08.11.2025 Tarihindeki Sohbet

A. Metin Saruhan · 8 Kasım 2025 · 2025

Videonun metni

Bakın, bu da zaten tekrar etmiş.

Şeyh'in (?) yolunda ölmeyen, şeyh'in yolunda ölmeyen,

Gül gül, gül gül, ormanı alma, dergilerini seyreden (?) alma, gül gül, gül gül, armanı alma, dergilerini seyreden alma. Gül gül, gül gül, ormanı alma, dergilerini seyreden alma, gül gül, gül gül, armanı alma, dergilerini seyreden alma. Gönüller yana yana Allah, gökmişler döne döne (?) Allah, gönüller yana yana Allah, gökmişler döne döne Allah. Gönüller yana yana Allah, gökmişler döne döne Allah, gönüller yana yana Allah, gönüller yana yana Allah.

Gönül benim yalanlar, (?) Gönüller var canım, Gönüller var. Allah, Gönül benim yalanlar, Gönüller var canım, Gönüller var. Allah şu halk içinde canım, bize gülen var, bize gülen var. Allah şu halk içinde canım, bize gülen var, bize gülen var. Allah koygulen gülsünün hakkı bizim için, (?) kanı hakkı bizim için. Allah da bir ne bilsin bilsin hakkı sever var Allah diyen var Allah uyumusundur, benziğimi çoktur (?) canım, benziğimi çoktur Allah uyumusundur, benziğimi çoktur canım, benziğimi çoktur Allah geçildi yoktur yoktur derin sular var derin sular var Allah geçildi yoktur yoktur derin sular var derin sular var Allah durun sen buradan, meydan isteme canım, meydan isteme. Allah durun sen buradan, meydan isteme canım, meydan isteme.

Allah meydanlar için mecaleler var, mecaleler (?) var. Allah meydanlar için mecaleler var, mecaleler var. Allah her kimi meydan et, gelsin meydan et canım, gelsin meydan et. Allah, hücramız cane ve cane, kimler hücren (?) var, kimler hücren var. Allah, hücramız cane ve cane, kimler hücren var, kimler hücren var.

Bu yol benim (?) yerimde, gönüllerim bir poşete. Bu yol benim yerimde, gönüllerim bir poşete. Gelen sağlık, gelen gemiler, yüklü gelinim yollarında, gözümün dağının kulağında.

Yollarında, yollarında, günler açmış yolda sığma. Yine bakar bekleyip, gönül boğulur sığma sığma.

Yollarında, yollarında, günler açmış yolda sığma.

Şimdi Nereden başlıyoruz biliyor musun? Soruya nereden başlıyoruz? Hüya misafir diyor. Hocam aleyküm selam. (?) Hazreti İsa'nın yaratılışı oradan mı başlıyoruz?

Evet. Şeyden mi başlıyoruz herhalde?

Yok hocam. Ayet-i kerimede Hazreti İsa'nın yaratılışı Hazreti Adem'in yaratılışı gibidir. Okumuştunuz hocam. Ama şurada şöyle söylüyor. Diğer ayetlerde de Rabbimiz Hazreti Adem'e ruhundan üflediğini biliyoruz. Diğer tüm insanların da ana rahminde ruhun bedene girmesi aynı şekilde bizzat Rabbimizin ruha üflemesi şeklinde midir? (?) Bunu okumadık. Buradan başlıyoruz. Evet, ye misafir. (?) Senin sorundan başlıyoruz. der ki hocam ayet-i kerimede Hz. İsa'nın yaratılışı Hz. Adem'in yaratılışı gibidir buyuruyor doğru diğer ayetlerde Rabbimizin Hz. Adem'e ruhundan üflediğini biliyoruz o da doğru diğer tüm insanların da ana rahminde ruhun bedene girmesi aynı şekilde bizzat Rabbimizin ruha üflemesi şeklinde midir ruhlarımızın getirilip bedene sokulması bizzat Rabbimiz mi yoksa görevli melekler mi yapıyor diyor.

Evet.

Allahu Teâlâ Hz. Adem'e ruhundanıslatıyor. (?)

Yani daha doğrusu daha doğrusu değil de daha anlamlı bir şekilde olacak olursa ruhundan zaten bizleri yarattı. Lahut aleminde dünyaya ne kadar insan gelecekse hepsinin ruhunu insan suretinde yarattı. Ruh nefis ve can bir olarak yarattı. Hocam ben sana onu sormadım ki. Sabırlı ol anlatacağım.

Sabırlı ol.

Kim? Allahu Teâlâ dünyaya insanları gönderip zahir bedene bürüyüp kendilerinin nasıl bir insan olduklarını ispatlamaları için Hz. Adem'in bedenini çamurdan yaratıp ona ruhundan üfleyip Adem babamızı canlandırıyor bedene. İlk insan fabrikasını Hz. (?) Adem'in şahbanamızda yaratmak suretiyle kurmuş oluyor. (?) Şimdi burada Hazreti Adem'e ruhumdan üfledim diyor. Hiçbir insana Hazreti İsa'dan başka ruhumdan üfledim demiyor.

Yalnızca ikisine söylüyor. Bu ne demek oluyor? Biraz aklımızı çalıştıracak olursak hepimiz de bunu idrak edeceğiz. Ziyatta biliyoruz ama anlayamıyoruz durumu. (?) Hz. Adem babasız yaratıldı çamurdan balçıktan bir ceset yapıp Allahu Teâlâ ruhunu üflemesiyle canlandırdı Hz. Adem'i de Havva anamızı da insanın sol kaburga kemiğinden yarattı onun için erkekler kadınlar üzerine ilerici ve hakimdir. (?) Ayet-i kerimesi zuhur ediyor.

