31.01.2026 Tarihindeki Sohbet
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Sütüye devam et (?) Evet Hocam yine herhalde Saatik'le güncelleme zamanı gelmiş Galiba Çağrı Sanayi Evet güncelleyelim (?) Bende güncellemesi var Nasıl güncelleyelim Güncellemiyor demek ki Bir konuşabiliyorsan konuş Efendim selamün aleyküm
hocam diyor bazı doğal şifalı denilen taşlar satıyorlar yöresel yerlerde stres ve sağlık açısından vücuda bazı yönlerden iyi geldiklerini yazıyorlar. Bileklik, kolye, tespih şeklinde satıyorlar. Bunların gerçekliliği nedir acaba? Allah razı olsun. Teşekkür ederim şimdiden. Benim o hususta bir bilgim yok. Bilmediğim bir şey de söylemem. Muhakkak ki Allahu Teâlâ yeryüzüne bazı şifalı şeyler koymuştur. Ama hangisi şifalıdır? Hangisi nedir? Benim o hususta bilgim yok. Bilgim olmayan herhangi bir mevzuyuz mevzuda fikir vermek benim adetim değil. Benim branşım Kur'an-ı Kerim'in ayetleri hususunda. İslam dini hususunda.
Bayram Hüya der ki Selamün aleyküm efendim. (?) Bu açtığınız ayetten aklıma Yunus Emre sözü geldi. Cennet bile istemeyen Rabbimi isteyen buradaki fark nedir? Anlatabilir misiniz? Allah razı olsun. Sen şimdi bir kova suyu aldın, ben bunu içeceğim dedin. Bunu içmen mümkün değil. Ne kadar anlasak da sen bunu kendi hayal dünyasında yaşarsın. Anladığın kadarını. Bunu yaşamak lazım. Onu yaşamak için de nefsinle mücadele edeceksin. O makama adım adım gideceksin. Adım adım gitmedikten sonra sana laf para etmez. Ancak konuşandan şevk alırsın.
Bunun manası sen yaşayabilecek misin bunu? Bütün ailenden, çoluğundan, çocuğundan, maddeden, dünyadan, canından, bedenini de onu teslim edip Allah'a secdede yatmak ister misin? Buna erişebilecek misin?
Onun için haddi aşmayı onlar onlara siz (?) erişemezsiniz. Ancak erişemez diye bir şey yok. Çok çalışman lazım. Nefsani duygularla. Her şeyden geçeceksin ki kainatın sahibini bileceksin. Bütün varlık O'nun olduğunu bileceksin. Birçok ayetleri yaşayacaksın.
Burada başta en şu ayeti şiar edineceksin. Bütün nefisler ölümü tadacak. Göklerin ve yerin mirası Allah'a kalacak. Bu dünyayı sana verseler bile ölümle dünya senin değil. Ahirete intikal ettiğin zaman O'nun varlığıyla bir de sorumlu olacaksın. Ama dünyada benlik davasından geçebilecek misin? Şeytan ve nefsin seni kandırır. Ama hakikate geldin ve ellerin titrer.
Onun için anlayabileceğiniz dereceden sorun. Ayetlerden sorun. Anlayamadığın ayetleri sorun. Evet.
Tutuyorlar. Tövbe tepeden. (?) Hoşuna gidiyor ya. Bu ne demek diyor. Demeye sen anlayabilmen için o merhaleleri geçmen lazım.
Şimdi bana gelse birisi dese ki benim böyle bir hazinem var. Bu hazine açık. Ne istersen al. Ben düşünürüm. Acaba hazinede ne var? Dedim ki para var, altın var, gümüş var neyse. Ben oraya gittiğim zaman bunları ne yapacağım? Bir işim yok çünkü. İleriye yatırım yapacak bir mesleğim de yok. O para benim sırtımda yük. Bu da aynı onun gibi. Sana ben anlattım bunu. Yaşamadıktan sonra, onu tatmadıktan sonra ne işe yarar bu? Bir an şevklenirsin, gelir geçer. Ama onun şevkinde, gönlünde yaşayacaksın. Devamlı yaşayacaksın. Evet. kadınların cuma namazına gitmeleri gerekir Allah yarım yapmamış gibi söylentiler oluyor bu durumda bizim gösterebileceğimiz bir (?) ayet var mıdır nasıl insanlara anlatmak gerekir anlatır mısınız Allah sizden razı olsun efendim diyor kadınların mescitleri evlerdir kadınlar erkeklere nazaran eksiktir eksik ayet istiyor var mı diye var erkekler kadınlar üzerine idareci ve hakimdir diyor ne güzel bu ne demektir ben erkeğe tam kadını yarım yarattım Bu evde huzuru bozmamak, birbirinize itaat için kadının erkeğe nazaran eksikliği.
Başka nerede eksikliği var? Kadın evde oturur, erkek çalışır. O çalıştığının ömrünü sarf ettiğinde almış olduğu ücreti hanımına yedirir. Burada kadının üzerinde hakkı var. Onun için kadın eksik yaratılmıştır, erkek de tam yaratılmıştır. Ayetler sarih. (?)
Cuma namazına gitmeleri gerekir diyor.
Cuma namazına kadının gitmesi sakıncalıdır. Niye sakıncalı? çünkü kadının sesi erkeğe haramdır. Erkeğe çünkü kadının sesinden erkek bazı şehvete gelir.
Kadının kapanması lazımken Allahu Teâlâ örtülmeyi de söylüyor kadına.
