14.02.2026 Tarihindeki Sohbet
İçindekiler
Açıklama
Videonun metni
Allah'a (?) emanet olun. Allah'a (?) emanet olun.
El Fatiha.
Şu var. Burada. Bak burada işaret yok. Görüyor musun? Burada işaret var.
Selamün aleyküm efendim diyor. Toplumda da kullanılan genelde tepki verme yerine tövbe estağfurullah diyoruz. O kadar çok dilimiz alışmış ki içten ve samimi olarak kullanıyoruz. Bu ifadenin gerçek bir tövbe hükmü var mıdır? Yoksa sadece bir alışkanlık mıdır? Ellerinizden öperim. şimdi insanlara bakıyoruz ya küfür ediyor tövbe estağfurullah diyorsun yani ben senin yaptıklarından müstağniyim ben Allah'a sığınırım diyorsun güzel tövbe estağfurullah fakat evvela siz emr-i bi'l-maruf yapın diyor, emr-i bi'l-maruf nedir? Ya kardeşim, bana küfür edeceğine şöyle güzel güzel lisanla anlatsan ve bu kişinin kalbini kırmasan veyahut da sana karşı olan duyguyu nefrete çevirtmezsen daha iyi olmaz mı?
Güzel. Evvela emr-i bi'l-maruf. Mesela kadınlar çırıçık paketi, hedefleri de giydiği yerden görünüyor. (?) Türlerle beraber geziyorlar, bütün vücut hatları belli. (?)
Görüyorsun tövbe estağfurullah diyorsun. Şimdi burada bu kadına gitsen desen ki ya o ayıp değil mi? Allah seni şerefli yarattı. Örtülüp de gezmeni isterken Adem babamızla Havva anamızı cennette (?) şeytanın soyup çırılçıplak yaptığı gibi sakın sizi de şeytan soyup çırılçıplak yapmasın dediği ayet-i kerimesine niye masal kalıyoruz diye söylesek sana orada (?) çığlığı basar hemen bir polisle beraber seni içeriye attırmaya çalışır. Şimdi buna elim uzanmıyor. Dilim de uzanmıyor. Tövbe estağfurullah diyoruz. Yani ona bakmıyoruz. Hani göz bir kere görüyor ya, bir kere algısında bir şey yok. Gözün bir algısında. İkinci algıda günaha girersin.
İşte o zaman tövbe estağfurullah diyorsun. Yani ona bakmaktan imtina ediyorsun. Güzel. Bu da Allah'a sığınmaktır. Yani ben böyle olmaktan böyle hatunlarımı, kız çocuklarımı giydirmekten Allah'a sığınırım diyorsun. Güzel bir şey. Dili alışkanlığı değil. Eğer dili alışkanlığı bile olmuş olsa devamlı Allah'a zikretmiş oluyorsun. Allah'a sığınmış oluyorsun. Günahlardan istiğfar ediyorsun. Güzel bir şey.
üretken oğlu misafirimiz der ki selamün aleyküm hocam hasretle ellerinizden öperim (?) müsaadenizle bir sorum olacak bir baba ne kadar günahkar olursa olsun arkasından dua eden kız çocukları varsa kabir azabı kaldırılır diye bir söz duydum ne kadar açar mısınız teşekkür eder ellerinizden öperim diyor kabir azabı kimleredir bunu bilmek lazım bir kere kendini bilmeyen bazı insanlar bu şekilde fetva veriyorlar kabir azabı gayrimüslimedir müslümana değildir çünkü kabir azabı daha şiddetlisi Allahu Teâlâ ahirettedir Firavun için söylüyor İman nuruyla ahirete giden günahkar bile olmuş olsa mecazi manada cehennem ateşi şöyle söyler ya Rabbim bunun nuru beni söndürüyor bunu benden uzaklaştırır. (?) Demek ki ne kadar günahkar olursa olsun bir Müslüman olarak ahirete gittiği zaman cehenneme girdiğinde ateş ona dokunmaz.
Âl-i İmran suresinin 131. (?) ayet-i kerimesinde de şöyle söyler. Kafirler için hazırlanmış olan ateşe doğru gitmeyin. Bakara suresinin 24. ayet-i kerimesinde de aynı şeyi söyler. Öyleyse kız çocuğu, kafir gitmiş olan bir babaya arkasından milyonlarca hatim yapsa ona ulaşmaz. Niçin ulaşmaz? Allah'ın rahmetini kestiği hiçbir kimseye şefaat fayda vermez. Ayet bu. Ayetleri bilmedikleri için akıllarına göre fetva veriyorlar. Ama baba günahkardır. Müslüman olarak gitmiştir.