Yalnızca Hz. Adem'e ruhundan üfleyen Allahu Teâlâ bu sefer yalnızca ruhunu ruhundan bir cüz'i meleklere, Meryem anamıza göndermek suretiyle Hz. İsa'nın daha evvel yaratılmış ruhunu Hz. Meryem'e babasız üflüyor. Babasız veriyor. Bu iki insana Allahu Teâlâ ruhundan üfledim diyor. Ruhumdan üfledim.

Diğer insanlara Berzah'tan aldığı ruhları orada bir efendim şifreyle kapayıp melekût alemine göndermesi melekût aleminde ruhani ruh olarak adlandırılıp orada da bir kısmiye bölünüp dünyaya gönderilmesi vazifeli bir melek tarafından o ruhun ana rahmine verilmesi. Demek ki Allahu Teâlâ eğer tüm insanlara ruhundan kendisi üflememiş olsaydı ve Hazreti Adem'e üfler ve de Hazreti Meryem anamıza Hazreti İsa'nın yaratılışı Hazreti Adem gibidir demezdi.

Çünkü bunlar babasız yaratılmadır. Allah mucizelerini zuhur ettiriyor. Diğerleri bir cismin üzerine ruhun gelmesi.

Yani babayla ananın birleşmesiyle yumurtalıkta döllenmesi, sonra ona ruhun kırkıncı günü girmesi.

Evet. Değerli misafir, senin bu sorduğun soru da Allahu Teâlâ'nın iki varlığa bu şekilde söylemesi. Yani iki yarattığına. Bir Hz. Adem'e ruhumdan üfledim diyor. Bir de Hz. İsa'ya ruhumdan üfledim diyor. Aynı onun yaratılışı Hz. İsa'nın yaratılışı Hz. Adem gibidir dediği Aynen şey babasız yaratılmaz. Evet. Mucizesini gösteriyor burada.

Anlamadığın yer olursa gene sorarsın. Hocam orta namazının anlamını bizlere anlattınız. Sizden öğrendik. Ayetlerin bazen derece derece farklı manaları olabiliyor. Bazen batıni manası bazen zahiri manası oluyor. Bu ayet-i kerimedeki orta namazın anlattığınız dışında zahiri bir manası da var mıdır acaba? Orta namazı demek bizzat Allahu Teâlâ ile konuşarak onun karşında namaz kılmak demektir. Bunun zahiri manası da Allahu Teâlâ'yı düşünerek namazın yarısından fazlasını Allahu Teâlâ'nın huzurundayım diye namaz kılarsan senin namazın da kabul olur. Aynen orta namazı gibi. Zahir-i manası da bu.

Batın-ı manası da bizzat konuşarak namaz kılmak.

Ama karşında olarak, bilerek, onunla konuşarak, onun da sana konuşmasıyla orta namazı zuhur eder. Ama bazı sapıkların söylediği gibi, ben orta namazını kıldım. Bir daha namaz kılmamam lazım. Ben namaz kılmam der. Onlar şeytanın aldatmacasıyla kendilerini helak eden insanlar. Halbuki orta namazına dikkat eden insanlar daha çok ibadete devam eder. Allah'ın huzurunda kalmak için daha çok namaza tevessül eder.

Efendim, benim ümmetimin velisi Beni İsrail kavmi peygamberi gibidir. Hadis-i şerifi ümmetinin ve diğer peygamberlerin doğrudan peygamber efendimizin ruhundan yaratıldığı için mi böyledir? Mübarek ellerinizden öperim diyor.

Bunu ben bir kere anlattım. Bizim sitemizde var.

Peygamber Efendimiz benim ümmetimin velisi Beni İsrail kavmi peygamberi gibidir demesindeki muradı nedir?

Allahu Teâlâ Hz. Musa'ya ya Musa elindeki ne diyor? O da asan demiyor. (?) Ben buna diyor yoruldukça dayanırım. Hayvanlarıma buradan efendim işte ot falan ağaçlardan devşiririm. Yani yapraklardan, kurumuş yapraklardan yaprak devşiririm. Anlatıyor uzun bir müddet. En sonunda asandır diyor. Hazreti Musa da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize. Tabii manen bunlar.

Sen böyle söyledin. Böyle ümmetinden birisini bana gösterebilir misin diyor. Bir rivayet. İmam-ı Gazali Hazretlerini gönderiyor.

Manevi tabii bunlar hep. Hazreti Musa sen kimsin diyor.

İmam-ı Gazali Hazretleri doğduğu memleketi annesini babasını ne iş yaptığını anlatmaya başlıyor. Diyor ki ne kadar uzattın. ben sana sen kimsin dedim diyor kendini tanıtacağına sen başladın doğumundan beri anlatmaya diyor ki efendim Allahu Teâlâ elindeki nedir dediği zaman niye asandır demedin diyor ya diyor o diyor Allah diyor huzurunda fazla kalmak için söyledim diyor ya diyor sen de bir peygambersin ben de senin huzurunda fazla kalmak için böyle söyledim diyor. İşte o zaman saddak diyor. Evet, (?) öyle rivayet fakat bunlar bire akla göre güzel görünüyor ama olur da olmaz da ama benim ümmetimin velisi Beni İsrail kavmi peygamberi gibidir dediğinde ben şunu anlıyorum peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin ümmetinden nefsi safiye sırrın sırrına vakıf olan var ve orada o sır sahibi olan kişi Allahu Teâlâ ona şu ayeti söylüyor ben bu alemleri yaratırken şeytan ve yarenliği kendime şahit tutmadım demek ki o (?) sırda Allahu Teâlâ bir şey yaratırken bir kısmını o kuluna gösteriyor nefsi safiye yani son durak peygamberlere de son durak öyleyse bir daha peygamber gelmeyeceğine göre peygamber efendimizin alimlerin hepsi değil ama nefs-i safiyeye çıkmış yahut (?) kutbul azamları Beni İsrail kavmi peygamberi gibidir.