Gözlerinden çenesine kadar, kaşlarından çenesine kadar, şu bilek kemikleri ve ayaklarında incik kemiklerine kadar hatlarını belli etmeyecek şekilde giyinmelerini söylüyor. Bu şekilde giyinmeniz sizin incitilmemenize daha yakındır, daha iyidir diyor. Ve bugün açılmışlar çırılçıplak erkek peşine takılıyor aynen dişi köpeğin peşine takılan erkek köpek gibi ondan sonra başlıyorlar münakaşaya veyahut da sevişiyorlar bir müddet sonra ayrılmak icap ediyor ya onu öldürüyor ya kaybediyor ikisi de sıkıntıya giriyor. Şimdi Allah'ın dediğini yapmış olsalar bu şekilde giyinseler hem çocuklarını kurtaracaklar hem geleceklerini kurtaracaklar hem ahirette Allah'ın emrine layık oldukları için cenneti kazanacaklar. Ama şeytan arkadaş olunca insana, nefis de insanın düşmanı olursa, dünya da insana süslü görünürse al başına sıkıntıyı.
İman da zayıf olur. Allah'a iman zayıflığından dolayı, nefsani duygularına uyar, benlikle şehvet, şan, şöhret, gurur ve kibir durumuna düşerse işte insan perişanlıktan kurtulamaz. İki ayağı da bir pabuçtan çıkmaz. Bak bugünkü insanlara dikkat et.
Hiçbirinde huzur var mı? Bulamazsın. Çünkü hepsi dünyaya gözünü dikmiş. (?) Üç düşmanın muhakkak biriyle arkadaş olmuş. Üç düşmanın biri nefsi, biri şeytan, biri de dünya. İman zayıflamış, aklın ikazına aldırmamış, imanın imandan gelen ilhama kulak tıkamış insan (?) çünkü işine gelmiyor dünyaya gözünü dikmiş şu çöplüğe aldanmış ve onun peşinde sürüklenip gidiyor e bunda huzur bulabilir misin Ahmet'in oyununa gelirsin Fatma'nın oyununa gelirsin. Her türlü oyuna yakalanırsın. Çünkü aklını kullanamazsın. Düşmanın nefsin sana her şeyi çok güzel gösterir. Ve sen nefsinin eseri olduğu için düşmanın eseri olduğu için onun peşine takılırsın.
Düşmanın attığı okun yerinde çukura düşersin.
var mı soracaklarınız bakayım gelmedi buraya yok inattı onu (?) anlattık zaten bir üstü mü Müddessir suresi 17. ayet-i kerimeyi söylüyor.
574. ayet-i kerimeye gelelim. (?) 559.
Müddessir 17. ayet.
16-17
Şimdi burada günahkarlar için söylenen bazı kelamlar var.
Bunu hep Allah'a sıfatlamışlar. Allahu Teâlâ'ya sıfatladıkları için de insanlarda hiç suç yok. Günah, günahı insan işliyor. Allah Allah'a yükleniyor. Ve Allah suçsuz yere insana ceza veriyor. Şimdi bak burada ne diyor? Bunu biraz geriden okuyalım.
Şimdi ne diyor bak? On üçüncü ayet-i kerimesinde on ikide ve onun üzerine uzunca boylu mal verdim insana. Benim şimdi burada anlattığımı size biraz evvel anlattığımı bu ayetler tasdik ediyor şimdi. Ben zaten ayetlerin dışında anlatmıyorum size bir şey. Gözünü dünyaya dikti diyor. Bak ve onun üzerine uzunca boylu mal verdim. Ve yanında hazır oğullar verdim diyor Allahu Teâlâ. Yani kişi istedi, o Elestü bi-Rabbiküm hitabında bunlar hep ahde bağlı. (?) Onun ne yapacağını da biliyor Allahu Teâlâ. Ama irade iki. Külli irade, cüz-i irade. Cüz-i irade Allahu Teâlâ insana vermiş olduğu ruhundan bir cüz'ünde.
Bu irade mevcut. O iradeyle kişi ne istediyse Allahu Teâlâ onu ona verdi. Bunu da dünyada kendisinin nasıl bir insan olduğunu ispatlaması için yazılan senaryoyu burada artist olarak oynuyor insan. Şimdi bunun duygularını Allahu Teâlâ burada açıyor. Onun istediklerini açıyor. Bak ne diyor. Ve ona uzun onun üzerine uzunca boylu mal verdim. Ve yanında hazır oğullar verdim. Çünkü o gözünü dünyaya dikmişti. O varlıktan gururlanmak ve böbürlenmek istiyordu. Ve nimetleri önüne serdikçe serdim diyor. Aldıkça aldık, verdikçe verdim diyor. Üstelik o nimetlerimi daha da arttırmamı umuyor diyor. Bu benim hakkımdır diyor.
Ben çalışıyorum diyor. Şimdi bunun bir zarara uğradığı zaman Allah'a isyanını sen düşün. Ben ne yaptım da bu zarara layık oldum diyor. Bu gibi insanlar söylüyor ama bunu. Sonra asla ummasın diyor. Şimdi burada asla ummasın dediği zaman kişinin senin kaderini ben biliyorum. Sen kaderin içerisinde sen ne istediysem ben sana verdim. Bu hayatlarda geçtiğimizde de ne istediysem verdim. Ama senin kaderinin dışında verirsen senin ya insanlara zararın olur ya kendine zararın olur veyahut da hak etmediğin bir makama yükselir orada da insanlara zarar verirsin diyor. senin ne olduğunu ben biliyorum diyor ama sen busun orada damgayı vuruyor asla ummasın çünkü o bizim ayetlerimize karşı (?) alabildiğine inatçıdır diyor sana ben vermiş olsam bu sefer yükselsen sen İslam'ı da vuracaksın yahut da ezeceksin aynen Firavun'un Beni İsrail kavmini ezdiği gibi. Kafir (?) güçlü güçsüzün sırtına biner onu ezer.
