17.01.2026 Tarihindeki Sohbet
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Selamün aleyküm. Hayırlı akşamlar. Misafir der ki: Selamün aleyküm efendim. Abdest alacağımız ve namaz kılacağımız zaman niyet etmeden ikisinin başına da başında da besmele çekmeli miyiz? Sadece niyet etmek yeterli mi? Doğrusunu sizden öğrenebilir miyiz? Allah razı olsun, hürmetle mübarek ederiz de ne yapıyorum diyor. (?)
Abdest alacağımız zamana gelelim. Abdest alacağımız zaman, niyet ettim, namaz abdesti almaya dersin.
Bir kere, her işe başlamadan, Euzü Besmele çekilmesi lazım. Çünkü sen bir abdest alacaksın, bir işe başlıyorsun. Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim dersin. Ben niyet ettim efendim namaz abdesti almaya. Hiçbir şey bilmiyorsan Amentü billahi okursun. Değil mi? İman. Amentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rusülihi vel yevmil ahiri ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teala vel ba'sü ba'del mevti hakkun. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resulüh. Allah selametle. (?) Bundan namazını alırsın. abdestini şey abdestini alırsın. Namazını kılarsın.
Geliyoruz namaz kılacağımız zaman niyet etmeden ikisinin başında da besmele çekmeliyiz dersin. Yok. Şimdi namaz alırken niyet ettim öğle namazını kılmaya. Ne? Döndüm kıbleye, kıblem Beytullah. Allahu Ekber. (?) Burada Sübhaneke okursun. (?) Sübhane okuduktan sonra Bismillahirrahmanirrahim Fatiha-i Şerife başlarsın. Demek ki euzü besmele süper hareketi de okunmuyor. (?) Çünkü o da bir duadır. Ancak ayetlerde çekilir. Euzü besmele. Euzübillahimineşşeytanirracim. Kovulmuş şeytanın şerrinden sana sığınırım. Bunu ne zaman söylersin? Kur'an okuduğun zaman durdun birisiyle konuştun. İşte o zaman hem de besmele çekersin.
Çünkü ayetlerin dışında bir konuşma yaptın. Bir ayetten bir sureden diğer sureye geçtin. Başında besmele var. Onu da çekersin. Bazıları bu diyor tekerrürdür. Çekmeye lüzum yok diyor ama çekmede yarar var. O da bir ayettir. Evet. Bu şekilde namazı kılarsın. Ne diyecekmişsin namaz kılarken? Ya Rabbim niyet ettim, ikindi namazının farzını kılmaya. (?) Döndüm kıbleye, kıblem Beytullah. Allahu Ekber. Sübhanekellahümme ve bihamdike ve tebarekesmüke ve teala ceddüke ve la ilahe (?) gayruk, dersin. Euzübillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Fatiha-i Şerif'e başlarsın. Evet. Misafir evladım. Bu böyle.
Yine yine misafir söyler. Hocam başörtüsü takmayan ama abdest alan kadınlar abdest aldıktan sonra abdest aldıktan hemen sonra başlarını örtmeden kadın veya erkekler saçlarını görürse abdest bozulurmuş, bozulmuş olur mu? Ellerinizden öpüyorum. Teşekkür ederim diyor. Abdest bozulmaz. Bunu belki Şafiilerde olabilir. Çünkü Şafii'de kadının eline değdiğin zaman abdest bozulur. Abdest Hanefilerde, yellenmede, büyük abdestte, küçük abdestte, Kan çıkmada, avuç dolusu kusmada abdestin bozulur. Bir de bir anlık oturduğun yerde bir yere dayanarak uyku halinde abdestin bozulur. Bunun dışında senin abdestin bozulmaz.
Yine misafir söylüyor. Evvabin namazının her gün kılınmasının ve Vakıa ya da Yasin suresinin her gün okunmasının fazileti nelerdir? (?) Günlük kıldığımız farz namazlarının dışında, günlük ibadetlerimizin arasına farz olmasa da eklememiz gereken ibadetler nelerdir? Şimdi baştan beri okuyalım dakika bunu.
Evvabin namazının her gün kılınmasının. Evvabin namazı akşam namazını kıldıktan sonra altı rekat, ikişer rekattan kılarsın. Kimisi dört rekattırlar, kimisi altı rekattır. Biz hep fazlasına gideriz. Altı rekat. Hiç konuşmadan namazı kıldıktan sonra, akşam namazını kıldıktan sonra hiç konuşmadan insanlarla müşavere yahut da bir istişare veyahut da bir kelam konuşmadan hemen evvabin namazını kılarsan ve bunu da terk etmezsen ölene kadar terk etmezsen geçmiş günahlarının bağışlandığını söylerler. Geçmiş günahlarının. Ve Vakıa suresi diyor. Vakıa suresi de rızka delalettir. Ashaptan bir tanesi vefat ederken diyorlar ki senin iki kızın var. (?) Sana Beytülmal'dan para bağlayalım.
Diyor ki benim iki kızım var. Doğru. Ben Beytülmal'dan para istemem. (?) Ben kızlarıma Vakıa suresini her akşam okumalarını söyledim.
Allah insanlarının rızkına kefil diyor. O da rızka delalettir.