Allah'ın emrini onlara teratta olduğunu anlattı. (?) Peygamber Efendimizin ümmetindeki büyük veliler kıyamete kadar gelecek ayetleri altı bin küsur ayeti insanlara anlatır. vazife aynı vazife onun için buna dayanarak söylemiştir dilim (?) bakımında

misafir de olmasa bize soru soran olmayacak yani Enfal (?) suresi 66 ayetin tefsirinde 100 Müslümanın iki yüz kafire galip geleceğinden bahsediyor. Bu duruma göre şu an yaşanan hadiseler, bunu anlattık herhalde geçen ders. Değil mi? Bunları herhalde tekrarlıyoruz biz bunları.

Evet, bunları geçen ders anlattık. Dedi ki kuvvetlilerin değil, akli olarak. Akli olarak bir Müslüman iki tane kafirin aklına bedeldir. Yoksa öyle Müslüman, şöyle kafirler var ki dördümüzü, beşimizi tutasalar.

Sabır ve nefis arasında bu aralar gidip geliyorum. Sabredeyim diyorum. Nefsim çok ağır geliyor. Nefis mücadelesi edeyim diyorum. (?) Sabrım yetmiyor. Benim dünyamda sabır hep haksızlık karşısında susmaktan geçiyor.

Ben sustukça nefsim bana sen hakkını bile savunamayan aciz bir kulsun diyor. O şeytan nebatsana. (?) Hangisi daha kolaysa ondan başlayayım diyorum. Ve bu yolda kolay yok. İkisi de bedenime ağır yük geliyor. Kur'an'ımızda çokça geçen bu iki kelime bu kadar ağırsa bunu kolaylaştıran bir şeyler olmalı. Senin imanın ve Allah'a karşı olan aşkın. Ya zikir, ya dua, ya da ibadet. Ben bunları sizden yıllarca dinledim. Ama insan yaşadıklarıyla sınanınca başka oluyor sanırım. Ellerinizden öpüyorum.

Eğer senin derecen yüksekse sana bu musibetler az bile. Aslında musibetti kendi aklınla çektiğin, nefsani duygularının esiri olarak yaptığın işler bunlar. Sen bana evleneceğini sorsaydın, ben sana bunu müsaade etmezdim baştan. Sen kendi aklına göre nefsani duygularını ileri sürdün. Ve sen bir kaderin içerisine girdin. Ama şunu bil ki, iman derecesi yüksek olanlara dünyada en çok musibeti Allah o sevdiği kullarına verir. Bu musibetle o kişi Allah aşkıyla o musibetleri gönlünde bir bayram havası olarak yaşar. Nefsin ve şeytanın vermiş olduğu iğvalar onun karşısında erir.

Sen biliyor musun? Ben idama kadar kendimi yoluyordum. İdama kadar. Yeni yetişirken. manevi. O kadar ezildim. O kadar bir küfrün içerisine girdim. Yaptığından değil, şeytanın verdiği iğvayla. O zamandaki kul dünyada hocam da yok. Kimseye de bir şey soramıyorum. Ben artık kimse kurtaramaz dedim. Ben cehennemlik oldum. Her yönü denedim, yapamadım. En son idam da edecektim kendimi, onu da yapamadım. Ondan sonra aradan kırk gün geçti. Kırk gün sonra tecelliyat başladı. İşte o zaman niçin bu kadar zorluk çektiğimi sorunca seni bu kadar tecrübelerden geçirdik ki sana gelenlere merhem olasın diye. Derman olasın diye.

Ufacık bir şey gördüğünüz zaman hem de nefsani duygularla yaptığınız işlerde azıcık bir musibete uğradığınız zaman ciyak ciyak bağırıyorsunuz.

Bağırma. Eğer Allah'ı seviyorsan kaderimdir diyeceksin. Ben yaptım diyeceksin. Ben buldum. Türkü de var biliyor musun? Kendim yaptım. Kendim buldum. Kime ne diye. Evet. Bari sabret. Nefsinin oyuncağı olma. Ve yıllardır beni dinliyorsun. Biz böyle nefsine, hevasına, şeytanın hevasına pabuç bırakacak insan değiliz. Biz Allah sevgisiyle yanıp tutuşan insanlarız. Sen aşkı bilir misin? Aşk nedir? Aşk insanların birbirini sevmesi değildir. Onlar sevişmedir. Aşk o sevginin kükremesi, Allah'a karşı olan duygusudur aşk. Bir de aşkın ateşi var. Bilir misin? Aşkın ateşini. O öyle bir sevgidir ki o fırladı mı o aşk senin göğsünde bir ateş gibi oturur göğsünün ortasına.

azıcık bir musibetle kendinizi helaka çeviriyorsunuz. İnsanı Allahu Teâlâ çok güçlü yarattı iradesiyle. İradenle hepsine karşı geleceksin. senin vazifen bu

Evet. Misafir der ki Bakara suresi 38. Ayet-i kerimeyi açar mısınız efendim? Buraları okuduk muyuz? Okuduk. Benim hiç soru yok mu?

Neresi o?

soruları gelmiş. Kızım söylüyor gene bunu. Yok hocam.

Amin cümlemizi inşallah Allah razı olsun ellerinizden öpüyorum diyor. (?) Bakalım bakalım. Yeni soru nerede?