Bir tekmede o vurur çamura batmış insanı boğmaya çalışır. Halbuki Müslüman çamurdan bataktan çıkartır sırtına alır.
Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım diyor. İşte burası yanlış. O sarp bir yokuşa sarılacak diyor. Yani azap, azaba maruz kalacak diyor. Yoksa Allah kimseyi zulüm etmez. Çünkü Allah alemlere zulüm murad etmez diyor. Bu zulme girmiş oluyor. Saptıracağım dediği zaman sapacaklar manası. Kişinin yaptığıyla sapacak. Burada Allah'a isnat edemezsin sen onun suçunu. Onun yaptığının karşılığının cezasını verecek. Kendisi sarpa saracak. Yoksa Allah saptırmayacak. Allah onun yapmış olduğu cezaya göre cezasını verecek. Evet. Sonra ne diyor?
Zira o düşündü, taşındı, ölçtü, biçti. Hani sapıttırma gitsin kelimeleri İslam'ı. (?) Söz hakkı onda ya. Bak ne diyor şimdi. Canı çıkasıca. Ne biçim ölçü biçti diyor. Bu da Allah'a yakışmaz bu ayet. Allah beddua etmez.
Burası canı çıkasıca değil. Ancak onu insanlar söyler. Allah söylemez. Allah ne zaman öleceğini biliyor onun. Ve burada çok yanlış açılan ayetler var. Biz diyoruz ki bu bir ideolojiye göre yazılmış bir ayet.
Kur'an'ın metni sabittir, kimse değiştiremez. (?) Ama çok yanlış açılan yerler var. Hep kişiler bunu ideolojiye göre, kendi çıkarlarına göre yazmışlar.
Bu kitabın tek bilinçli insanların elinde yazılması lazım.
Bunların üzerinde yüzlerce sene uğraşılmış ve yazılmış bir kitap bu. Bunun aslı Allah'ın kelamı değil. (?) Çok aslı bir aslı Allah'ın kelamı. (?) Fakat bütün kelamı saptırmışlar.
Ne biçim canı çıkasıca diyor. Bu bir bedduadır insana. Ancak bizim gibi insan böyle söyler. Allah'ı sen surette getir insan şeklinde diyor. Onu insan sıfatına temayül eyle. Ondan sonra insan gibi konuştur. Canı çıkasıca. Ancak bizim elimizde olmadığı için biz böyle söylüyoruz insanlara. Ya Allah her şeye kadir. Ne demek bu ya? Allah için bu şekilde beddua ettiriyorlar.
Sonra bakıverdi diyor. Sonra kaşını çattı, suratını astı. Yani kişinin halini bildiriyor burada. Normal. Bunlar normal. Sonra gerisine döndü ve böbürlendi. Artık dedi ki bu nakledilen gelen bir sihirden başka (?) bir şey değildir diyor. Yani inkara gidiyor. İşte bunların kendileri sarp bir kayaya sarpacaklar diyor. (?) Ne diyor bu sarp bir kaya? Zorlu bir yol. Değil mi sarp bir kaya? Bize onu gösteriyor. Yani zorlu bir yol neresi? Cehennem. Düz yol varken, düz yolun ortasında sapan insanlar. Evet. Var mı başka? Varsa bakalım.
Sayfa 319. Sure 125. ayeti. Açabilir misiniz? (?) Sayfa 319. Açalım.
Kur'an'da 510'dan fazla gelişigüzel yani sahih yerleri metnini çıkarttık. Yanlış açıldığını ayetlerle birbirini teyit ederek anlattık. Daha beş yüz değil de bin beş yüzden fazla da yanlış var. Burada açtınız gibi şimdi. Buraları tala almadık. (?) Bunun oturulup çok güzel yazılması lazım bu Kur'an'ın. Şimdi Allah nasip ederse inşallah Rabbim bana ömür verirse bütün Kur'an'ın ayetlerini çıkartacağım. Bütün Kur'an'ın ayetlerini. Hocam bu kadar alim burada yok da bir sen misin dersen bu zamana kadar bu alimler niye bu yanlışları Allah'a suç isnat etmelerine rağmen seslerini çıkartmadılar?
Niçin bu ayetleri değiştirip de Allah söylemediği halde bunlar Allah böyle söylediği Allah'a iftirada bulunarak seslerini çıkartmadılar?
Ya bunlar bir cehalet içerisinde ya bir ideoloji içerisinde ya bir makam içerisinde madde karşılığında Allah'ın ayetlerini satanlar veyahut da uydum akıllı akıllı başkalarına (?) ipotek edip onların davulunu çalan insanlar.
İslam dini bu mu?
Bunun anlattığı gibi mi İslam dini?
Evet.
Ne diyor burada? Bakara'da 162. ayet.
Bakara suresi.
164 162. ayet-i kerime Bakara suresi değil mi?