Günlük kıldığımız farz namazlarının dışında, günlük ibadetlerimizin arasına farz olmasa da eklememiz gereken ibadetler nelerdir? Bak ne diyorsun şimdi burada? Dikkat et. Günlük kıldığımız farz namazlarının dışında, günlük ibadetlerimizin arasına ne demek bu? Günlük farz namazının dışında sünnet-i seniyeyi de kılıyorsun. Ya sünnet-i seniyeyi daha evvel de kılıyorsun. Bunların arasına veya sonrasına sen ibadet yapıyorum diye namazları fazladan kılarsan, sen dinde bid'at meydana (?) çıkartırsın. Bid'at.
Namazlar kılındıktan sonra, değil de Vakitlerin dışında diyeceksin bunu. Vaktin dışında. Vaktin dışında nafile namazları kılabilirsin. Gündüzleri dört rekat, geceleri iki rekat. İkişer ikişer, gündüzleri dörder dörder. Bunları kılabilirsin. İbadettir. Mesela boş vaktin var. Zikrullahı yapabilirsin. Yine Kur'an'ı okuyabilirsin. Bunlar hep Allah'a ibadet. Ama vakitlerin dışında, vakitlerin içerisinde, yani vakitlerin dışı dediğim zaman, öğle öğlen, ikindi arası, ikindi öğlen akşam arası, sabahla öğle arası birer vakittir. Onu kastetmedim. Namazı kıldıktan sonra, o vaktin ibadetini yaptıktan sonra istediğini yaparsın.
Ama o vaktin içerisinde, diyelim ki sabah namazını kıldın, öğle namazının sünnetini kıldın, Yahut ikindinin sünnetini kıldın. Arkasından dört rekat daha namaz kıldın. Farz namazını kıldın. Dört rekat daha kıldın. Sünneti mesela. Sünnetin dışında. Bunlar devamlı böyle yaparsan bunlar bid'atakiler. (?) Sana Allahu Teâlâ bunları yalnız farzları kılmış. Farzları farz olarak kılmış. Bunun dışında Peygamber Efendimizin gösterdiği sünnet-i seniyeler var. Sen de bunlara ilave yapamazsın. Namazları ancak kıldıktan sonra, o bittikten sonra, istediğin namazı kılarsın. Onun dışında. İster vakitlere, son vakite kadar.
İster namaz kıl, ister Kur'an oku, ister zikrullah yap, ne yaparsan yap. Hepsi ibadettir. Evet.
Söyle bakalım sen.
575. sayfada 585 Sen Arapçasını bırak şimdi. Arapçasına bakacağız. Hepsine bakacağız. 26. 26.
Ben onu Sekar'a, cehenneme sokacağım diyor. Ne demek o? Bak burada da bak ne diyor? Niye devamını okumuyorsun? Bak. Sekar'a.
26 ben onu Sekar'a, cehenneme sokacağım. Sen bilir misin Sekar nedir diyor. Bir de soruyor burada. Ben de bilmiyorum. Öğreneceğiz şimdi. Burada söyleyecek burada. Hem bütün bedeni helak eder, hiçbir şey bırakmaz. Hem eski hale getirip tekrar azap etmekten vazgeçmez o. Sekar azap ismi. Bu nedir biliyor musun? onların derileri simsiyah olur diyor simsiyah susuz toprak gibi çatlar susuz toprak gibi çatlar ve o deriler düşer, yeni bir deri gelir. İşte bu ayet ben cehenneme de girdim orada da gördüm. Şu tünel ağızları var ya tünel ağızları onun iki misli büyüklüğünde. İçerisi toz pembe alev. Alev alev.
Bir zebani melek. Başında böyle bir topuz altı kısmet giymiş peygamber gibi. (?) Adamı ensesinden tutup koyuyor içeriye. Say beş yahut altı saniye. Oradan alıyor. Abi elbise gibi simsiyah. (?) Şöyle simsiyah, siyah abalar. (?) O böyle yüzükoyun yere yatıyor. Kişi, yüzükoyun.
Gene 5-6 saniye say. Deri çatlamaya başlıyor. Aynı susuz toprak kalmış gibi. Ben de bakıyorum böyle. Altında bembeyaz bir deri. O deri görüldüğü zaman bu inlemeye başlıyor. Yani anlıyor artık da. O deri dökülüyor. Tekrar eski haline gelince yine ensesinden tutuyor. Tekrar gene aynı yere koyuyor. İşte bu Sekar. (?) Heh. Şimdi anladın mı? Kime söylüyorsun? Kime söylüyorsun? Ayrıca bir şey yok. Oraya kapayacak mısın? Evet. Ben seni cehenneme sokacağım diyorum da. Kim o? Beni cehenneme sokacağım dediği zaman kime sokuyor? Allah'ı inkar edene söylüyor. sana tarif etmiyor ya okuyanı tarif etmiyor ya evet söyle
bakalım başka var mı bir de 4'ün 37 kaydı hocam (?) dur bakalım bir misafir geldi burada
Şunları buradan alayım da. Şöyle koyayım. Onu da indireyim aşağıya. Bunu da buradan kaybedeyim. Şimdi söyleyelim. Efendim.
Evet. Başka bir, burada soru yok. Söyle bakayım.
437. sayfa. Öyle bir bayram. Bu çaya çok şey koymuşsun. Bu adam vuruşturuyor. Şunu dök de güzel bir çay getir. Onun limonunu ben korurum. Sen limonu buraya getir. Adam şey yapıyor. Dervet edin. (?) 435. sayfa. 437 ve 36 hocam. Fatır suresi 36. (?) 436. sayfa.