Bunlar mı? Bugün geldi bunlar. Burada mı? Ha burada. Selamün aleyküm efendim. Geçen bir anket izledim. İnsanlara kadavra olmak isteyip isteyemeyeceklerini soruyorlardı. Bir Müslüman kadavra olmayı kabul edebilir mi? Ederse durumu ne olur? Ellerinizden öperim. Kadavra ne demek ya? Sihirmez mi? Yok hocam. Öldükten sonra öldükten sonra bedeni üzerinde doktorlar (?) deney yapıyorlar. Öğreniyorlar asistanlar. Ormanlarından olarak kullanılıyor. (?) Evet. Bu bir Müslüman kadavra olmayı kabul eder mi? Ederse durumu ne olur? Ellerinizden öperim.

Beden bize bir emanet. Emaneti sahibi aldıktan sonra, sahibi o insanın bedeni üzerinde hakkı kalkıyor.

O kişi benim bedenim üzerinde istediğinizi de yapın derse bile salahiyet Allah'ın yanında. Çünkü bak ne diyor Allahu Teâlâ ayette size verdiğim bedenleri hangi yolda kullandığınızdan dolayı sizi hesaba çekeceğim diyor.

O bedeni ancak canlıyken nerede kullanıyorsa ruhumuz ondan sorumlu. Öldükten sonra Allah'ın selameti başına olsun.

O Allah'ın sana emanetini geri alması. Emr-i Hak vaki oldu gitti. Beden kimde kaldı? Topraktan yaratıldık toprakta. Allah emanette aldı emaneti. Bundan sonraki olaylar kişi her ne kadar Allah'ın ona emanet verdiğini bilmediği için kişiye diyor ki bana bedeninin üzerinde otopsi yapma hakkı veriyor musun? Allah'a sor bana değil. Ben desem de yap, yapma desem de benim bir geçerliliğim yok. Ama ona karşı hakkı söyleyeceksin. O bu hakkı duyduktan sonra benim gibi hakkı duyduktan sonra kendisi yaparsa Allah'a sorun mu? Ha onun da bir kurtuluş tarafı var. Doktorun da. Allah'ım yaratmış olduğun kullarının derdine derman olmak için senin bu aynen çamurdan yarattığın bu cansız bedenini, çamurdaki nasıl ki maddeleri incelediğimiz gibi senin bu ilmini incelemende ve bize vermiş olduğun bu yetenekle kullarının derdine derman olmakla bunu yapıyorum derse onu da Allah'la kendi arasında bilir.

Evet.

Ben Rabbimizin vereceği hükme karışmıyorum.

Selamün aleyküm efendim. İnsan bir hayvan için dua edebilir mi? İnsan bir hayvan için dua edebilir mi? Şifa diyebilir mi? Ellerinden öperim. E niye ya? Merhameti varsa söyler tabii. Hayvan da olsa, insan da olsa bir can. Allahu Teâlâ ayet-i kerimesinde bir canı öldüren bütün canları öldürmüş gibidir (?) diyor. Haksız yere bir canı öldüren. o da senin hayvanın sana hizmet etmiş seviyorsun da hayvanı merhametin var söyleyebilirsin daha güzel ya Allah'ın yarattıklarına merhamet duygusuyla rahmet diliyorsun. Evet. Firdevs cennetine nefsin kaçıncı halindeki insanlar girer? bize anlatır mısınız Allah razı olsun hürmetle mübarek ellerinden öpüyorum vallahi yedi nefis hali var bak yedi tane de cennet var hangi nefis haline hangi cenneti verecek Allah biz bilemeyiz onu Allah'a sor o Allah'ın insanlara vereceği bir makam cennet bir makam hangi insan nefsine hangi cenneti verecek onu biz bilemeyiz ancak Allah'ın sevdiği yani salih kullara şöyle söylüyor bir salih kulları söylüyor altlarından zeminlerinden ırmaklar akan cennetler var diyor salih kullarda kısım kısım kutbul azamlar var kutbul aktablar var efendim, nefs-i marziye var acaba bu salih kullar dediği zaman da orduda kısım kısım (?) ayrılıyor müminler var nefs-i mutmainnede acaba bunlar da salih kula mı giriyor gir cennetime diyor Allahu Teâlâ ben senden razıyım sen de benden razı, kullarımın arasına gir, cennetime gir. Acaba hangisini verecek?

Bunlar insanı yoran şeytani sorular.

Bak peygamber efendimizin bir hadisini hatırlatayım sana.

Hayırsız ilimden sana sığınırım diyor. Ne diyormuş? Hayırsız ilimden sana sığınırım. Bu bir ilim değil. Bu şeytanın iğvasıyla seni oyalama ve sana türlü desiseler verme. Yarın diyecek ki şuraya niye çıkamadın? Öbür gün seni takvadan vurur. Daha sonra daha şuraya çık diyecek. Senin aklını oynatacak. Yani senin kaderine parmak basacak. Kaderinin dışına seni çıkartmaya çalışacak ve seni sapıttıracak. onun için bunlara meyledeceğine bana de ki şu ayetin manasını bana açar mısın şu hadis midir değil midir bana söyler misin niçin hadistir niçin hadis değildir diye sorunu sorarsın sana lazım olacaklar bunlar öğreneceğim olan şeyler bunlar evet başka sorusu olan var mı Yukarıda bir tane atlamışız hocam. Atlamış mıyız?

Bir tane atlamışız hocam. Hangisi? Bu mu? Bir yukarıda.