Evvela burayı açtık. Onun üstünde bir tane vardı. Bayramı yerindekini burayı açmış olduk şimdi. (?) Misafirinkini açmış olduk. Bunu buradan açalım. Yerimizin altında. Orada ebedi bir halde kalacaklardır. Onlardan azap hafifletmez. hafifletilmez, ne de onların yüzlerine bakılır diyor. Ne demek bu? Allahu Teâlâ arkasını dönüp de gayrimüslim olarak gidenlerin halini anlatıyor Allahu Teâlâ. Ne diyor? Orada ebedi kalacaklar. Ebedi kalmak ne demek? Ruhların üzerine ölüm yok. Ruh, nefis ve can birdir. Tenlerimiz ayrıdır. Tenlerimiz ikinci bir yaratılışla yaratıldı zahir bu alemde kendimizi nasıl bir insan olduğumuzu ispatlamak için Rabbimiz bu alemleri yarattı ve bizi buraya gönderdi A'raf suresinin 172.
ayet-i kerimesinde Allahu Teâlâ ile ahitleştiğimizde Rabbimizi tanımadığımız için veya tanıdığımız için Müslüm ve gayrimüslim olarak burada kendimizi zahiren yapmış olduğumuz fiili icraatlarla ispatlıyoruz. İşte ayetin kelimesi önemli nokta burası. Ne diyor şimdi? Orada ebedi halde kalacaklardır. Yani İslam olarak gitmedi de kafir olarak gitti. Gayrimüslim olarak gitti. Ruhlar üzerine ölüm olmadığı için cennetle cehennem ebedi. Zaten burada da söylüyor. Orada ebedi bir halde kalacaklardır. Onlardan azap da hafifletilmez. Çünkü Allahu Teâlâ ağzından çıkan bir kelime onu kimse bozamaz. O konuşması insanın konuşmasına benzemez.
Bir şeye bir şey dedi mi onu bir daha kimse çeviremez. Ya Allah bu kadar zalim mi? Allah ileriyi geriyi sağı ve solu bilerek konuşur. Bizim gibi sözümüzde sadakatsizlik yapıp veyahut Ahmet'in Mehmet'in hatırına efendim biz bunu affedelim diye veyahut da cezasını arttıralım diye konuşmaz. Çünkü bütün insanlar Allah'ın yarattığı kullarıdır. Allah kulları arasında ayırım yapmaz ancak adaletle hükmeder.
Onlardan azap da hafifletilmez. Neyse onun cezası o cezayı verecek. Bak burada casuslar veyahut da bazı kalantor (?) insanlar, paralı insanlar hapse girdiği zaman dışarıdaki devletler ne yapıyor, araya giriyor. Ya buna şöyle yapalım, böyle yapalım, sana şunu yapalım, bunu bırakalım. Olmuyor mu? İzmir'de bir casusu içeriye attılar.
Ondan sonra Amerika devresi İli'ye, Şiri'ye girdi. (?) Onu oradan çıkarttılar. Ev hapsi verdiler. Ev hapsinden alıp götürdüler.
İşte Allah indinde böyle bir şeyin olması mümkün değil. Cezayı verdi mi iş bitti.
Ve oraya kimler gidecek? Cehenneme kimler gidecek?
Allahu Teâlâ mahkeme-i kübrada rahmetini kestiği insanlara hiçbir peygamber, hiçbir şefaat makamı ehli onlara şefaatte bulunmayacak. Onlar orada kimsesiz ve yalnız kalacaklar. Evet.
Ne de onların yüzüne bakılır diyor. Yani onlarla konuşulmaz da. İş bitmiştir. Onlar ayrıldı cehennemin bir yerinde. Kimle bunlar muhatap? Malik'le. Cehennemin bekçisi Malik'le. Bunlara azap eden melekler meleklerle. Allah'ın işi bitmiştir. Nasıl ki burada hapishane hakimler cezayı veriyor. Cezayı veren hakim mi? Ondan ilgileniyor hapishanede. Hapishanenin müdürü ve gardiyanlar ilgileniyor. Ondan melekler mi gelecek? Bu alem ahiretin benzeri ve gölgesi. Ayet-i kerime sarih. (?) Evet.
Şimdi, şöyle söylüyor. Orada azap hafifletilmez diye geçer. Lakin nice bin yıl sonra sinirleri kesildiklerinde azap hafifletmiş olmuyor mu? Çünkü en azından ateş artık hissetmiyor oluyorlar. Onu zaten biz daha evvel Allah'ın adalet sıfatında söyledik şimdi ne diyor hafifletilmez Allahu Teâlâ burada biraz daha derine gidecek olursan Allahu Teâlâ adalet sahibi ayet-i kerimede günahları arttırılacak demiyor bak burada günahlar katlanarak diyor cezalandırılacak Allah muhafaza Allah'ın adaletinde kişi günah birse bir işlemiş olduğu günahlar toplanacak katlanmayacak günahlar ama sevaplar katlanacak 3-5-7-10-70-100 katlanacak bu günahlar belli bir zaman içerisinde ne kadar zamana taalluk ediyorsa o kadar onlar orada azap içerisinde kalacak azap içerisinde sonra azapları bittikten sonra artık ne kadar nice bin yıl dediğine göre (?) acaba buranın bin yıl dediği oranın bir günü buranın bin yılı. Buranın bin yılına göre mi söylüyor?
Oranın bin yılına göre mi söylüyor? Bana sorarsan oranın bin yılına göre söylüyor. Neden biliyorsun bunu? Bilmiyorum da öyle ilme göre öyle tahayyül ediyorum. Biz dünyadayken buranın zamanına uygunuz. Ahirete gittiğimiz zaman da oranın zamanına uyacağız. Oranın da gece gündüzü var. Oranın bin yılına göre olması lazım o zaman. Yani bu oradan kurtuluş yok. Sonra ateş kütükleri olarak kalacak. Bu ateş kütüklerinin manası da ağaçlarda, kütüklerde sinir sistemi var mı? Yok. Hal-i rızadır. Kesersen acı duyar mı? (?) Yok. Duymaz. Çünkü sinir sistemi yok. İşte bunlar ortadan kalkınca ateş kütükleri olarak kalacak.