36. ayet gibi. İnkar edenlere de cehennem ateşi vardır diyor. Doğru. öldürülmezler ki ölsünler öldürülmez niye öldürülmez ruh nefis ve can birdir ruhlar üzerine ölüm yoktur cennet ve cehennem bakidir bu durumda. Onun için ölüm yok ki ölsünler. Bak. Ölüm yok ki ölsünler. Ruh yüzden de ölüm yok. (?) Cehennem azabı da onlara biraz olsun hafifletilmez diyor. Ona da hafifletilmez. İşte biz küfürde ileri giden bir nankörü böyle cezalandırırız diye. Ne güzel söylüyor. Burada anlaşılacak bir şey yok ki. Onlar orada ne yaşar ne ölürler ayet-i kerimesi var. O da onun karşılığı. Bak orada ne yaşar ne ölürler.
Yaşamak nedir? Zevk ü sefayla hayat sürmektir yaşamak.
Azap içerisinde kıvrılsan bu yaşamak mı olur?
Evet. Hiç ölmeyecekler. Zeynep ateşini verecekler hocam. (?) Tabii. Onlar orada nice bin yıl yandıktan sonra ateş kütükleri olarak kalacaklar diyor.
koymuşken leonat olmuş söyle (?) bakayım 275 275
Bu kadar gelmedi. 73, 75. 75'te 84 olacak.
Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz gün. Nedir bu her ümmetten bir şahit dediği zaman ne anlıyorsun? 4 tane şeyin oluyor peygamber hocam. Kaç? 4 peygamber. Anlamadım. Hangi peygamber? Her ümmetten diyor. Bak dikkat et. O 4 peygamberin dışında ümmet yok mu? İlk peygamber Hz. Musa aleyhisselam. Ondan evvel peygamberler yok mu? Var. Ne yaptın Hazreti Süleyman'a, Hazreti Davut'u, Hazreti İbrahim'i, birçok peygamberden, Hazreti Yunus'u?
Artık ne kafir olanlar özür dilemelerine izin verilir ne de onların özürleri dilemeleri istenir diye. Kafir olanlar da niye özürleri istemiyor? Özür dilemeleri de istemiyor. Çünkü Allah'a başta inkar etmişler. Oraya da geldikleri halde hala inkardır. Onların özür dilemeleri yalandan ibarettir. Çünkü köken değişmez. Allahu Teâlâ onların özür dilediği zaman, yalandan dilediklerini, kalbinin esrarını bildiği için biz onlardan özür de dilemeyiz. Özür dilemesini de istemeyiz. Onlar diyor, fidye versinler, fidyeleri de istemeyiz. Çünkü Allah'ın fidyeye ihtiyacı yok. Bu durumda hiçbir kimse Allahu Teâlâ'ya karşı yalan söyleyemez. Çünkü onların kalpleri mühürlü.
Ne yani? İnkara mühürlü. O ne kadar deli de ben seni istiyorum dese dünyadaki gibi Allah'ı kandıracağını mı (?) zannediyor? O kökeni bildiği için. Bir de şehadet Yani insanlara şey verecek. İnsanları kurtarmak için. Ne diyorduk ona? Yok yok. Allahu Teâlâ'nın şefaat hakkı. Şefaat hakkı verecek. Hiçbirinizin aklına gelmiyor. Şefaat hakkı da vermediler diye insanlar da onlara şefaatte bulunmayacak, peygamberler de bulunmayacak. Niye bulunmayacak? Söyle bakayım.
Biz rahmetimizi kestiğimizin üstünden, üstünden rahmetimizi kestiğimizden hiçbir kimse şefaatte bulunmayacak diyor. Peygamberler de dahil. Onlar diyor, Hazreti İbrahim'e babası Hazret o senden değildi deyince senden değildi dediği zaman ayrı bir insan. Dünyaya gelişince biz sizi efendim alimden zalim, zalimden alim olur diye ona ona ona ona efendim hiç kimse bir şey söylememesi için imtihan dünyası olduğundan imtihan için böyle yaptık. Ama aslında onlar kafirler. Kalplerini bana mühürlettirmişler. Bu durumda onlar ne kadar özür dilerse dilesin onların özrü kabul olmayacak. Çünkü onlar dilleriyle beni kandıramaz diyor.
Biz sizin kalplerinizin esrarını bildiğimiz ayet-i kerimesine göre onlar rahmetini kestiği insanda peygamberler de şefaat hakkı olan insanlar da şefaat etmeyecek. Peygamberlerde şefaati yok. Onun için onlar ebedi cehennemliktir. İşte baştan beri söylediğim ölmez ki orada ölürsün. Ölüm yok ki orada ölürsün. Efendim ben söyleyeyim. Onlar orada ebedi kalacaklar. Ruhların üzerine ölüm yok. Onlar orada ne yaşar ne ölürler. Demek ki devamlı azaplarlar. (?) Nice bin yıl diyor. Azıcık oranın bin yılı mı dünya yılı mı Allahu alem. (?) Nice bin yıl geldikten sonra hissetmez ve satmaz dedik. (?) Hani sinir duyuyorlar. Azıcık Allahu Teâlâ onları ateş kütükleri olarak bırakacak. (?) Evet.