Selamün aleyküm hocam. Ahir zamanda kadınların çoğunun çıplak şekilde kendilerini teşhir etmelerine karşı erkeklerin gözlerini haramlardan koruması için bizlere nasihat edebilir misiniz? Sokakta işte telefonla televizyonda sürekli bir çıplaklık var. Kendisini bunlardan korumak isteyen erkekler nasıl bir yol izlemeli diyor. (?) O senin iman derecene bağlı. Allah'a karşı olan sevginin karşılığından. Gözün bir kere algısında bir beis yoktur diyor. İkinci defa bakarsan diyor nefsani duygulara kapılmışsındır diyor. evet demek ki ikinci bir defa nefsani bir duygu insanlar bazen çıplaklara baktığı zaman nefsani duygulara kapılırlar. İşte bu günah.

çıplak bir kere gözünü aldı da onda bazı başka yerleri de sezdi insanlara anlatması için onun o şekildeki hareketini İslam'a aykırı olarak insanlara karşı günaha girdiğini Allah'ın istemediği bir halle gezdiğini yer içinde gezen dört ayaklar gibi olduğunu hatta hayvanın edep yerini kuyruğuyla kapatıp da insanı şerefli yaratan Allahu Teâlâ'nın o insanın edep yerini açarak gezmesini onu Allah'ın emriyle kendi bilgisiyle yahut ayet bilgileriyle kıyasladığı zaman yüreğinin titrediği olursa onda bir beis yok. O da çok yüksek bir makam olacak. Bunları hissedecek, duyacak ve insanlara anlatacak. Evet.

zamanımız değişmez zaman aynı zaman gece ve gündüz. Zaman Allah'ın zamanı. değişen insanlar 1400 sene atalarımız bize İslamiyet'i yaşattılar getirdiler biz 50-60 sene içerisinde İslamiyet'i İslamiyet'ten kendi gönlümüzden çıkarttık.

Yaşamamız gayrimüslim'e imrenerek yaşantı başladı. Ne güzel söylüyor Allahu Teâlâ ayet-i kerimesinde kim onlara imrenirse onlar da onlar gibidir. İşte imrenenler çirip cipriyatlar soyunanlar. (?) Bugün televizyonlarda gezmeler, seyahatler, çırılçıplak denizlerde soyunmalar, yaşamalar birbirleriyle ondan sonra birbirlerinin eşleriyle değişme hayat yaşamaları ya hayvan bile yapmıyor bunu. hayvan evet bunlar bugün yaşanıyor bu alemde daha acısı ne biliyor musun bundan daha acı bir olay var hepiniz de bilirsiniz fakat duymak da istemek istemezsiniz bugün Türkiye'de randevu olmayan bir ev yok. Fuhuş yapılmayan bir ev yok.

Çok nadir.

Geçenlerde bir anket yapmışlar. Gazetede. Türkiye'nin şehirleri içerisinde şehir kaybolmuş. (?) Şeylerden, noktalardan şehir kaybolmuş.

Zina serbest olunca serbest, aile mefhumu gitti. Aile mefhumu giderse gençlik gitti, gençlik de giderse arkadan İslamiyet'i yaşayacak kimse yok. İşte İslamiyet de gitti. evet böyle bir acı durumdayız benim dedem de alim bir insandı derdi ki okyanusun ortasında azgın dalgalar içerisinde dümeni kopmuş bir gemiyi kurtarana ne mutlu ne güzel söylüyor bak okyanusta azgın dalgalar içerisinde dümeni kırılmış yok o kaptan o gemiyi kurtarırsa ne mutlu bu zamanda bir de şöyle söylerdi elma ağacının en uç noktasında ince bir dalında bir elmayı kırmadan alana ne mutlu biz şimdi bu zamanı yaşıyoruz

Çocuklarımızdan sorumluyuz Yalnızca Çocuklar Çocukları Suçlayamayız Sen çocuğuna Kur'an'ı öğrettin mi? Sen çocuğuna Allah ve Resulünü öğrettin mi?

Her akşam Evde oturup da Komşunun perdesini koltuğunu diline getireceğine onun yokluğunu kendinin varlığınla övüneceğine Allah'ın insanları yaratıp kardeş olduklarını bilip kardeşin kardeşin haliyle hallenemiyorsa onun imanı kemal bulmadığı hadis-i şerifine göre sen o insanlarla halleşebiliyor musun? Yok. Dedikodunu yapıyor musun? Çok. Lafa geldiği zaman Müslümanım Ben Müslümanım Namazım var mı? Yok Bu nasıl Müslüman? Dedikodu var Gıybet var Gurur kibir var Başkasını eleştirme var Namaz yok Oruç yok Ben Müslümanım İşte biz böyle eridik Hani bir buzu getirirsin bir sıcağın karşısına da yahut bir yağ yemeğe koymak için getirirsin ocağın başına da o sıcaktan o yağ erirse biz de böyle eriyip gittik.

Onun için biz sorumluyuz. Çocuklarımızdan daha çok biz sorumluyuz.

Benim babam dokuz yaşında vefat etti. Ben altı yaşında bir hatim yaptım. Hiç unutmuyorum. Yedi yaşında kendimi mektebe yazdırdım. Zat değil he. Ciddi söylüyorum bunu. (?) Babam beni hafız yapacaktı, mektebe vermiyordu. Ne zaman? Seksen sene evvela. Ben seksen sekiz yaşındayım. Hatta seksen iki sene evvela.

Kendi muhtara gittim, ilmühaberi yaptırdım, belediyede aşımı (?) yaptırdım, resmimi çektirdim. Baş öğretmene gittim, baş öğretmen anneni babanı çağır da gelsin dedi.