Ben bu ayeti açtığım zaman, onlar orada hissetmez ve tatmaz olacaklar dediğim zaman bu adam diyor inkar ediyor ayetleri diyor. (?) Nerede diyor hissetmez ve tatmaz olacak. Ya ateş kütüğünde azap da olmazsa çünkü azabı da kalktı artık da nice bin yattıktan sonra ama ebedi orada çıkmak yok. Ateş kütüğü olarak kalırsa bunda sinir sistemi nerede var? Azabı nerede kaldı? Ne de tatmaz. Ateş kütüğü. Söylediğim kelimeleri keşke anlayabilseler.
Evet.
319. sayfaya bakalım şimdi. Ne diyor orada?
200 319 diyor ya. Evet.
Evet.
125. ayet-i kerime. O Rabbim beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben hakikaten görür idim der.
Buradaki körlüğün manasını biliyor musun nedir? Bu mecazi manadır.
Şimdi mecazi mananın mecazi mana olduğunu şu ayette ispatlayalım da sonra devam edelim. Değil mi? Secde suresi. Kaçıncı dört yüz? Kaçtı o? Secde suresi. Bak bakalım. On ikinci ayet-i kerime. Secdenin on ikinci ayet-i kerimesi. Aklımızı da buradan okuyalım. (?) Daha güzel olur. Dört yüz on beş. Dört yüz elli dokuz. Dört yüz on beş. Gel deyin. Bak ne diyor. o günahkarların Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri Rabbimiz gördük duyduk şimdi bizi dünyaya geri gönder diye iyi işler yapalım artık kesin olarak inandık diyecekleri zamanı bir görsen diyor kör değil ama burada kördük diyor biz dünyada görürdük diyor doğru söylüyor Sen gözlerine perde çektirdin, görmedin, hakkı görmedin, kulaklarına tıkaç tıkattın hakka karşı, hakkı duymak istemedin, kalbini de mühürlettin. İşte sen hem görmez, hem işitmez, hem de kalbini mühürletmişsin, Allah'a dönmez bir kulsun.
Gayet de basit.
Sen bunca gözünüzün önünde yüzlerce mucize zuhur eder diyor Allah ayetinde. Her gün gözünüzün önünde yüzlerce mucize zuhur eder. Siz körsünüz, görmezsiniz diyor. Kör bu ne demek? Bakan kör. Anlayamazsın. Mucizeyi göremezsin.
Evet. Mesela kışın bir damın altından geçiyorsun. Sivri bir buz düştü. Tak yanından aşağıya.
Seni koruyan ömrün varmış da sana o isabet etmedi. Yoksa kafasına düşen o buz düşmüyor mu? Ve kişi ölmüyor mu? Duymuyor musunuz bazen? Ben duyduklarım da var. Demek ki vade dolduğu zaman o onu götürüyor orada. Vade dolmamışsa yandan aşağıya gidiyor. Allah koruyor onu orada.
Böyle ne mucizeler insanlara günde. Bu körlük Allahu Teâlâ'nın kelamına karşı kör olması. Sözlerine inanmaz karşı gelir. Allah'ın kelamına aklıyla bunun böyle olması lazımdır der. Mesela şimdi ben size çok evvelde şöyle bir kelam söyledim. Bir zaman gelecek dinde hiç duymadıklarınızı duyacaksınız dedim. Dedim değil mi?
Burada benim bu söylediklerime şahit olanlar var. Dinde dine artık daha geçti söylediklerim de geçti. Şimdi kadınlar cumaya da giderler diyor. Yarın öbür gün kadına cumayı da farz ederler. Bunlar. Ancak kadın hiçbir namaza gitmez. Giderler. Erkeklere görünmeden arka kapıdan yerleri ayrıdır kafes içerisinde.
Onların camide yerleri vardır kafes içerisinde ama bu camiye gider ayeti değildir. Onun evde namaz kılması daha efdaldir.
Evet.
Kadınlar arasında ayrım yoktur.
Peygamber Efendimiz'in hanımlarına gelince Allahu Teâlâ siz perde arkasından onlarla konuşun diyor. Bak perde arkasından. Erkeklerle. Çünkü onlar bizim annelerimizdir. Ola ki onların sesi yahut da görünümüne o esnaf yapmaz da bunu. Aslında kızım sana söylüyorum. (?) Gelinim sen anla hikayesi bize kadınlara görünürsünüz size bir şeyler teklif eder gönlünüz kalbiniz bozulur onun için onlara giysilerinizi kapalı olarak görünün şimdi her tarafını açmışlar ya biz insanız Allah insanı şerefli yarattı alemler üzerine şerefli yarattı Ben insanı en güzel surette yarattım diyor. İnsan utanmıyor mu ya? Ar etmiyor mu böyle çırılçıplak göğüsleri dışarıda edep yeri meydanda ya bu ne demek ya? Hayvan bile kıçını örtüyor ya kuyruğuyla.
Allah ona bir kuyruk vermiş kıçını örtüyor. Evet. Şeytan nasıl bu kadar soymuş bu insanları? Zaten Allahu Teâlâ da ayet-i kerimesinde söylüyor. Ne diyor? Adem babamızı babanızı, Havva ananızı şeytan diyor cennette çırılçıplak soyup sakın sizi de çırılçıplak soyup oradan çıkartmasın diyor. Yoldan çıkartmasın. Cennetten çıkarttığı gibi Adem babanızı Havva ananızı diyor. Siz de diyor dünyada diyor böyle baştan çıkartmasın. Yani. Hepsini söylüyor bize.
