer kötülüklerden kurtulmak istiyorsan, yalanı söylemeyeceksin. Başta bunu keseceksin. Evet.

Şükrü Mert Üzgin diyor üye hocam hayırlı akşamlar evvela bu misafire söyleyeli Meryem suresi 75. ayeti açıklar mısınız diyor evet tatmin olmadıysan sorunu tekrar sorabilirsin hocam hayırlı akşamlar ellerinizden öperim diyor sayın hocam öğrenci arkadaşlar için ders başarılığı kolaylık için okumamızı önerdiğiniz bir şey var mı hocam? Hakkınızı helal edin. Hayırlı akşamlar. Şimdi insanlar yok sen şunu şu kadar okursan çocuk başarılı olur. Veyahut şunu okursan çocuk, efendime söyleyeyim okulu geçer.

Bunlar kadere parmak basmaktır. kadere ne okursan oku bak ne okursan oku kaderinin dışına çıkamazsın senin yahut benim çocuğum o ayetleri okuyup da sınıfı kazana okulu kazanamazsa ayete karşı cephe alır bu kelimeler dinimize bunları Yahudiler sokuyor. Yahudi diyor ki sana mesaj geliyor. Şunu diyor şu kadar, şu kadar, şu kadar okursan diyor, on kişiye yayarsan diyor. Gör diyor iki saat içerisinde diyor sana şunlar olacak diyor.

Ondan sonra hadi birbirine ayetler yahut da oku, kelamlar iki saat geçiyor, bir günde geçiyor, on günde geçiyor, bir şey olmuyor. İşte seni dininden böyle uzaklaştırmak için Yahudi'nin sana bunlar oyunları.

Ama Allahu Teâlâ ne diyor? Sizin dualarınız olmasa biz sizi ne yapalım? Ne güzel. Dua et. Allah'ım zihin açıklığı ver. Benim kaderimde varsa bana sorularımı kolaylaştır. Önümü aydınlat. Ne güzel.

Kazanamazsan Rabbim benim hakkımda hayırlı olsaydı bana bunu kazandırırdı. Demek ki hakkımda hayırlısı değilmiş diyeceksin. Ve kazansan da kazanmasan da Rabbine teslim olacaksın. İşte asıl İslam bu.

Meryem suresi yetmişin yaşındaki açıklamasını zedenden öperim diyor. (?) Açıkladık herhalde. Burası. Başka? Bir daha bakalım var mı?

Varsa bakalım.

Hocam hayırlı akşamlar. Zedenden öperim. (?)

Hocam bu hülle olayı direkt ilk boşanmada oluyor diyenler var.

Bak, sana bir kelam söyleyeceğim, ona göre insanlara değer ver.

Yarım doktor insanı candan eder, yarım hoca da insanı dininden eder.

Bunun ilk defasında böyle bir şeyin olmadığını, eğer ilk defasında böyle bir şey olacak olursa, Allahu Teâlâ'nın da sıfatlanacağını onların bilmeleri (?) lazımken, ya bunlar Yahudi bozması,

ben Fatih'te böyle birisine rastladım, Adam ayetleri tersten tersten okuyordu.

Hakkı anlatınca adam benim birdenbire gırtlağıma sarıldı. Fakat orada genç bir delikanlı hemen ona, sen var mıydın?

Evet. Evet.

Ve işte adam Fatih'de İsmailağa camisinde de imammış. He? Artı bir fikirli bir insanmış. Adam neredeyse yanındaki çocuk. Adamı boğacak böyle. Elinden zor aldık. Ben seni dinliyordum da hep yalan yanlış anlatıyordun. Demek ki diyor bizi diyor burada diyor Allah'tan uzaklaştırmak için mi yapıyordun dedi. Sattı adam ama adam zor kaçtı oradan.

Allah bizi eksik yarattı. Kızarız. Kadına da boş ol deriz. Kızlık. E hani hatta siz kızgınlık halinde dil sürçmenizden dolayı yaptığınız yeminleri bile kabul etmem diyor. Dil sürçmesinde.

Bizim nasıl yaratılışımız içerisinde olduğunu bilen Allah bize bu kadar fırsat veriyor. Burada da adam kızmıştır, boş demiştir.

Hemen hülle mi lazım buna?

Bak ikinci defada da yahut bilerek, yahut bilmeyerek, yahut kızgınlıkla söylemiştir.

Yine hanımını ikisi beraber birbirlerine rıza gösterirse yine nikah kıyılır alınır. Üçüncü defa olursa senin kadın oyuncağın değil diyor. Bu sefer affetmiyor Allahu Teâlâ.

Haklı. Bir insan üç defa karısını devamlı boşarsa senin kadın çocuk oyuncağı değil. Bir defa yaptın. İnsansın, hatalısın. Eğer siz hata işlememiş olsaydınız biz sizi helak eder hata işleyen kullar yaratırdık diyor Allahu Teâlâ siz hemen yapmış olduğunuz hatalardan dolayı yakalanmış olsaydınız yeryüzünde gezen tek canlı bulamazdınız Allah'ın bu kadar affı var bunlar yarım hocalar bir zaman gelecek hadis bu.