Nihayet anacığımı çağırdım, anacığım dedi ki, onun babası var dedi, ben de söyleyemem dedi. Akşam babama söyledi, babam da dedi ki, bu kadar iş yapın mı yapsın dedi. (?) Anam da ee dedi. Ver gitsin dedi ya. Oğlan.

Şimdi onu söylüyordum. Kolumdan tutardı beni Ramazanlarda. Tıp. Dondurmayı çok severdim. Teravih kılındıktan sonra bana dondurma yedirirdi.

Yine eve gelirdik. Kolumdan tutar eve gelirdik. Hangimiz yapıyoruz bunu? Aman çocuğum uyanmasın. Piş piş piş piş piş.

Çocuğuna türlü arabalar, türlü efendime söyleyeyim eğlenceler. Aslında çocuğuna değil. Kendi yaşayamadığını çocuğu üzerinde yaşıyor.

Kendisi mecburen eğer ana baba tarafından kapalıysa, çocuğunu çırılçıplak gezdiriyor. Ondan zevk alıyor. Kendi duygusunu onun üzerinde, çocuğunun üzerinde yaşıyor.

Onun için biz bittik. Bizim daha pek geriye geleceğimiz yok. Böyle gidecek bu. Daha kötü bir zaman gelecek. Ne zaman? Az bir zaman kaldı.

Geride kalanlara benim tavsiyem bataklığa girmeyin.

Harama bakmayın.

Sırat-ı müstakimden ayrılmayın.

Hallerinizle, lisanlarınızla insanlara örnek olun.

İşte gece gelir de, gece olur da O karanlık gecede gökyüzüne baktığın zaman yıldızlar nasıl parlıyorsa dediğim gibi yaşarsanız yeryüzünde de Allahu Teâlâ sizi öyle yıldızlar gibi meleklere gösterir. Görüyor musun kullarımı? Evet.

Bir tane daha geldi herhalde. Değil mi? Senin kızım der ki hocam şimdiden bu sınavı geçemedim ki. Kere isyan eden sözlerim oldu. (?) Sonra üzüldüm. Kur'an okumaya başladım ve her ayetin sonunda Allah'ım sen beni bağışla salih kullarının arasına ilhak eyle diye okumaya başladım. Bakara suresinin yarısına geldiğinde kalbime gelen ses öyle deme de La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin de dedi. Böyle daha güzel dedi. Şimdi başa döndüm tekrar okuyorum. Umarım hatamı tarif edebilirim. (?) Gerçekte bu şekilde hatim etmen daha güzel olur mu? (?) Hatim etmen daha güzel olur mu? Bak, senin için yanmamış olsaydı kızım, sen bunları tekrar bana yazmazdın. O içini döküyorsun sen bana.

Dayanamıyorsun buna. Sabret. Sırrını söyleme dostuna. Dostu söyler dostunun dostuna. Onun için sen kendin yansan da alev alev kendin yan. Kimseye bir şey söyleme. İşte o zaman kazanırsın.

Evet. Görmüşsün ben ya. Geçen bir anket izledim insanlara kadar. Geçmiş. Ama zaten bakalım misafir Rabbim bizim neslimizden küffar ruhu çıkartma diye dua edilir mi sana bir ayet söyleyeceğim o ayete göre bakayım sen ne anlayacaksın Hz. İbrahim aleyhisselam benim neslimi imam et dedi. Allahu Teâlâ da ben azgınları yani isyankarları imam etmem dedi.

Ne anladın buradan?

Ben sana söyleyeyim. Ne güzel dua etti Hz. İbrahim aleyhisselam benim neslimi imam et dedi. Sen de neslimden küffar çıkartma diyorsun. Aynı iş.

Rabbim bizim neslimizden küffar ruhu çıkartma diye dua edilir mi diyor. Aynı dua aşağı yukarı İbrahim aleyhisselamla. Allahu Teâlâ da ben diyor azgınları imam etmem. Senin sülalenden de olsa. Senin neslinden de olsa. Çünkü Allahu Teâlâ bir Müslüman ruhunu bir küffarın ruhuna bir küffarın ruhunu da bir müslümanın ruhuna koyar küffarın ruhunu küffara küffara bir müslüman ruhu koyar o Müslüman ruhu kafir elinde sonunda İslam olur İslam'ın nesline koymuş olduğu küffar ruhu da o İslam olsa bile sonunda kafirliğe döner söylediğin güzel bir şey güzel dua edebilirsin lakin her dua senin kaderini değiştirmez hiçbir dua insanın kaderini değiştirmez öyleyse niye dua edeyim dua edeceksin duanız olmazsa biz sizi ne yapalım diyor dua Allah'a ihtiyaç arzetmendir kaderinin dışında da olsa ahiret aleminde sana sevap olarak gelecek.

Allahu Teâlâ'ya karşı olan aşkı muhabbetinden dolayı kendi neslinden gelenlerin de (?) Rabbine ibadetle kendi sulbünden geldiği için ona hizmet etmenle Allah'ın izniyle dereceler almak için söylüyorsun. Ne güzel. Öyle dua edebilirsin. Neslimizden gayrimüslim insanları çıkartma diyebilirsin. Ama bu demek değildir ki senin yahut benim neslimde varsa bu olacak.

En büyük musibeti Allahu Teâlâ en çok sevdiğine verir. Senin bu söylediğin duanın karşılığı Hz. Nuh aleyhisselamda. Hz. Nuh aleyhisselamın oğlu kafir olarak gitti. Evet.

O da kim bilir nasıl dua etti ama o duada yine oğlu kafir olarak gitti.

Benim bir karakterim var.

Bu karakterim şu.

Allah sevgisini dünyada hiçbir sevgi geçmedi bende.