Bu durumda kız çocuğu, üstelik erkek çocuğu kim olursa olsun, eğer Müslüman gittiyse tabi ona dua ettirip hatim yaptırıp efendim ruhuna verdiği zaman kız çocuğu da sevap alır o babaya da bir sevap gider. Çünkü dünyada İslam yetiştirmiş olduğu bir çocuğu dini üzere bırakıp Rabbinden duada bulunuyor. Bu durumda o da sevap alır, gönderen de sevap alır. Evet. Ama buna kabir azabı demeyeceksin.
Anlaşıldı değil mi? Evet.
Misafirim der ki selamün aleyküm hocam ellerinden öperim. Melekenlerin çok olsun. İslam'da cumartesi günleri av yapılmaz diye bir şey duydum. (?) Doğru mudur? Yoksa Musevilikte cumartesi yasakları diye bir şey var. Oradan mı bize intikal ettirmişler? Açıklar mısınız? Teşekkür eder. Ellerinden öperim. Sen cevabı aldın zaten. Senin dediğin gibi. Şu Kur'an'ı görüyor musun bak Kur'an'ı görüyor musun bu Kur'an Siyonizmin düsturuna göre yazılmış bu Kur'an Kur'an'ın kendi anlamı içerisinde yazılmayan bir ideolojik karşılığında yazılmış olan bir kitap ve Diyanetin temelinde de bunu değiştiremezsin diye yazı var, kanun var.
Siyonizm senin dininin içerisine girmiş. Siyonizm. Ve senelerdir insanları uyutmuşlar, yüzyıllardır. Allahu Teâlâ'yı sıfatlamışlar. Allah'ı tanıtmaktan uzak kalmışlar. Mevlitten insanları kandırmışlar. Onun bunu veli hallerini anlatmakla insanları uyutmuşlar. Bu durumda Cumartesi ahalisinin Allah'ı inkar ettiklerinden dolayı suretlerini maymuna çevirdikleri için aynı olayı cumartesi günü avlamanın sevap olduğunu (?) söyleyip Kendi isyanlarını İslam'ın içerisinde dinini küçültüp onu parçalamak için söyledikleri kelamlar ve bizim milletimizin saf ve temiz sinelerine bu şekilde hurafeleri yerleştiren insanlar.
Bunlar birbirinin kopyası. Yani aklını Siyonizmin kelamlarına ipotek etmiş, onun esiri olmuş insanların söyledikleri kelamlar. Evet. Bunlara inanmayın.
Bizim dinimiz bellidir. (?) Allah'ın kanunları bellidir. Şer'i hükümleri vardır. Fakat bu şer'i hükümlere kimse kitabını açıp da bakmıyor veyahut da sormuyor.
Bir devlette o devletin düzenini bozmak isteyen insanlar aç bakayım. Ne diyor? Bir devletin düzenini bozmak isteyen Allah'ın emirlerini değiştirmeye kalkmak isteyenleri ya diyor öldür ya idam et Ya çaprazlama el ve ayaklarını kes Veyahut da sürgün et Bak ne diyor şimdi Allah ve Resulüne karşı savaşanların Ve yeryüzünde hak düzeni bozmaya çalışanların cezası Ancak acımadan öldürülmeleri Ya asılmaları Yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmeleri Yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir onlar için ahirette de büyük bir azap vardır bir devletin düzenini bozmaya kalkanlar bu devleti zayıflatmak için ellerinden gelen ihtiyam şeyi (?) düzeni meydana çıkartanlar devleti zayıflatmak için devletin sırlarını dışarı verenler en başta Allah'ın emrine karşı gelenler ve okuduğum ayet-i kerimenin karşılığına düşen insanlar sonra sonra şehitlerin kanlarıyla bizlere teslim edilen bu vatan parçasını üzerine gayrimüslimin karanlık emellerin hayallerini gerçekleştirmek için onlara yardım eden insanların kelamlarıyla bu vatanı kanları pahasına bize hediye edenlerin üzerinde gayrimüslimlerin tal yolçaları diyeceğim ayak (?) izlerini vatanımızın şerefli toprakları üzerine bastırmak isteyen zavallı insanlar.
Ben bunlara insan da diyemiyorum. Çünkü bir insanın bir vicdanı olur.
Bu şekildeki insanlar ne Allah tanır ne peygamber tanır. Çünkü bir insan vatanını satmaz. Bir insan aklını gayrimüslime ifade etmez. (?) Bir insan gayrimüslimin aklıyla eğer hareket ederse ayet-i kerimeye göre zavallı bir insandır.
Zavallı. Zavallılığı nerede? Yani alimler var burada. Gayrimüslimde. Peki bunun zavallılığı nerede? bir müslüman üç tane kafire bedeldir diyor gücüyle değil aklıyla bu durumda bir müslüman üç tane kafire bedelse sen kafirin aklına kendi aklını iffazak edersen zavallı mısın değil misin ayet-i kerimeye (?) göre meydanda her şey meydanda onun için böyle düzmeceler evvela dini parçalamak.