Bir insan annesini babasını hiç olmazsa sever. (?) Arada bir dediğini yapar. Yani İstanbüles'te gene anam babamdır der. (?) Ya ananı babanı da yaratan Allah. Yoktan bu alemini yaratan da Allah. Seni hesaba çekecek olan da Allah. Peki anana babana bir damar rahmet olarak ona yaklaşıyorsan sen alemlerin sahibine niye yaklaşmıyorsun? Evet.
Var mı başka? Bakalım.
Şuradan.
şuradan beri başlayalım bunu okuduk mu biz burada okumadık şuradan beri
Meryem 71. ayet sorular gelmeye başladı iyi burada bunu da okumadık herhalde. Bunu da okuduk. Kadınların Cuma namazı.
Benim sorum sayfa 309, Meryem 71. Bakalım. 309, 71.
265 275 299 303 75. ayet-i kerime İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür diyor. Şimdi bu ayeti cehennemin içerisinden geçiriyorlar. Cehennemin içerisinden insanları veyahut bir köprü icat ediyorlar. Köprüden çengellerle vurdura vurdura içeriye sokuyorlar. Sonra peygamberlerin de cehennemden geçeceği meydana çıkınca dumansız ateş icat ediyorlar veyahut da tüneller icat ediyorlar. Bunlar akıllarına göre. Halbuki orayı görmeyecek hiçbir kimse yok dediği zaman neye benziyor? Ben caddeden gidiyorum. Caddeden. Caddenin bir tarafında BİM marketi var. BİM marketi.
Ben BİM marketinin içerisine girip de onu görmem lazım. Görmedin mi? BİM'in orada olduğunu. İşte cehennemin etrafından biz geçerken onu görmeyen kimse kalmayacak diyor. Zaten mahkeme-i kübra da cehenneme yakın o meydanın kenarında kurulacak.
nereden bildin hocam ayet söylüyor ya onlara ceza verdiği zaman cehenneme atılması için onlar diyor kendilerine yüzü koyun diyor yere atacaklar biz de diyor zebanileri çağıracağız pençelerinden tutup onları cehennemin der bir (?) kapısından içeri attıracağız diyor kararı orada verilmiş içeri girecek hapishane gibi evet işte oradan geçirip haşra geleceğiz bu demektir ki cehennemin içerisinden geçiyoruz işte hep sapıttırmışlar Kur'an ayetlerini devam 3 ayet yukarıda nerede sen söylüyorsun
68. ayet Meryem değil mi? Öyleyse Rabbine ant olsun ki muhakkak ki surette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız diyor işte buyur söylediğimiz geliyor mahşerde toplayacağız sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız diyor ey mübarek nereden sen çıkarttın cehennemin içerisinden (?) geçirmeyi nereden çıkarttın bu çengellerle vurmayı. Ayette ne diyor? Biz bugün hiçbir kimseye haksızlık yapılmamaksızın herkesin kazandığı kendi iki elinin karşılığı olarak kendilerine tas tamam verilecek diyor. Ben gelmişim, cehennemin içerisinden geçmişim, çengellerle dövülmüşüm.
Nasıl haksızlığa uğramamışım?
Bunlar bir ideolojiye göre yazılmış. Allah'a kinleri olanlar ve Allah'ı tanımayan insanlar ancak bu iftiraları yapıyorlar bunları yazmışlar ve kelimeler birbirini tutmuyor hep çelişki eğer Allah'ın kelamında çelişki olsaydı ins ve cin toplansa bu surenin bir ayetini getiremezler diyor.
İns ve cin toplansa bir surenin benzerini getiremezler. Demek ki sureler hep birbirini teyit eder. İşte yanlış açılan ayetleri de biz birbiriyle açtığımız şekilde teyit ediyoruz.
Burayı söyledik. Burada Kıyamet suresi 12, 13, 14, 15 diyor. 16. Artık insan kendi kendine şahididir. Ayetini açıklayabilir misiniz? Tabi. Tam ana ayetten sor. (?) Vatını yelimden sor. Nereden sorarsan sor. (?)
Kıyamet suresi. 76. sayfa. 537 575 576 12 O gün varıp durulacakları yer sadece Rabbinin huzurudur diyor. İşte yer başka bir yer gökte başka bir gök olduğu zaman dünyada dümdüz ortaya getirildiği zaman biz onları bir suyla sulayacağız diyor. Bu su insanın çürümeyen, kaybolmayan, yanmayan bir hücresi var bedeninde.
Her bir bitkinin tohumunun kendi özünü yaşadığı gibi o da insanın tohumu.
Bunu altıncı katta sır denizi denen o suyla, sır denizinin manası yalnızca o soğuk hücreye çözüyor. Yerden diye otlar gibi biteceksiniz. Sonra ruhlarla karşılıklı geleceksiniz. Karşılıklı. Evet.
O gün varıp durulacak yer sadece Rabbinin huzurudur. Maçlara geleceksin. Sıranı bekleyeceksin. (?) Nasıl ki hakimin huzuruna gideceğin zaman sana saat vermiş Saatin gelmeden orada bekliyorsun. Onun için sırayla. Sıra nasıl tecelli edecek? Sıra müminlerden. Peygamberler kavminin başında. Evvela İslam'dan. Müminlerden. Sonra kademe kademe aşağıda. Herkes sırasını bekleyecek.