Ben ne çocuğum ne ailem ne bir başkası Allah sevgisine asla geçmez. Geçemez. Peki sen hiç sevgi duymuyor musun? Ben vazifemi yapıyorum. Vazife nedir? Çocuklar bana emanet, hatun bana emanet ve emanetleri hakkıyla adalet değil. (?)

Yollarına devam ettiriyorum. Onlar üzerinde Allah'ın kanunlarını tatbik ediyorum. Yardım edilecekse en evvela yakınından yardım ediyorsun. Yoksa benim evladımı ben yaratmadım. Hepimizi Allah yarattı. Birbirimizi emanet verdi bize. Ama bakıyorum ki evladı için canını verenler var. O canını evladı için veriyorsan Allah için de verebiliyor musun? Yapabiliyor musun? Ya Allah'ın sana verdiği emaneti Allah'tan fazla severek kime gösteriş yapıyorsun? Evet Rabbim bizim neslimizden Başka da yok herhalde değil mi? Bakalım başka var mı?

Başka bir soru yok Sizde var mı? Söyle bakayım Senin söylediğinde bir mantık yok ki. Akılla beyin diyorsun. Senin beynin olması aklın onda olur mu? Bir malzeme olacak ki o malzemede onu işleyesin. Senin telefonunda akıl mı var? Senin telefonunda çip var. Çipe yazılmış. Ne istiyorsan onu yazıyorsun. Sonra ondan alıyorsun. Akıl da bunun gibi. Senin kaderinde ne varsa kaderine göre arzu ve isteklerin beliriyor. O belirine göre efendim Allahu Teâlâ sana sebepler halk ediyor. (?) Sen o fiili icatları yaparak sevap günah alıyorsun. (?) Senin o kendi arzu istende bu. Akıl da kıyas yapıyor, mukayese yapıyor. (?) Nerede? Beyinde. Şimdi beyin olmasa senin aklın nerede olacak?

Hep işlenmiş ona. Evet.

Beyin ayrı. Beyni değiştiremezsin. Sen nakledemezsin beyni. Çünkü beyin kendini sıfırlar. Öldükten sonra kendini sıfırlar. O beyni bir başkasına yahut elli altmış yaşındaki bir insana takacak olursan onu aynen anadan doğmuş gibi yetiştirmen lazım. Eğer beyin kendisini sıfırlamamış olsaydı, 50-60 yaşındaki bir adama birisinin beynini koymuş olsaydı, o senin aileni tanımazdı, kendi ailesini tanımazdı. Beyni gelen aileyi tanırdı. Onun için bir fotoğraf makinesini kabul et, ona resimleri çekersin değil mi? Ne gibi? Onun bir açılış kafanesi var, fotoğraf Makinesinin. (?) Işık da bu enstantane. Enstantane.

Bir enstantane diyorlar ona. Enstantane mi? Enstantane mi? Evet. Bu saniyeler içerisinde açılıp kapanır. Senin resmini kapar. Eğer biraz açık kalsa filmin yanar. İşte beyin de kendisini sıfırlıyor böyle. Öldüğü zaman onu kendisiyle beraber, hasretiyle beyindeki tüm şeyler gidiyor. Hafızalar gidiyor.

Evet, onun için beyin de, akıl akıl da beyin, akıl da beyin, akıl da, akıl beyin de, akıl beyin de, beyinli olmasa olmaz. Onun için beyin nakli de olmaz. Ben seni tanıyorum, neyden? Beynimden, sen de beni böyle beyninle, görüşünden, her şey beynine işleniyor. Peki, benim beynimi sana taksalar, senin beynini ona taksalar, onun hanımını tanırsın, onun çocuklarını tanırsın, benim çocuğum hepsini de söylersin. İsimlerini de çok çok da tanırsın.

Evet. Onun için beyin kendini sıfırlıyor ki böyle bir olay olmasın diyor.

Evet. Başka var mı bakalım?

Başka sorusu olan var mı? Söyle. Cemaatle namaz kılarken bunu kasile olması (?) gerekiyor. Akşam namazında. Unutuyoruz pek bir soru. Arkada cemaat galibiyetini susup bekliyor. (?)

Onu bir hatırlatacak. Bir hatırlatacak. Arkadaki Fatih'tir. Tam arkasında namaz kılar. Ona Fatih denir. O hoca yanıldığı zaman yahut da okumayıp okuyamadığı zaman, abdest bozulduğu zaman Fatih imamlık yapar. Orada hocaya hatırlatacak. Allahu Ekber. O kadar.

O ayılır. Niye Allahu Ekber dediler. Hemen aklına gelir. Sesliye geçer. Evet. Yanılır, oturmaya kalkar bir rekatta. Allahu Ekber dersin. Hemen ayağa kalkar.

Namazı doğru kılsa bile sehiv secde eder. Çünkü içinde yamukluk kaldı. Ben mi doğruydum, o mu doğru diye. Ya.

Evet. Başka sorun var mı?

Hocam yine namaz kılarken kendim kalardım. (?) Bazen dalıyorum. Oturmam gerekiyordu. Kalktım. Burada aklıma geliyor. Oturup şey yapabilir miyim? Oturabilirsin. Tekrar oturabilirsin. Hatta tek rekatta oturdun da sonra aklına geldi. Mesela ikinci rekatı kıldın ya.

İkinci rekatı kılacağın yerde üçüncü rekatı kılıyonca ediyorsun. (?)

Dördüncü rekatı da kılarsın. Eğer sahih biliyorsan ikinci rekatı ayrıyeten tek rekat olarak kılarsın. Tek rekat. Ondan sonra da yine sehiv secde edersin.

Evet.

Başka var mı? Söyle.