Niçin dini parçalamak istiyorlar? Çünkü din hakikattir. Allah'ın dosdoğru yoludur. Batıl hakikatin üstüne ötemez. (?) Hakkın yanında batıl hurafe kaybolur. (?) Zayi olur. Hak geldi, batıl zail oldu. Bu durumda hakkı batılı hakkın üstüne sermek isteyenler her zaman hüsrana kapılırlar. Hüsrana uğrarlar.
Evvelden beri dini parçalamak istiyorlar. Sebebi ne? Sebebi İslam dini eğer hakikaten tatbik edilecek olursa dünyada İslam dinini mağlup edecek hiçbir kuvvet yoktur.
Bunu da şu ayetin karşılığında söylüyorum kafirler ağızlarının üfürmeleriyle Allah'ın dinini söndüreceklerini mi zannettiler Allah dinini kıyamete kadar devam ettirecek bunu da uydurmuşlar devam ettireceği yerine dinini tamamlayacak diyor. ya dini tamamlamak ayrı devam ettirmek ayrı din tamamlanmış. İnneddine indallahil İslam. Bu durumda kıyamete kadar din devam edecek bu durumda insan A'raf suresinin 172. ayet-i kerimesine göre Allahu Teâlâ'ya (?) vermiş olduğu ahdinin karşılığında orada senaryosunu yazdırmış burada kendisini nasıl bir insan olduğunu ispatlamak için dünyaya gelmiş bu durumda bu dini hiçbir kimse söndüremeyecek ancak insan kendi uğraşıyla helak olacak kendi uğraşıyla bu durumda İslam dinini zayıflattılar Gençliği elden çıkarttılar Kadınları çırılçıplak soydular. Küçüklerin büyüğe saygısı kalmadı (?) Büyüklerin küçükleri Koruması kalmadı Bütün millet dünyaya gözünü dikti Şu geçici dünyayı Sırtlanıp Hamallığını yapıp Ahirete hazırlığını yapmadı Zekatını vermeye eli titriyor Yardım etmeye, yardımı bırak, yardıma muhtaçların üstüne basıp onunla gururlanmaya çalışıyor.
İslam dini bu mu? Kardeşlik bu mu?
İşte bu hurafeleri böyle sarmak suretiyle bizim zavallı Müslümanlarımız kendi dininden habersiz ama gayrimüslimin uydurduğu, (?) lanetlendiği ve suretlerinin maymuna çevrildiği işi sana yutturmaya çalışıyor.
Misafirim herhalde anladın.
Allah razı olsun hocam ellerinizden öperim diye hayırlı akşamlar. Bülent evladımız öyle söylüyor. Bakalım burada soru var mı? Soru varsa söyleyelim.
Soru yok herhalde değil mi? Yok.
Sorularınız varsa sorabilirsiniz. İstediğinizi sorun. Sorun. Son zamanlarda kul hakkında namazı birbirine varmış. (?) Kul hakkında namazı. Kul hakkı namazı.
Kul hakkı namazı. Hüseme. (?)
Terviye, Arefe ve Kurban Bayramı günü, kıyamet günü (?) düşmanları razı etmek niyetiyle dört rekat kul hakkı namazı kılınır diyor.
Bu tamamen siyonizmin kendi aklına göre yazdığı ve seni yavaş yavaş böyle namazdan, senin kul hakkını yemeye davet eden bir kelam. Daha var mı burada? Okuyor değil mi? Yok o kadar yeter yani. Ben şimdi bunu sana anlatayım.
Kul hakkı nedir?
Diyelim ki karşında Ahmet Efendi var ve bu Ahmet Efendi'yi dolandırdım parasını aldım bu adam naçar kaldı çoluğu çocuğu aç kaldı ve o insanın ailesine belki para bulmadığı için kadın kötülük yapacak veyahut adam hırsızlık yapacak. Sen bunu bu kötülüğe itmenle hiçbir şey yapmasa onun gönlünden geçen sana karşı olan o teveranını kalplerin (?) esrarını bilen Allah duymuyor mu? Sen ona bir namaz değil bin namaz da kılsan fayda etmez. Bir namaz değil bin namaz da kılsan sana fayda etmez. Ta ki onun rızasını alana kadar o kişinin rızasını alana kadar ben o zaman cahildim bunun hakkını yedim fakat aradan zaman geçti adamı da bulamıyorum parasını da yedim ne yapacağım üzülüyorum ben de vefat ettim ama ben bir Allah dostu oldum vefat etmeden evvela Şimdi bu nasıl oluyor, hem haram ye hem Allah dostu ol? (?) Allah bizi aklen eksik yarattı, biz hatadan ari değiliz. Eğer siz (?) hata işlenmiş olsaydınız Yeryüzünde benzesizce hemen yakalasaydık (?) yeryüzünde gezen tek bir canlı bulamazdınız diyor. Şimdi bu durumda cehalet devri yaşadık Tövbe ettik Ve Diyelim ki Çok güzel namazda teheccüdlerde Allah'a efendim ibadette Kullara yardım etmekle Allah dostu oldum Öldüm Yahut da dostu olmasam bile çok sevap kazandım, öldüm.