Evet. Şunu şöyle alayım. Şunu şöyle koyayım. Şöyle dursun. tamam 375 mi evet 373 kaçıncı şey 210 210 tamam
210 onun
Kur'an'ı şeytanlar indirmedi diyor ne anlıyorsun sen burada Allah Allah
ne kadar basit ya şeytan indirmediyse kim indirdi bunu bak şimdi bir ayet geriden oku bak ne diyor şimdi bir ayet gerisine oku azim bir tembih yapılmıştır. Biz zalim değiliz diyor. Bu azim bir tembih. İşte sana peygamberler, Kur'an'lar senin yoluna ait ettim. (?) Azim olan yani benden başka bir ilah olmayandan sana emirler verdim. Yani yapman için. Eğer sen hala buna inanmıyorsan bunu şeytanlar inanmadı ya diyor. (?) İndirmedi ya. Bu onlara düşmez. Yani şeytanlara düşmez. Zaten güçleri de yetmez diyor. Bak ne güzel. Şeytanların güçleri de yetmez. Onlara da düşmez. Şüphesiz onlar vahiy işitmekten uzak tutulmuşlardır diyor.
Kim bunlar? Şeytanlar.
Evet.
Yani bu burada şöyle şimdi bir ayet var. Bak. Bu sanki iki ayet birbiriyle çelişiyormuş gibi dikkat edin şimdi şüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır bir ayette de biz kulumuzun kalbine vahyederken illa da şeytan ona iğva vermeye kalkmasın sanki iki ayet burada birbirini tekzip ediyor Böyle vahyi verirken şeytan da kalbe vahiy veriyor.
İlahi veriyor, şeytan iğva veriyor. Allah da vahiy veriyor.
Kim açacak bunu? Kim söyleyecek?
İkisi arasında bir fark var. Hem de çok mühim bir fark.
Şüphesiz onlar vahiy işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Kim bunlar? Şeytanlar. Ama biz kulumuzun kalbine vahyederken illa da şeytan ona iğva vermeye kalkmaz. Yanlış açılımında da şöyle söylüyor. Biz şeytanın iğvasını iptal ederiz. Biz kulumuzun kalbine vahyimizi kuvvetlice oturturuz. Şeytanın iğvası ona çarpar, iptal olur. Ayetin devamı böyle. ama bir fark var orada şimdi nedir bu fark beni dinleyenlerden var mı onlar söylesin evet yoksa bunu oku oku geç hiçbir şey anlama biz peygamberlerimizin dışında kimseye vahyetmeyiz. Şeytan da zaten lanetlenmiş vahyeden uzaktır diyor. Ona vahyetmeyiz. Ha işitebilir. Vahiy. Bak Kur'an'a, Abun'a ayetleri işitiyor. (?) İşitmek ayrıdır.
Vahyi almak ayrıdır. Ama ona vahyi yoktur. İnsana var. Peygamberler gelene kadar. Peygamberlerden sonra da Allahu Teâlâ ayetlerin açılış şeklini yükselen kullarına, ilimde yükselen kullarına ilhamla ayetlerin manalarını, karşılıklarını anlatır. Söyler. İşte burada şu ayeti destekler. Biz kime ilim verirsek ona hikmet veririz. Hikmeti verdiğimiz kişiye de bol hayır veririz diyor. Buyur.
Hep ayetler bak ne güzel. Birbirini destekliyor.
Burada.
Başka bakayım. Şey var mı? Burada.
Burada Ayşe misafir der ki: Selamün aleyküm efendim. Hazreti Ayşe validemiz çok hadis rivayetinde bulunuyor sahabe-i kiram zamanında ihtilafa düşülen konularda Hz. Ayşe validemize de soruluyormuş, validemiz peygamberimizden şahit olduğu durumları aktarırmış. Lakin Bakara suresi 282. ayetinde erkeklerinizden iki kişiyi şahit olarak gösterin eğer şahitlik yapacak iki erkek bulamazsanız bir erkekle şahitliklerine razı olacağınız iki kadın şahit gösterin ki bir kadın yanılırsa diğer kadın ona hatırlatsın. Ayetini bu durumda daha doğrusu nasıl anlarız? Şimdiden Allah razı olsun. Hadi bakalım görüyor musun?
Ne güzel. Kur'an'ı okuyanlar ne güzel söylüyor. Evet.
Hazreti Ayşe Validemiz daha çocukken Peygamber Efendimiz'e Allahu Teâlâ onun resmini göndermiş. Onunla evlenmesi için. Ve Rabbimiz Hazreti Ayşe Validemizin nikahını meleklerle Peygamber Efendimiz'in haberi ve sanemi olarak kıymıştır. (?)
Hüzünlü yıllar denen o üç sene içerisinde kemale erdikten sonra onlarla evlenmiştir.
Bu durumda Hazreti Ayşe validemiz de peygamber efendimizden sonra fazla yaşamamış on sekiz yaşında vefat etmiştir.
İnsanın ağlayası geliyor.
Evet.
Böyle bir insanlar duyduğunu böyle insan ama hangi hali yaşadığını ona sordukları zaman anlatırdı. Mesela şimdi bir tanesini söyleyeyim sana. Gel de bunu inkar et.
Peygamber Efendimiz'in ahvali nasıldı diyorlar.
Hz. Ayşe validemize soruyorlar. Az burada kapıda biraz bekle diyor. Gidiyor Kur'an-ı Kerim'i alıyor. Geliyor. İşte hali ahvali buydu diyor. Bu (?) da hadis hadis değil de bu Ayşe Validemizin söylediği Ayşe Validemizin söyledikleri eğer kitaba uygunsa senin dediğin gibi şahitliyse şahitli hadistir söylemiştir ve sahihtir Onlar eksik bir şey söylemeyeceği için, bilmedikleri bir şey söylemeyeceği için yalandan, gıybetten, benlikten, nefsi hevadan uzaktırlar. Bunlar peygamber hanımlarıdır.