İki yüz altı su üretir. İki yüz ayet. (?) Suresi 41. ayetin içeriğine. (?) 258.

258 Efendim 265 61 Kaçıncı sefer? 258 Kaçıncı? 41. Burada 41 yok 258'de. 359'da ay Ra'd suresi mi? (?)

Ra'd suresi 24 Ra'd suresi (?) 33 İbrahim geliyor İbrahim suresi İbrahim suresine geliyor bir dakika 223'ün 223'ün Yalnız söylüyor. Bak. 252-253 41. ayet değil mi? Bizim yeryüzüne gelip onun uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? diyor. Bunu 50 defa anlattık. 50 defa. Hatta şeyde var.

Sitede var. Oku. Hatta tefsirde var.

Şimdi Allah dilediği gibi hükmeder. Doğru. Onun hükmünü bozacak kimse yoktur ve o hesabı çabuk görendir diyor. Sen şunu soruyorsun. Bizim yeryüzüne gelip onun uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi?

Salih kavmi helak oldu mu?

Ad kavmi helak oldu mu? Lut kavmi helak oldu mu? E uçlarından eksiltme insanlardan. Hep helak. Görmediler mi? Ama bunu şöyle söylerler. Müslümanlar kafirlerin beldelerini alacaklar derler. Böyle bir şey yok.

Burada yeryüzünün uçlarından eksilmesi demek senin dünyanın bir uçları eksilmiyor orası tamam, hepsi tamam eksilme kavimlerde helak kavimlerde onları bahsediyor Allah evet Ra'd suresinde tefsirde aç bakayım şurada tefsiri (?) bu şundan dördüncü de mi oluyorum bak bak var mı rastlıyorsa hangi sürede var da süresi de Meryem tepki (?) sahna da beşinciye bak ya düşünce bak üçüncü devam (?) rastlıyorsa kaçıncı sayfa (?) orada mı? burada efendim bak bakayım kaçıncı sayfa? sonlarda gel bakayım bana burada nasıl yazmışız ona bir bakalım tam sonunda tam sonunda değil mi?

evet Bir ayet-i kerimeyi birçok tefsirciler ayrı ayrı manalarda tefsir etmişlerdir. Halbuki Allah kelamında eksiklik olmayacağından bu tefsircilerin tefsirleri zaman içerisinde eksik olduğu anlaşılmıştır. Mesela kimisi Müslümanlardan kafir beldelerini eline geçirerek topraklarının artması, kafirlerin topraklarının eksilmesi şeklinde yorumlamışlardır. Bazıları ise dünyanın seller ve yağmurlarla yer tabakasına erozyon olayıyla etkileştiğini işaret etmişlerdir. (?) Bu ayet-i kerimenin manası bu tefsirlerin tefsirleri dışında olup bu manaları taşımamaktadır.

Bu ayet-i kerimenin manası küfürde haddi aşan aşırı uç kavimlerin yeryüzünden silinip gitmiştir. Anladın? Zahat Devleti'nde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin Ruhundan, (?) peygamberlerin ruhları o peygamberlerin ruhlarında da kavimlerin ruhları yaratılmıştır. İnsanlar yeryüzünde, Adem babamızdan ve Havva anamızdan türemedirler. Bu durumdan, bu duruma göre insanlar toplum olarak, insan toplumudurlar. Bu toplumlar Allah'ın dediği yönde hareket eder, çevrilirse cenneti kazanırlar. Yok, aksi hareket eder, Allah'ın emirlerinin zıttı yönünde hareket ederlerse cehennemi kazanırlar. İşte bu iki toplumun küfürde haddi aşıp helak noktalarına gelmeleri insanların küfür ve uç kısımlarıdır.

İnsanların bu uç kısımlardan yeryüzünde silinip gitmeleri ve eksilmeleridir. Zaten ayet-i kerimeye dikkat edecek olursak emrimiz yeryüzüne gelip demesi. Bu insanların haddi aşıp Allahu Teâlâ'nın emriyle yeryüzüne inen vazifeliler tarafından kavimlerin helakını hatırlatmaktadır.

Bunlardan Lut kavmi, Semud kavmi, Ad kavmi, Nuh Tufanı, Firavun'un helakı gibi (?) olaylarda bu insanların uç kısımlarından yani küfürde sivrilip haddi aşanlardan helak edip eksilttiğimizi yani bunları yok ettiğimizi görmediler mi? İşte Allah, Allah'ın hükmünü bozacak kimse yoktur. Allah'a ve Resulüne karşı gelenler, bunlara asi olanlar, Allah'ı ve ahireti inkar edenler, küfürde haddi aştıklarında Allah hükmünde hikmet sahibi olduğundan bu kavimleri helak edip onun hükmüne karşı duracak da yoktur. Biz ayetleri kısım kısma ne? (?) Allah'ın hıkmına karşıladığınızda çok diyor ya. (?) Her ayeti karşılıkta ne veriyoruz burada?

Bir ayette. Her söylediğinin karşılığını veriyoruz. Allahu Teâlâ hesabı çabuk görendir. Çünkü bu alemin bin yılı ahiret aleminin bir günü gibidir. Bu bakımdan ahiret aleminde insanın dünyadaki ömrü saatler ve dakikadır gibidir. Bu bakımdan insanların hesabı Allah indinde çok çabuk görülür. Evet. bitmiş ben burayı okuyorum zannettim gitmiş niye gitmiş burası evet ne güzel ispatlı görüyor musun o tefsirleri bulamazlar bunlar kıymetli bir hazine Açık mı? Nasıl oluyor bu iş?

Burada bak. Geldi. Açık mı? Duymuşlar mı? Evet.

Burası.

Kapatıyorum.