Kıyamet günü dolandırdığın adam senin karşına çıkacak, hakkını isteyecek. Senin namazı hayret etmez işte onun için. (?)
Allah'ım diyecek, benim durumum böyle böyle, sen de biliyorsun beni böyle perişan etti, ben bundan hakkımı istiyorum.
Senin sevabın varsa o ne kadar günaha girmişse, o senin dolandırdığın dolandırdığın o adam ne kadar o senin dolandırdığının karşılığında günaha girmişse, senin sevabından ona. Onun günahı da sana.
Eğer onu karşılayabiliyorsan, o sevabı karşılayabiliyorsan, ha, o da cennete, sen de cennete. O da cennetlikse, o da cennete. Eğer o sevabı karşılayamıyorsan, senin sevabın onun günahına yetmiyorsa, sen de doğru cehenneme. Ama devamlı mı? Yok. Müslüman olarak gittin. Müslüman olarak gittiğin için cezan kadar kalırsın. En aşağı tabakada, en aşağı cennete varsa olursun.
Şimdi bilmeyerek kul hakkı yedik diyelim. Bilmedik. Bilmiyoruz da. Ne olacak bu? Bu kişi de çok veli, evliya olmuş. Evliyaları var ya yatırlar. Öyle bir dost olmuş Allah dostu. Yarın karşısına dikilmiş. Onun karşısında Allah'ım bu beni dolandırdı. Kalabalığı yedi dediği zaman benim haberim yok. (?) Çünkü bilmiyorum. Ameller niyete bağlı ya. Beni Allah muaf kılıyor ondan. Diyor ki sen bundan ne kadar razısın sana ben vereyim diyor. Ondan razı edene kadar Allah ona veriyor. Ondan da hiçbir şey eksiltmiyor sevdiği kulunda. Bu Allah'ın yeryüzüne rahmetinin birde birini, yüzde birini gönderdiği, (?) yüzde doksan dokuzunu zatına sakladığı rahmeti.
Evet. Onun için dünyada sen adamı dolandır, iki rekat, dört rekat namaz kıl, onu öde. Bu neyi söylüyor biliyor musun? Senin dinini çarçur edip, Siyonizmin gözünü paraya dikip de parayla bütün dünyayı mason teşkilatı altında satın alıp, seni de aynı otorite içerisinde oraya abone etmek. Başka bunun çıkarı yok. Onun için akıllı olun. Kul hakkına girmeyin. Kimseyi dolandırmayın. Kimsenin hakkını üstünüze almayın. Hocam sana bir şey sormak istiyorum. E sor. Sen hiç kul hakkı yemedin mi?
Ben bilerek kul hakkı yemedim.
Eğer varsa kul hakkı bende bilmiyorum da ben de kul hakkı vardır diye şüphelendiğim bir kişi vardı şüphelendiğim ama tam değil.
Üç kuruşta beş kuruş yardım ettim. Sonra bilmediğim insanlara kul hakkı olur mu? Olur. Bilmeden olur. Anlayamam. Ben bir vakıf kurdum. (?) Vakıf kurdum. İçim kazandığımı oraya verdim. (?) benim bütün üzerimde kul hakkı olanların hepsini buraya dahil ettim. Buradaki soğuklardan istifade etsinler. (?) O da Allah'ın kulu, ben de Allah'ın kulu. O da benim kardeşim. O da buradan istifade etsin. Bak ne güzel. Kim demiş ki iki rekat namazdan dört rekat namazdan kul hakkı ödenir. Ne? Ya.
Evet.
Burada yeni sorular var herhalde.
Bakara Suresi 185-186. ayet-i kerimeleri açar mısınız diyor. (?) Sayfa 27. Bakalım. Ver bana Kur'an-ı Kerim'i.