Bırak hocayı. Alimler için söylüyor bunu. İnsanların kendi çıkarları için, insanlara kendi çıkarları için fetva verecek diyor. Bu da herhalde onların gözüne girmek için bir defada da söyleyemezsin. Yani boş olursun herhalde.

Bu safsatalara inanmayın.

evet ister menfi ister müsbet ne duyarsanız anlatın bana ben size hakkı söyleyeyim sen soru soracaktın sordun mu efendim oraya yazdım anlattık mı yok anlatılmadı şimdi sıra bunda mı selamün aleyküm efendim buna mı günümüzde bir işe girmek için veya işimizde yükselmek için torpil yapmak gerekiyor. Torpil yaptırınca kul hakkına giriyoruz. Torpil yaptırmayınca da işe giremiyorum. Bu durumda ne yapmamızı tavsiye edersiniz? Ellerinden öperim diyor.

Başındaki amir bugün hakkı gözeterek insanları işe almıyor. benim yeğenim vardı Samsun'da bu bilgisayar mühendisi devletin açtığı imtihanlara giriyordu 86 puan 89 puan alıyor işe giremiyor herkes kendi sevdiğini alıyor

Çocuk 32-33 yaşına geldi. Evden dışarı çıkamadı.

Bu sefer devlet demir yollarına müracaat etti. İşi olmayan bir yere girdi mühendis olarak. Halbuki onlar işçi arıyorlar. Başlarındaki müdür bakıyor ki sen mühendissin diyor. Geldim buraya diyor. Diyor valla ben bunca zaman ne kadar gittiysem diyor torpillerin önüne geçemedim diyor. Yani puanım da yüksek olmasına rağmen öne almadılar diyor. (?) E ben de evde diyor, hatun gibiyim diyor. Oturanlarla oturdum diyor. E canım sıkıldı diyor. Bir çamasa diye işçi de olsa çalışayım dedim diyor. (?)

Evet.

Başta tanıdığın söyle. Söyle. Evet. Bu başkasının hakkına girmek değildir.

Vebale o düşünsün.

Evet. Orada belediye başkanı Hilmi Güler bana bir tavsiyede bulun dedi. (?)

Sen dedim bunların babasısın. Bu Ordu'da insanların babası durumundasın. Bunlara sakın haksızlık yapma dedi. Beni tanıyorsun dedim. Sana geldim bir iş için dedim.

Beni sıraya al.

Beni o sıranın önüne geçirme. Sıraya al. Benden sonra daha iyi birisi geldi.

Sana müracaat etti.

Beni de önüme geçirme.

sırayla al dedim. Benden daha üstün durumdaysa o yahut daha erken bir durumu varsa onu öne aldım. Kişinin ihtiyacını gördüm.

Bu gelişte de davet etti beni orada da Çamlı Köşk var. Orada davet etti. Saat yediden ona kadar üç saat nasıl geçti anlamadık. Oturduk, konuştuk, sohbet ettik.

O deniz sahilinde güneş enerjisi yapıyor. Dalgaların hafif çırpıntısıyla da meydana gelecek. Işıkları yakacaklar. Deniz sahilinde. Hicrizmişler oraya yapmışlar biraz. (?) Deneme safhasında.

Ben dedi buna mı gideyim? Çok hevesliyim bu işlere dedi. Buna mı yapayım? dedi. Bunu yapmam için dedi. Bakan olursam dedi. Bunu yaparım. Bakan olursam.

Yoksa yoluma mı devam edeyim? dedi. Şimdi senden akıl istiyor.

Sana dedim ki, bak sen bu işlere meraklısın. Bakan olabilirsin. Tamam, buraya gir. Bunlar dilerd icat yahut yenilikler. (?) Güzel. Ama bakan olamazsan kendi gücünden buna pek başaramazsın. Hadi diyelim ki başardım. Orası bir meçhul dedi.

Ama dedi burada önüme dedi çok belediye başkanı olursam çelmeler var dedi önümde dedi. Ama ben de dedi topu ayağımda tuttum. Devam edip gidiyorum dedi. Kaleye doğru dedi.

Bir ailem gördüm ama ona söyleyemedim. (?) Onun söylediğine göre bir top sahası. Birkaç kişi buna mani olmak istiyor ama onlar çekingen. Bu geçiyor. Yedi sekiz kişi de buna mani olmak istiyor ama kendilerinden de kavga ediyorlar. Fakat bu devam ediyor. Demek ki belediye başkanlığına devam edecek. Evet. Ama söyleyemedim ona. Sen gene yoluna devam et diyemedim. Ve geldim. Geri geldi.

Efendim.

Kim yazdı oraya Allah razı olsun efendim diye? Taha yazmış efendim. Taha misafir var mı?

Taha misafir burada var mı? Taha burada var. Anlattık.

Şurada. evet çıkartın anladım böyle kalın sağlıcakla Allah'a emanet olun Allah ömür verirse inşallah yine salı günü en derin soruları hazırlayın tasavvuftan maneviyattan eskilerin kitaplarından ne istiyorsanız en derinden derinden sorun hiç olmazsa insanlar da istifade etsin kalın sağlıcakla Allah'a emanet olun Lillahi Teâlâ el-Fatiha size kimse demez en doğru soruları sorun diye. (?)