O gün insanın ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir. Nasıl bildirilir? Hem insanın şu yansıtmış olduğu sureti anında fotoğrafta sana veriyorsa Allahu Teâlâ senin bu yansıtmış olduğun sureti akıl baliğ olduğundan ölene kadar bir video içerisinde sana göstermeye muktedir. Bu bir. Sağda ve solunda melekler var. Kiramen katibin melekleri. Sağdaki sevabı soldaki günahları yazar. İşte kaçamak hiçbir tarafın yok. Sana hayatının hangi zaman, nereden, ne yaptığını gösterecek.
Artık insan kendi kendinin şahididir. Başkasına şahitlik istemez daha. Çünkü yaptığı ortada. Kendi kendinin şahidi oldu. Yaptığıyla kendini ispatladı. Zaten siz nasıl bir insan olduğunuzu ispatlamadan öleceğinizi mi zannettiniz? Ayet-i kerimesinin karşılığı. Ayette hep birbirini teyit eder.
İsterse özürlerini sayıp döksün. Sen istediğin kadar kendini haklı say diyor. İstediğin kadar özürünü say diyor. Senin yaptığın meydanda. Bugün söz kar etmez. Bugün sana yardımcı kar etmez. O gün ister ki suçu anasından babasından kaçıp da ondan kurtulup da suçunu örtmek ister. Ne ana evladına sahip çıkar ne baba evle kendine sahip çıkabilir. (?) Öyle bir gün orası. Herkes yaptığının karşılığını çekecek.
Resulüm onu vahiy çarçabuk almak için dilini kıpırdatma diyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in Kur'an-ı Kerim'i Allahu Teâlâ kalbine vahiy yoluyla oturtturuyor. Vahiy mekan ve zaman dışında olan Allahu Teâlâ'nın Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e iletişim yoluyla Kur'an ayetlerini bildirmesine vahiy denir. Kur'an ayetlerinin bildirilmesine Kur'an ayetlerinin açıklığını da velilere alimlere bildirir buna da ilham denir ilham vahiy ile ilhamı iyi ayırın vahiy ayettir ilham ayetin açılmasıdır kişiye anlatır Allah ilhamı anlatır bunları birbirine karıştıranlar bunu anlamaz.
Zaten çokları aranızda da bu şekilde konuşur. Çünkü akılları başkalarının akıllarına ifade olmuş. (?) Hakikatten anlamaz. Bu refahları beynine nakşetmiş. (?) Onunla kendini alim gören insanlar. Daha.
Kaçıncı ayette söylüyorduk onu? O gün insanın ileri götürdüğünü ve geri bıraktığını. Artık (?) insan kendi kendine şahittir. Evet. İsterse özürlerini sayıp döksün. Resulüm onu vahyi çarçabuk almak için dilini kıpırdatma. İnsanın yaratılışında biraz acelecilik var ya hemen almak ister ama acele etme diyor ben sana vahyi kuvvetlice oturtturacağım ve sen hiç unutmayacaksın diyor hiç unutmayacaksın bir ayette de biz sana vahyederken ille de şeytan diyor ona iğva vermeye kalkmasın ayeti şimdi yanlış açıyorlar burada biz şeytanın iğvasını iptal ederiz vahyi kuvvetlice oturttururuz diyor. Halbuki biz vahyimizi kuvvetlice oturtturur. Şeytanın iğvası vahye çarpar, o ayete çarpar, iptal olur. Bunun teyidi şu ayetle teyittir.
Beni bilen kuluma şeytanın iğvası cahilhanedir. (?) Allah'ı nasıl bileceksin? Ayetlerle bileceksin. İşte şeytanın iğvası o ayetlere çarpar, iptal olur. Hep ayetleri yanlış açmışlar. Yani şeytana kuluna vahyi tam oturtturamıyor da şeytana sen git buradan. Ben tam oturtamam bunu. Bunu hep insan aklının yapabileceği şekle getirmişler. Allah'ı o şekilde anlatmışlar. Evet. Sonra şüphesiz onu toplamak, senin kalbine yerleştirmek ve onu okutmak bize aittir diyor. Hayır buyur. Onun için Allahu Teâlâ peygamberlere şöyle hitap eder. Hiçbir peygamber insanı kendine davet etmez. Öyleyse peygamberlerin vazifesi Allahu Teâlâ'nın kalbine vahiy ettiği ayetlerle insanlara öncülük yapmak.
Onların önlerini aydınlatmak. Evet.
Artık insan kendi kendine şahittir ayetini açıklayabilir misiniz? Açıklayalım. Anlattık da gene anlatalım. Allahu Teâlâ'yla A'raf suresinin 172. ayet-i kerimesinde ahitleştik. İşin kökeni hep burası. Kilit nokta bura. Kur'an'ın kilit noktası. Onun için burayı kapatmışlar. Buraya diyor açmaya kalkarsan kaderici olursun. Daha ileri gidersen efendim tasavvufçu olursun. Daha ileri gidersen kaderici olursun. Daha ileri gidersen Mutezili olursun, kafir olursun diyor. İnsanı korkutmuşlar buradan. Açmamışlar burayı. Burası Allahu Teâlâ ile birebir ahitleşmedir. Allahu Teâlâ zamanları sana böyle büyük bir ekranda hangi zamanda gideceksen o zamanın yaşantılarını sana göstermiş.
Hangi zamana senin gönlün çekmişse, hangi zamanı daha böyle güzel idrak etmişsen senin bütün kalbinin esrarını bilen Allahu Teâlâ sana o şekilde karakterler yerleştirmiş. Sen kendini dünyada ne kadar zaman içerisinde ispat edeceksen, bu da ne kadar nefes sayısına tekabülse o kadar nefes sayısı sana ömür olmuş. Ve sen orada kendini aslında ispat etmişsin. İşte Allahu Teâlâ burada zatının görünmediği bir aleme bizi gönderiyor. Burayı kapalı geçeceğim.