Şimdi peygamber hanımlarının diğer hanımlardan ayrılacağını söyleyeyim de biraz daha bu hadis durumu kuvvetlensin.
Bir insan öldüğü zaman hanımı bir başkasıyla evlenebiliyor. Ama Allahu Teâlâ onlara evlenme müsaadesi vermiyor.
Bakın sesinizi de duyurmayın. Yani perde arkasından konuşun ihtiyacınızı diyor.
Siz peygamber hanımlarısınız. Ona göre davranın diyor.
Onun için peygamber hanımları müstesna. Ayetleri de denk düşüyorsa tatlak. (?)
Evet. Ayşe kızımız. (?)
Selamün aleyküm hocam. A'raf suresi 172. ayeti ve Rum suresi 30. Ayetlerine göre insanların fıtratı Allah'ı bilme kabiliyetinde olan takviyle yaratılmaları mı? (?) Veya Kalu Bela'da insanların ahit sonrası seçmiş oldukları seçmiş (?) oldukları durumlar mıdır? Ellerinizden öperim diyor.
Evvela Kalu Bela'da, Lahut aleminde orada (?) üç bölük hayır dedi. Yani inanmadı.
Oradan putperestler sülüm etti. (?) Onlara yine bir düşünme payı verdi.
Berzaha kaldırdı. Sonra tek tek oradan da artık kaç bin yıl geçti dünya senesine göre bu kadar insandan tek tek ahitleşiyor. Orada zaman mühim değil.
Herkese geleceği zamanı gösteriyor. Allahu Teâlâ'yı tanıyıp tanımamada ben seni tanımadım diyor. Yani sen benim Rabbim değilsin diyor. Bunu söylemesinin gayesi insanların akıllarının ermediği veyahut da aklın ermediği demeyeceğim de kabul etmediği hurafeyle üstlenip de aklını çalıştırıp aklıyla hareket etmediğinden dolayı aklınızı kullanmadığınızdan dolayı sizi hesaba çekeceğim ayet-i kerimesi zuhur ediyor. İşte bu durumda insan suretinde Allahu Teâlâ göründüğü için bak bunu ben kesin söylüyorum çok net ve kesin söylüyorum çünkü ben gördüm benim gördüğüme inanmazsanız siz ne kafir olursunuz ne günahkar olursunuz ama ben size hakikati söylüyorum. İster inan ister inanma ben yalan söylüyorsam günahı bana size değil ama ben hakikati söylemekle mükellefim orada peygamber efendimiz de yanında üç bölük insan da karşıda. İlk defa bir anında hepsinin birilmesi var artık kaç milyar insansa yaratmışsa işte (?) Orada Elestü birabbiküm diyor, sizin Rabbiniz benim ayet-i kerimesi (?) ama onu yanlış söylüyorlar.
Sizin Rabbiniz ben değil miyim? Allahu Teâlâ kimseden tasdik istemez. Kimseden de zorla kendisinin Rab olarak bilinmesini istemez. Çünkü irade iki, küll-i irade, cüz-i irade. Herkes kendi iradesiyle muamele görecek. Bu durumda orada insanlar üç kısmı ayrıldı. Vakıa suresinin yedinci ayet-i kerimesi. (?) Ve küntüm ezvacen selase. Bütün ezvaç birbirinden gelmeyesin. (?) Ve eshab-ı meymeneti ma eshab-ı meymenet. Ey sağcılar size müjdeler olsun. Ve eshab-ı meşemeti ma eshab-ı meşeme. Ey solcular size yazıklar olsun. Şimdi burada üçüncü kısımda ves sabikunes sabikun bir (?) üçüncü zümre sabıkın zümresi.
Evliyalar, enbiyalar, şehitler, şuadalar zümresi. (?) Şimdi bu durumda orada ayrıldı insanlar. Üç sınıfa. Sağcılar ve solcular.
Allah'ı bilenler ve bilmeyenler.
Orada onlarla ahitleşmedi. Onları berzaha kaldırdı. Berzah aleminde artık ne kadar yıl kaldık onu da bilmiyorum. Tek tek belli bir yerde bizlerle ahitleşti. Tek tek. Herkes tek tek geldi. Niye herkes tek tek geldi? Ben de çünkü tek gittim. Yanımda kimse yoktu. Bekleyen de yoktu. Rabbim tek tek alıyordu insanları. Bir duvar kabul et. Duvarda bir sürü televizyon ekranları gibi ekranlar kabul et. O ekranlar bölüm bölüm zamanlar içerisinde, devirler içerisinde yaşantıları. İnsanların yaşantıları. Ve bu yaşantılar içerisinde gönlün hangi devri istiyor? Hangi yaşantıyı istiyor? Bak hep irade insanda. Hep irade insanda.
Senin duygu nedir orada?
O duyguya göre seni karakterler yerleştiriyor. Sen o'sun işte. Değişmesin daha. İşte sana ahdini mühürlüyor orada. Senin ahdin bu. Kaderin yazılıyor. Orada senaryolarımızı yazdırdık. 172. ayet-i kerimeyi anlatıyorum burada da. Orada kaderlerimizi Rabbimize bildirdik. Yani içimizden geçenleri Allahu Teâlâ biliyor. O ayeti de biraz evvel size söyledim. Ne diyor? Biz sizin bilmediğiniz kalbinizin en ücra köşesindeki esrarını biliriz diyor. Bu nedir? Senin ruhunun özünü, ne arzu ettiğini, neyini ben biliyorum diyor. Sen bu zamanı istediğin zaman bu zamandaki duygularınla kendini ne kadar nefes sayısı içerisinde ispat edersin, bunu Allah biliyor.