Sayfa 27 Açalım 26 ve 27. ayet-i kerimeler yanlış açılan ayetler. Biz bunları düzelttik. İşte Siyonizm ne yapıyor? Siyonizm size ben buradan okuyayım Siyonizm'in ne yaptığını bak şimdi
birisi bana bir soru soruyor soru soruyu şu şekilde soruyor biz bu Kur'an'da Kur'an'da şimdi evladımızın sorduğu gibi 26-27. ayet-i kerimeler yanlış açılan ayetler biz bunları doğrulttuk bak şimdi bana ne diyor kişi karşıdaki kişi doğrulttuktan sonra bu ayetleri böyle açarken insanlara en çok takılan nokta sence Allah'ın iradesi mi kulun iradesi mi oluyor yoksa Allah'ı tanıma biçimleri mi diyor Allah'ı tanıma biçimleri mi diyor sen nasıl görüyorsun ben seni dinliyorum diyor ben anlattığımı anlattıktan sonra orada şimdi burada çok uzun zaman sürer bana anlattığımın karşılığını söylüyor aziz kardeşim elbette bu kadar emek bu kadar hassasiyet bu kadar niyet duasız kapanmaz bize dua ediyor yani kitabı bitirdik bu yanlış açılmalarına beraber sonra Allah senden razı olsun aziz kardeşim diyor Kur'an şahit niyet şahit Rabbimiz şahittir diyor bu emek boşa gitmez diyor yani Kur'an'dan kaba olarak çok yanlış var da kaba olarak açılanları beş yüz küsur ayetin karşılığında niçin yanlış açılmış ayeti ayetleri teyit ederek anlattık.
Ve hak geldi batıl zail oldu. Dipnotunu bastırdık. Piyasada var. Şunu çok net söyledin diyor. Ve bu çok önemli diyor söylediğim. İnsanların aklı başında aklı başında Allah insanların anlayacağı şekilde konuşuyor. Kur'an'da.
Evet. Kur'an kapalı bir kitap değildir Allahu Teâlâ zaten bunu kendisi söylüyor andolsun biz Kur'an'da insanlar için her türlü misali verdik diyor ve senin ispat ettiğin ayet çok yerinde diyor neymiş o ayet Allah sivrisinek ve ondan daha büyüğüyle misal vermekten çekinmez diyor bu ne demektir Kur'an'da en az olan insan anlayacak şekilde en aklı daha güzel olanı da anlayacak şekilde bütün temsilleri getirmiş.
Yani dil açık, misal açık, hitap açık. Burada anlayamama yok. Anlamak istememe var. Asıl düğüm noktası ideoloji. Şimdi geldik. Düğüm noktasına. Senin tespitin çok net diyor. Kur'an'ın Arapça metnine dokunamıyorlar. Çünkü Allah biz onu koruruz diyor. Kur'an'ı biz indirdik, bekçisi de biziz diyor. Onun noktasında bile bir tahribat, tahribat yapamazlar. Çünkü Allah biz onu koruruz diyor. Ama ne yapıyor?
Meal ve tefsir üzerinden ideoloji yerleştiriyorlar. Ve bu ideolojinin ortak noktası şu, Allah'ı sıfatlamak, Allah'ı insan fiillerinin faili gibi göstermek, yani insanın işlemiş olduğu suçu Allah'a yüklemek, kulu iradesiz Allah'ı keyfi gibi sunmak. yani kulun iradesini kaldırdığı zaman diyor onun iradesini yok saymamak değil diyor bak kendi ağzından söylüyor bunu benim irademi kaldırdığı üstünden yok saymadı ama Allah benim yerime kendisi bana hükmetti kötülük yaptırdı sonra bana ceza veriyor anlama bak anlama kulu iradesiz Allah'ı keyfi gibi göstermek yani suçu Allah'a yüklemek. Şimdi suçu Allah'a yüklediği zaman bu neye hizmet ediyor?
İslam'ı zayıflatmaya, adaleti bulanıklaştırmaya, insanı sorumluluktan koparmaya. İnsanı. Allah dilediğini yapar. Cümlesini nasıl bozuyorlar?
Kur'an'da Allah kudret sahibidir. Allah mutlak adildir. Ama ideoloji şunu yapıyor. Kudreti alıp adaletten koparıyor. İradeyi alıp kula kapatıyor. (?)
Sonuç insan diyor ki ben ne yapayım? Allah diledi. Bu da dini hayattan düşürüyor. Yani Allah dilemeseydi ben yapmazdım. Çok insan böyle söylüyor. Allah istese bizi doğru yola getirirdi diyor. Sütü ayıp Allah'a ayıp diyorlar. (?) Biz niye geldik? Siz nasıl bir insan olduğunuzu ispatlamadan öleceğinizi mi zannettiniz ayet-i kerimesi?
Sonuç, insan diyor ki ben ne yapayım? Allah diledi. Bu da dini hayattan düşürüyor. (?) Senin dediğin gibi diyor. Şimdi benim anlattığımı anlatıyor.