Ben seni burada gördüm, ben ahitleştim. (?) Şimdi kayıp bir aleme göndereceğim seni. Taha suresinde 134. ayet-i kerimesi bu. Hani onları diyor biz bir azapla helak etseydik. Kur'an'dan önce dünyaya göndermeden. Bir azapla helak etseydik. Yani şöyle söylüyor. Biz senin ahitleştik ne olduğunu biliyoruz. Sen cennetlik, sen de cehennemliksin. Seni cehenneme atsaydım ne derdin diyor. Böyle biraz açık söyleyeyim. Zatının görünmediği bir aleme gönderseydin ben sana peygamberlere de kitaplar gönderseydin ben sana inanırdım. Seni görmedim ya. Gayben inanırdım. işte o gayb alemi şimdi burası ona hiçbir şey söyleyemeyeceksin orada verdiğin ahdi yaşadığın o tat lezzet ömrünü burada ispatlıyorsun işte kendini bu dünyada hem kendine hem etrafa hem de Allah'a şahit tutuyorsun daha bundan güzel şahitlik olur mu?
yaşadığın alemde yapmış olduğun fiili icraatlarla konuşmanla insanlara davranmanla her anında kendini kendine etrafa ve Allah'a şahit istiyorsun evet başka var mı burada atladık mı Selamün aleyküm efendim gayrimüslim bir tanıdığım var. 15 yaşında bir kızı var. Ve bu kız intihar meyilli. Çok sıkıntılı zamanlar yaşıyorlar. Bu insana dua edebilir miyiz? Üzerinde Ayetel Kürsi duası taşıması tavsiye edilir mi? Allah razı olsun. Ellerinden öperim. Şimdi gayrimüslim de olsa onun siz hiçbir kavimle istihza yani alay etmeyin. (?) Ola ki o kavim sizden daha hayırlı bir kavimdir deyip onları hakka davet etmek lazım.
Hakka davet ettin de kendisi gelmedi. Bir de sana kızdı.
Sana kızmasıyla yahut hakka davet etmesiyle sen kimsenin kaderini değiştiremezsin. Sen yaptığını yaptın. Hakka davet ettin. Kendisine duyurdun, işittirdin. Senin vazifen bitti.
Acıdın. Bunun acıdıysan ona hakkı anlatırsın tatlı tatlı seni dinliyorsa. Dinlemiyorsa, onun kaderinde intihar varsa, sen ona yüz bin defa Ayetel Kürsi de okusan, sen ona yüz bin defa da hatim yapsan, o yine intihar edecek. Çünkü kader bu. Kaderi kimse değiştiremez. Ama insanlar ne diyor biliyor musun? Kaderi orada ahdini verdi, yani sözü verdi, burada sözünden caydı. Ya Allah'la sen sözleştin de, burada sözünden nasıl cayarsın? Sen Allah'ı ne zannettin? Allah senin ahdini bağlayamadı ve seni kendi aleminde bıraktı. senin o gücün Allah'ın gücünün üstüne çıktı. Sen sözünden caydın. Hadi dişine ver. (?) Sen kimsin ya?
Allah'ı nasıl sıfatlıyor bak. Allah o insan sözünden caymış. Orada ahdini vermiş de burada sözünden caymış.
Al sana bir Allahu Teâlâ'ya yakışmayacak bir kelam daha.
Onlar orada evet dediler. Dünyada kendileri değiştirir. Bak. Onlar orada evet dediler. Sizin Rabbinizin dediği zaman evet dediler diyor. Evet dediler. Ya evet dedilerse bak hepsi Müslümandır bunların. Ahdi öyle bağlanmıştır.
Hepsi evet demediğinin ispatı lahut aleminde üç bölüğe ayrılmadır. onun da ispatı Vakıa suresinin yedinci onuncu ayet-i kerimenin ispatıdır sağcılar solcular ve mukarrebin sınıfı burada onlar evet dediler de dünyada nasıl ahir kafir oldular bunlar hep Allah'a suç isnadı bak hu kelimesi nedir biliyor musun bu bir varlık bir zat bu onun üstündeki o virgül var ya virgül kişiye atıftır o yani zatına atıf oluyor işte orada da o zatına atıf evet diyen de Allah ama gel de bunları anlat böyle İslam dinini hurafeye çevirmeye kalkmışlar Allah bu dini kimseye yedirmez niye yedirmez biliyor musun çünkü Allah bir kere söyler kıyamete kadar devam edecek diyor İslam dini kıyamete kadar onlar ağızlarının üfürmeleriyle Allah'ın nurunu söndüreceklerini mi zannettiler Allah nurunu kıyamete kadar devam ettirecek sen aciz bir mahluksun hocam beni mahluk ettin tüm yaratılan varlıklar mahluktur insanlar da şerefli yaratılmasına rağmen mahluktur çünkü Allah'ın muradı nispetinde yaratılan her şey mahluktur tek Halık Allah yaratan istediği şekilde yaratır (?) Allah'la kendini kıyaslayamazsın evet, vaktimiz geldi. Allah nasip ederse gelecekler yine sizlerle beraber. Bana en derin soruyu sorun. Araştırın, eski evliyaların menkıbelerinden bulun. Ne isterseniz sorun. Size ayetlerle cevap vereyim. Kalın sağlıcakla Allah'a emanet olun Lillahi Teâlâ. Fatiha.
Amin.