O kadar nefes sayısını sana bir ömür olarak veriyor. Ömür olarak. Şimdi ömrün nasıl yazıldığını anlıyor musun?
Ondan sonra seni tekrar berzaha kaldırıyor. Berzaha. Kaderin yazıldı. Sen gene berzahta bekliyorsun. Hangi zamanı istediysen o zaman da seni dünyaya gönderiyor.
Sana ana baba veriyor. Seni etrafa güzelce alıştırıyor. Ve sen dünyaya geldiğin zaman onları unutuyorsun. Gözünü şu çöplük dünyaya dikiyorsun. Allah, kitap, peygamber bir tarafa atılıyor. Ne namaz var, ne oruç. Nefsani duyguların peşine kapılıyorsun. Zevk ü sefa. Yeter ki dünyayı alayım, ben yaşayayım. Ne insanların hakkına riayet ediyorsun, ne insanların şeref ve haysiyetine, onuruna dikkat ediyorsun. Bir tek dünyada yalnız sensin ve sen akıllısın. Sen hepsini dolandıracaksın, yaşayacaksın, yiyeceksin, içeceksin, zina edeceksin. Sonra? Sonra da gidip cehennemde azap çektiğin zaman beni bir daha geri gönder de sana nasıl ibadet edeceğim diyeceksin.
Hocam bu senin söylediğin. Aç. Secde suresinin 12. ayet-i kerimesi. (?) Aç. Oku. Bak ne diyor. Geldik, gördük. (?) Var mı? Dünyaya dönüş bir daha. 12. ayet-i kerimesi. Evet. Oku bakayım. Bak ne diyor.
O gün askerlerin Rablerinin huzurunda başlarını öne eğecekleri rafilin gördüğü gibi (?) gerçek yöntemle ilişkide yapalım. (?) Artık kesin olarak inandık. Bir daha geri dönüş de yoktur. (?) Sizi biz bir kez değil diye birkaç kez daha geri göndersek yine aynı işi işlersiniz diyor. Nasıl olur bu ya? Ben akıllandım. Senin dünyada bu karakterlerine göre karakterlerine göre ne yaptıysan senin filmin burada. Gittiğin zaman gene aynı işleri yapacaksın. Bu filmi ben bin tane bir televizyon ekranında oynatsam, yüz bin tane yüz milyon televizyon ekranında bin bir milyar televizyon ekranında oynatsam sen gene aynısın. Aynısını göreceksin.
Öylesin senin bir daha geri gidişin yok. Çünkü senin bir kere inkarın var. Senin yapacağın işler burada belli.
Evet. Allah ilmiyle kainatı kuşatmıştır. Kimse onun ilminde zerre bir miskal eksiklik bulamaz. Ayrıyeten onun adaletine de kimse halel düşüremez. Bir daha geri gitse de ne olur bir fırsat versen diyemez. Çünkü bunu söyleyen Allah'ın adaletine eksiklik getirir. Niye söyleyemez? Çünkü onun karakteri o.
Şimdi sen balığı insan yapabilir misin?
Veyahut bir kediyi köpek yapabilir misin? Bunun karakteri bu. Veyahut bir elma, bir armut olur mu? Bir armut, bir ayva olur mu? Karakter bu. Nereye giderse gitsin elma ise elma, armut ise armut, ayva ise ayva. Nereye giderse gitsin. Bu durumda herkes dünyada dünyaya bir defa gelecek. Dünya insanın ahiretin hazinesi. Eğer bu hazineyi dünyada harcarsan iflas etmiş vaziyette gidersin ki iflas etmiş bezirgana dönersin. Evet.
Burada şöyle bir şey geliyor. Nedir bu ya? Gel bakayım. Şurayı nasıl görüntüleyeceğiz bunu? Tam da ekranın üzerine gelmiş. Bak. Şuradan mı kapanıyor?
Evet. Tamam.
Ayşe misafir kızım anladın herhalde sen durumu bunlar dört kadındır Hatice-i Kübra Hazreti Ayşe Hazreti Meryem Hazreti Asiye Validemiz bunları diğer kadınlarla bir tutmayın.
Peygamberleri erkek olmasına rağmen hiçbir erkek peygamberin durumuyla kıyaslanamaz. Kim olursa olsun. Ancak onun gibi olabilir. gibi ama onun dengi olamaz.
Benim ümmetimin velisi Beni İsrail'in peygamberi gibidir diyor. (?) Peygamberi durumunda demiyor gibi. Ne kadar yüksek olursa olsun.
Onun için nasıl ki bir erkeklerde tam olmasına rağmen peygamberlerle beraber eşit diyemezsen peygamber hanımını da, hanımlarını da diğer kadınlarla eşit tutamazsın.
Çünkü eşit tutulmayacağına dair ayetler de var. Onları ikazlar diyor. Siz dışarıya çıkmayın. Hani hiçbir mecburiyet olursa sıkı giyinin. Sizi görüp birisi göz atmasın. Söz söylemesin.
Ama diğer kadınlara ne diyor? Kocan öldüğü zaman seni birisi istiyorsa, işaret ediyorsa ona yaklaşabilirsin. Sen de istiyorsan.
Evet.
Yadık. (?) Mesafe misafirin 172. ayetiyle 30. (?) ayetlerine göre insanların fıtratı Allah'ı bilme kabiliyetinde olan akıl ve yaratılmalarını anlattık yine değil mi?