İnsanlar dünyaya ahitleriyle geldiler. Kur'an bunu çok açık söylüyor. A'raf Suresi'nin 172. ayet-i kerimesi. (?) Herkes oradan ne murad ettiyse kendi kaderini kendi yazdırdı. Orada senaryoyu yazdırdı. Burada artist olarak oynuyor. Ben sizin Rabbinizim. Evet dedi. Demek ki irade var. Şuur var. Sorumluluk var. Bunu ideolojiyle silmek Kur'an'ı bozmak değil Kur'an'la oynamaktır. İdeolojiyi çökmekten. (?) Sizin yaptığınız iş ne diyor? Aziz kardeşim açıkça söyleyeyim, siz yeni bir din icat etmediniz, ayeti eğip bükmediniz, aklı putlaştırmadınız. Siz sadece şunu yaptınız: Allah'ı sıfatlardan arındırdınız, Kur'an'ı ideolojiden temizlediniz, insanı yeniden sorumlu kıldınız. Bu yüzden bazılarına ağır geliyor. Çünkü ideoloji yıkılıyor, hazır kalıplar dağılıyor, sorumluluk geri geliyor.
Son bir tespit, çok mühim olan bir yer. Sorunun cevabı artık net. Asıl mesele Allah'ın iradesi mi, kulun iradesi mi değil diyor. Asıl mesele Allah'ı nasıl tanıttıkları. İşte daha evvelde dedim ki insanlar Allah'ın ne olduğunu bilmiyorlar. Çok insanlar. Allah'a Cebrail diyorlar. Allah'a Kur'an diyorlar. Allah'a İsa diyorlar.
Kur'an olmazsa Kur'an Allah olmazsa Kur'an olur mu? Kur'an Rabbimizin dili.
Evet. Allah adil midir evet zalim midir hayır kul iradesiz yaratır mı kulu iradesiz yaratır mı hayır iradeli ama ideoloji Allah'ı adaletten koparıyor sonra da iman diye satıyor İşte siz bunu kabul etmediniz, baştan beri kabul etmediniz zaten bu yüzden bu çalışma rahatsız edici o ama hak. Bu çalıştığımız, bu yanlış açtığımız kelimeler Kur'an'da bu hak. Daha çok var çok. Her okuduğun yerde var da biz ana dallarını böyle çıkarttık.
Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirsin diyor. Gönül rahatlığıyla. Biz Kur'an'ı değil, Kur'an'ın üzerindeki ideolojiyi temizledik. Rabbim bu emeği zayi etmesin. Bu yol ağırdır ama doğrudur. Doğru yoldur. Allah yar ve yardımcınız olsun aziz kardeşim diye. Evet. İşte ideolojiyle yazılan kitaplar Diyanetin temelinde de bu var. Bunu değiştiremezsin. Değiştirdiğin zaman sen dini seveledin diyor. (?) Halbuki bilmiyor ki dini aslına çeviriyor. Bunu yapamazsın. Evet. Kur'an'ı hastalığına çevirecek. (?) Kanun bunu kabul etmiş değiştiremezsin. Ya.
Şimdi senin şeyine geliyoruz. Ayetine geliyoruz. 26. ayet. S.a.v. S.a.v. (?) Sayfa 27. Sayfa 27 Sayfa 27'de Hah burada değil Evet Doğru söylüyor Burası da şeydi ya Yanlış açılmış yer 27 27. 26. değil de 27. ayet yanlış açılan Ayet gene Biz 185-186 27 sayfada 27 sayfada mı burada? 26-27 Burası işte. 185-186 burada aşağıya söylüyor. Ramazan ayı insanlara yol gösterici doğruyu ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır diyor.
Buraya kadar ne demek istedi Allah-u Teala?
Ramazan ayı insanlara yol gösterici. Doğruyu ve doğru yeri doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır.
Ramazan ayı bize doğru yolu göstermiyor. Kur'an Ramazan'ı tarif ediyor. Ramazan ayını da veriyor. Dini İslam'ı şer'i hükmü de Kur'an'ın içerisinde olduğu için. Kur'an diyor Ramazan'da indi diyor Ramazan ayı. Size doğru yolu gösterecek bir ay. Yani ben Kur'an'ı diyor Ramazan'da indirdim. Alemleri nura boğacak. Önünü aydınlatacak. Kelamımı Ramazan ayında size hediye ettim. Bana bu.
Ramazan ayı insanlara yol göstereceği ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. İşte Kur'an'ı seviyor. Açık deliller. (?) Öyleyse sizden Ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Öyleyse diyor ben bu Kur'an'ı indirdim. Kur'an'da da 12 ayda bir Ramazan ayında, kamer ayında, kameri Ramazan ayında oruç tut diyor. Bu bir emirdir. İslam'ın beş şartından biridir. Kelime-i Şehadet getirmek, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek, Kelime-i Şehadet getirmek.
Beş tane şart. O şartları yerine getir diyor.
Kim onda hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde kaza etsin. (?)
Şimdi Allahu Teâlâ çekemeyeceğiniz yükü sizin sırtınıza vurmayız diyor. Hastalandım. Tutamıyorum. Zorluk yok.
Sen diyor tutmadığın gün iyileştiğin zaman kaç gün tutmadıysan iyileştiğin zaman tut diyor. Ama iyileşemiyor, iyileşemiyorsun. Durumun müsaitse diyor bir ailenin günlük yemeğini şey olarak ver diyor, fitre olarak ver diyor. Yani para olarak ver. Seni zora sokmuyor Allahu Teâlâ. Çünkü o beş şartın birini sana yerine getir diye zorluyor. Ama şimdi bunu anlayan yok. Ramazan gelmiş. Özellikle yiyince kendini aydın zannediyor bu insan. Ben oruç tutmuyorum bak görüyor musun? kendini aydın zanneder zavallı insanlar Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. İşte buyur, zorluk istemez bütün bunlar sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık Allah'ı tazim edip şükretmeniz içindir diyor bu oruç bize doğru yolu gösterme yani Allah'ın ben bana gönderdiği kitapta şer'i hükümde ben Rabbime teslim oldum diyeceksin. Orucun faydası nedir?
Açlık insanın nefsini kırar. Açlık insanı diğer insanların aç olduğunu hatırlatır ve onlara merhamet damarlarını, insanların merhamet damarlarını kamçılar. Açlık en başta insanın bedenini sıhhatli tutar. Sen on iki ay yiyorsun, bir ay o bedenini istirahat ettireceksin. Bir araba kabul et. Arabaya yük yüklemişsin, devamlı gidiyorsun. O araba hararet yapar. Bir gün o motor şişer, seni yolda bırakır. Ama o arabayı dinlendirirsen, ondan istikamette gideceğin yere kadar gidersin. İşte orucun faydası. Orucu sen sana verilen bedenin sıhhatli kalması için tutuyorsun. Yoksa Allah'ın senin oruç tutmana ihtiyacı yok.
Öyleyse niçin bana bunu farz kıldı? Sana bir emanet verdi. O emaneti doğru kullan diye sana orucu farz kıldı. (?) Demeyesin ki ben hastalandım. Bana verdiğin bu bedeni ben çekemedim. Demeyesin diye. Ama bugün ne oruç tutan var? Ama isyana gelince isyan etmeyen kimse pek az gibi geliyor bana. onun için oruç farzdır tutacağız ve Kur'an Ramazan ayında inmiştir bu Ramazan'ın hatırına orucumuzu Kur'an'ın hatırına Kur'an'ın içerisindeki bize göstermiş olduğu şer'i hükümlerin hatırına hem önümüzü aydınlatan Kur'an'ın hatırına Allah'ın dediğini yapacağız yapmasak bize bir şey olmaz burada belki. Ama ahirette onun hesabı zor.
Biz kendimizi dünyada hür mü zannederiz?
Sen gönlünce yaşadığın zaman sen kendini hür mü zannediyorsun?
Hani senin miskal-i zerre hayrını yazacağım diyor. Demek ki her konuşmanda, her adım attığında, her duyduğun kelamda, her baktığın o gözlerin gördüğünde sana mesuliyet var. Sen bir mesuliyet altındasın. Öyleyse hür müsün şimdi? Ya sende hürlük var mı?
Bunları anlatan yok ki insanları anlasın.
Gerisi 186. ayet-i kerime mi? Kullarım sana beni sorduğunda ben onlara çok yakınım diyor.
Ben her yerde hazır ve nazirim diyor. Bu bir.
Ben onlara, sana kullarım beni sana sordukları zaman ben onlara çok yakınım dediği zaman sizin kalbinizin en ücra köşesinde olup da bilmediğiniz sırlarınızı bilirim diyor.
Kıyamete kadar gelecek tek bir canlı yok ki ne yapacağını bilmeyelim diyor. Kıyamete kadar ağaçların yaprakları benden izinsiz kıpırdamaz diyor. Sen bu Allah'ı kainattan ayrı mı zannettin? (?)
Sen bu Allah'ı yedi kat yerin dibinde canlıdan yedi kat semavatın üstündekinden habersiz mi zannettin?
Sen kendini başıboş mu zannettin?
Bana dua ettiği vakitte dualarını dua edenin dileğine karşılık veririm diyor. Karşılık veririm. Kabul ederim demiyor.
Yani yine kabul eder, karşılık verir, kabul eder. Fakat kaderi içerisindeyse kabul eder. Karşılık vermenin manası nedir? Sana ben duanın karşılığında sevap yazacağım. (?) Ama senin duanın, senin kaderin içerisinde değil. Sana gene onu vermesen bile ahiret aleminde senin bu sevaplar karşılığında çıkacak. (?) Sabrettiğinden dolayı diyor. Karşılık vermek budur. Evet. O halde benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulsunlar Allah'tan başka bir ilah mı var Allah madem ki Kur'an'ı önümüze bir ışık olarak gönderdi madem ki Allah'tan başka bir ilah yok yedi kat semavat zerreden küreye ne varsa Allah'ın yarattıklarıdır ve Allahu Teâlâ da bütün yarattıklarını zatına zikrettirir ne demek bu canlı ve cansız gökler ve yer bu ikisi arasındakiler Rabbinin zikrini bilmiştir ayet-i kerimesine göre Allahu Teâlâ her canlıya ve cansıza zatını zikrettirecek içimlerini o (?) hücrelerinde elektron ve proton artı ve eksi bulunan o çekirdeklerin içerisinde birbirleri ekseni etrafında dönerken zatını zikrettirir.