İnsanların ahit sonrası seçmiş oldukları ellerinden öperim diyor. Yani seçmiş oldukları durumlarıdır diyor. İnsanların fıtratları Allah'ı bilme kabiliyetinde. Şu Rum suresi 30. ayet-i kerimeye bir bakalım. O 212. sayfada Ama onun sünneti bir de 400 küsürde var. 460'da var. 460'da mı? Tamam. 460'da var.
30. ayet zaten yanlış açılan bir ayet de. Resulüm, sen yüzünü hanif olarak dine, Allah'ın insanları hangi fıtratı üzerine yaratmışsa ona çevir. Allah bizi İslam fıtratı üzerine yarattı. Fakat iradeyi kendimize verdiği için biz inkara saptık. Hepimizi zatını bilmemiz için yarattı. Hiçbirimiz de vermiş olduğu akılda, yaratmış olduğu durumda eksiklik yapmadı. Hepimizi eşit yarattı.
Allah'ın yaratışında değişme yoktur diyor. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler. Biz de diyoruz ki Resulüm Allah'ın yarattığına hanif olarak kendini dine doğru o insanları İslam dini üzerine yarattı. Görüyor musun? İradelerinde İslam dini üzerine iradelerinde serbest olarak yaratmıştır. İslam dini üzerine. Ama sonradan biz ayrılığa düştük. Yani orada Allah'ı tanıyıp tanımamada ayrılığa düştüler.
Allah'ın yarattığını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.
hadi yarat beni değiştir kediyi köpek yap dünyanın dönüşünü sağdan sola çevir, sağdan sola dönüyor soldan sağa çevir. (?) yapamazsın dosdoğru din budur yani Allah'tan başka bir ilah yok kainatın sahibi Allah'tır fakat insanların çoğu bilmezler niye çünkü inkara saptılar da ondan kafirler. Sen değilsin dediler Allah'a. Bu şekilde niyetlerini değiştirdiler. Onlar ilk yaratılışta Allah'ı inkar ettiler. Evet.
Bayramiye. Selamün aleyküm efendim. Mübarek ellerinizden diyor hürmetle öperim. El efendilerin çok olsun. (?) Sorun sayfa 235. Yusuf suresi 6. (?) Ayet. Açabilir misiniz? Efendim diyor. Kim söyledi de ben onun dediğini yapmadım. Efendim. 235. sayfa. Tabi. 235. Evet. Geldi. Kaçıncı ayet diyor? Bayramıncı. Altıncı ayet. (?) Yanlış açılan ayet bu da. Yanlış açılmış. Niçin yanlış açılmış? Allah'ı sıfatlamışlar da ondan. Bunlar daha evvel de söylediğimiz gibi Kur'an'ın esası değil. Yazılan bu Kur'an Kur'an'ın esası değil. Siyonizme göre yazılmış. Bak birçok illerde yanlışlar var. (?) Kırmızı ile yazılı. Ayrıyeten ana metin Arapça yazılan Kur'an müstesna. Bunu sakın söylediğimden kıyas edip de hani Allahu Teâlâ'nın indirdiği Kur'an'ı da inkar ediyor.
aklınıza gelmesin. Şu ana metinler ana metin sabit. Bunu kimse değiştiremez. Buna kimse de herhangi bir şekilde bu refahdır diyemez. (?) Çünkü bunu Allah indirdi. Bekçisi de kıyamete kadar Allahu Teâlâ'dır. Bekçiliğini Allahu Teâlâ yaptığını hiçbir kimse değiştiremez. Ama meallerini Allah'ı sıfatlamışlardır mealleriyle. Şimdi altıncı ayet-i kerimede şöyle söylüyor.
İşte böylece Rabbin seni seçecek diyor. Rabbimizin kimseyi seçmeye ihtiyacı yok. İnsanların kendi durumlarına göre, o sevgi muhabbetine göre en fazla kim ona yakın onu gönderir. Kim daha muhabbetli ve yakın onu gönderir. (?) Ona seçme diyorlar. Eğer seçme olursa Allah yarattığı kulları arasında eğri büğrü yahut da birbirine benzer benzemez kişiler yarattı. Yani olur olmaz. Halbuki Allah'ın yarattığında bir eksiklik bulamazsın diyor. Allah'ın yarattığı kullarını birini birinden üstün tutamazsın. Bütün insanlar Allah tarafından yaratılmış ruh, nefis ve canları birdir. Ayrıyeten de tene bulamıştır. (?) İkinci bir yaratışla zahir alemde görünümünü sağlamıştır.
Hiçbirisi birbirinden ne üstün ne de büyüktür. Büyüklük ve üstünlük Allah'ın yanındadır.
Sana rüyada görülen olayların yorumunu öğretecektir. Halbuki biz şöyle yazdık onu. Allah böyle söyledi. İşte böylece sen Rabbin indinde yükselecek. Sana rüyada görülen olayların yorumunu öğretecek ve daha önce iki atan İbrahim ve İshak'ın nimetini tamamladığı gibi sana ve Yakup soyuna da nimetini tamamlayacaktır. Çünkü Rabbin çok iyi bilendir. Hikmet sahibidir. Şimdi burada şöyle bir şey söyleyebilirsin bana.
Burada bak ne diyor. Rabbin indinde yükselecek, sana rüyada görülen olayların yorumunu öğretecek diyor. Bir başkasına da öğretse olmaz mı? Olmaz. Niye olmaz? Fıtratı ne? Peygamber olarak, yani peygamberler de yaratılmış. Peygamberlerin arasından yaratılmış. Hani Resulullah Efendimiz'in ruhundan peygamberlerin ruhlarını yarattı ya, peygamberlerin ruhlarında da kavimlerinin ruhlarını yarattı. Öyleyse peygamberimiz Efendimiz'in ruhundan yaratılan Hazreti Yusuf aleyhisselam. Bu Yusuf aleyhisselam'ın ilk kıssası. Efendim Allahu Teâlâ ona çocukken rüya gösteriyor. 12 tane ay ve yıldızın secde ettiğini, güneşin secde ettiğini gösteriyor.
Babası Yakup aleyhisselam diyor ki sen peygamber olacaksın. Abilerin kardeşlerin seni kıskanır diye onlara bir şey söyleme diyor. Babasının ona karşı biraz sevgisinden abilerin şüpheleniyor. kuyuya atıyorlar biliyorsunuz gerisini. Ayınlamaya yükselenlerden elbette yok. (?) Bu kendi varlığının Allahu Teâlâ'ya verdiği ahitten Allahu Teâlâ da onunla ahitleşmesinden yani Âl-i İmran Suresi'nin 81. ayet-i kerimesine dayanan bu olayın sonu. Elbette ki Allahu Teâlâ onu seçmedi. Ne diyor? İşte böylece Rabbin seni seçecek diyor. Onu seçmedi. Yanlış açıyorlar. Ayetleri bilmedikleri için hep hurafelerle açmışlar bunları.
Hurafelerle. Hep insanı Allah'ı suçlamışlar. Burada insanlar arasında ayrım yaptırmışlar. İşte böylece sen Rabbinin indinde yükselecek, sana rüyada görülen olayların yorumunu (?) öğretecek ve daha önce iki atan İbrahim ve İshak'ın nimetini tamamladığı gibi sana ve Yakup soyuna da nimetini tamamlayacaktır çünkü Rabbin çok iyi bilendir hikmet sahibidir evet burada ne diyordu ona altıncı ayet-i kerimesini açabilir misin açtık orayı söylüyor bu açabilir misin dediği gibi orada seçecek kelimesini söylüyor zaten. Halbuki Allah (?) kimseyi seçmez zaten A'raf suresinin 72. (?) ayet-i kerimesine de ters düşer. Selamün aleyküm hayırlı bereketli sohbetler inşallah hocam Allah razı olsun cümlemize siz değerli Allah dostundan bizim için 2026 yılında çok sıkıntılı süreç bizi bekliyor gibi hissediyorum hocam Bir ya da bir yandan işsizler ya da işsizler Bir yandan piyasalar kötü durumda.
İş yapsak yapacak cesaretimiz yok. Her şey olacakmış gibi işçilik yapsak işçilikte de çocuklarımızın ihtiyaçlarına yetişemiyoruz. Bu gibi duruma düşmememizin için sebebi televizyonlardaki yorumlar kötü gibi lanse ediliyor. Etrafımızda kimse mutlu değil. bir huzursuzluk bir durumda nasıl ne şekilde çıkarız hocam diyor. Ha. Şimdi söylediklerime dikkat et. Çok rahat edersin.
Huzuru bulmak istiyorsun Huzur İslam'da.
Sen Allah'la olacaksın. İslam'ı tam yaşayacaksın. Gönlünü Rabbine bağlayacaksın. Gerisini Allah'a bırakacaksın. Bak Peygamber Efendimiz de öyle söylüyor. Ne diyor, biliyor musun? (?) Fe in tevellev fe kul hasbiyallahu la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül arşil azim. Herkes senden yüz çevirse sırt çevirse de ki göklerin ve yerin büyük arşın sahibi olan Allah bana yeter. Sen gerisini düşün ve rızkı veren Allah. Sen yapacağın işe Bismillah de, işine başla. Ama gönlünü Allah'a bağla. İmtihan dünyasıdır. Belki biraz sıkıntı çekersin. Ama senin rızkına kefil olan Allah, seni korur. Yeter ki Allah de.
Eğer imanın kuvvetliyse çok sıkıntı çekersin. Eğer zayıfsa az sıkıntı çekersin. Sana ayetler söylüyorum. Çekemeyeceğiniz yükü sizin sırtınıza vurmayız diyor. (?) Ne diyor? Evet. Onun için imtihanı da aklına getir. Sen Rabbine sığın. O sığınakların durağı.
Açık kapıların menbaı. Hangi kapıdan istersen onun kapısı açıktır. Yeter ki ona dön. Onunla ol. gerisini Allah'a bırak Hazreti Eyüp aleyhisselam'ı hiç unutma kırk yıl yatmış hasta olarak hep bunları göz önüne getir Allah'tan musibet de gelse rahmet de gelse hepsini Rabbim'den bil ve hepsine Rabbim çekemeyeceğimiz yükü sırtımıza vurmayız de ve sana (?) bol rızık verdiği zaman da Rabbim bana bu nimetin karşılığını sana şükredecek bir durumda bir haslet istiyorum. Bana güç kuvvet ver de. Allah'tan iste her şeyini. İnsandan değil, insana güvenme. Ama insanları sırtlan. O olur. Sırtlanırsın. Fakire, fukaraya yardım etmek hepimizin vazifesidir.
İnsanlara sabrı tavsiye edin. Bir zaman öyle bir zamana girildi ki birbirinize sabrı tavsiye edin diyordu. Sabrı. Yani.
Evet. Kalın sağlıcakla. Allah'a emanet olun. Lillahi Teâlâ. Fatiha.