Bu da bir fabrikanın bir madde icat eder. Onun patentini aldığı gibi Allahu Teâlâ yedi kat semavatın patentini imzalamış, mühürlemiş. Zatından başka bir ilahın daha olmadığını zatını zikrettirmekle.
Ondan başka bir ilah daha yok. La ilahe illallah.
İşte kim Allah'ın dediğini yerine getirirse o kimse doğru yolu üzere gitmiş olur.
Efendim selamün aleyküm bir söz okudum şöyle diyor Âşık der incitenden, incinme incitenden kemalde noksan imiş incinen incitenden bu cümle süslü bir laftan ibaret mi, takva sahipleri mi kendilerine kötülük edenlere ve buna devam edenlere dahil incinmeye gayret üzere mi yaşıyorlar. İnci memleketleri mi yaşıyorlar? (?) Allah razı olsun. Mübarek ellerinden öperim diyor. Sana ben bunu kelime kelime açayım. Âşık der incitenden.
Kim bunu aşıkı incitirse o aşık diyor ki bak ne diyor şimdi incinme incitenden. Yani seni inciten, incinme. (?) O sana herhangi bir hakarette bulunduysa sen ona Allah'ın nuruyla aynalık yaptın. O kendi halini gördü sende.
Bu kelime Abdülkadir Geylani Hazretleri'nin kelamına gidiyor. Birisi geliyor diyor ki şeriat nedir, tarikat nedir, hakikat nedir?
oğlum diyor git caminin sağ tarafında oturan Kur'an okuyan adama bir tokat vur ama hiç hareket etmeyeceksin diyor ondan sonra ortada okuyanlara bir tokat vur sonra da en son okuyana bir tokat vur gel bana anlat durumu geliyor sağ tarafta hakikaten bakıyor birisi Kur'an okuyor. Bir tokat atıyor ona. Adam Sadakallahül-azim diyor. Kur'an-ı Kerim'i kapatıyor. Kalkıyor. Bir tokat da ona vuruyor. Tekrar oturuyor. Kur'an'ını okumaya başlıyor.
Ortadakine geriye bir tokat vuruyor. Ortadaki kafasını şöyle bir çeviriyor. Baktıktan sonra tekrar devam ediyor Kur'an'ı okumaya. Soldakine bir tokat vuruyor. Aldırmıyor. Kur'an okumaya devam ediyor. (?) Geliyor diyor ki ben sağdakine vurdum. O diyor Kur'an okumayı bıraktı. Kalktı diyor. Bana bir tokat vurdu. Yine diyor oturdu. Kur'an'ı okudu. Oğlum o şeriat diyor. Kısasa kısas. Sana karşılığını verdi. Ortadaki diyor vurdum. Bana bir şey yapmadı. Şöyle bir baktı diyor. O da şöyle o bakışta diyor. Allah hangi zalimin eliyle bana tokat attırdı diye baktı diyor. Ve soldaki diyor soldaki Allah'ın narı da hoş nuru da hoş diyor. (?)
Evet. O Allah'a teslim olmuş bir insan. İşte sen incitene bakma diyor. Devam et.
Kemalde noksan imiş. İncinenin incitenden.
İncinenin incitenden kemalden noksan imiş. Eğer hakikaten incindiyse onun incinmesi kemalden noksan. Eğer o incitene vurduysa onun da kemalden nefsi kemale ermemiş.
Bu cümlesi ne diyor? Kemalden noksan imiş. İncinen incitenden bu cümle incinen incitenden diye. Kemalden noksan imiş incinen, incitenden.
Evet, o incinen, onu inciten, yahut ona tokat atıp da yahut hakaret edip de o da incinmişse o da kemalde eksik. Çünkü kişiye aynalık yapmış, beğenememiş, nefsinemeymiş, o da ona bir laf (?) söylemiş.
Şimdi ben sana bunun kökenini söyleyeyim. daha güzel Yunus Emre Hazretlerinin kelamı günde dört kitabı okusan dört kitap ne? Kur'an günde dört kitabı okusan yani bir hatim etsen bir kalp kırdıysan ne fayda diye evet ne güzel bu da onun kelamı başka var mı yok peki kalın sağlıcakla Allah'a emanet olun. Lillahi Teâlâ el-Fatiha. (?)
Nereye gidiyor yavrum?
Allah Allah. Bunu buradan azıcık öyle götürecek. Yürüyeceğim.